Yemen yönetimi, Batı Sahili'nde hükümet güçlerinin yaşadığı kaybın mücadelede belirleyici bir kırılmaya dönüşmesini önlemeye çalışıyor. Hükümet ve Başkanlık Konseyi, askerî güçlerini yeniden düzenleyerek sahada inisiyatifi geri almanın yanı sıra yeni yerinden edilme dalgasının sonuçlarını hafifletmeye yöneliyor.
Bu yaklaşımın son örneklerinden birini, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi ve Marib Valisi Sultan el-Arade verdi. El-Arade, Batı Sahili'nde yaşananların “acı verici ve üzücü” olduğunu ancak bunun, kendi ifadesiyle, savaşların doğasında bulunan ilerleme ve geri çekilme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yaşananların ana hedeften sapmaya yol açmayacağını vurgulayan el-Arade, hükümet güçlerinin sahilden çekilen unsurlarının yeniden toparlandığını ve “bir şekilde” yeniden savaşa döneceğini belirtti.
Batı Sahili'ndeki son saha gelişmeleri, bölgede konuşlu hükümet güçlerinin, Husilerin geniş çaplı tırmanışı karşısında bazı mevziler ve bölgelerde kontrolü kaybetmesinin ardından yeniden konuşlanmasını zorunlu kıldı. Gelişmeler yeni bir yerinden edilme dalgasına yol açarken bazı askerî personel Marib'e geçti. El-Arade, yetkililerin bu askerler için bir kamp hazırladığını, yerinden edilenleri karşılamak ve ihtiyaçlarını karşılamak için de gerekli düzenlemelerin yapıldığını söyledi.

El-Arade'nin açıklamaları, Yemen yönetiminin Batı Sahili'ndeki kaybı bir saha şoku olmaktan çıkararak yeniden yapılanma ve savaşma kapasitesinin yeniden kazanılması sürecine dönüştürmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, Başbakan Şai' Zindani'nin Aden'de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamalarla da örtüşüyor. Zindani, son günlerde yaşanan zorlu gelişmelerin mücadelenin sona erdiği veya seyrinin kesin biçimde belirlendiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.
Zindani, savaşların tek bir günün sonucu veya bir mevzinin el değiştirmesiyle ölçülemeyeceğini belirterek devletin çabalarını yeniden organize etme, kaynaklarını seferber etme, güçlerini destekleme, kurumlarının bütünlüğünü koruma ve inisiyatifi yeniden ele alma kapasitesinin belirleyici olduğunu söyledi.
Askerî kapasitenin yeniden inşası
Yemen yönetiminin önümüzdeki dönemdeki önceliğinin, Batı Sahili'nden çekilen güçleri yeniden düzenleyerek operasyonların bir parçası haline getirmek ve hükümetin silahlı kuvvetler ile güvenlik güçlerine verdiği desteği artırmak olduğu görülüyor. Bakanlar Kurulu, Savunma Bakanı'nın çeşitli cephelerdeki askerî durum, hazırlık düzeyi ve operasyonel ihtiyaçlara ilişkin raporunu dinlediğini belirterek güçlerin tırmanışla mücadele etme ve inisiyatifi yeniden ele alma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Marib'de el-Arade, vilayet güçlerinin yalnızca zaferi ve çeşitli cephelerin desteklenmesini düşündüğünü belirtti. Marib dahil tüm cephelerin nihai hedefinin başkent Sana'yı yeniden ele geçirmek olduğunu söyleyen el-Arade, bunu halkın iradesiyle ilişkilendirdi. Sahadaki güçler ve komutanların devletin ve ulusal onurun savunulmasında tarihî bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Siyasi yönetim de yeniden konuşlanmanın mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediği mesajını vermek amacıyla kuzey ve batı cephelerine yönelik temaslarını artırdı. Başkanlık Konseyi üyesi Şeyh Osman Mücali, Sada vilayetindeki Ketaf el-Buk bölgesinde konuşlanan 4. Acil Müdahale Tümeni güçlerini ziyaret ederek birliklerin hazırlık seviyesini, konuşlanmasını ve sahadaki görevlerini inceledi. Bölgedeki komutanlar ise Husilerle mücadele için hazırlıkların sürdüğünü vurguladı.

Taiz'de ise vilayetin savunma, güvenlik ve kalkınma işlerinden sorumlu vali yardımcıları, Sabr el-Mevâdım bölgesine gerçekleştirdikleri ziyaret sırasında hazırlık ve seferberlik düzeyinin artırılması ve cephelerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, yerel yönetimin iç cephedeki bütünlüğü korumaya ve Batı Sahili'ndeki son gelişmelerin güçlere yönelik halk desteğini zayıflatmasına izin vermemeye çalıştığına işaret ediyor.
İnsani sonuçların kontrol altına alınması
Kaybın aşılması çabaları yalnızca askerî alanla sınırlı değil. Yemen hükümeti, çatışma bölgelerinden yaşanan yeni yerinden edilme dalgalarının doğrudan insani sonuçlarıyla da karşı karşıya. Bakanlar Kurulu, sivillerin ve yerinden edilenlerin korunmasının acil bir ulusal ve insani sorumluluk olduğunu vurgulayarak hükümet kurumlarına ihtiyaçların ve yerinden edilenlerin sayısının tespit edilmesi, barınma, gıda, su, sağlık hizmetleri ve temel ihtiyaçların karşılanması talimatı verdi.
Marib bu müdahalenin merkezlerinden biri konumunda. El-Arade, Batı Sahili'nden gelenlerin vilayette kendi ortamlarını ve halkını bulacağını belirterek Marib halkının onları hak ve yükümlülüklerde eşit kişiler olarak destekleyeceğini söyledi. Bakanlar Kurulu da Aden'deki yerel yönetimin yerinden edilen aileleri karşılamaya ve tırmanışın sonuçlarıyla başa çıkmaya yönelik çabalarını takdir etti.

Hükümet aynı zamanda askerî gelişmelerin kontrolündeki bölgelerde daha geniş çaplı bir istikrarsızlığa dönüşmesini önlemeye çalışıyor. Zindani, hükümetin geçici başkent Aden'den süreci yönettiğini, gelişmeleri takip ederek öncelikleri belirlediğini ve sahadaki gelişmelere göre kararlar aldığını söyledi. Zindani, tırmanışın ciddiyetine rağmen devlet kurumlarının çalışmalarında karmaşaya veya Husilerin istismar edebileceği bir boşluğa dönüşmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.
Barıştan devletin yeniden tesisine
Siyasi açıdan bakıldığında el-Arade'nin açıklamaları, Yemen yönetiminin 2022'den bu yana benimsediği barış sürecine öncelik verme politikasından, devletin yeniden tesis edilmesini önceleyen bir yaklaşıma geçişini daha açık biçimde ortaya koyuyor. El-Arade, Husilerin barış sürecini çıkmaza sürüklediğini ve yeniden savaş seçeneğini dayattığını savundu.
Başkanlık Konseyi ve hükümetin savaşı sona erdirmek ve kan dökülmesini önlemek amacıyla son yıllarda büyük tavizler verdiğini söyleyen el-Arade, bu çabaların Suudi Arabistan, Umman, Birleşmiş Milletler ve diğer ülkelerin desteğiyle yürütüldüğünü belirtti. Ancak kendi anlatımına göre Husiler barış çabalarını reddederek ülkeyi yeniden savaşın başına döndürdü.
Bu yaklaşım, hükümetin Husilerin tırmanışının Yemen sahasının ötesine geçtiği ve Yemen'in stratejik konumunun bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığını tehdit etmek amacıyla İran'ın gündemi doğrultusunda kullanıldığı yönündeki açıklamalarıyla eş zamanlı ilerliyor.
Yemen Bakanlar Kurulu ayrıca Batı Sahili, Bab el-Mendeb ve uluslararası ticaret trafiğindeki tırmanışın sonuçlarını ele alarak gemiler ve ikmal hatlarına yönelik tehditlerin oluşturduğu risklere karşı uyarıda bulundu.
Husiler, 3-11 Eylül tarihleri arasında Yemen'in batı kıyısındaki cephelerde kara birliklerinin yanı sıra İHA ve füze desteğiyle geniş çaplı bir askerî operasyon başlattı. Operasyon sonucunda Hays, el-Huha ve el-Muha'nın yanı sıra Bab el-Mendeb'e ve Kızıldeniz'in güneyindeki Yemen adalarına kadar uzanan bölgelerde kontrol sağladı.



