İranlı yetkililer, Mahsa Amini’nin ölümünün yıldönümüyle eş zamanlı olarak iç güvenlik önlemlerini artırdı ve çeşitli protesto eylemlerine yönelik müdahalelerini sertleştirdi. Bu kapsamda, Kürt kentlerinde düzenlenen geniş çaplı greve katılan esnaf ve tüccarların gözaltına alınıp ifadeye çağrılmasından, Tahran’da kadınların başörtüsü olmadan katıldığı bir koşu yarışmasının organizatörleri hakkında adli işlem başlatılmasına kadar bir dizi karar yürürlüğe konuldu.
Kürt kentlerindeki güvenlik önlemleri, Kürdistan eyaletindeki siyasi güçler koalisyonunun çağrısıyla 16 Eylül’de gerçekleştirilen ve Kürt nüfusun yoğun olduğu onlarca şehirde esnaf ile tüccarların katıldığı geniş çaplı grevin ardından yoğunlaştı.
22 yaşındaki İranlı Mahsa Amini, 13 Eylül 2022 tarihinde Tahran’da kadınlara yönelik giyim kurallarını denetlemekle görevli polis birimi tarafından gözaltına alınmıştı. Polis gözetimindeyken komaya giren Amini’nin 16 Eylül 2022’de yaşamını yitirdiği açıklanmış, ölümünün ardından ülke genelinde hükümet karşıtı protestolar patlak vermişti.

İran Kürdistanı İnsan Hakları Ağı tarafından bugün yapılan açıklamada, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) İstihbarat Teşkilatı ve İstihbarat Bakanlığı da dâhil olmak üzere güvenlik birimlerinin grevin ardından esnaf ve tüccarlara yönelik geniş çaplı baskı uyguladığı belirtildi. Açıklamada, bu önlemler kapsamında ifadeye çağırma, gözaltı, gelecekteki grevlere katılınmayacağına dair yazılı taahhütname imzalatma ve bazı ticari işletmelerin yargı kararıyla mühürlenmesi gibi adımların atıldığı ifade edildi.
Çağrılar ve taahhütler
Açıklamaya göre söz konusu baskıların Kamyaran ve Senendec kentlerinde yoğunlaştığı, Kamyaran’da en az altı esnafın, Senendec’de ise en az dört tüccarın gözaltına alındığı, diğer bazı kişilerin ise tehdit altında taahhütname imzalamaya zorlandığı bildirildi.
Ağ tarafından aktarılan bilgilere göre Kamyaranlı bir esnaf, DMO İstihbarat Teşkilatı’nın 16 Eylül akşamı greve katılan çok sayıda esnafı ifadeye çağırdığını ve saatler içinde gelmemeleri halinde dükkânlarının mühürleneceği yönünde tehditte bulunduğunu belirtti.
Aynı kaynağa göre, aynı gece istihbarat merkezine giden tüccarlar haklarında adli süreç başlatılacağı yönünde tehdit edildi. Karara diğerlerinin önünde itiraz eden yaşlı bir dükkân sahibinin ise darp edilip hakarete uğradığı öne sürüldü.
Aktarılan ifadelere göre çağrılan esnafa, gelecekteki grevlere katılmayacaklarına dair yazılı taahhütname imzalatıldı.

Ağ, güvenlik önlemlerinin sürdüğü Kamyaran’da İstihbarat Bakanlığı güçlerinin en az altı esnafı gözaltına aldığını duyurdu. Gözaltına alınanlardan ikisinin 19 Eylül’de serbest bırakıldığı, dört kişinin ise tutukluluğunun devam ettiği bildirildi. Aileleri, bu kişilerin durumları ve tutulduğu yerler hakkında net bir bilgi bulunmadığını ifade etti.
Senendec’de ise en az dört tüccarın İstihbarat Bakanlığı güçlerince gözaltına alındığı, çok sayıda esnafın da zabıta amirliğine çağrılarak taahhütname imzalamaya zorlandığı aktarıldı.
Yayımlanan görüntüler ve raporlar, grev nedeniyle Senendec pazarının bir bölümünün kapandığını ve kentte yoğun güvenlik önlemlerinin alındığını gösteriyor.
Grev öncesi tehditler
Güvenlik birimlerinin baskılarının yalnızca grev sonrasıyla sınırlı kalmadığı belirtildi. Grevden bir gün önce, 15 Eylül’de güvenlik organlarıyla bağlantılı internet siteleri ve Telegram kanallarında yayımlanan bildiride, esnaf ve meslek odaları grev çağrılarına katılmamaları yönünde uyarıldı.
Uyarıda, eyleme katılan dükkânların altı aya kadar kapatılacağı ve sahipleri hakkında adli işlem başlatılacağı tehdidine yer verildi.
Öte yandan Hana İnsan Hakları Örgütü, Saggız Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kamusal Alanları Denetim Amirliği’nin grevin ardından kentteki çok sayıda ticari işletmeyi mühürlediğini duyurdu.
Örgüt tarafından paylaşılan fotoğraflarda, kapatılan dükkânların üzerine ‘mesleki mevzuat kurallarına uyulmadığı’ gerekçesiyle faaliyetlerin ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğunu belirten belgelerin asıldığı görüldü.
Mevcut bilgilere göre, kapatma kararlarına dayanak gösterilen somut ihlalin ne olduğu, mühürlenen toplam dükkân sayısı, tedbirlerin ne kadar süreceği veya iş yeri sahiplerinin karara itiraz mekanizmaları netlik kazanmadı.
Hana İnsan Hakları Örgütü ayrıca, Kürt kentlerindeki grevlerin haberleştirilmesinin ardından İran’da bulunan bazı örgüt üyelerinin ailelerinin güvenlik birimlerince ifadeye çağrıldığını, yakınlarının insan hakları faaliyetleri nedeniyle tehdit ve baskıya maruz kaldığını bildirdi. Örgüt, bu uygulamaların insan hakları savunucularının çalışmalarını engellemeyi hedeflediğini kaydetti.
Mahsa Amini’nin mezarına erişimin engellenmesi
Grev, Mahsa Amini’nin memleketi Saggız başta olmak üzere pek çok Kürt kentinde konuşlandırılan yoğun güvenlik güçlerinin gölgesinde gerçekleşti.
Haber raporlarına göre güvenlik güçleri, Amini’nin mezarının bulunduğu Aichi Mezarlığı’na çıkan yolları kapatarak ailesinin ve yurttaşların ölüm yıldönümünde mezarlığa erişimini engelledi.
Raporlarda ayrıca, DMO’nun Saggız’daki Çerağ Veys Barajı’nın sularını tahliye ederek mezarlığa çıkan tali yolların kapanmasına yol açtığı aktarıldı. Kaynaklar, mezara erişimi zorlaştırmak amacıyla bu uygulamaya Amini’nin ölüm yıldönümlerinde üst üste üçüncü yılda da başvurulduğunu bildirdi.
Kürdistan eyaletindeki siyasi güçler koalisyonunun çağrısıyla düzenlenen grev, Kürt nüfusun yoğun olduğu onlarca kenti kapsadı. İş yerleri ve pazarların kepenk indirdiği bu eylem, Amini’nin anısı ve ‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ hareketi doğrultusunda siyasi bir sembol ve protesto niteliği taşıdı.
Pazarlardan stadyumlara... Tahran Maratonu’nun organizatörlerinin peşinde
Kürdistan eyaletindeki bu önlemlerle eş zamanlı olarak İranlı yetkililer, Başkent Tahran’da düzenlenen bir spor etkinliğinin organizatörleri hakkında adli işlem başlattı. Söz konusu adli adım, kadınların zorunlu başörtüsü olmadan etkinliğe katılmasının geniş çaplı tartışmalara yol açmasının ardından geldi.

İran Yargı Erki Medya Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Tahran Başsavcılığı’nın 10 kilometrelik Tahran Maratonu’nun yetkilileri ve organizatörleri hakkında ‘yasal ve şeri kurallara uyulmadığı’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.
18 Eylül sabahı başkentin güneybatısında binlerce kadın ve erkeğin katılımıyla düzenlenen yarışta, kadınların zorunlu başörtüsü olmadan yer alması en çok dikkat çeken unsurlardan biri oldu.
DMO’ya bağlı Tasnim Haber Ajansı’na konuşan Tahran Eyaleti Gençlik ve Spor Genel Müdürü Habib Satude-Nejad, ‘kural ihlali yapan’ sporcular hakkında yasal ve disiplin süreçlerinin başlatılacağını belirtti.
Yarış izninin Eyalet Güvenlik Konseyi tarafından verildiğini ifade eden Satude-Nejad, katılımcıların etkinlik öncesinde ‘İslami kurallara uyacaklarına dair taahhütname’ imzaladıklarını aktardı. Satude-Nejad, organizasyon ekibi ile güvenlik görevlilerinin parkur boyunca görev yaptığını, gerekli durumlarda katılımcıları uyardığını ve hatta bazı kadınların yarışa katılmasının engellendiğini ekledi.
DMO’ya bağlı Fars Haber Ajansı’na konuşan Tahran Atletizm Heyeti Başkanı Gulamrıza Kerimi ise yarışın ‘gerekli tüm izinleri’ aldığını belirtti.
Etkinlik öncesinde katılımcılardan başörtüsü ve İslami kurallara uyulacağına dair yazılı taahhüt alındığını ve başörtüsü dağıtıldığını açıklayan Kerimi, başörtüsüz kadınların yer aldığı görsellerin olayın tamamını yansıtmadığını savundu.
Katılımcıların çoğunluğunun kurallara uyduğunu belirten Kerimi, bu tür görsellerin yayımlanması ve medyada işlenmesinin yarış etrafında tartışma yaratmayı amaçladığını öne sürdü.
Bir dizi itiraz
Tahran Maratonu konusunun münferit bir olay olmadığı belirtiliyor. Daha önce Kiş ve Şiraz maratonlarında kadınların zorunlu başörtüsü olmadan yer alması, aralarında Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu İranlı güvenlik, siyaset ve din insanlarının tepkisine yol açmıştı.
Fars Haber Ajansı da geçmiş yıllarda Kiş Adası ve Şiraz kentindeki atletizm yarışmalarında organizasyon biçimi ve katılımcıların kıyafetleri nedeniyle yaşanan tartışmaları hatırlatarak Tahran Maratonu’nun düzenlenmesini eleştirdi.
Geçtiğimiz hafta ise Kirman’da düzenlenmesi planlanan Mahan Run yarı maratonu, eyaletteki dini ilimler merkezinin kadın ve erkeklerin yan yana koşmasına karşı çıkması üzerine iptal edilmişti.