Tom Cruise'un yeni filmi sinema dünyasını ikiye böldü

Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan göbekli ve kel petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan göbekli ve kel petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
TT

Tom Cruise'un yeni filmi sinema dünyasını ikiye böldü

Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan göbekli ve kel petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan göbekli ve kel petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)

Alejandro González Iñárritu'nun yeni filmi Digger'ın New York, Los Angeles ve Londra'daki gala ve basın gösterimlerinin ardından ilk eleştirmen yorumları paylaşıldı.

Sinema yazarlarının film hakkında hemfikir olduğu tek bir nokta var: Tom Cruise'un rolünün hakkını sonuna kadar verdiği.

64 yaşındaki usta aktörün yaklaşık 10 yıl sonra rol aldığı ilk özgün hikaye olan Digger, şimdiden sinema basınında büyük yankı uyandırdı.

Iñárritu'nun iddialı kıyamet hicvine gelen ilk tepkiler epey bölünmüş durumda. Eleştirmenler filmi "cesur" ve "cüretkar" sözleriyle överken, bazıları ise "kafa karıştırıcı" diye niteliyor.

Warner Bros. yapımı film, Cruise'un canlandırdığı Digger Rockwell'in hikayesini anlatıyor.

Grönland'daki sondaj çalışmalarıyla küresel çevre felaketine yol açan aşırı zengin petrol tüccarı Rockwell, yarattığı krizi durdurup dünyayı kurtarmaya çalışıyor.

Filmin geniş oyuncu kadrosunda bilim insanı rolüyle Riz Ahmed, Digger'ın üvey kız kardeşi ve iş ortağını canlandıran Sandra Hüller, ABD Başkanı'nı oynayan John Goodman, Başkan Yardımcısına hayat veren Michael Stuhlbarg ve gizemli bir rolle Jesse Plemons yer alıyor.

Birdman ve Diriliş'le (The Revenant) iki kez En İyi Yönetmen Oscar'ını kazanan 63 yaşındaki Iñárritu, bu projede Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki'yle yeniden bir araya geldi. Eleştirmenlere göre filmin tamamının VistaVision formatında çekilmesi, yapımın en güçlü görsel özelliklerinden biri. 1954'te geliştirilen VistaVision, 35 mm filmin yatay olarak kameradan geçirilmesiyle daha geniş ve yüksek çözünürlüklü görüntü elde etmeyi sağlıyor.

"Manolya'dan bu yana en iyi performansı"

IndieWire'dan Jim Hemphill, Digger'ı "şimdiye kadar yapılmış görsel olarak en yaratıcı, kavramsal açıdan cüretkar ve öngörülemez stüdyo filmlerinden biri" diye tanımlarken, Cruise'un oyunculuğunu ise" Manolya'dan (Magnolia) bu yana sergilediği en iyi performans" diye nitelendirdi.

IndieWire'ın bir diğer yazarı Anne Thompson da benzer bir coşkuyla filmden bahsederek şu değerlendirmede bulundu: 

Geniş kitlelerin ilgisini çekmeyecek ama Akademi'de, özellikle de teknik dallarda ve oyunculuk kategorilerinde karşılık bulacak cesur ve görkemli bir sanat filmi.

Variety'nin Ödül Editörü Clayton Davis ise Cruise ve Goodman'ın performanslarını, prodüksiyon tasarımını ve görüntü yönetimini överken, filmin karmaşık fikirlerinin her zaman birbirine bağlanamadığına dikkat çekti: 

Iñárritu'nun denediği şeyi ve almak istediği riski takdir ediyorum. Tom Cruise ve John Goodman harika iş çıkarıyor; prodüksiyon tasarımı ve görüntü yönetimi de etkileyici. Ancak günün sonunda tüm noktalar birleşmiyor ve keşke film sürekli ulaşmaya çalıştığı o absürtlük ve hicve daha sert yüklenseydi. Bu filmle ilgili görüş ayrılıkları epey derin olacak.

Aksiyon kahramanlığından absürt hicve

Son 10 yılını Pete "Maverick" Mitchell ve Ethan Hunt gibi ikonik aksiyon kahramanlarını canlandırarak geçiren Cruise, Digger'da yoğun protez makyajının ardında çevresel felaket, siyasi hiciv ve absürt komedi arasında gidip gelen hikayenin merkezinde yer alıyor.

Polygon'dan Jake Kleinman, Cruise'un başarılı olduğunu ama çevresindeki oyuncuların daha da parladığını vurguladı: 

Digger kesinlikle herkese göre değil ama ben bayıldım. Büyük sürprizler pek çok insanı kızdıracak olsa da ulaşılan sonuç buna değer. Havası Kubrick'ten ziyade Kaufman'ı andırıyor. Cruise harika ancak John Goodman ve Riz Ahmed'in yanında filmin en az ilgi çekici oyuncusuna dönüşüyor.

Next Best Picture kurucusu Matt Neglia da Digger hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: 

Bu, Tom Cruise'un son yıllardaki en dinamik ve ilgi çekici rolü. Ona hünerlerini sergilemesi için geniş bir alan tanıyor. Ancak Iñárritu'nun iddialı anlatımı, hikayenin derinleşmesine ve daha nüanslı bir performans çıkmasına izin vermeyecek kadar dengesiz ve boş bir tiyatral şovun gölgesinde kalıyor.

Variety yazarı Courtney Howard, Digger'dan övgüyle bahsederek filmi bir "barut fıçısı" diye niteledi: 

Digger yakıp geçiyor! Iñárritu, göz alıcı havai fişeklerle patlayan adeta bir barut fıçısı sineması yaratmış. Ustalıkla kurgulanmış, büyüleyici, sürükleyici ve son derece cüretkar bir hiciv komedisi. Tom Cruise harika, cesur ve yenilikçi bir performans sergiliyor. Riz Ahmed ise kesinlikle öne çıkan isim!

Beğenmeyenler de var

Tüm övgülere rağmen filmi eleştirenler de var. Mike Ryan, Cruise'un role adanmışlığını takdir etse da senaryodaki bazı tercihleri kafa karıştırıcı bulduğunu belirtti: 

Tom Cruise, Digger'da sınırları zorluyor ve bu da filmi sevmek istememe yol açıyor. Ancak senaryodaki bazı tercihleri kafa karıştırıcı buldum. Cruise'un kariyerine gönderme yapan çok ilgi çekici anlar var ama Maverick bunu daha iyi başarmıştı. Ayrıca genel anlamda filmin rahatsız edici bir atmosferi var.

Awards Radar'dan Joey Magidson filmi "tam bir karmaşa" diye tanımlayıp izlemekten keyif almadığını belirtirken, eleştirmen Edward Douglas ise "Digger'ın çok iyi bir film olduğunu söyleyemem. Iñarritu ve Cruise'un ne yapmaya çalıştığını anlayabiliyorum ama film vizyona girdiğinde çok düşük bir CinemaScore puanı almasını bekliyorum" yorumunda bulundu.

Tüm bu tartışmalara rağmen filmin vizyonuna hayran kalanlar da var. Jake Hamilton, "Digger 2026'daki favori filmim oldu. Biraz Kubrick, biraz Black Mirror havası taşıyor. Cruise'un performansı kariyerinin en iyileri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.

IndieWire'ın haberine göre Digger, 125 milyon doları aşan bir bütçeye sahip. Pazarlama ve ödül kampanyası giderleri de hesaba katıldığında filmin kâra geçebilmesi için dünya genelinde 300 milyon doların üzerinde hasılat elde etmesi gerektiği belirtiliyor.

Digger, IMAX salonları da dahil olmak üzere 2 Ekim'de sinemaseverlerle buluşacak.

Independent Türkçe, Variety, IndieWire, People



Çin'de uzun pençeli yeni bir dinozor türü keşfedildi

Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
TT

Çin'de uzun pençeli yeni bir dinozor türü keşfedildi

Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)

Araştırmacılar Çin'de bulunan fosilleşmiş bir iskeletten yola çıkarak "benzersiz özelliklere" sahip, uzun pençeli yeni bir dinozor türü tanımladı.

Kayrasaurus changliensis, devasa el pençelerine sahip iki ayaklı dinozorlardan oluşan ve terizinozorlar diye bilinen gruba dahil. Bu tür, kendi grubundaki en büyük dinozor.

Daha önce keşfedilen terizinozorlar nispeten küçük kafalar, uzun boyunlar, yaprak şekilli dişler ve ön uzuvlarındaki keskin pençeleriyle sıradışı özellikler sergiliyor.

K. changliensis, Liaoning'in batısındaki Jehol Biyotası'nda neredeyse eksiksiz bir kafatasını da içeren, iyi korunmuş bir fosilin gün yüzüne çıkarılmasının ardından ayrı bir tür olarak tanımlandı.

Çin'in kuzeydoğusunda yer alan ve günümüzden 135 ila 121 milyon yıl öncesine tarihlenen bu oluşum, özellikle tüylü türler olmak üzere birçok ünlü dinozor fosili barındırmasıyla tanınıyor.

K. changliensis'e ait fosil örneği, baştan kuyruğa yaklaşık 3,6 metre uzunluğunda, tam yetişkinliğe henüz ulaşmamış bir bireye aitti.

Fosilde bacak kemikleri bulunmadığından, araştırmacılar dinozorun ağırlığını yalnızca yakın akrabalarıyla yapılan karşılaştırmalara dayanarak tahmin edebildi ve ağırlığının 117 kg ila 274 kg olduğunu belirtti. Araştırmacılar, bu türün yetişkin bireylerinin muhtemelen daha ağır olduğunu ifade etti.

Bilim insanları dinozorun dişlerinin küçük ve sık olduğunu, alt çenesinde 45'ten fazla diş bulunduğunu tespit etti.

Bu dinozor, sırtındakilerden daha uzun boyun omurları ve el pençelerinde yukarı doğru uzanan, "dudak" benzeri karakteristik bir çıkıntı gibi başka tuhaf özelliklere de sahipti.

Görsel kaldırıldı.
L. sihedangensis, daha yüksek bir koşma yeteneğine işaret eden bir duruşla gösteriliyor. J. yixianensis, güçlü dil kemiği yapısıyla uyumlu olacak şekilde beslenirken tasvir ediliyor. B. inexpectus ise sağlam yapılı ve koşmaya daha az elverişli bir vücut yapısı sergiliyor. K. changliensis daha büyük vücudunu ve öngörülen beslenme stratejisini yansıtacak şekilde, daha yüksekteki bitkilerle beslenirken resmediliyor (Kōhei Futaka/Journal of Systematic Palaeontology 2026).

Araştırmacılar, Journal of Systematic Palaeontology adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, "K. changliensis'teki birden fazla benzersiz özelliğin bir araya gelmesi, Jehol grubundaki çağdaş terizinozorların morfolojik çeşitliliğini gözler önüne seriyor" ifadesini kullandı.

Araştırmacılar, dinozorun yakın akrabalarına kıyasla muhtemelen daha güçlü yapılı ancak daha az çevik bir gövdeye ve daha güçlü ısırıklara uygun çenelere sahip olduğunu söyledi.

Çalışmada, "Bu takson, diğer Jehol terizinozorlarından belirgin şekilde daha büyük ve benzersiz bir özellik kombinasyonu sergiliyor" denerek, son derece küçük ve sık dişler, boyun omurlarının sırt omurlarından belirgin şekilde daha uzun olması ve pençelerde yukarı uzanan bir "dudak" benzeri yapıdan bahsedildi.

Araştırmacılara göre bu keşif "Jehol Biyotası'ndaki terizinozorların morfolojik evrimi ve ekolojik adaptasyonlarına dair yeni bilgiler" sağlıyor.

Bilim insanları, "Bu hipotezleri sınamak ve geliştirmek için daha fazla fosil keşfi ve ayrıntılı anatomik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu" belirtiyor.

Ayrıca bu gizemli dinozor grubunun kökenini ve çeşitliliğini daha iyi anlamak için "sürekli saha çalışmaları, yeni fosil keşifleri ve biyomekanik analizlerin" öneminin altını çiziyorlar.

Independent Türkçe


Eski ABD Başkanı'nın kölesinden çocuk yaptığı doğrulandı

Fotoğraf: Wikipedia
Fotoğraf: Wikipedia
TT

Eski ABD Başkanı'nın kölesinden çocuk yaptığı doğrulandı

Fotoğraf: Wikipedia
Fotoğraf: Wikipedia

Yeni bir DNA araştırması, Amerika'nın üçüncü başkanı Thomas Jefferson'ın köleleştirdiği bir kadından iki çocuğu olduğunu ortaya koyarak ülkenin en eski ve en tartışmalı meselelerinden birini çözüme kavuşturdu.

Jefferson, "Tüm insanların eşit yaratıldığını, Tanrı tarafından kendilerine devredilemez bazı haklar bahşedildiğini ve bunlar arasında yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışının yer aldığını" ifade eden Bağımsızlık Bildirgesi'nin başlıca yazarıydı.

Buna rağmen Monticello'daki malikanesinde ve diğer mülklerinde 600'den fazla insanı köleleştirmişti.

Jefferson'ın başkan seçilme sürecinde, hiç özgür bırakmadığı Sally Hemings'ten çocukları olduğuna dair söylentiler yayılmaya başlamıştı. ABD'nin kurucu babası bu iddiaya hiçbir zaman doğrudan yanıt vermedi. Ailesi ise iddiayı reddederek, bunun yerine Hemings'in çocuklarının babasının Jefferson'ın yeğenleri veya diğer aile üyeleri olabileceğini ima etti.

1801'den 1809'a kadar başkanlık yapan Jefferson, daha önce ABD'nin ilk Dışişleri Bakanı ve ikinci Başkan Yardımcısı olmuştu.

Tarihçiler ve biyografi yazarları, herhangi bir görgü tanığı ifadesinin bulunmamasını gerekçe göstererek Jefferson'ın Hemings'in çocuklarının babası olma ihtimalini reddediyordu. Ancak 1998'de yapılan çığır açıcı bir araştırma, Jefferson'ın yüksek ihtimalle Hemings'in 6 çocuğundan en az birinin biyolojik babası olduğu sonucuna varmıştı.

Araştırmanın vardığı sonuç hararetli tartışmalara yol açmıştı. Pek çok kişi çalışmada sunulan kanıtların, Eston Hemings'in babasının Jefferson'ın kardeşi Randolph gibi bir akrabası olma ihtimalini elemediğini savunmuştu.

Smithsonian'dan bilim insanları tartışmayı çözüme kavuşturmak amacıyla Jefferson'dan alınan küçük bir saç tutamı üzerinde son teknoloji DNA analizleri gerçekleştirdi ve bu örnekleri, eski başkanın soyundan gelen ve hayatta olan 13 kişinin yanı sıra Hemings'in çocukları Madison ve Eston'dan alınan genetik örneklerle karşılaştırdı.

Yaklaşık 15 yıl süren araştırmanın ardından bilim insanları, Jefferson'ın Madison ve Eston'ın babası olmama ihtimalinin "yüzde 0,001'den az" olduğunu tespit etti.

Araştırmacılar, PNAS adlı akademik dergide yayımlanması planlanan ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen çalışmada şunları ifade etti:

Müze koleksiyonunda bulunan, köksüz birden fazla saç örneğinden DNA elde etmek için yenilikçi bir teknik geliştirdik. Bu saçların kaynağı, mitokondriyal genomları ve birbirleriyle olan kimlik eşleşmeleri, saçların ve DNA'larının Thomas Jefferson'a ait olduğunu gösteriyor. Thomas Jefferson'ın DNA'sının elde edilmesiyle birlikte ortaya çıkan gen kanıtları, Sally Hemings'in çocuklarının babasının Thomas Jefferson olduğuna işaret eden güçlü tarihsel bulguları daha da pekiştiriyor.

Araştırmacılar Jefferson'ı, kardeşi Randolph ve Randolph'un oğullarını içeren babalık senaryolarına dair 20 bin simülasyon gerçekleştirdi.

Analizler Jefferson'ın, Madison'ın veya Eston'ın babası olmama ihtimalinin binde 1'den düşük olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, "Hem eşi Martha Wayles Jefferson'ın hem de Sally Hemings'in soyundan gelenlerde Thomas Jefferson'a ait genetik izlere dair açık kanıtlar bulduk" diye yazdı.

Bu bulgular, soyları ister Martha Wayles Jefferson'a ister Sally Hemings'e dayansın, atalarından ister kölelik ister özgürlük mirası kalmış olsun, 'kurucu baba' Thomas Jefferson'ın soyundan gelenlerin kendilerini aynı karmaşık Amerikan ailesinin parçası olarak görmelerine imkan tanıyabilir.

Independent Türkçe


İki Oscar ve 7 yıllık hazırlık yetmedi: Blade resmen rafa kalktı

Korku ve aksiyonu harmanlayan 1998 yapımı Bıçağın İki Yüzü'nün (Blade) başrolünde Wesley Snipes oynamıştı (New Line Cinema)
Korku ve aksiyonu harmanlayan 1998 yapımı Bıçağın İki Yüzü'nün (Blade) başrolünde Wesley Snipes oynamıştı (New Line Cinema)
TT

İki Oscar ve 7 yıllık hazırlık yetmedi: Blade resmen rafa kalktı

Korku ve aksiyonu harmanlayan 1998 yapımı Bıçağın İki Yüzü'nün (Blade) başrolünde Wesley Snipes oynamıştı (New Line Cinema)
Korku ve aksiyonu harmanlayan 1998 yapımı Bıçağın İki Yüzü'nün (Blade) başrolünde Wesley Snipes oynamıştı (New Line Cinema)

Marvel Stüdyoları Başkanı Kevin Feige, yaz aylarında Josh Horowitz'in Happy Sad Confused podcast'ine verdiği röportajda, iki Oscarlı Mahershala Ali'nin başrolünde yer alacağı Blade'in bir türlü çekilememesini kariyerinin "en büyük başarısızlığı" diye tanımlamıştı. Yıldız oyuncu Ali de Feige'in bu öz eleştirisine katıldığını açıkça dile getirdi.

GQ röportajında süreçle ilgili sessizliğini bozan Ali, 2019'daki Comic-Con panelinde duyurulan projenin yaklaşık 7 yıl sonra tamamen rafa kaldırıldığını söyledi. Filmin neden çekilemediğini kendisinin de anlamadığını belirtti.

"Bu sorunun muhatabı ben değilim, Kevin Feige" diyen aktör, sözlerini şöyle sürdürdü:

Sözleşme imzaladıkları iki Oscar sahibi bir oyuncuları ve kullanabilecekleri milyarlarca dolarlık kaynakları vardı. Filmin neden çekilmediğini bugün bile bilmiyorum. Tek bildiğim Kevin'ın bunu kariyerinin en büyük başarısızlığı olarak gördüğü, ki ben de kendisiyle yüzde yüz aynı fikirdeyim. Kesinlikle böyle hissetmeli.

"Sakatlanana kadar antrenman yaptım, ailemi Atlanta'ya taşıdım"

Rol için uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinden geçtiğini belirten Ali, peş peşe gelen ertelemeler nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. 

Yapım sürecindeki aksaklıkları anlatan ünlü oyuncu, "Bir yıl boyunca bu film için antrenman yaptım ve dizimi sakatlayacak kadar zorladım. Kılıç kullanma eğitimi aldım, dövüş sanatları çalıştım. Çekimler için ailemin düzenini bozup hep birlikte Atlanta'ya taşındık. Orada hazır bir şekilde bekliyorduk ama sürekli erteleyip durdular. Sonunda da grev süreci başladı" diyerek yaşadığı düş kırıklığını aktardı.

Ali, projenin iptal edilmesinin kendisine başka bir fırsat sunduğunu da belirtti. Blade'in ilk yönetmeni olarak açıklanan Bassam Tariq'la Your Mother Your Mother Your Mother adlı yeni filmde yeniden bir araya gelebildiklerini söyledi.

Ali, Blade için yaptıkları hazırlıklardan ve aralarında gelişen yaratıcı ortaklıktan yeni projelerinde yararlanabildiklerini vurguladı.

Senaryo ve yönetmen krizleri süreci kilitledi

Marvel, Blade'i ilk olarak Temmuz 2019'da duyurmuştu ancak proje kısa sürede tam anlamıyla bir kaosa sürüklendi.

Çekimlere iki ay kala yönetmen Bassam Tariq projeden ayrıldı. Ardından göreve gelen Yann Demange de 2024'ün ortasında yönetmenlik koltuğunu bıraktı. 

Bu süreçte senaryo en az 5 farklı yazarın elinden geçti.

Ali, yaşanan tüm bu çalkantılara rağmen role ilgisini her zaman koruduğunu belirtmiş, geçen yıl Jurassic World: Yeniden Doğuş'un (Jurassic World: Rebirth) galasında Variety'ye verdiği röportajda "Ben hazırım, onlara hazır olduğumu söyleyin" mesajını vermişti. 

Ancak sürekli ertelenen takvim ve stüdyonun kararsızlığı projenin sonunu getirdi.

"Kimse sizi kurtarmaya gelmeyecek"

Ayışığı (Moonlight) ve Yeşil Rehber'le (Green Book) iki kez Akademi Ödülü kazanmasına rağmen sektörde hâlâ kendini kanıtlamak zorunda kalmasından dert yanan Ali, True Detective'in üçüncü sezonunda bile başrolü alabilmek için mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Yine de herhangi bir kırgınlık taşımadığını belirten aktör, durumu şu sözlerle özetledi: 

İçimde bir öfke ya da hayal kırıklığı yok. Sadece şöyle bir gerçekle yüzleşmenin getirdiği bir rahatlama var: Kendi geminizi kendiniz inşa etmelisiniz. Sizi almaya bir helikopter gelmeyecek; gidip odun kesmeye başlamalısınız. İnsanlara kendimi sürekli hatırlatmak zorunda kalmaktan yoruldum. Bu durum bazen insanı tükenme noktasına getiriyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, GQ, Happy Sad Confused