Suriye Halk Meclisi, “Terör Mahkemesi”nin kaldırılmasını ve kararlarının geçersiz sayılmasını kabul etti

Suriye Halk Meclisi Başkanı Dr. Abdülhamid el-Avvak, Meclis Başkanlık Divanı’nın da katılımıyla Fransa Senatosu’ndan bir heyeti kabul etti.
Suriye Halk Meclisi Başkanı Dr. Abdülhamid el-Avvak, Meclis Başkanlık Divanı’nın da katılımıyla Fransa Senatosu’ndan bir heyeti kabul etti.
TT

Suriye Halk Meclisi, “Terör Mahkemesi”nin kaldırılmasını ve kararlarının geçersiz sayılmasını kabul etti

Suriye Halk Meclisi Başkanı Dr. Abdülhamid el-Avvak, Meclis Başkanlık Divanı’nın da katılımıyla Fransa Senatosu’ndan bir heyeti kabul etti.
Suriye Halk Meclisi Başkanı Dr. Abdülhamid el-Avvak, Meclis Başkanlık Divanı’nın da katılımıyla Fransa Senatosu’ndan bir heyeti kabul etti.

Suriye Halk Meclisi, dün 2012 tarihli ve 22 sayılı “Terör Davaları Mahkemesi Kanunu”nun kaldırılmasını ve bu kanundan doğan tüm hukuki sonuç ve etkilerin geçersiz sayılmasını kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre Meclis, 2012 yılında Terörle Mücadele Kanunu’nda belirtilen suçlara bakmak üzere kurulan, sivil ve askerleri kapsayan Terör Mahkemesi’ni düzenleyen kanunun yürürlükten kaldırılmasına ilişkin tasarıyı çoğunluk oyuyla kabul etti.

Meclis, Terör Mahkemesi tarafından verilen kararların sonuçları, el konulan malların iadesi de dahil olmak üzere, bu kararların kaldırılması görevini Yüksek Yargı Konseyi’nin üstlenmesini öngören öneriyi kabul etti. İade edilen malların sahipleri de mülkiyetin yeniden devri nedeniyle doğacak vergi, harç ve masraflardan muaf tutulacak.

Bu adım, eski yönetimin halk protestolarının başlamasının ardından muhaliflerini cezalandırmak amacıyla çıkardığı olağanüstü nitelikteki yasaların yol açtığı sonuçların giderilmesi kapsamında atıldı. Yeni düzenlemelerin anayasal bildiri, geçiş dönemi adaleti ve hakların korunması ilkeleriyle ilişkilendirildiği belirtildi.

Pazar günü başlayan olağanüstü dönem kapsamındaki Suriye Halk Meclisi’nin üçüncü oturumunda, Cumhurbaşkanlığı tarafından Meclis’e sevk edilen üç yasa tasarısı ele alındı.

Tasarılar arasında Terör Mahkemesi’nin kaldırılması, bu mahkemenin kararları doğrultusunda el konulan malların iadesi ve mahkeme önünde devam eden davaların durumlarına göre korunması veya yetkili yargı merciine sevk edilmesi yer aldı.

Ayrıca 2011’den eski yönetimin 2024’te devrilmesine kadar geçen dönemde, Terör Mahkemeleri ve askeri mahkemelerin verdiği kararlarla daha önce el konulan mallarını geri alan kişilerin, mülkiyetin yeniden kendilerine devri sırasında doğan vergi, harç ve masraflardan muaf tutulmasına ilişkin yasa tasarısı da görüşüldü.

Meclis ayrıca, 2012 tarihli ve 20 sayılı yasanın, herhangi bir terör eyleminden mahkûm olduğu kesinleşen kamu çalışanlarının görevden çıkarılması ve emeklilik haklarından mahrum bırakılmasını düzenleyen 1. maddesini değiştirmeyi görüştü.

Öneride, mahkeme kararıyla suçluluğun kesinleşmesi halinde görevden çıkarma cezasının korunması, ancak hükümlünün emeklilik haklarından mahrum bırakılmasına ilişkin hükmün kaldırılması öngörüldü. Bunun yanı sıra yasanın 2. ve 3. maddelerinin de yürürlükten kaldırılması teklif edildi.

Suriye Adalet Bakanlığı, Haziran 2025’te Terör Mahkemesi’nde görev yapan bütün hakimlerin görevden alındığını açıklamıştı. Yüksek Yargı Konseyi’nin kararı doğrultusunda 67 hâkim görevden uzaklaştırılmıştı.

Adalet Bakanlığı, kararın idari ve mesleki yargı denetimleri sonucunda gerçekleştirilen soruşturmaların ardından alındığını ve söz konusu hakimlerin güvenlik aygıtının baskısını güçlendiren ve vatandaşlar üzerindeki baskıyı artıran uygulamalara karıştığının tespit edildiğini bildirmişti.



Gazzeliler yıkılan evlerin enkazı ve çöken sağlık sistemi arasında mahsur kaldı

Gazzeliler yıkılan evlerin enkazı ve çöken sağlık sistemi arasında mahsur kaldı
TT

Gazzeliler yıkılan evlerin enkazı ve çöken sağlık sistemi arasında mahsur kaldı

Gazzeliler yıkılan evlerin enkazı ve çöken sağlık sistemi arasında mahsur kaldı

Gazze kentinin güneybatısındaki Sanayi bölgesinde salı günü gece yarısı henüz geride kalmıştı ki, bölge sakinleri Saada adlı konut binasının çökmesiyle sarsıldı. Söz konusu bina, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşı sırasında düzenlenen hava saldırılarında daha önce hasar görmüştü. Binanın içinde, bütün risklere rağmen yaşamını sürdüren yaklaşık 100 kişiden 21’i hayatını kaybetti.

Günün ilerleyen saatlerinde bir başka çökme meydana gelirken, Gazze Sağlık Bakanlığı da sağlık sisteminin “sistematik ve kitlesel bir infaza” sürüklendiği uyarısında bulundu. Gazze’deki yetkililer ise yaşananların “insani felaketin sınırlarını aşarak bütün unsurlarıyla bir sağlık soykırımına” dönüştüğünü belirtti.

gth
 İnsanlar toplanırken, sivil savunma ekipleri çarşamba günü Gazze kentinde çöken bir binanın enkazı altında mahsur kalan kişileri kurtarmaya çalışıyor. (Reuters)

Bölge sakinlerinin aktardığına göre, yıkılan bina aralarında akrabalık ilişkileri bulunan çok sayıda aileyi barındırıyordu. Bu ailelerin hepsi, İsrail güçlerinin tamamen tahrip ettiği Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi sakinleriydi.

“Saada” binasının çevresinde daha önce hasar gören başka binalar ve yerinden edilmiş insanların kaldığı kalabalık çadır kampları bulunuyordu. Binanın çökmesi bu alanlardan bazılarının da zarar görmesine ve kamp sakinlerinin yaralanmasına yol açtı.

Sosyal medya platformlarında yayılan onlarca videoda, kurtarma ekiplerinin son derece zorlu koşullarda enkazdan ölü ve yaralıları çıkarmaya çalıştığı görüldü. Görüntüler, hasarlı evlerde yaşamaya devam etmek zorunda kalan çok sayıda Gazzeliyi derinden sarstı. Çadır yaşamının alternatifi olarak bu evlere sığınan bölge halkı, her an çökebilecek yapılar nedeniyle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor.

Son derece sınırlı imkânlarla çalışan sivil savunma ekipleri, enkaz altındaki cenazeleri çıkardı ve sağlık ekipleri tarafından Gazze kentindeki hastanelere nakledildi. Ekipler ayrıca, bazıları ağır durumda olan 15 yaralının hayatını kurtarmayı başardı. Ancak onlarca kişinin hâlâ enkaz altında kayıp olduğu bildirildi.

İlk belirlemelere göre hayatını kaybedenler arasında 8 çocuk, 6 kadın ve 7 erkek bulunuyor. Şifa Tıp Kompleksi’ndeki sağlık kaynakları da bu bilgiyi doğruladı. Ölenler arasında, Gazze’deki savaş sırasında İsrail hapishanelerinde tutuklanan bir kişinin eşi ile bazı çocuklarının da bulunduğu belirtildi. Ölen ve kayıp kişilerin çoğunun ise Şucaiyye Mahallesi’nin önde gelen ailelerinden el-Acile ailesine mensup olduğu kaydedildi.

Gazze Sağlık Bakanlığına göre, binanın çökmesi sonucu 20 kişinin hayatını kaybetmesiyle, Gazze savaşında hasar gören binaların çökmesi sonucu hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 50’ye yükseldi.

Gazze Sivil Savunma Teşkilatı, enkaz altındaki insanları kurtarmak için Mısır ekipleri, Kızılhaç ve Gazze Belediyesi ekiplerinden destek aldığını açıkladı. Teşkilat, hâlâ hayatta olabilecek kişilerin kurtarılabilmesi için ekskavatör, kepçe ve diğer ağır iş makinelerinin acilen bölgeye gönderilmesi çağrısında bulundu.

Teşkilat ayrıca, kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte çatlak ve hasarlı onlarca binada yeni çökmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu tür felaketlere müdahale edilebilmesi için gerekli kurtarma araç ve ekipmanlarının Gazze’ye sokulmasını istedi. Ateşkes anlaşmasının garantör ülkeleri ile Barış Konseyi’ne de bölge halkının hayatını kurtarmak için gerekli ekipmanların Gazze’ye girişinin sağlanması çağrısı yaptı.

gb
Gazze kentinde daha önceki İsrail bombardımanında hasar gören bir binanın çökmesinin ardından kurtarma çalışmaları sürüyor. (Reuters)

Gazze Hükümet Medya Ofisi ise yaklaşık 2 bin binanın her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Bu binaların önemli bir bölümünde, başka seçenek ve yeni barınma merkezleri kurulabilecek yeterli alan bulunmaması nedeniyle sivillerin ve yerinden edilmiş kişilerin yaşamaya devam ettiği belirtildi.

Medya Ofisi, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde enkaz altında bulunan ve acil müdahaleye ihtiyaç duyan kayıp kişi sayısının 8 bin 500’ü aştığını bildirdi.

Ofis, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı bu felaketten İsrail ve uluslararası toplumu tamamen ve doğrudan sorumlu tuttu. Gazze Şeridi’nde yaşayan 2,4 milyondan fazla kişinin maruz kaldığı “ciddi ve eşi benzeri görülmemiş insani koşulların” devam etmesinin bütün sonuçlarından da aynı tarafların sorumlu olduğunu belirtti.

Sağlık sisteminin çöküşü

İnsani durumdaki bu kötüleşme, Gazze Sağlık Bakanlığının sağlık sisteminin “sistematik ve kitlesel bir infaza” sürüklendiği yönündeki uyarılarının ardından geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bakanlığın Sağlık Bilgi Merkezi Direktörü Zahir el-Vahidi, dün düzenlediği basın toplantısında, durumun insani felaketin sınırlarını aşarak “tüm unsurlarıyla bir sağlık soykırımına” dönüştüğünü söyledi.

El-Vahidi, sıkı kuşatmanın sürmesi ve temel yaşam ihtiyaçlarının girişinin engellenmesi nedeniyle sağlık tesislerinin “son derece yavaş biçimde can çekişen, izole yapılara” dönüştüğünü belirtti.

İsrail’in tıbbi yardım ve lojistik malzemelerin Gazze’ye girişini kolaylaştırdığı yönündeki açıklamalarını reddeden El-Vahidi, bunun “zayıf bir gösteriden” ibaret olduğunu ve Gazze’deki savaşın gerçek boyutlarını gizlemeye yönelik bir girişim olduğunu savundu. Gazze’ye girişine izin verilen malzemelerin sağlık tesislerinin asgari işletme ihtiyaçlarını dahi karşılamadığını ve bu tesisleri “yaşamla ölüm arasında mücadele etmeye” mahkûm ettiğini söyledi.

 vfgth
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Hastanesi’ndeki yaralılar (EPA)

El-Vahidi, hastanelerin mevcut jeneratörlerin çalıştırılabilmesi için gerekli yakıt, yağ ve yedek parça konusunda ciddi sıkıntı yaşadığını belirtti. Ana elektrik jeneratörlerinin yüzde 70’inden fazlasının tamamen devre dışı kaldığını söyleyen El-Vahidi, bunun kritik ve hayat kurtarıcı servislerin her an faaliyetlerini durdurabileceği anlamına geldiğini ifade etti.

Kuşatma ve yedek parça ile araç lastiklerinin girişinin engellenmesinin, ulaşım şirketleri ile toplu taşıma araçlarının dün faaliyetlerini tamamen veya büyük ölçüde durdurmasına yol açtığını belirten El-Vahidi, bunun yüzlerce sağlık çalışanının —doktorlar, hemşireler ve teknisyenlerin— görev yerlerine ulaşmasını engellediğini söyledi. El-Vahidi, bu durumun sağlık tesislerinin izolasyonunu daha da derinleştirdiğini ve acil vakalara müdahale kapasitesini felce uğrattığını ifade etti.


Washington, Mahmud Abbas’a BM Genel Kurul toplantılarına katılması için vize vermeyi reddetti

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dün Ramallah’ta Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi’nin 32. oturumunda konuşurken (AFP)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dün Ramallah’ta Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi’nin 32. oturumunda konuşurken (AFP)
TT

Washington, Mahmud Abbas’a BM Genel Kurul toplantılarına katılması için vize vermeyi reddetti

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dün Ramallah’ta Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi’nin 32. oturumunda konuşurken (AFP)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dün Ramallah’ta Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi’nin 32. oturumunda konuşurken (AFP)

ABD, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’a, gelecek hafta New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılması için üst üste ikinci yıl vize vermeyi reddetti. Konuya yakın bir kaynak, gelişmeyi dün aktardı.

Bu kapsamda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “ABD, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyeleri ve Filistin Yönetimi yetkililerine yönelik vize verilmesini yasaklayan yaptırımları uzatacak” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, bu kararın söz konusu kişilerin, ABD’ye verdikleri taahhütlerin aksine gerekli reformları hayata geçirememeleri ve “barış umutlarını zayıflatan faaliyetlerini sürdürmeleri” nedeniyle alındığı belirtildi.


Beyrut, İsrail’in düzenlediği patlamaların “sismik etkileri” konusunda endişeli

Hükümet görüşmelerinin ikinci gününde, “Hizbullah” milletvekilleri ile muhalifleri arasında tartışmalar yaşandı. (Ulusal Haber Ajansı)
Hükümet görüşmelerinin ikinci gününde, “Hizbullah” milletvekilleri ile muhalifleri arasında tartışmalar yaşandı. (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Beyrut, İsrail’in düzenlediği patlamaların “sismik etkileri” konusunda endişeli

Hükümet görüşmelerinin ikinci gününde, “Hizbullah” milletvekilleri ile muhalifleri arasında tartışmalar yaşandı. (Ulusal Haber Ajansı)
Hükümet görüşmelerinin ikinci gününde, “Hizbullah” milletvekilleri ile muhalifleri arasında tartışmalar yaşandı. (Ulusal Haber Ajansı)

Beyrut, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirdiği büyük çaplı patlamaların yol açabileceği jeolojik sonuçlara karşı uyarıda bulundu. Yetkililer, patlamaların doğrudan yol açtığı hasarın ötesine geçerek, kamu güvenliğini tehdit edebilecek riskler doğurabileceğini belirtti.

Çevre Bakanı Tamara el-Zeyn, Ali et-Tahir Tepesi’nin yaklaşık bin 100 ton patlayıcıyla havaya uçurulmasının, Ulusal Jeofizik Merkezi verilerine göre Richter ölçeğinde 4,2 büyüklüğündeki bir depreme benzer yer hareketlerine yol açtığını söyledi. El-Zeyn, bölgenin Rom Fayı’na yaklaşık 1 kilometre, Yammune Fayı’na ise yaklaşık 7 kilometre mesafede bulunduğuna dikkat çekerek, patlamanın büyüklüğü ve gerçekleştiği konum nedeniyle daha fazla sarsıntı yaşanabileceğine ilişkin endişelerin bulunduğunu ifade etti.

Öte yandan Paris, bugün Lübnan’a ayrılan “Akabe Süreci” kapsamında bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre toplantıya Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah’ın yanı sıra askeri yetkililer ve uzmanlar katılacak.

Diğer yandan Lübnan Parlamentosu, Başbakan Nevvaf Selam hükümetine üçüncü kez güvenoyu verdi. Oylamada, Meclis Başkanı Nebih Berri’nin grubunun da aralarında bulunduğu 68 milletvekili hükümete güvenoyu verirken, iki milletvekili çekimser kaldı. Özgür Yurtsever Hareketi (ÖYH) grubu ise hükümete güvenoyu vermedi. Hizbullah grubu milletvekilleri ise oylama başlamadan hemen önce oturumu terk ederek oylamaya katılmadı.