Kalibaf: Washington ile oyunun kuralları değişti

ABD’ye ait F-35A savaş uçağı, İran’a yönelik deniz ablukası operasyonları sırasında bölge suları üzerinde uçarken (CENTCOM)
ABD’ye ait F-35A savaş uçağı, İran’a yönelik deniz ablukası operasyonları sırasında bölge suları üzerinde uçarken (CENTCOM)
TT

Kalibaf: Washington ile oyunun kuralları değişti

ABD’ye ait F-35A savaş uçağı, İran’a yönelik deniz ablukası operasyonları sırasında bölge suları üzerinde uçarken (CENTCOM)
ABD’ye ait F-35A savaş uçağı, İran’a yönelik deniz ablukası operasyonları sırasında bölge suları üzerinde uçarken (CENTCOM)

İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, pazar günü yaptığı açıklamada ABD ile ilişkilerde oyunun kurallarının değiştiğini belirterek, Washington’ı daha hızlı, daha sert ve daha acı verici karşılıklarla tehdit etti. Açıklama, denizdeki çatışmanın genişlemesi ve Tahran’ın ABD’nin üç İran tankerini hedef almasına karşılık gemi ve tankerlere yönelik saldırılar düzenlemesinin ardından geldi.

İran Parlamentosu’nun haftalık açılış oturumunda konuşan Kalibaf, İran Parlamentosu’nun internet sitesinde yer alan açıklamasına göre ABD’nin çok geç olmadan oyunun kurallarının değiştiğini anlaması gerektiğini söyledi.

Kalibaf, “Amerikalıların orantılı karşılık verme döneminin sona erdiğini anlamış olmaları gerekir” diyerek Washington’ın çok geç olmadan oyunun kurallarının değiştiğini kavraması gerektiğini belirtti.

Kalibaf’ın tehditleri, İran’ın yeni bir deniz saldırısı dalgasında üç petrol tankerini ve ABD ile bağlantılı üç gemiyi hedef aldığını açıklamasından bir gün sonra geldi. Tahran, saldırıların ABD ordusunun biri Hark Adası açıklarında olmak üzere üç İran tankerini hedef almasına karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi.

Devrim Muhafızları cumartesi günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda izinsiz güzergâh olarak nitelendirdiği rotadan geçen üç tankerin yanı sıra başka bölgelerde ABD ile bağlantılı üç geminin hedef alındığını duyurdu.

Açıklamada ayrıca Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri’nin bir ABD uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerine balistik füzeler fırlattığı, iki geminin hasar gördüğü ve çatışma bölgesinden ayrıldığı öne sürüldü. Devrim Muhafızları, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde bulunan gemileri, Tahran’ın onaylamadığı geçiş güzergâhlarını kullanmamaları konusunda uyararak aksi halde hedef alınacaklarını bildirdi.

ABD tarafından İran’ın altı geminin hedef alındığı yönündeki açıklamasına ilişkin herhangi bir doğrulama yapılmadı.

Devrim Muhafızları pazar günü de Hürmüz Boğazı’ndaki korunan bir bölgeye girmeye çalıştığını öne sürdüğü insansız bir ABD askeri botunu hedef aldığını açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise saldırıyı doğrulamadı.

Tankere karşı tanker

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) cumartesi günü, Devrim Muhafızları’nın bir ABD uçak gemisi ve güdümlü füze destroyerine balistik füzeler fırlatmasının ardından üç İran ham petrol tankerini hedef aldığını açıklamıştı.

CENTCOM, uçak gemisi ve destroyerin çok sayıda İran saldırısından kaçındığını ve hiçbir ABD askerinin yaralanmadığını bildirdi.

ABD güçleri, Hark Adası açıklarındaki Downey petrol tankerini ve Cask yakınlarındaki Stark 1 tankerini kalıcı olarak devre dışı bırakırken Noxon olarak da bilinen boş Kylo tankerini, mürettebatına gemiyi terk etmeleri talimatının verilmesinin ardından Umman Denizi’nde tamamen imha etti.

sdfrgty
Devrim Muhafızları’nın Körfez’de saldırdığı bir gemiden yayımladığı görüntü (Tesnim)

Saldırıları Devrim Muhafızları’na doğrudan bir mesaj olarak nitelendiren CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, “İki gemimize ateş açarsanız, üç geminizi hizmet dışı bırakarak size daha büyük bir ekonomik bedel ödetiriz. ABD güçlerini savunmaktan çekinmeyeceğiz ve gerekirse sınırlı ve savunmasız İran petrol filosunu yok edeceğiz” ifadelerini kullandı.

CENTCOM, üç tankerin Devrim Muhafızları ve bölgesel vekillerini finanse eden milyarlarca dolar değerindeki bir gölge ağın parçası olduğunu belirterek İran’ın bunları savunabilecek hiçbir imkâna sahip olmadığını öne sürdü.

Komutanlık, üç tanka yönelik saldırıları gösterdiğini belirttiği görüntüleri de yayımladı. Görüntülerde, tankerlerin mühimmatla vurulmasının ardından yükselen alevler ve ateş topları yer aldı.

İran askeri yönetimi ise ABD savaş gemilerine yönelik saldırıları genişletme tehdidinde bulundu. Hatemu’l Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü, deniz ablukasının ve İran gemilerine yönelik tacizlerin sürmesi halinde ABD savaş gemilerine yönelik saldırıların eskisinden daha güçlü olacağını ve saldırıların kapsamının genişletilebileceğini söyledi.

dfghyju
Kalibaf, milletvekillerinin çoğunun çevrim içi katıldığı haftalık oturumu başlatıyor (İran Parlamentosu)

İran Dışişleri Bakanlığı da tankerlere yönelik saldırıları kınayarak bunları yasadışı ve saldırgan olarak nitelendirdi. Tahran, egemenliğini ve çıkarlarını savunmak için karşı önlemler alacağını açıklarken ticari gemilere ve İran çıkarlarına yönelik saldırıların sürmesinin sonuçlarından Washington ile ortaklarını sorumlu tuttu.

Caydırıcılık ve ekonomi

Kalibaf, parlamentoda yaptığı konuşmada İran’da Kara Cuma olarak bilinen 17 Eylül 1978 olaylarını hatırlatarak “Bugün çatışma alanı aynı alandır” dedi.

İran’ın cihat ve direniş yolunda ilerlediğini söyleyen Kalibaf, ABD’nin İranlılara baskı yapmak için tüm imkânlarını seferber ettiğini belirtti.

Kalibaf, devlet kurumları ve halkın direnişinin İran’ın ekonomik savaş alanında» olduğu gibi askeri ve diplomatik alanlarda da düşman olarak nitelendirdiği tarafı yenilgiye uğratacağını savundu. Üretim ve İran halkının geçim koşullarını asıl mücadele olarak tanımlayan Kalibaf, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, enflasyon, işsizlik ve piyasaların yönetimine dikkat çekti.

Yerli üretime ve genç seçkinlerin teknik kapasitesine güvenilmesi çağrısında bulunan Kalibaf, yaptırımların sıkılaştırılmasının mal tedarik döngüsünü ve enerji yönetimini felç etmeyi amaçladığını söyledi. Kalibaf, ithalat yönetiminin iyileştirilmesini ve üretimin teşvik edilmesini istedi.

İranlıların ABD düşmanına karşı ölüme kadar direndiklerini ve zorluklara katlanabileceklerini söyleyen Kalibaf, ancak kötü yönetim ve ihmale katlanmayacaklarını belirtti.

İranlıların, yetkililerden ekonomik dosyaların daha hızlı yönetilmesini talep etme hakkına sahip olduğunu ifade eden Kalibaf, fiyatlar, enerji ve iş gücü piyasasına ilişkin baskıların sürdüğünü söyledi.

Kalibaf, iç bütünlüğün korunması ile dış caydırıcılığın ABD’ye karşı mücadelede iki temel araç olduğunu vurgulayarak bu iki unsuru zayıflatabilecek her türlü söylem ve uygulamaya karşı uyarıda bulundu.

rgthyuj
CENTCOM’un yayımladığı videodan, 5 Eylül’de İran petrol tankerlerinin hedef alınmasını gösteren bir görüntü (AFP)

İran liderinin ülkenin zayıf bir konumda gösterilmemesi yönündeki talimatlarına atıfta bulunan Kalibaf, bu talimatların farklı alanlarda dikkate alınması gereken stratejik direktifler olduğunu söyledi.

Kalibaf, zayıflık görüntüsü verilmemesi çağrısının devlet kurumlarının performansına yönelik sorunları ve eleştirileri görmezden gelmek anlamına gelmediğini, aksine bu sorunların çözümüne öncelik verilmesi ve uygulanabilir planlar hazırlanması gerektiğini ifade etti.

İran halkının mümkün olan en kısa sürede zaferi hissetmesini umduğunu da belirtti.

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ve Ortak Operasyon Karargâhı Komutanı Ali Abdullahiy, ABD’nin İran’ın baskı altında teslim olacağı yönündeki yanlış bir değerlendirmeyle çatışmaya girdiğini belirterek bu beklentinin asla gerçekleşmeyeceğini söyledi.

Abdullahiy, ABD’nin 80 yıldan uzun süredir hiçbir ülkeden olumsuz yanıt duymadığını ve İran’ın baskı altında geri adım atacağı yönündeki yanlış hesapla çatışmaya dahil olduğunu savundu.

ABD’nin stratejik başarısızlıklarını yumuşak savaş, bilişsel savaş ve ekonomik baskı yoluyla telafi etmeye çalıştığını belirten Abdullahiy, Washington’ın bu alanlarda da başarısız olacağını öne sürdü.

İran’ın yeni bir direniş modeli sunduğunu söyleyen Abdullahiy, yeni uluslararası düzenin öncekinden farklı olacağını ve bu dönüşümün ABD gücünün kaçınılmaz gerilemesiyle birlikte İran halkının yararına gerçekleşeceğini ifade etti.

Hürmüz’ün kontrolü için mücadele

İran medyası, ABD’ye ait dört füzenin Hark Adası’na yaklaşık altı mil, yani yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki bir tankeri vurduğunu, olayda can kaybı yaşanmadığını ve mürettebatın tahliye edildiğini bildirdi.

İran devlet televizyonu, Cask’taki muhabirine dayandırdığı haberinde iki tankerin daha kent yakınlarında saldırıya uğradığını duyurdu. Tankerlerden birinin boş, diğerinin ise petrol yüklü olduğu ve her iki geminin mürettebatının karaya çıkarıldığı belirtildi.

İran, savaş öncesinde ham petrolünün yaklaşık yüzde 90’ını Hark Adası üzerinden ihraç ediyordu. Ancak ABD’nin İran petrol ihracatına yönelik ablukasıyla birlikte sevkiyatlar aksadı.

Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin hareketi, çatışmanın temel başlıklarından biri haline geldi. Tahran, kendi güçlerinin belirlediği geçiş rotalarını dayatmaya çalışırken ABD donanması da gemilere geçiş boyunca eşlik ediyor.

CENTCOM, 6 Eylül’e kadar İran’a yönelik deniz ablukasının uygulanması kapsamında 92 ticari geminin rotasının değiştirildiğini, üç geminin devre dışı bırakıldığını ve ablukaya uyulup uyulmadığını denetlemek amacıyla iki gemiye çıkıldığını açıkladı.

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin siyasi işlerden sorumlu yetkilisi Ali Muhammedi ise güçlerinin 30 Ağustos’ta sona eren 10 günlük dönemde her gece ihlalde bulunan iki ila beş gemiyi hedef aldığını ve daha sonra da uygun gördükleri her durumda gemileri engellemeyi sürdürdüklerini söyledi.

Muhammedi, Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada ABD’nin boğaz üzerindeki kontrolüne ilişkin anlatıyı reddetti. Washington’ın CENTCOM’un geçiş yolunu yönettiğini ve gemilerin yasadışı güney koridorunu kullanabileceğini iddia ettiğini belirten Muhammedi, ancak ABD güçlerinin çatışmaya doğrudan müdahalesinin bu anlatıyla çeliştiğini savundu.

İran’ın Körfez’in ve Hürmüz Boğazı’nın farklı noktalarında hâlâ sürekli denetim ve iradesini dayatma kapasitesine sahip olduğunu belirten Muhammedi, ABD saldırılarının İran’ın askeri konuşlanmasında, deniz savunma altyapısında veya Devrim Muhafızları’nın bölgedeki kurallarını dayatma kapasitesinde bir aksaklığa yol açmadığını söyledi.

İran Cumhurbaşkanı’nın Stratejik ve Parlamento İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Muhsin İsmaili de Hürmüz Boğazı’nın İran için stratejik bir değer taşıdığını ve İranlıların ekonomik baskılara rağmen boğazı korumaya kararlı olduklarını belirtti.

Kısmen açık koridor

Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışma, ABD güçlerinin mayıs ortasından bu yana gemilere eşlik etmek ve İran füzeleri ile insansız hava araçlarını tankerlere ulaşmadan önce engellemek amacıyla yürüttüğü koruma operasyonuna rağmen geçiş yolunu tehlikeli bir belirsizlik içinde bıraktı.

CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, New York Times’a yaptığı açıklamada operasyonun koruma görevinin başlamasından bu yana yaklaşık bin 600 ticari geminin boğazdan geçmesine yardımcı olduğunu ve yaklaşık 800 milyon varil petrolün taşınmasını sağladığını söyledi.

Hawkins, «İran saldırganlığına rağmen boğazdan ticari gemi geçişi sürüyor ve ivmenin arttığı açıkça görülüyor» dedi ancak temmuz ve ağustos aylarında düzenlenen İran saldırılarının sayısı hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

cdergth
Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler, Umman’ın Müsendem kentinden görüntülendi, 6 Eylül 2026 (Reuters)

New York Times’ın kamuoyuna açıklanan saldırı kayıtlarına dayanan analizine göre temmuz ve ağustos aylarında boğazda en az 23 gemi saldırıya uğradı. Ağustosta 12, temmuzda ise 11 geminin hedef alındığı ve iki aylık dönemde dört ticari denizcinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Geçişlerin sürmesine rağmen petrol akışı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kaldı. TankerTrackers verilerine göre perşembe günü sona eren yedi günlük dönemde boğazdan günlük ortalama 6,7 milyon varil petrol geçti. Bu miktar, savaşın şubat sonunda başlamasından önceki aylardaki seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 60 daha düşük.

Gazete, ABD’nin sağladığı korumanın özel nakliye şirketlerinin büyük bölümünü bölgeye dönmeye ikna etmeye yetmediğini, gemilerin vurulma riskinin ve sigorta maliyetlerinin yüksek kalmaya devam ettiğini belirtti.

Sigorta sektöründen bir yetkili, son iki haftada bir tankerin boğazdan geçişi için yapılan sigorta kapsamının gemi ve yükünün değerine yüzde 4 ila 7 arasında ek maliyet getirdiğini, savaş sigortasının ise tek bir tanker için 10 milyon doları aşabileceğini söyledi.

Bir nakliye şirketinin yetkilisi de artan riskler nedeniyle şirketinin Körfez üzerinden gemi göndermeyi geçici olarak durdurduğunu belirtti. Yetkili, İran saldırılarının makine dairelerini hedef alıyor gibi göründüğünü ve bunun tankerlerin onarılana kadar denizde mahsur kalmasına yol açabileceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump cuma günü yaptığı açıklamada ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı «tamamen kontrol ettiğini» belirterek boğazın enerji tedariki açısından gelecekteki önemini küçümsedi. Trump, alternatif boru hatları ve güzergâhların geliştirilmesine dikkat çekti.

Trump ayrıca Washington’ın endişe duymasına yol açacak gelişmeler tespit edilmesi halinde Natanz nükleer tesisine yakın Cebel el-Fa’s bölgesini çok yakında vurabileceği tehdidinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise pazar günü bölgedeki gelişmeler ve diplomatik çabaları görüşmek üzere Suudi Arabistan ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla iki ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeler, denizdeki çatışmanın sürmesi ve tarafların karşılıklı olarak çatışmanın kapsamını genişletme uyarılarında bulunmasıyla eş zamanlı gerçekleşti.



German Space Rocket Reaches Orbit in Europe's 1st Commercial Launch

Germany's Isar Aerospace rocket is launched into space from a base in Andoeya, Norway, September 5, 2026. Isar Aerospace/Franziska Kegel/Handout via REUTERS
Germany's Isar Aerospace rocket is launched into space from a base in Andoeya, Norway, September 5, 2026. Isar Aerospace/Franziska Kegel/Handout via REUTERS
TT

German Space Rocket Reaches Orbit in Europe's 1st Commercial Launch

Germany's Isar Aerospace rocket is launched into space from a base in Andoeya, Norway, September 5, 2026. Isar Aerospace/Franziska Kegel/Handout via REUTERS
Germany's Isar Aerospace rocket is launched into space from a base in Andoeya, Norway, September 5, 2026. Isar Aerospace/Franziska Kegel/Handout via REUTERS

German startup Isar Aerospace on Sunday said it would rapidly expand satellite deployments after the first orbital launch of its Spectrum rocket from Arctic Norway, a milestone for Europe's efforts to secure independent access to space.

The uncrewed Spectrum became the first commercial rocket to reach orbit from continental Europe, marking a breakthrough for a region where several countries are seeking a foothold in the fast-growing market for satellite launches.

"Launch capability is right now the biggest bottleneck in the entire industry," Isar co-founder and CEO Daniel Metzler told reporters.

He said privately owned Isar remains well-funded and that an initial public offering "is not on the table".

German ⁠Chancellor Friedrich Merz ⁠hailed Saturday's launch in a statement, calling it "the beginning of a new era".

Merz visited Isar's launch site in March, underscoring Europe's efforts to establish greater autonomy as the global order once championed by the United States is shifting under US President Donald Trump.

Blasting off from Norway's Arctic Andoeya Spaceport, Spectrum carried five small satellites along with an in-flight technology experiment, according to Isar. The rocket is designed to serve the growing market for small and medium-sized payloads.

"Europe's independent access ⁠to space just got a major boost," EU Defense and Space Commissioner Andrius Kubilius wrote on social media platform X.

It was Isar's second launch, coming 18 months after the company's first rocket plunged into the sea and exploded in a fiery spectacle shortly after takeoff from the same site. No one was injured.

Reuters quoted Isar as saying that it already has five more rockets in production and is now focused on scaling up operations to meet rising demand, with a long-term goal of conducting around 40 launches a year.

The German company is developing a second launch site in Nova Scotia in eastern Canada, and said on Sunday this could be ready for lift-offs in 2028.

Saturday's launch was intended as "both the vehicle's qualification mission and its first flight carrying payload," the Bavarian company ⁠said.

"The fact that ⁠we can now launch satellites from Andoeya strengthens Norwegian and European security in the turbulent times we live in," said Norway's minister of industry and commerce, Cecilie Myrseth.

Global players in the satellite launch market include Elon Musk's SpaceX, which launches from the United States, and French ArianeGroup, a joint venture between Airbus and Safran that uses a spaceport in South America's French Guiana.

SpaceX, a company spanning rockets, satellites and AI, in June listed on the Nasdaq exchange in a record initial public offering.

Sweden, with its Esrange launch site, and Britain with its SaxaVord Spaceport in the Scottish Shetland Islands, are the nearest rivals to the Norwegian site, all of which aim to give Europe greater autonomy in space flights.

Isar last week said it had secured about €200 million ($232 million) from the European Space Agency to help fund development of new rockets and expand its testing and launch infrastructure.


«جائزة إيطاليا الكبرى»: رغم انطلاقه من المركز الـ19... أنتونيلي يفوز باللقب أمام جماهيره

سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي يحتفل بلقب مونزا (رويترز)
سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي يحتفل بلقب مونزا (رويترز)
TT

«جائزة إيطاليا الكبرى»: رغم انطلاقه من المركز الـ19... أنتونيلي يفوز باللقب أمام جماهيره

سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي يحتفل بلقب مونزا (رويترز)
سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي يحتفل بلقب مونزا (رويترز)

حقق سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي فوزاً تاريخياً على أرضه وأمام جماهيره بعد انطلاقه من المركز التاسع عشر، ليجتاز خط نهاية سباق جائزة إيطاليا الكبرى في المركز الأول على حلبة مونزا الأحد.

وأنهى أنتونيلي، البالغ 20 عاماً والذي عزز صدارته للترتيب العام للسائقين، السباق (53 لفة) بوقت قدره 1:51:41.480 ساعة، متقدماً بفارق 3.857 ثوان على زميله البريطاني جورج راسل بعدما تجاوزه قبل أربع لفات من النهاية، وبفارق 14.718 ثانية على سائق ريد بول الهولندي ماكس فيرستابن.

سائق مرسيدس كيمي أنتونيلي تألق على أرضه وبين جماهيره (أ.ف.ب)

وهو الفوز السابع لأنتونيلي هذا الموسم، والأول له في على أرضه في موسمه الثاني في الفئة الأولى، ليوسع صدارته لترتيب بطولة العالم للسائقين إلى 66 نقطة أمام راسل (267 مقابل 201).

كما بات أنتونيلي أول سائق إيطالي يفوز على أرضه منذ لودوفيكو سكارفوتي عام 1966.

ووصل سائقا ماكلارين البريطاني لاندو نوريس، بطل العالم الحالي، والأسترالي أوسكار بياستري في المركزين الرابع والخامس توالياً.

وقدّم البريطاني لويس هاميلتون، بطل العالم سبع مرات، سبباً للفرح لجماهير فيراري باحتلاله المركز السادس في سباق شهد تعرض زميله شارل لوكلير من موناكو لحادث مروع في اللفة الثالثة أدى إلى إشهار الأعلام الحمراء وتوقف السباق.

حادث سائقي فيراري هاميلتون ولوكلير عطّل سباق مونزا (د.ب.أ)

فقد سائق موناكو، الفائز مرتين في مونزا، السيطرة على سيارته عند مخرج منعطف بارابوليكا في نهاية اللفة الثانية، وانحرف مباشرة إلى الحصى واصطدم بحواجز الإطارات.

تم إيقاف السباق بعد رفع العلم الأحمر، فيما كان راسل في المقدمة، إثر تجاوزه سائق ألبين الفرنسي بيار غاسلي الذي أنهى السباق سابعاً بعدما حقق مفاجأة مدوية في التجارب التأهيلية باحتلاله للمركز الأول.

وانطلق أنتونيلي من المركز التاسع عشر بسبب تجاوز فريقه عدد تغييرات وحدة الطاقة المسموح به، لكنه سرعان ما تقدم إلى المركز الثاني عشر، وبعد استئناف السباق، واصل صعوده الصاروخي.

في اللفة الثامنة عشرة، تصدر السباق للمرة الأولى، في بداية صراع شرس مع زميله راسل.

استفاد الإيطالي من تغيير الإطارات «المجاني» خلال دخول سيارة الأمان الافتراضية في اللفة التاسعة والعشرين، حيث عاد إلى الحلبة بإطارات متوسطة جديدة، بينما بقي راسل على الحلبة بإطاراته الصلبة.

تبدد تقدم البريطاني الذي بلغ 15 ثانية سريعاً، وبعد محاولة فاشلة للتجاوز في اللفة التاسعة والأربعين، تمكن أنتونيلي من تجاوز زميله في اللفة التالية، وحافظ على هدوئه خلال اللفات الثلاث الأخيرة ليحرز الفوز.


انتخابات محلية في ألمانيا تختبر قوة اليمين المتطرف

صورة مركّبة تُظهر المرشح المحافظ سفين شولتزه (يسار) ومرشح اليمين المتطرف أولريش سيغموند وزوجته لدى تصويتهم الأحد (أ.ف.ب)
صورة مركّبة تُظهر المرشح المحافظ سفين شولتزه (يسار) ومرشح اليمين المتطرف أولريش سيغموند وزوجته لدى تصويتهم الأحد (أ.ف.ب)
TT

انتخابات محلية في ألمانيا تختبر قوة اليمين المتطرف

صورة مركّبة تُظهر المرشح المحافظ سفين شولتزه (يسار) ومرشح اليمين المتطرف أولريش سيغموند وزوجته لدى تصويتهم الأحد (أ.ف.ب)
صورة مركّبة تُظهر المرشح المحافظ سفين شولتزه (يسار) ومرشح اليمين المتطرف أولريش سيغموند وزوجته لدى تصويتهم الأحد (أ.ف.ب)

شهدت ولاية سكسونيا - أنهالت شرق ألمانيا انتخابات، الأحد، بدت اختباراً لقوة اليمين المتطرف.

ويتقدم حزب «البديل من أجل ألمانيا» المعادي للهجرة والمقرب من روسيا، بنحو 20 نقطة على «المحافظين» بزعامة المستشار فريدريش ميرتس، لكن من غير المؤكد أن يحقق الغالبية المطلقة التي تمكنه من تولي إدارة الولاية البالغ عدد سكانها 2.1 مليون نسمة؛ إذ يتوقف ذلك على عدد الأحزاب التي ستدخل البرلمان المحلي.

وتُجرى هذه الانتخابات وسط استقطاب حاد في الرأي العام ومخاوف متصاعدة في أوساط المهاجرين بالولاية. وأشار آخر استطلاع للرأي أجرته «الشبكة التلفزيونية العامة (زد دي إف)» إلى حصول «البديل من أجل ألمانيا» بزعامة أولريش زيغموند، على 41 في المائة من الأصوات؛ ما سيشكل ضعف نتيجته في انتخابات 2021.

الرئيس المشارك للكتلة البرلمانية لحزب «البديل من أجل ألمانيا» أولريش سيغموند لدى تصويته في انتخابات ولاية ساكسونيا - أنهالت الأحد (د.ب.أ)

وأدلى زيغموند (35 عاماً) بصوته صباح الأحد في معقله تانغرمونده؛ المدينة البالغ عدد سكانها نحو 10 آلاف شخص، حيث استقبله نحو مائة شخص بحفاوة هاتفين اسمه. وتعهد الزعيم اليميني المتطرف بتشديد سياسة الهجرة، وإلغاء التعليم الإلزامي، وتعديل مناهج التاريخ في المدارس، بوصفها تركز على مسؤولية الرايخ الثالث في الحرب العالمية الثانية.

الحنين إلى الماضي

ويستغل زيغموند مشاعر الحنين إلى حقبة ألمانيا الشرقية لدى أنصاره الذين يرون أنهم لا يعاملون بالتساوي مع مواطنيهم من الغرب أو حتى المهاجرين. ووصل زعيم «البديل من أجل ألمانيا»، الأحد، إلى مركز الاقتراع رفقة زوجته يوليا على دراجة نارية صغيرة من طراز «سيمسون» التي ترمز إلى حقبة ألمانيا الشرقية؛ لونها أزرق كشعار حزبه.

وقالت يوتا نويمان، البالغة 84 عاماً: «قاومت لزمن طويل، لكنني قلت لنفسي إنه ينبغي الآن إعطاء فرصة لـ(البديل من أجل ألمانيا)»، بعدما كانت تصوت حتى الآن لـ«الاشتراكيين الديمقراطيين». وأضافت المتقاعدة المقيمة في ماغديبورغ؛ عاصمة الولاية: «إنهم في رأيي الوحيدون الذين يتكلمون عن السلام. الآخرون لا يتكلمون سوى عن إعادة التسلح... وإرسال أموال إلى أوكرانيا، بدل دعم معاشات التقاعد المتدنية».

عامل انتخابي يفرز مغلفات بطاقات الاقتراع في ولاية ساكسونيا - أنهالت بألمانيا الأحد (د.ب.أ)

وأعلنت رئيسة لجنة الانتخابات بالولاية، كريستا ديكمان، في ماغديبورغ (عاصمة الولاية)، إن نسبة المشاركة بلغت 54.4 في المائة عند الساعة الـ02:00 ظهراً، مقابل 27.1 في المائة خلال هذا التوقيت نفسه بانتخابات عام 2021، و35.4 في المائة خلال انتخابات عام 2016. وأوضحت اللجنة أن هذه البيانات تستند إلى عيّنة استطلاعية تمثيلية من مراكز الاقتراع المباشرة.

طوق عازل

ونشرت الشرطة تعزيزات في ماغديبورغ طيلة عطلة نهاية الأسبوع تحسباً لأي تجاوزات من اليمين المتطرف أو اليسار المتطرف، خصوصاً بعد الاقتراع.

وتوقعت آخر استطلاعات الرأي فوز «المحافظين» بزعامة سفين شولتزه (47 عاماً) الذي حكم الولاية منذ مطلع العام بعدما كان وزير الاقتصاد في حكومتها، بـ23 في المائة من الأصوات. وصرح شولتزه بعد الإدلاء بصوته في ماغديبورغ: «يعود للمواطنين أن يتصرفوا. إنها انتخابات ديمقراطية»، مضيفاً أنه يعوّل على «مشاركة قوية».

وبين الأحزاب الأخرى، يتوقع أن يحقق حزب «دي لينكه» اليساري الراديكالي 11.5 في المائة من الأصوات، و«الاشتراكيون الديمقراطيون» 8.5 في المائة، والخضر 6 في المائة. ومن غير المتوقع أن يتخطى حزب «بي إس في» اليساري المؤيد لروسيا، والليبراليون، عتبة 5 في المائة الضرورية لدخول البرلمان المحلي. واستبعدت جميع الأحزاب إلى الآن مشاركة اليمين المتطرف في الحكم، باستثناء «بي إس في» اليساري المقرب من روسيا، الذي ينقسم أعضاؤه بهذا الصدد.

وقد يؤدي هذا الطوق المفروض على «البديل من أجل ألمانيا» إلى بقاء شولتزه في السلطة من خلال تشكيل ائتلاف مع أحزاب أخرى ممثلة في البرلمان المحلي. غير أن أصواتاً متنامية ترتفع للدعوة إلى التعامل مع «البديل من أجل ألمانيا» ببراغماتية، خصوصاً على مستوى المناطق، محذرة بأن إبقاءه خارج السلطة بعد الانتخابات قد يؤجج التوتر داخل حزب ميرتس.