"Kovid aşısı tanıdığım 28 askeri öldürdü" diyen doktora ABD'de kritik görev verildi

2 bin 500'ü aşkın ölümü inceleyecek

Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
TT

"Kovid aşısı tanıdığım 28 askeri öldürdü" diyen doktora ABD'de kritik görev verildi

Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)

ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kovid-19 aşılarına şüpheyle bakmasıyla bilinen Yarbay Theresa Long'u, aşı olan 2 bin 500'ü aşkın Amerikan askerinin öldüğü iddiasını araştırmakla görevlendirdi. 

Aşılar veya virüslere dair uzmanlık eğitimi bulunmayan Dr. Long, federal Aşı Sonrası İstenmeyen Etki Raporlama Sistemi'ne (VAERS) kayıtlı 55 bin yan etki bildirimiyle 2 bin 544 ölümü incelemek üzere görevlendirildiğini 14 Ağustos'ta verdiği yeminli ifadede söyledi. 

Ne kendisinin ne de çocuklarının Kovid aşısı olduğunu ifade eden Long aşılarla otizm arasında bağlantı kuran tartışmalı iddiaları yineledi ve askerlere aşı yapılmasını toplama kamplarındaki mahkumlar üzerinde deneyler gerçekleştiren Nazi doktorların uygulamalarıyla kıyasladı. 

Kovid aşıları nedeniyle hayatını kaybeden 28 askeri şahsen tanıdığını bildiren Long, aşıların yüzde 82'ye varan oranda düşüğe yol açtığını da öne sürdü. 

Long, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın kıdemli tıbbi danışmanı olarak görev yaptığını ve aynı zamanda Savunma Bakanı Pete Hegseth'e bağlı olduğunu da belirtti.

New York Times (NYT), iddiaları destekleyen kanıtların sınırlı olmasına rağmen bu soruşturmanın yürütüldüğünü bildiriyor. 

Geniş kapsamlı araştırmalar, Kovid aşısının düşük, ölü doğum veya erken doğum riskini artırmadığını ortaya koyuyor.

Pentagon'un Temmuz 2025 ve Mart 2026 tarihli raporlarına göre, Kovid aşılarına bağlı herhangi bir ölüm tespit edilmedi.

ABD askerlerinin yüzde 96'sından fazlası, ordunun koyduğu zorunluluk kaldırılmadan önce Kovid-19 aşısı olmuştu. 

Uzmanlar, herkesin VAERS'e bildirimde bulunabildiğini ve bunların doğrulanmadığını, bu nedenle veri tabanının önyargı ve manipülasyona açık olduğunu vurguluyor.

Independent Türkçe, NYT, Politico



İran’dan gemilere eşlik eden ABD güçlerine tehdit

ABD’ye ait F/A-18 Super Hornet savaş uçağı, Ortadoğu sularında bulunan USS George Washington uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor. (CENTCOM)
ABD’ye ait F/A-18 Super Hornet savaş uçağı, Ortadoğu sularında bulunan USS George Washington uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor. (CENTCOM)
TT

İran’dan gemilere eşlik eden ABD güçlerine tehdit

ABD’ye ait F/A-18 Super Hornet savaş uçağı, Ortadoğu sularında bulunan USS George Washington uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor. (CENTCOM)
ABD’ye ait F/A-18 Super Hornet savaş uçağı, Ortadoğu sularında bulunan USS George Washington uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor. (CENTCOM)

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere refakat etmeyi sürdürmeleri hâlinde bölgedeki ABD güçlerini hedef almakla tehdit ederek, çatışmanın genişleyebileceği uyarısında bulundu. Örgüt, yedi tankerin saldırılar ve deniz mayınlarıyla hedef alındığını öne sürdü.

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Körfez’in kuzeyinde petrol taşımacılığı yapan dört tankeri vurduklarını, boğazın batısında ise üç geminin deniz mayınlarına çarptığını iddia etti. Ancak bu açıklamalar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmek amacıyla gemilere yönelik saldırılar uydurmakla suçladı. Trump, Hürmüz Boğazı’ndan taşınan petrolün fiyatının savaş öncesindeki seviyeleri aştığını söyledi.

Şarku’l Avsatın The New York Times’ten aktardığına göre Washington ve Tel Aviv yönetimleri seçimlerin ardından yoğun hava saldırıları düzenlemek üzere planlar hazırladı. Axios haber sitesi ise İsrail savaş uçaklarının İran sınırına kadar uçtuğunu belirtti.


Cenevre toplantısı: Sudan’da askerî çözüm yok

21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Cenevre toplantısı: Sudan’da askerî çözüm yok

21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Cenevre’de düzenlenen uluslararası toplantıda, “Sudan’daki krizin askerî bir çözümü olmadığı” vurgulanarak ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK), kalıcı ateşkesin önünü açacak acil bir insani ateşkes ilan etme ve güvenilir, kapsamlı bir siyasi sürece katılma çağrısı yapıldı. Ayrıca savaşın şiddetini artıran dış müdahalelerin durdurulması istendi.

Toplantıya katılan 22 ülkenin temsilcileri ile bölgesel ve uluslararası kuruluşların temsilcileri, sivillerin ve hayati öneme sahip tesislerin korunması gerektiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre paralel hükûmetlerin kurulmasına karşı çıkılan toplantıda, Sudan’ın birliğinin, egemenliğinin ve kurumlarının korunması çağrısı yapıldı. Katılımcılar ayrıca insani felaketin derinleşmesi ve çatışmanın komşu ülkelere yayılması riskine karşı uyarıda bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, ülkesinin savaşı sona erdirme ve Sudan’ın birliğini koruma yönündeki çabalarının, Mayıs 2023’te imzalanan sivillerin korunmasına ilişkin Cidde Bildirisi’ne ve kısa süreli ateşkes anlaşmasına dayandığını belirtti.

El-Hureyci ayrıca Riyad’ın, Sudan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak, barış ve istikrarı sağlayacak siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla “Beşli Grup” da dâhil olmak üzere bölgesel ve uluslararası girişimleri desteklediğini ifade etti.


Savaşın yeniden başlama endişesi Lübnanlıları tedirgin ediyor

Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi’nin salı günü Zutar el-Garbiyye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında askerî araçta bulunan Lübnan askerleri. (AP)
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi’nin salı günü Zutar el-Garbiyye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında askerî araçta bulunan Lübnan askerleri. (AP)
TT

Savaşın yeniden başlama endişesi Lübnanlıları tedirgin ediyor

Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi’nin salı günü Zutar el-Garbiyye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında askerî araçta bulunan Lübnan askerleri. (AP)
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi’nin salı günü Zutar el-Garbiyye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında askerî araçta bulunan Lübnan askerleri. (AP)

Savaşın yeniden başlaması endişesi Lübnanlıları tedirgin etmeye devam ederken, bölgede çatışmaların genişleyeceğine ilişkin kaygılar da artıyor. Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri, “Bölge genelinde, Lübnan’ın da cephelerinden biri olacağı kapsamlı bir savaşın çıkmasına ilişkin ciddi endişeler var” dedi. Ancak Mitri, “Meseleler hâlâ analiz ve olasılıklar çerçevesinde değerlendiriliyor. Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yapan taraflar bile bu konuda kesin yanıtlar verebilmiş değil” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde yürütülen siyasi temaslar, Zahle yakınlarındaki Dahr el-Baydar’da ele geçirilen patlayıcı sevkiyatıyla ilgili gerilimin azalmasını sağladı. Davanın Adalet Divanı’na sevk edilmesi talebi konusunda ise görüş ayrılığı yaşandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Adalet Bakanı Adil Nassar talebinde ısrar ederken, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Hizbullah bu talebe karşı çıktı.

Davanın Adalet Divanı’na sevk edilmemesini protesto eden Lübnan Güçleri Partisi’ne mensup bakanlar toplantıyı terk etti. Bakanlar, özellikle olayla bağlantılı tarafın kendisini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, Hizbullah’a atıfta bulundu ve soruşturma sonuçlarını beklemenin kabul edilemeyeceğini savundu.