El-Menfi, ‘geçiş aşamalarını yeniden başlatmayacak’ herhangi bir Libya siyasi anlaşmasına desteğini vurguladı

14 ülkenin büyükelçilerine son gelişmeler hakkında bilgi verdi

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
TT

El-Menfi, ‘geçiş aşamalarını yeniden başlatmayacak’ herhangi bir Libya siyasi anlaşmasına desteğini vurguladı

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçilerini ülkedeki siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki son gelişmeler hakkında bilgilendirdi. Menfi ayrıca, geçiş dönemlerini sona erdirecek ve herhangi bir kesim dışlanmadan veya marjinalleştirilmeden, ‘sağlam hukuki ve anayasal temeller’ doğrultusunda cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine gidilmesini sağlayacak kapsamlı bir siyasi uzlaşmaya varılması yönündeki çabaları aktardı.

Dün Trablus’taki Başkanlık Konseyi merkezinde gerçekleştirilen toplantıya, aralarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Katar, İtalya, Rusya, Cezayir, Fransa, İngiltere, Hindistan, Çin, Somali, Mısır, Tunus, Pakistan ve Yunanistan’ın da bulunduğu ülkelerin Libya’daki büyükelçileri ve temsilcileri katıldı.

XSCD
Muhammed el-Menfi, Libya Başkanlık Konseyi’nin ‘ülkeyi seçimlere yaklaştıracak her türlü gerçek ulusal uzlaşmayı desteklediğini’ söyledi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Menfi’nin ofisinden yapılan açıklamada, Başkanlık Konseyi’nin ülkeyi seçimlere yaklaştıran, geçiş dönemlerini kısaltan her türlü gerçek ulusal uzlaşmayı desteklediği ve yasal ve ulusal süreçlerini tamamlayan, seçim sürecini ve kurumlarını güvence altına alan her türlü anlaşmayı desteklemeye hazır olduğu belirtildi. Açıklamada, geçiş dönemlerini yeniden üretmeye veya uzatmaya yönelik herhangi bir düzenlemeye karşı olunduğu vurgulandı.

Menfi daha önce Libya konusunda gündeme getirilen ‘ABD girişimini’ memnuniyetle karşıladığını açıklamış, ancak girişimin ulusal anayasal kurumlar aracılığıyla sunulmasını şart koşmuştu. Menfi, örtülü bir ret olarak değerlendirilebilecek açıklamasında, “Girişimin etrafındaki belirsizlik, ulusal anayasal kurumların devre dışı bırakılması, Afrika Birliği’nin (AfB) ve Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki sürecin yanı sıra Libya’daki farklı siyasi tarafların dışlanması konusunda endişe yaratıyor” demişti.

ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu danışmanı Massad Boulos’un hayata geçirmeye çalıştığı girişimin önünü kesmek amacıyla Libya’daki üç konseyin başkanları; Menfi’nin başkanlığındaki Başkanlık Konseyi, Akile Salih liderliğindeki Temsilciler Meclisi (TM) ve Muhammed Takala başkanlığındaki Devlet Yüksek Konseyi (DYK), 18 Haziran’da kamuoyunu yeni bir ‘yol haritası’ ile şaşırtmıştı. Konsey başkanları, söz konusu yol haritasının ‘hazırlık aşamasına son vermeyi’ amaçladığını açıklamıştı.

Menfi, 14 büyükelçinin önünde yaptığı açıklamada, devletin egemenliğine, kurumlarına ve yetki alanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, kamu görevlerine fiili güç dayatması veya siyasi ve mali nüfuzun kullanılması yoluyla gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Menfi ayrıca, “Siyasi sürece duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, yolsuzluk, devlet kaynaklarının kaçırılması, organize suç ve hesap vermekten kaçınmayla mücadeleyi gerektiriyor. Siyasi uzlaşma ile hukukun üstünlüğü, birbirinin pahasına yürütülmemesi gereken iki süreçtir” ifadelerini kullandı.

THYJU
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, ‘geçiş dönemlerini yeniden yaratacak veya uzatacak her türlü düzenlemeyi’ reddediyor, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Menfi, uluslararası ortaklara, ‘açık ve uygulanabilir bir takvim çerçevesinde özgür ve adil seçimlere götürecek Libya’ya özgü bir süreci destekleme’ çağrısında bulundu. Meşruiyetin kaynağının Libya halkı olduğunu vurgulayan Menfi, geçiş dönemlerini sona erdirmenin ve meşruiyetini halkın iradesinden alan kurumlar inşa etmenin yolunun sandıktan geçtiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh de siyasi taraflara 4+4 Komitesi’nin vardığı mutabakatı somut adımlara dönüştürme çağrısı yapmıştı. Tetteh, bu tür anlaşmaların “paydaşlar ve diğer Libyalı taraflarla etkileşim kurmamız, birlikte yürüttüğümüz sürece yönelik güveni tesis etmemiz ve ilerleyen aşamada seçimlerin yapılması için gerekli koşulları hazırlamamız açısından daha iyi bir fırsat sunduğunu” ifade etmişti.

Mutabakat, seçimlerin en geç 24 ay içinde ve birleşik bir hükümetin yönetimi altında gerçekleştirilmesini öngören bir takvim belirledi. Anlaşma, BM Libya Destek Misyonu’nun hazırladığı siyasi yol haritasının ilk iki aşamasını kapsıyor. Bunlar, Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılması ve cumhurbaşkanlığı ile yasama seçimlerinin anayasal ve hukuki çerçevesine ilişkin çözüme kavuşturulmamış meselelerin ele alınmasından oluşuyor.

BM Libya Destek Misyonu, komitenin imzaladığı seçimlerin gerçekleştirilmesine ilişkin mutabakatı TM ile DYK’ye gönderdiğini ve her iki konseye onay için bir aylık süre tanıdığını açıkladı. TM ise mutabakata gelecek hafta yanıt vermeyi planladığını duyurdu.



Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplulukların toplandığı alanları hedef almakla tehdit ettiği yönündeki iddialarının asılsız olduğunu bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, perşembe günü yaptığı açıklamada, Husilerin ortaya attığı iddiaların “hiçbir gerçeklik payı bulunmayan asılsız iddialar” olduğunu belirterek bunları tümüyle reddettiklerini ifade etti.

El-Maliki, söz konusu iddiaların içeriği ve gündeme getirildiği zamanlama itibarıyla kamuoyunu yanıltmaya, Husilerin yaşadığı krizleri ve uygulamalarını gölgede bırakmaya, ayrıca Yemen’in köklü aşiretlerini kendi çatışmalarına sürüklemeye yönelik devam eden girişimleri yansıttığını kaydetti.

Yemen aşiretlerinin ülkenin toplumsal ve tarihsel dokusunun asli bir unsuru ve sağlam bir dayanağı olmaya devam edeceğini vurgulayan el-Maliki, aşiretlerin Suudi Arabistan ile Yemen halkları arasında kardeşlik ve iletişim köprülerinden biri olduğunu belirtti.

El-Maliki, iki halkı din, komşuluk, tarih ve ortak kader bağlarının bir araya getirdiğine dikkati çekerek bu ilişkilerin, dezenformasyon kampanyalarının veya ayrılık ve düşmanlık tohumları ekme girişimlerinin zedeleyemeyeceği kadar derin olduğunu ifade etti.

Koalisyonun açıklamasında, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenliği ve istikrarına yönelik tutumunun değişmediği, Yemen halkıyla arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarını korumaya önem verdiği vurgulandı.

Açıklamada, bu yaklaşımın iki halkın çıkarlarını koruyarak güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi, Yemen aşiretlerinin istismar edilmesini veya Yemenlilerin güvenlik, barış ve kalkınma yönündeki beklentilerine hizmet etmeyen çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, “Gerçekler, dezenformasyon kampanyalarından daha açık olmaya devam edecek. İki kardeş halk arasındaki kardeşlik bağları da fitne ve ayrılık yaratmaya yönelik tüm girişimlere karşı sağlamlığını koruyacaktır” ifadelerini kullandı.


Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
TT

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin Suudi Arabistan’daki sivil hedeflere yönelik saldırılarını sürdürmesinden ve Yemen’in Taiz kenti çevresinde çatışmaların tırmanmasından endişe duyduğunu belirtti. Guterres, söz konusu gelişmelerin sivillere büyük acılar yaşattığını ve bölgesel gerilimi artırdığını vurguladı.

Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, evlerin, hastanelerin, okulların, havalimanlarının ve enerji tesislerinin hedef alınmasına son verilmesini istedi. Çatışmaların tırmanmasının insani acıları derinleştirdiği uyarısında bulunan Guterres, bunun enerji piyasaları, tedarik zincirleri ve finansal sistemler üzerinde de etkili olduğunu, dünya genelinde yaşam maliyetine ilişkin baskıları artırdığını ifade etti.

Genel Sekreter, Yemen’de itidal çağrısında bulunarak siyasi çözüm için bir perspektif oluşturulması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler’in bu yöndeki çabalarına dikkati çeken Guterres, çatışmaların durdurulması, uluslararası hukuka uyulması, sivillerin korunması ve uluslararası deniz ulaşımının hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’dan dayanışma

Avrupa Parlamentosu üyeleri, perşembe günü kabul ettikleri kararda Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduklarını ve Yemen’deki meşru hükümeti desteklediklerini teyit etti. Üyeler, iki ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik taahhütlerini yineledi.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını şiddetle kınadı. Enerji altyapısını, Kızıldeniz’deki ticari gemileri ve Babülmendep Boğazı’nı hedef alan saldırıların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalleri olduğunu belirtti.

Üyeler ayrıca Yemen’deki askeri tırmanışı kınayarak saldırıların çok sayıda Yemenli sivilin ölümüne ve yerinden edilmesine yol açtığını, ülkedeki insani krizi daha da ağırlaştırdığını kaydetti.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa Birliği Konseyi’ne Husilerin siyasi ve askeri kanatlarıyla birlikte liderliğinin, askeri ve güvenlik birimlerinin de AB’nin terör örgütleri listesine alınması çağrısında bulundu. Üyeler ayrıca Husilerin finansman kanallarının dağıtılmasını, mali kaynaklarının ve ekonomik varlıklarının dondurulmasını, faaliyetlerini kolaylaştıran kuruluşların varlıklarına da el konulmasını istedi.

Kararda Husilere, Yemen içinde ve dışında tüm düşmanca faaliyetlerini derhal durdurma ve toprakları kontrol altına almaya yönelik her türlü hedeften vazgeçme çağrısı yapıldı. Ayrıca Avrupa Birliği ile Körfez’deki ortakları arasında güvenlik ve savunma alanlarındaki iş birliğinin güçlendirilmesi istendi.


Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.