Gazze kentinin güneybatısındaki Sanayi bölgesinde salı günü gece yarısı henüz geride kalmıştı ki, bölge sakinleri Saada adlı konut binasının çökmesiyle sarsıldı. Söz konusu bina, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşı sırasında düzenlenen hava saldırılarında daha önce hasar görmüştü. Binanın içinde, bütün risklere rağmen yaşamını sürdüren yaklaşık 100 kişiden 21’i hayatını kaybetti.
Günün ilerleyen saatlerinde bir başka çökme meydana gelirken, Gazze Sağlık Bakanlığı da sağlık sisteminin “sistematik ve kitlesel bir infaza” sürüklendiği uyarısında bulundu. Gazze’deki yetkililer ise yaşananların “insani felaketin sınırlarını aşarak bütün unsurlarıyla bir sağlık soykırımına” dönüştüğünü belirtti.

Bölge sakinlerinin aktardığına göre, yıkılan bina aralarında akrabalık ilişkileri bulunan çok sayıda aileyi barındırıyordu. Bu ailelerin hepsi, İsrail güçlerinin tamamen tahrip ettiği Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi sakinleriydi.
“Saada” binasının çevresinde daha önce hasar gören başka binalar ve yerinden edilmiş insanların kaldığı kalabalık çadır kampları bulunuyordu. Binanın çökmesi bu alanlardan bazılarının da zarar görmesine ve kamp sakinlerinin yaralanmasına yol açtı.
Sosyal medya platformlarında yayılan onlarca videoda, kurtarma ekiplerinin son derece zorlu koşullarda enkazdan ölü ve yaralıları çıkarmaya çalıştığı görüldü. Görüntüler, hasarlı evlerde yaşamaya devam etmek zorunda kalan çok sayıda Gazzeliyi derinden sarstı. Çadır yaşamının alternatifi olarak bu evlere sığınan bölge halkı, her an çökebilecek yapılar nedeniyle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor.
Son derece sınırlı imkânlarla çalışan sivil savunma ekipleri, enkaz altındaki cenazeleri çıkardı ve sağlık ekipleri tarafından Gazze kentindeki hastanelere nakledildi. Ekipler ayrıca, bazıları ağır durumda olan 15 yaralının hayatını kurtarmayı başardı. Ancak onlarca kişinin hâlâ enkaz altında kayıp olduğu bildirildi.
İlk belirlemelere göre hayatını kaybedenler arasında 8 çocuk, 6 kadın ve 7 erkek bulunuyor. Şifa Tıp Kompleksi’ndeki sağlık kaynakları da bu bilgiyi doğruladı. Ölenler arasında, Gazze’deki savaş sırasında İsrail hapishanelerinde tutuklanan bir kişinin eşi ile bazı çocuklarının da bulunduğu belirtildi. Ölen ve kayıp kişilerin çoğunun ise Şucaiyye Mahallesi’nin önde gelen ailelerinden el-Acile ailesine mensup olduğu kaydedildi.
Gazze Sağlık Bakanlığına göre, binanın çökmesi sonucu 20 kişinin hayatını kaybetmesiyle, Gazze savaşında hasar gören binaların çökmesi sonucu hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 50’ye yükseldi.
Gazze Sivil Savunma Teşkilatı, enkaz altındaki insanları kurtarmak için Mısır ekipleri, Kızılhaç ve Gazze Belediyesi ekiplerinden destek aldığını açıkladı. Teşkilat, hâlâ hayatta olabilecek kişilerin kurtarılabilmesi için ekskavatör, kepçe ve diğer ağır iş makinelerinin acilen bölgeye gönderilmesi çağrısında bulundu.
Teşkilat ayrıca, kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte çatlak ve hasarlı onlarca binada yeni çökmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu tür felaketlere müdahale edilebilmesi için gerekli kurtarma araç ve ekipmanlarının Gazze’ye sokulmasını istedi. Ateşkes anlaşmasının garantör ülkeleri ile Barış Konseyi’ne de bölge halkının hayatını kurtarmak için gerekli ekipmanların Gazze’ye girişinin sağlanması çağrısı yaptı.

Gazze Hükümet Medya Ofisi ise yaklaşık 2 bin binanın her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Bu binaların önemli bir bölümünde, başka seçenek ve yeni barınma merkezleri kurulabilecek yeterli alan bulunmaması nedeniyle sivillerin ve yerinden edilmiş kişilerin yaşamaya devam ettiği belirtildi.
Medya Ofisi, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde enkaz altında bulunan ve acil müdahaleye ihtiyaç duyan kayıp kişi sayısının 8 bin 500’ü aştığını bildirdi.
Ofis, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı bu felaketten İsrail ve uluslararası toplumu tamamen ve doğrudan sorumlu tuttu. Gazze Şeridi’nde yaşayan 2,4 milyondan fazla kişinin maruz kaldığı “ciddi ve eşi benzeri görülmemiş insani koşulların” devam etmesinin bütün sonuçlarından da aynı tarafların sorumlu olduğunu belirtti.
Sağlık sisteminin çöküşü
İnsani durumdaki bu kötüleşme, Gazze Sağlık Bakanlığının sağlık sisteminin “sistematik ve kitlesel bir infaza” sürüklendiği yönündeki uyarılarının ardından geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bakanlığın Sağlık Bilgi Merkezi Direktörü Zahir el-Vahidi, dün düzenlediği basın toplantısında, durumun insani felaketin sınırlarını aşarak “tüm unsurlarıyla bir sağlık soykırımına” dönüştüğünü söyledi.
El-Vahidi, sıkı kuşatmanın sürmesi ve temel yaşam ihtiyaçlarının girişinin engellenmesi nedeniyle sağlık tesislerinin “son derece yavaş biçimde can çekişen, izole yapılara” dönüştüğünü belirtti.
İsrail’in tıbbi yardım ve lojistik malzemelerin Gazze’ye girişini kolaylaştırdığı yönündeki açıklamalarını reddeden El-Vahidi, bunun “zayıf bir gösteriden” ibaret olduğunu ve Gazze’deki savaşın gerçek boyutlarını gizlemeye yönelik bir girişim olduğunu savundu. Gazze’ye girişine izin verilen malzemelerin sağlık tesislerinin asgari işletme ihtiyaçlarını dahi karşılamadığını ve bu tesisleri “yaşamla ölüm arasında mücadele etmeye” mahkûm ettiğini söyledi.

El-Vahidi, hastanelerin mevcut jeneratörlerin çalıştırılabilmesi için gerekli yakıt, yağ ve yedek parça konusunda ciddi sıkıntı yaşadığını belirtti. Ana elektrik jeneratörlerinin yüzde 70’inden fazlasının tamamen devre dışı kaldığını söyleyen El-Vahidi, bunun kritik ve hayat kurtarıcı servislerin her an faaliyetlerini durdurabileceği anlamına geldiğini ifade etti.
Kuşatma ve yedek parça ile araç lastiklerinin girişinin engellenmesinin, ulaşım şirketleri ile toplu taşıma araçlarının dün faaliyetlerini tamamen veya büyük ölçüde durdurmasına yol açtığını belirten El-Vahidi, bunun yüzlerce sağlık çalışanının —doktorlar, hemşireler ve teknisyenlerin— görev yerlerine ulaşmasını engellediğini söyledi. El-Vahidi, bu durumun sağlık tesislerinin izolasyonunu daha da derinleştirdiğini ve acil vakalara müdahale kapasitesini felce uğrattığını ifade etti.




