El-Alimi: Yemen’de devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinden geri dönüş yok

Husilerin macerayı seçtiğini ve bunun tüm sonuçlarına katlanacağını vurguladı

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
TT

El-Alimi: Yemen’de devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinden geri dönüş yok

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, kararlılığını ve caydırıcılığını ortaya koyan silahlı kuvvetlerin, ülke topraklarının tamamını kurtarabilecek kapasitede olduğunu ve vatandaşlarını ve ülkenin yüksek çıkarlarını savunma yönündeki anayasal görevini sürdürebileceğini belirtti. El-Alimi, ağır bedeller ödenmesi gerekse dahi devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesini ulusal hedef olarak gördüklerini ve bu hedefin geri dönüşü olmayan bir tercih olduğunu vurguladı.

El-Alimi, askeri ve saha komutanlarıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, silahlı kuvvetlerin ve cephelerde konuşlanan bütün birliklerin Taiz ve Hudeyde cephelerinde elde ettiği önemli zafer ve saha kazanımlarını takdir etti. Ulusal Direniş, Amalika Tugayları (Devler Tugayları) ve Tihame birliklerinin Hays ilçesinin kurtarılması ve güvenliğinin sağlanmasını tamamlamasını övdü. Hayfan’daki birliklere ve kara kuvvetlerine destek veren, operasyon sahalarının farklı bölgelerindeki tehditlerle etkin biçimde mücadele eden hava kuvvetlerinin rolüne de dikkat çekti.

El-Alimi, “Husiler bu macerayı seçti ve Yemen’in en çetin cephelerinden birinde devleti ve silahlı kuvvetlerini sınamaya kalktı. Bunun bütün sonuçlarına katlanacaklar. Şimdi yanlış hesaplarının kendileri için topyekûn çöküşün kapılarını açacağını anlamaları gerekiyor” dedi.

El-Alimi ayrıca, “Taiz, milislerin destekçilerinin projeleri ve gündemleri için güvenli bir geçiş noktası olmayacak. Silahlı kuvvetler onların saldırısını püskürttü ve sahadaki inisiyatifi ele geçirdi” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmi haber ajansından aktardığına göre Cumhurbaşkanı, operasyonların son durumu, sahada elde edilen kazanımlar, birliklerin muharebe hazırlık seviyesi, kurtarılan bölgelerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemler ve milislerin sızdığı diğer bölgelerin temizlenmesi konusunda bilgi aldı. El-Alimi, “askeri görevlerin sorumluluk ve etkinlikle sürdürülmesi, inisiyatifin korunması ve operasyon sahasında farklı birlikler arasındaki koordinasyonun artırılması” talimatını verdi.

El-Alimi ayrıca bütün komutan ve askeri birliklere, “uluslararası insancıl hukukun hükümlerine ve angajman kurallarına sıkı biçimde uyulması, sivillerin ve kamu ile özel mülklerin korunması, insani yardımların ulaştırılmasının ve yerinden edilmiş kişilere yardım edilmesinin kolaylaştırılması, tutuklulara iyi muamele edilmesi ve onların onur ve haklarının korunması” talimatını verdi.

El-Alimi, “Cumhuriyeti savunmak için silah taşıyan el, aynı zamanda devletin ve hukukun üstünlüğünün eli olarak kalmalıdır” dedi.

El-Alimi, silahlı kuvvetler ve askeri birliklerin mensuplarının fedakârlıklarının “devlet ve halk tarafından her zaman saygı ve minnetle anılacağını” belirterek, “şehitlerin temiz kanlarının Yemenlilerin devletlerini, özgürlüklerini ve onurlarını yeniden kazanma yolunu bugün inşa ettiğini” söyledi.

El-Alimi, ilgili kurumlara yaralıların gerekli tedavi ve bakımının sağlanması, şehit aileleriyle ilgilenilmesi ve hak ve ödeneklerinin eksiksiz verilmesi talimatını verdi. Bunun “ihmal veya gecikmeye tahammülü olmayan ulusal ve ahlaki bir görev” olduğunu vurguladı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, Husileri gerilimi tırmandırmaları sırasında işlenen ihlallerden tamamen sorumlu tuttu. El-Alimi, yerleşim bölgelerinin ve kamu yollarının bombardıman, keskin nişancı ateşi ve insansız hava araçlarıyla hedef alınması sonucunda sivillerin hayatını kaybettiğini, insanların kaçırıldığını ve yüzlerce ailenin yerinden edildiğini belirtti.

El-Alimi, “Bu suçlar zaman aşımına uğramayacak. Silahlı kuvvetlerin ilerleyişi, vatandaşların can ve güvenliğinin korunmasına yönelik azami hassasiyetle birlikte sürdürülecek” dedi.

El-Alimi ayrıca tüm siyasi ve toplumsal güçlere, düşünce ve kamuoyu platformlarına ve medya kuruluşlarına “ulusal safların birleştirilmesi, silahlı kuvvetlere ve bütün askeri birliklere duyulan güvenin güçlendirilmesi, şüphe ve ihanet suçlamalarıyla yürütülen kampanyalara, siyasi çekişmelere ve yalnızca terörist milislere hizmet eden düşmanlığa sürüklenilmemesi” çağrısını yineledi.

El-Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan kabile mensuplarına ve “yanıltılarak” örgüte katılan kişilere de çağrıda bulunarak, “Yemenlilerin çıkarlarıyla hiçbir ilgisi olmayan bir projeye hizmet eden savaşa çocuklarını sürüklememelerini” istedi.

Hâlen milis saflarında bulunanlara ise “doğru yola dönmeleri ve sınır ötesi yıkım projelerine bel bağlamayı seçen liderler uğruna hayatlarını feda etmemeleri” çağrısında bulundu.



Hamas, 7 Ekim benzeri bir saldırı tehdidinde bulunduğu iddiasını reddetti

Filistinliler, Gazze Şeridi’nin Deyr el-Belah kentinde plastik kaplarla su alıyor. (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi’nin Deyr el-Belah kentinde plastik kaplarla su alıyor. (AP)
TT

Hamas, 7 Ekim benzeri bir saldırı tehdidinde bulunduğu iddiasını reddetti

Filistinliler, Gazze Şeridi’nin Deyr el-Belah kentinde plastik kaplarla su alıyor. (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi’nin Deyr el-Belah kentinde plastik kaplarla su alıyor. (AP)

İsrail basını, Hamas’ın İsrail’i 7 Ekim 2023’teki saldırı boyutunda yeni bir saldırı düzenlemekle tehdit ettiğine ilişkin ortak bir iddiayı gündeme getirdi. İddiaya göre bu mesaj, BM’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Ramiz el-Akbarov aracılığıyla, temsilcinin geçen hafta Gazze Şeridi’ne yaptığı ziyaret sırasında Hamas’ın üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği görüşmede iletildi.

İsrail gazeteleri, özellikle Yedioth Ahronoth, bu haberlerinde İsrail’in Filistin Topraklarındaki Hükûmet Faaliyetleri Koordinatörlüğü tarafından ortaya atılan iddiayı esas aldı. Haberlere göre kurum, konuyla ilgili olarak siyasi ve askerî makamlara acil bir mesaj gönderdi.

Söz konusu tehdit iddiası, İsrail ordusunun ateşkesin ilan edilmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasını işgal altında tutmaya devam etmesiyle ilişkilendirildi.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise Gazze’deki gazetecilere dağıttığı kısa açıklamada, hareketinin 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırı düzenlemekle tehdit ettiği iddiasını yalanladı. Kasım, Hamas’ın ateşkes anlaşmasına bağlı olduğunu vurgulayarak arabuluculara, İsrail’in Filistinlilere yönelik ihlallerini durdurmak ve anlaşmanın uygulanmasını güvence altına almak için harekete geçme çağrısında bulundu.

 Filistinliler, Gazze’de bir aracı hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden iki kişinin cenazesini taşıyor. (DPA)
Filistinliler, Gazze’de bir aracı hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden iki kişinin cenazesini taşıyor. (DPA)

Kasım, İsrail’in iddialarına destek verilmemesi ve bu iddiaların seçim mücadelesinde kullanılmasına fırsat tanınmaması gerektiği uyarısında bulundu.

Kasım, BM yetkilisinin Hamas yönetimiyle görüştüğüne ilişkin haber hakkında ise herhangi bir açıklama yapmadı. Şarku’l Avsat, Hamas sözcüsünden konuyla ilgili değerlendirme almak için girişimde bulundu, ancak sözcü muhabirimizin sorularını cevaplamadı.

Hamas, dün gece geç saatlerde resmî bir açıklama yayımlayarak herhangi bir saldırı tehdidinde bulunduğu iddiasını yalanladı. Ancak açıklamada, BM yetkilisiyle bir görüşme yapılıp yapılmadığına değinilmedi.

El-Akbarov’un 11 ve 12 Ekim tarihlerinde iki gün süren Gazze Şeridi ziyaretine ilişkin programda da Hamas yetkilileriyle yapılacak herhangi bir görüşmeye yer verilmedi. BM’nin internet sitesinde yayımlanan programda yalnızca insani durumu değerlendirmek amacıyla çeşitli noktalara yapılan ziyaretler sıralandı. Bunlar arasında yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkezler, zarar gören aileler, Filistinlilerin kış hazırlıkları ve kadınların geçimini sağladığı aileler bulunuyordu. Ayrıca Gazze kentindeki UNRWA merkezinde insani yardım ortaklarıyla müdahale çalışmaları ve insani yardımlardaki eksiklikler üzerine bir toplantı gerçekleştirildi.

El-Akbarov’un ofisinden bir yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, BM temsilcisinin son ziyareti sırasında Hamas yetkililerinden hiçbiriyle görüşmediğini söyledi.

Şarku’l Avsat, BM adına çalışan yerel bir yetkiliden ise El-Akbarov’un 11 Ekim Pazar günü Şifa Hastanesi kompleksini ziyaret ettiğini ve hastanelerin çalışma koşullarını incelemek, sağlık durumuna ilişkin bilgi almak amacıyla hastane yetkilileriyle görüştüğünü öğrendi. Bu ziyaret, yayımlanan programda yer almadı; El-Akbarov’un ofisi de söz konusu bilgiyi ne doğruladı ne de yalanladı.

Yerel yetkili ayrıca heyetin, Gazze kentinin kuzeydoğusunda, Sarı Hat’a yakın Zerka bölgesini ziyaret ettiği sırada İsrail tarafından atılan bir top mermisinin hedefi olduğunu, olayda yaralanan olmadığını ve heyetin bölgeden hızla ayrıldığını belirtti.

Şarku’l Avsat, Şifa Hastanesi Kompleksi Müdürü Muhammed Ebu Selmiye ile de iletişime geçmeye çalıştı, ancak kendisi telefonlara yanıt vermedi. Gazze’deki Hükûmet Medya Ofisi yetkilileriyle yapılan iletişim girişimlerinde de benzer bir durum yaşandı.

BM yetkilileri, insani koşulları yerinde değerlendirmek amacıyla genellikle hastaneleri, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkezleri ve benzeri noktaları ziyaret ediyor. Buna karşılık, özellikle Gazze’de devam eden güvenlik sorunları, takip ve suikastlar nedeniyle BM yetkililerinin uzun süredir çeşitli dönemlerde Hamas yetkilileriyle görüşmekten kaçındığı görülüyor.

Filistinliler, Gazze kentinin güneyinde İsrail bombardımanında tahrip edilen bir aracı söndürmeye çalışıyor. (EPA)
Filistinliler, Gazze kentinin güneyinde İsrail bombardımanında tahrip edilen bir aracı söndürmeye çalışıyor. (EPA)

Gözlemcilerin değerlendirmelerine göre İsrail’in ortaya attığı iddiaların temel amacı seçimlere yönelik olabilir. Bu değerlendirme, aralarında Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın da bulunduğu İsrailli yetkililerin son dönemde Hamas’ın 7 Ekim saldırısına benzer saldırılar düzenleme niyetinde olduğu yönündeki açıklamalarını sık sık tekrarlamasına dayanıyor. Yetkililer, seçimleri etkilemeye yönelik olası bir saldırıya İsrail’in güçlü şekilde karşılık vereceğini vurgularken, İran ve Hizbullah’ı da bu bağlamda gündeme getirdi.

İsrailli güvenlik kaynakları ise İbranice yayımlanan Haaretz gazetesine yaptıkları açıklamada, Netanyahu ve Katz’ın son günlerde dile getirdiği, herhangi bir tarafın seçimleri etkilemek amacıyla İsrail’e saldırı düzenlemek için yoğun hazırlıklar yaptığı yönündeki iddiaları yalanladı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise yalnızca ordunun seçimleri dışarıdan etkilemeye yönelik her türlü girişimle mücadele etmeye hazır olduğunu belirtti. Zamir, olası senaryoların gerçekleşmesi hâlinde ordunun hem savunma hem de saldırı görevlerini yerine getireceğini ifade etti.


İsrail Ordusu, “Yehuda Kavşağı” yakınındaki silahlı saldırının ardından iki şüphelinin öldürüldüğünü açıkladı

İsrail askerleri, 7 Şubat 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin kenti El Halil’de yerleşimcilerin düzenlediği haftalık tur sırasında. (Reuters)
İsrail askerleri, 7 Şubat 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin kenti El Halil’de yerleşimcilerin düzenlediği haftalık tur sırasında. (Reuters)
TT

İsrail Ordusu, “Yehuda Kavşağı” yakınındaki silahlı saldırının ardından iki şüphelinin öldürüldüğünü açıkladı

İsrail askerleri, 7 Şubat 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin kenti El Halil’de yerleşimcilerin düzenlediği haftalık tur sırasında. (Reuters)
İsrail askerleri, 7 Şubat 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin kenti El Halil’de yerleşimcilerin düzenlediği haftalık tur sırasında. (Reuters)

İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada, Yehuda Kavşağı bölgesinde silahlı saldırı düzenlendiği yönündeki ihbarın ardından saldırgan olduklarından şüphelenilen iki kişinin öldürüldüğünü bildirdi. Ordunun bölgede arama çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre, İsrail ordusu yaptığı açıklamada olay yerinin güvenlik çemberine alındığını kaydetti.


Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplulukların toplandığı alanları hedef almakla tehdit ettiği yönündeki iddialarının asılsız olduğunu bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, perşembe günü yaptığı açıklamada, Husilerin ortaya attığı iddiaların “hiçbir gerçeklik payı bulunmayan asılsız iddialar” olduğunu belirterek bunları tümüyle reddettiklerini ifade etti.

El-Maliki, söz konusu iddiaların içeriği ve gündeme getirildiği zamanlama itibarıyla kamuoyunu yanıltmaya, Husilerin yaşadığı krizleri ve uygulamalarını gölgede bırakmaya, ayrıca Yemen’in köklü aşiretlerini kendi çatışmalarına sürüklemeye yönelik devam eden girişimleri yansıttığını kaydetti.

Yemen aşiretlerinin ülkenin toplumsal ve tarihsel dokusunun asli bir unsuru ve sağlam bir dayanağı olmaya devam edeceğini vurgulayan el-Maliki, aşiretlerin Suudi Arabistan ile Yemen halkları arasında kardeşlik ve iletişim köprülerinden biri olduğunu belirtti.

El-Maliki, iki halkı din, komşuluk, tarih ve ortak kader bağlarının bir araya getirdiğine dikkati çekerek bu ilişkilerin, dezenformasyon kampanyalarının veya ayrılık ve düşmanlık tohumları ekme girişimlerinin zedeleyemeyeceği kadar derin olduğunu ifade etti.

Koalisyonun açıklamasında, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenliği ve istikrarına yönelik tutumunun değişmediği, Yemen halkıyla arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarını korumaya önem verdiği vurgulandı.

Açıklamada, bu yaklaşımın iki halkın çıkarlarını koruyarak güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi, Yemen aşiretlerinin istismar edilmesini veya Yemenlilerin güvenlik, barış ve kalkınma yönündeki beklentilerine hizmet etmeyen çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, “Gerçekler, dezenformasyon kampanyalarından daha açık olmaya devam edecek. İki kardeş halk arasındaki kardeşlik bağları da fitne ve ayrılık yaratmaya yönelik tüm girişimlere karşı sağlamlığını koruyacaktır” ifadelerini kullandı.