Demokratik Kongo Cumhuriyeti, İsrail'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacakhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314579-demokratik-kongo-cumhuriyeti-i%CC%87sraildeki-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7ili%C4%9Fini-kud%C3%BCse-ta%C5%9F%C4%B1yacak
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, İsrail'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacak
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Demokratik Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix-Antoine Tshisekedi ile (İsrail Başbakanlık Ofisi)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, dün İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını açıkladı. Böylece ABD’nin de aralarında bulunduğu ve tartışmalı kent üzerindeki İsrail egemenliğini sembolik olarak destekleyen bu adımı atan ülkelere katılmış oldu.
Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Cumhurbaşkanı Félix-Antoine Tshisekedi’nin gerçekleştirdiği ziyaretin ardından iki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, “Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması” için adımlar atılacağı belirtildi.
Lübnan güvenlik güçleri, “Hizbullah” ağı ve Esed’in kalıntılarına yönelik soruşturmayı genişletiyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314601-l%C3%BCbnan-g%C3%BCvenlik-g%C3%BC%C3%A7leri-%E2%80%9Chizbullah%E2%80%9D-a%C4%9F%C4%B1-ve-esed%E2%80%99-kal%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1na-y%C3%B6nelik
Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan arşiv fotoğrafında, Şam yakınlarındaki Seyyide Zeynep bölgesinde Hizbullah hücrelerine bağlı bir kişinin gözaltına alınması görülüyor.
Lübnan güvenlik güçleri, “Hizbullah” ağı ve Esed’in kalıntılarına yönelik soruşturmayı genişletiyor
Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan arşiv fotoğrafında, Şam yakınlarındaki Seyyide Zeynep bölgesinde Hizbullah hücrelerine bağlı bir kişinin gözaltına alınması görülüyor.
Lübnan güvenlik güçlerinin son günlerde ortaya çıkardığı Suriye-Lübnan bağlantılı ağla ilgili soruşturmanın kapsamı genişletildi. Ağın faaliyetlerinin niteliği, finansman kaynakları ve unsurlarına eğitim ve koruma sağladığından şüphelenilen çevrelere ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Soruşturma henüz ilk aşamalarında bulunurken, güvenlik birimlerinin odağında grubun Suriye’deki faaliyetlerinin ötesine geçen bir soru var: Grup Lübnan topraklarında da güvenlik operasyonları düzenlemeye mi hazırlanıyordu?
Adli bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ilk soruşturmanın, Hizbullah mensuplarının ağın üyelerini eğittiği ve onlara koruma sağladığı yönündeki delilleri güçlendirdiğini söyledi. Kaynak söz konusu kişilerin, merkezi Beyrut’un güney banliyölerinde bulunan Hizbullah bağlantılı bir dernekten finansman aldığını belirtti.
Kaynağın verdiği bilgilere göre güvenlik güçleri, gözaltına alınan Suriyelilerin üzerinde söz konusu derneğe ait faturalar ele geçirdi. Soruşturma, derneğin bu kişilere aylık 200 ila 500 dolar arasında değişen düzenli mali yardım sağladığını ortaya koydu. Kaynak, aynı derneğin Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinden ve bu kişilerin Lübnan’a kaçmasından sonra Suriyeli subay Menaf Ali Safi ile iki arkadaşının Beyrut’un güney banliyölerindeki kira bedellerini de ödediğini belirtti.
İlk bilgilere dayanan soruşturma sonuçlarına göre, Suriye’de savaşın 2 Mart 2026’da yeniden alevlenmesinin ardından söz konusu kişiler güney banliyölerinden Akkar’daki Tel Biri kasabasına geçti. Daha sonra yeniden güney banliyölerine, oradan da askeri eğitim aldıklarından şüphelenilen Bekaa bölgesine gittiler.
Adli kaynak, Hizbullah’la bağlantılı olduğundan şüphelenilen kişilerin WhatsApp üzerinden iletişim kurmak için Nepal numaralı telefonlar kullandığını ifade etti. İletişim trafiğinin takibi, sinyallerin çoğunlukla Beyrut’un güney banliyölerinden, zaman zaman da Bekaa bölgesinden geldiğini gösterdi. Suriyelilerin telefonlarının coğrafi konumlarının takibi de bu kişilerin güney banliyöleri ve Bekaa’nın yanı sıra Akkar vilayetindeki Tel Biri’de sık sık bulunduğunu ortaya koydu.
Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Hizbullah’ın Lübnan’ın doğusundaki Hermel’de kurduğu kampta bulunan Suriyeli bir mülteci. (Arşiv- EPA)
Soruşturmayla eş zamanlı olarak güvenlik güçleri, gözaltına alınan kişilerin üzerinde ele geçirilen malzemelerin envanterini çıkarmaya başladı. Kaynağa göre bunlar arasında makineli tüfekler, keskin nişancı tüfekleri, fünye ve patlayıcı maddeler bulunuyor.
Güvenlik birimleri ayrıca kısa süre önce gözaltına alınan Devlet Güvenlik Teşkilatı mensubu bir kişinin ifadesini de araştırıyor. Söz konusu kişi, Tel Biri’deki bir evden patlayıcı düzenekler taşıdığını ve bunları daha sonra Lübnan’ın kuzeyindeki Büyük Nehir yatağına atarak ortadan kaldırdığını söyledi. Yetkililer, bu ifadenin doğruluğunu araştırırken patlayıcıları bulmaya ve ele geçirmeye çalışıyor.
Öte yandan Suriye makamlarıyla koordinasyon ihtimali de gündemde. Adli kaynak, ilk soruşturmanın tamamlanmasının ardından ağla bağlantılı olduğundan şüphelenilen ve Suriye’de bulunan kişilerin isimlerine ulaşılması halinde bilgilerin gerekli işlemlerin yapılması için Suriye tarafına iletileceğini belirtti.
Nisan 2026’da Suriye ordusuna ait birliklerin Suriye-Lübnan sınırındaki Kuseyr kırsalında devriye gezmesi ve Hizbullah tarafından kullanılan tünelleri taraması. (AFP)
Ancak kaynaklara göre soruşturmanın en hassas boyutunu, grubun faaliyetlerinin gerçek kapsamının belirlenmesi oluşturuyor. Söz konusu grubun faaliyetlerinin yalnızca Suriye içinde düzenlenecek operasyonların hazırlığıyla sınırlı kalıp kalmadığı veya Lübnan’daki güvenlik hedeflerine yönelik çalışmalar yürütüp yürütmediği araştırılıyor.
Adli kaynak Şarku’l Avsat’a, “Şu ana kadar elde edilen veriler, Lübnan’ın da grubun hedef aldığı operasyon sahaları arasında bulunduğuna işaret ediyor” dedi. Soruşturmanın, olası hedeflerin niteliğini ve grubun planlama aşamasından uygulamaya dönük hazırlık aşamasına geçip geçmediğini ortaya çıkarmak amacıyla sürdürüldüğü belirtildi.
Kaynağa göre ağın ortaya çıkarılması güvenlik dosyasını kapatacak gibi görünmüyor. Lübnan güvenlik güçlerinin, ülkede bulunan eski Esed rejimi unsurları ve subaylarını takip etmek, faaliyetlerinin ve bağlantılarının niteliğini belirlemek amacıyla gözetim ve önleyici güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırması bekleniyor.
Kaynak, soruşturmanın ortaya çıkardığı bilgilerin öneminin, bu kişilerin Lübnan’daki varlığının yalnızca Suriye’den kaçmak veya kovuşturma korkusuyla sığınacak yer aramakla sınırlı olmayabileceğine işaret etmesinden kaynaklandığını söyledi. Buna göre bazı kişilerin Lübnan’da güvenlik amaçlı roller üstlenmiş ve belirli hedefler doğrultusunda hareket etmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Güvenlik birimleri, gözaltına alınan ağı daha kapsamlı bir soruşturmanın başlangıç noktası olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda, ortaya çıkarılan grubun tek ağ olmayabileceği ve eski rejim unsurlarıyla bağlantılı başka yapıların da Lübnan topraklarında hâlâ faaliyet gösteriyor olabileceği yönündeki güvenlik varsayımı araştırılıyor.
Somali'nin güneybatısında hükümet güçleri ile milis gruplar arasında çatışmahttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314586-somalinin-g%C3%BCneybat%C4%B1s%C4%B1nda-h%C3%BCk%C3%BCmet-g%C3%BC%C3%A7leri-ile-milis-gruplar-aras%C4%B1nda-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma
Somali'nin güneybatısında hükümet güçleri ile milis gruplar arasında çatışma
Somali'nin Baydabo şehrindeki bir caddede devriye gezen güvenlik personeli, 3 Eylül 2026 (AP)
Somali'nin güneybatısında yer alan Baydabo kentinin dış kesimlerinde dün Somali güçleri ile milis gruplar arasında çatışmalar yeniden başladı. Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre bölgede yoğun silah sesleri yükselirken sivillerin evlerini terk ederek kaçtığı bildirildi.
Somali Savunma Bakanlığı, hükümet güçlerinin, Güneybatı Eyaleti'nin eski başkanı Abdülaziz Hasan Muhammed 'Laftagareen'e bağlı savaşçılar ile El-Kaide bağlantılı Eş-Şebab terör örgütü militanlarının düzenlediği ortak saldırıya karşılık verdiğini açıkladı.
Bu çatışmalar, Somali Federal Hükümeti ile Laftagareen arasında Güneybatı Eyaleti'nin kontrolü üzerine yaşanan siyasi ve güvenlik krizindeki son gerilim olarak değerlendiriliyor.
Somali'de federal güçler ile muhalefete bağlı milisler arasında çıkan çatışmaların ardından sokaklarda devriye gezen milisler - Baydabo, Somali / 3 Eylül 2026 (Reuters)
Federal güçler, 30 Mart'ta Baydabo kentinin kontrolünü ele geçirmiş, ardından 2018'den bu yana eyaleti yöneten Laftagareen görevinden istifa etmişti.
Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Baydabo'daki Bölge Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Dr. Abdülkafi Ömer Mahmud yaptığı açıklamada, sağlık ekiplerinin 15'i kadın olmak üzere 71 yaralıyı kabul ettiğini ve 1 sivilin öldüğünü belirtti.
Başkent Mogadişu'nun yaklaşık 245 kilometre (150 mil) kuzeybatısında yer alan Baydabo şehri, insani yardım açısından kritik bir merkez konumunda bulunuyor. Kent, çatışmalar ve kuraklık nedeniyle yerinden edilmiş yarım milyondan fazla sivile ev sahipliği yapıyor.
Geçtiğimiz ay Baydabo ve çevresinde meydana gelen çatışmalarda da en az 4 sivil hayatını kaybetmiş, 98 kişi de yaralanmıştı.
Zamanla yarış: Hamas, Arabid’e yakın çevreleri güvence altına almaya çalışıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314576-zamanla-yar%C4%B1%C5%9F-hamas-arabid%E2%80%99e-yak%C4%B1n-%C3%A7evreleri-g%C3%BCvence-alt%C4%B1na-almaya-%C3%A7al%C4%B1%C5%9F%C4%B1yor
Zamanla yarış: Hamas, Arabid’e yakın çevreleri güvence altına almaya çalışıyor
Hamas Hareketi, salı günü kontrol ettiği bölgelerin derinliklerinde, Gazze şehrinde gerçekleştirilen nadir bir operasyonla bir İsrail askeri biriminin üst düzey subayı Muin el-Arabid'i kaçırmasının ardından, onun yakın çevresini güvence altına almak için zamanla yarışıyor.
Şarku'l Avsat'a konuşan Hamas'tan üç kaynak, Arabid'in kaçırılmasının ardından, kaynaklardan birinin ifadesiyle ‘çok önemli olabilecek’ güvenlik bilgilerinin İsrail'in eline geçmesini önlemeyi amaçlayan hızlı tedbirlerle acil güvenlik durumu ilan edildiğini belirtti.
Kaynaklar Şarku'l Avsat'a yaptıkları ayrı ayrı açıklamalarda, bu tedbirlerin amacının, el-Arabid'in doğrudan iletişim halinde olduğu liderlerin, sembollerin veya güvenlik şahsiyetlerinin suikasta uğraması gibi herhangi bir ani İsrail saldırısının önünü kesmek olduğunu kaydetti.
Kaynaklardan birine göre Hamas, zamanla yarışıyor, çünkü Arabid'in iletişim halinde olduğu bazı yetkililer 'güvenli yerlere' nakledildi ve onun uğradığı mekanlarda bulunan belgeler ile yerlerini bildiği diğer belgeler de taşındı.
İki kaynak da hareketin güvenlik birimlerinin ‘kişiler aracılığıyla mesaj iletmek ve alışverişinde bulunmak için kullanılan bazı mekanizmaları iptal ettiğini ve bunları değiştirdiğini’ doğruladı. Kaynaklar, el-Arabid'in sağ olarak kaçırıldığının kesinleşmesinin ardından hareketin hızlı tedbirler alarak ‘tehlikeyi’ mümkün olduğunca ‘en aza indirmeye’ çalıştığı konusunda hemfikir oldular.
Yeni hedef bankası
Kaynaklardan biri, İsrail'in kaçırma operasyonundaki ana hedeflerinden birinin, yoğun suikastlar gölgesinde Hamas'ın önceden bilinen güvenlik yapısının değişmesinin ardından, Gazze'deki Hamas yapılanması hakkında yeni güvenlik bilgileri toplamak, örgütün yönetiminin arkasında kimin olduğunu öğrenmeye çalışmak ve yeni bir hedef bankası oluşturmak olduğunu tahmin etti.
Kaynaklar, Hamas'ın güvenlik birimlerinin son iki günde topladığı bilgilerin, Arabid’i kaçıran İsrail kuvvetinin, Tel Aviv tarafından desteklenen ve bir süredir bölgede faaliyet gösteren silahlı Filistinli çetelerden gerek gözetleme gerekse operasyon alanında hareket ederek çevre bölgeleri izleme suretiyle ‘kısmi ve sınırlı bir yardım’ aldığını ortaya koyduğunu doğruladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü Gazze'de İsrail güçlerinin işgali altındaki bir bölgedeyken (Netanyahu’nun X hesabından)
Bazı İsrail medya kuruluşları Filistinli kaynakların açıklamalarına dayanarak silahlı çetelerin katılımını teyit etme yoluna giderken, İbrani kanallarındaki askeri muhabirler İsrail İstihbaratı Şin-Bet güvenlik kaynaklarına dayandırarak bu anlatının reddedildiğini hızlıca aktardılar ve İsrail televizyonu Kanal 12’nin haberine göre teşkilatın ‘operasyonu tamamen denetlediğini ve çok profesyonel bir şekilde gerçekleştirdiğini’ vurguladılar.
İsrail teyakkuzda
Öte yandan İsrail güçleri, Arabid'in kaçırılmasına misilleme olarak Hamas'ın düzenleyebileceğini öne sürdüğü saldırı korkusuyla Gazze Şeridi sınırındaki teyakkuz durumunu yükseltti. İsrail televizyonu Kanal 14’e göre Hamas, bölgede konuşlu güçlere karşı bir saldırı düzenleme niyetinde olduğunu gösteren kesin istihbarat bilgilerinin alınmasının ardından azami düzeyde güvenlik alarmı verildi.
Aynı habere göre İsrail ordusu, Hamas'tan gelebilecek herhangi bir saldırı senaryosunu boşa çıkarmak için birliklerini mevzilerinde hazırlarken, son iki gündür nihayetinde herhangi bir eylem gerçekleşmedi. Kanal, bu tür niyetlere dair istihbarat bilgilerinin varlığının bile, hareketin İsrail'in işgali altındaki bölgeler ile Filistinli grupların kontrolü altındaki bölgeleri ayıran hayali sarı çizgi yakınında konuşlu güçlere karşı saldırı düzenleme motivasyonunun arttığını gösterdiğini değerlendirdi.
Trump’ın planına göre Gazze'den çekilme aşamalarını gösteren harita (Beyaz Saray)
Ancak İsrail gazetesi Israel Hayom, teyakkuz durumunun yükseltilmesinin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, güvenlik sorumlusunun kaçırılmasından bir gün sonra, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebaliye karşısında yer alan Sarı Hat bölgesine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ve sonrasında geldiğini aktardı. Netanyahu, Gazze Şeridi'ne yaptığı ziyaret sırasında Hamas'ın iç güvenlik teşkilatı sorumlusunun kaçırılma operasyonuyla övünerek, güçlerinin görevlerine devam edeceğini ve hareketin ve Gazze'nin tamamen silahından arındırılmadan şeritten çekilmeyeceğini vurguladı.
Bu bağlamda İsrail ordusu dün, Gazze Şeridi'nde sahada operasyonlarını artırdı. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kasabasında Sarı Hat yakınlarında açılan ateş sonucunda aralarında bir çocuğun da bulunduğu iki kişi hayatını kaybetti. Beyt Lahiya, Kemal Advan Hastanesi çevresinde İsrail güçlerinin sınırlı bir kara harekâtına tanık olurken, hastaneye bazı mermilerin isabet etmesi oradaki çalışmaların geçici olarak durdurulmasına yol açtı.
Ayrıca Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus'un çeşitli bölgelerinde ve orta kesiminde, özellikle Deyr el-Belah'ın doğusunda, Sarı Hat yakınlarında gerçekleştirilen benzer ateş açma eylemlerinde 4 Filistinli yaralandı.
Çarşamba günü gerçekleşen bir dizi İsrail ihlalinde ise aralarında Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Nuhbe Birliği komutanlarından Muhammed el-Kadi'nin de bulunduğu 4 Filistinli öldürülmüştü. Kadi, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'un Mevasi bölgesinde bir çadırın içinde bulunduğu sırada insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınmıştı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة