İran, yeni ABD ve İsrail saldırılarına maruz kalması halinde savaşın coğrafi kapsamını Hint Okyanusu’na ve hatta daha ötesine genişletme tehdidinde bulundu. Bu açıklama, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğuyla savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü ve İsrailli yetkililerin Tahran’la yeni bir çatışma turuna hazırlıklı olduklarına ilişkin açıklamalar yaptığı bir dönemde geldi. Askeri ve siyasi gerilimin yanı sıra yeni ABD yaptırımları da İran’ın havacılık sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Uluslararası uçuşlar iptal edilirken İranlı havayolu şirketlerinin bölgedeki önemli destinasyonlara erişimi engelleniyor.
Tahran’dan Hint Okyanusu tehdidi
İran’daki gerilimin tırmandığı bir ortamda, Dini Lider Mücteba Hamaney’in danışmanı Yahya Rahim Safavi, perşembe günü yaptığı açıklamada ABD ve İsrail’in yeni saldırılarının çatışmanın kapsamını “Hint Okyanusu’na kadar” genişletebileceği uyarısında bulundu.
Safavi, Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı tarafından yayımlanan görüntülü mesajında, çatışma alanının halihazırda Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kadar uzandığını belirtti. Safavi, “Olası bir savaşa karşılık bu alanın Hint Okyanusu’na, hatta belki daha ötesine genişlemesi mümkün” dedi.
Hint Okyanusu’na yapılan atıf, İranlı yetkililerin ABD saldırılarının yeniden başlaması halinde savaşın kapsamının genişletilebileceğine ilişkin önceki tehditlerine kıyasla ilk kez daha geniş bir coğrafi bölgeye işaret ediyor. Bölge, İran kıyılarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıkta bulunan ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia nedeniyle stratejik önem taşıyor.
Bu açıklama, İran’ın küresel enerji ticaretinin en önemli deniz geçişlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmayı sürdürdüğü bir dönemde geldi. Savaşın başlamasından önce dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyordu.
Müzakereler ve İran’ın şartları
Tehditler, İranlı ve ABD’li yetkililerin bu hafta New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında savaşın sona erdirilmesi için bir çıkış yolu bulmaya yönelik görüşmeler gerçekleştirdiği sırada geldi.

Tahran, ekonomisine yönelik yaptırımların kaldırılması ve yurt dışında dondurulan varlıklarının koşulsuz olarak serbest bırakılması da dahil olmak üzere yedi şart sundu. Ancak taraflardan gelen açıklamalar, aralarındaki görüş ayrılığının derinleşmeye devam ettiğine işaret ediyor. İsrail’de bir yetkili, İsrail medyasına yaptığı açıklamada İran’a yönelik yeni bir saldırı turunun başlamasının “an meselesi” olduğunu söyledi.
İsrail: Saldırıları yeniden başlatmaya hazırız
İsrailli yetkili, ülkesinin değerlendirmelerine göre İran’ın Natanş nükleer tesisi yakınındaki Cebel el-Feş bölgesinde nükleer programını taşıma ve güçlendirme girişimlerini yoğunlaştırdığını öne sürdü.
Yetkili, İsrail’in İran’la savaşın ve diğer cephelerde çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı “savunma ve saldırı açısından hazır” olduğunu belirtti. Tahran’ın İsrail’in “kırmızı çizgiler” olarak tanımladığı sınırları aşması halinde, ABD’nin katılımıyla veya tek başına İran’ın nükleer tesislerine ve bunlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer hedeflere yönelik operasyonların yeniden düzenleneceğini söyledi.
İsrailli yetkili ayrıca Washington’la “güçlü ve sürekli koordinasyonun” devam ettiğini belirterek ekonomik baskıların ve İran yönetimi içindeki anlaşmazlıkların Tahran’ı bölgede, İsrail’e karşı da olmak üzere, askeri karşılıklar vermeye itebileceğini savundu.
Yetkili, İsrail’in değerlendirmesine göre Washington ile Tahran arasında devam eden temas ve arabuluculuk girişimlerine rağmen gerçek anlamda bir anlaşmaya varılması için fırsat görmediğini de söyledi.
ABD yaptırımları İran havacılığını vuruyor
Siyasi ve askeri gerilimin tırmanmasına paralel olarak yeni ABD yaptırımları İran havacılık sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. İranlı havayolu şirketleri, ABD yaptırımlarının yürürlüğe girmesinin ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne uçuşlarını iptal etti.
İran devletine bağlı İSNA Haber Ajansı, İranlı havayolu şirketlerinin BAE’ye düzenlediği tüm uçuşların çarşamba gece yarısından itibaren iptal edildiğini bildirdi. Bir yolcu da AFP’ye yaptığı açıklamada, Iran Airtour’un Tahran’dan Dubai’ye yapacağı uçuşun kalkış saatinden kısa süre önce iptal edildiğini söyledi.
Dubai, İranlı havayolu şirketlerinin bölgedeki başlıca destinasyonlarından biri olmasının yanı sıra Avrupa, Asya ve Afrika’ya seyahat eden İranlı yolcular için önemli bir aktarma noktası konumunda. Kent aynı zamanda İran’dan gelen iş insanları için de önemli bir merkez.
ABD, eylül ayının başında İran havacılık sektörüne yaptırım uygulamaya başlamış ve yabancı şirketleri sektöre hizmet veya yardım sağlamamaları konusunda uyarmıştı. Washington, aralarında İran uçaklarına yakıt ikmalinin durdurulmasının da bulunduğu yaptırımlara uymaları için şirketlere 23 Eylül’e kadar süre tanımıştı.
Yaptırımlara uymayan yabancı şirketler, kara listeye alınma ve işlemlerinin dolar merkezli finansal sistemden kesilmesi riskiyle karşı karşıya.
Yaptırımların yürürlüğe girmesiyle İran’ın başlıca havayolu şirketleri, komşu ülkelerin İran’dan gelen uçuşlara hava sahalarını kapatmasının ardından çok sayıda uluslararası seferini iptal etmek zorunda kaldı. Türkmenistan da perşembe günü bu ülkelere katıldı.
İran Sivil Havacılık Örgütü Sözcüsü Mecid Ahavan, Türkmenistan’ın İran uçaklarının hava sahasından geçmesine izin vermemesinin, Tahran’dan Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’ye gitmekte olan bir uçağın İmam Humeyni Havalimanı’na geri dönmesine yol açtığını söyledi.
Kısıtlamalara rağmen bazı küçük İranlı havayolu şirketleri, özellikle Çin ve Ermenistan’a olmak üzere uluslararası uçuşlarını sürdürüyor. İran’da 27 havayolu şirketi bulunuyor ancak bunların çoğu iç hat seferlerine odaklanıyor. Normal koşullarda uluslararası uçuşların büyük bölümünü Iran Air ve Mahan Air gerçekleştiriyor. Bu uçuşların başlıca güzergâhlarını komşu ülkelerin yanı sıra Rusya ve Çin oluşturuyor.








