Beyaz Saray: CNN'in Trump’a başkanlık uçağında eşlik etmesi engellendi

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağı “Air Force One”da basın mensuplarına konuşurken (AFP – Arşiv)
ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağı “Air Force One”da basın mensuplarına konuşurken (AFP – Arşiv)
TT

Beyaz Saray: CNN'in Trump’a başkanlık uçağında eşlik etmesi engellendi

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağı “Air Force One”da basın mensuplarına konuşurken (AFP – Arşiv)
ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağı “Air Force One”da basın mensuplarına konuşurken (AFP – Arşiv)

Beyaz Saray, bugün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’a başkanlık uçağında eşlik edecek basın mensupları arasında CNN’in yer almayacağını bildirdi. Bu karar, medya kuruluşlarına yönelik son kısıtlama olarak değerlendirildi.

Beyaz Saray perşembe günü yaptığı açıklamada, federal yargıç Tim Kelly’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın “MS NOW”, “CNN” ve “Politico” adlı medya kuruluşlarına yönelik yasağının “muhtemelen anayasaya aykırı” olduğuna hükmetmesinin ve gazetecilerin derhal yeniden içeri alınması yönünde karar vermesinin ardından, bu kuruluşların gazetecilerinin Beyaz Saray’a yeniden girişine izin verdiğini duyurmuştu.

Gazetecilerin yeniden içeri alınmasına günün ortasında izin verilirken, bundan önce saatler boyunca Beyaz Saray’a gazetecilerin girişinin engellenmesi nedeniyle kaos yaşandı.



Birleşmiş Milletler, yerleşimlerle bağlantılı “hukuka aykırı” şirketler listesini genişletti

İşgal altındaki Batı Şeria’da bir İsrail yerleşimi (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’da bir İsrail yerleşimi (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler, yerleşimlerle bağlantılı “hukuka aykırı” şirketler listesini genişletti

İşgal altındaki Batı Şeria’da bir İsrail yerleşimi (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’da bir İsrail yerleşimi (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, dün yaptığı açıklamada, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren ve Birleşmiş Milletler tarafından yasa dışı kabul edilen şirketler listesine 61 yeni şirket ekledi.

Oldukça hassas olan veri tabanındaki şirketler, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini genişletmesi nedeniyle boykot veya yatırımların geri çekilmesi kampanyalarının hedefi olabiliyor. Batı Şeria’da 3 milyondan fazla Filistinli yaşıyor.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre ilk kez 2020’de yayımlanan veri tabanındaki şirketlerin sayısı, çoğunluğu İsrailli olmak üzere Fransa, Almanya, Çin ve ABD’nin de aralarında bulunduğu 10 ülkeden şirketlerle birlikte 214’e yükseldi.

Listeye yeni eklenen şirketler arasında Çin merkezli Syngenta grubunun bünyesinde bulunan İsrailli tarım ilaçları üreticisi Adama, İsrail merkezli gayrimenkul yatırım şirketi Alony-Hetz ve İspanyol Salvat Logistica yer alıyor.

Şirketler, Birleşmiş Milletler’in veri tabanına dahil edilme kararına ilişkin yorum taleplerine henüz cevap vermedi.

Taciz

Bu şirketler, daha önce listeye alınan Expedia adlı seyahat acentesi ve konut kiralama platformu Airbnb gibi şirketlere katıldı.

İsrail, Batı Şeria’nın işgal altında değil, ihtilaflı bir bölge olduğunu savunuyor. İsrail daha önce de söz konusu listenin yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren şirketlerin itibarını haksız biçimde zedelediğini belirtmişti.

İsrail’in diplomatik misyonu dün yaptığı açıklamada, “Bu, ciddi biçimde işlevsiz bir kurum tarafından oluşturulmuş ve İsrail karşıtı otomatik çoğunluğa sahip çarpık bir mekanizmadır” ifadelerini kullandı. Misyon, veri tabanının İsrail’i “taciz etmek” amacıyla oluşturulduğunu öne sürdü.

Yerleşim bölgelerinin genişlemesiyle birlikte Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırıları da artarken, İngiltere, Fransa ve Kanada bu ay yerleşimlerden yapılan ithalata yasak getirdi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, şirketleri enerji, gıda, konaklama, ulaşım ve tarım gibi çeşitli sektörlerdeki faaliyetleri temelinde, kendisine sunulan gizli bilgiler doğrultusunda değerlendirdi.

Yaklaşık 60 şirket daha incelendi ancak Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını ihlal eden faaliyetlere dahil olma konusunda Birleşmiş Milletler’in belirlediği kriterleri karşılamadıkları için listeye alınmadı.

İnşaat faaliyetleri hızlandı

Birleşmiş Milletler’in internet sitesinde verilen örneklere göre, şirketlerin listeye alınmasına yol açan faaliyetler arasında Filistinlilere ait binaların yıkılmasında kullanılan ekipmanların tedarik edilmesi, yerleşimlere gözetim hizmetleri sağlanması ve yerleşimlerin varlığını sürdürmesine yardımcı olan ulaşım gibi hizmetlerin sunulması bulunuyor.

İngiltere’de kayıtlı çevrim içi seyahat şirketi Oubido ile İspanya merkezli çevrim içi seyahat acentesi eDreams gibi bazı şirketler ise yeniden değerlendirme taleplerinin ardından ilk listeden çıkarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile (Arşiv- AP)
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile (Arşiv- AP)

Birleşmiş Milletler, bu şirketlerin daha önce listeye alınmalarına gerekçe oluşturan faaliyetlere artık dahil olmadıklarına inanmak için makul nedenler bulunduğu sonucuna vardı.

eDreams geçen yıl yaptığı açıklamada, yerleşimlerden çekildiğini ve yasa dışı İsrail yerleşimlerindeki konaklama ilanlarını yayımlamayı sürdüreceğini belirtmişti. Şirket, söz konusu ilanların bazılarının mülk sahipleri tarafından yüklenmesinin ardından internet sitesinde otomatik olarak göründüğünü ifade etti.

Filistinliler, Batı Şeria’nın gelecekte kurulmasını istedikleri bağımsız devletin bir parçası olmasını istiyor.

Ancak Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki milliyetçi eğilimli İsrail hükümeti, büyük ölçüde yerleşimcilere destek verirken, Filistinli Hamas’ın Ekim 2023’te İsrail’e yönelik saldırısının ardından ve Gazze Şeridi’nde başlayan savaşla birlikte yerleşim inşaatları hız kazandı.

Seyahat şirketi Expedia ise daha önce yaptığı açıklamada, “ihtilaflı bölgeler” olarak nitelendirdiği yerlerdeki ilanların açık şekilde tanımlandığını, uluslararası yasalara ve yaptırımlara uygun olduğunu ve Birleşmiş Milletler standartları doğrultusunda güçlendirilmiş durum tespiti prosedürlerine tabi tutulduğunu belirtmişti.


İran hava sahası yasağı, Hürmüz’ün yeniden açılması için baskıyı artırıyor

17 Mayıs’ta Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası’nda bulunan Khasab kıyı kenti açıklarında Hürmüz Boğazı’nda demirleyen gemiler (AFP)
17 Mayıs’ta Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası’nda bulunan Khasab kıyı kenti açıklarında Hürmüz Boğazı’nda demirleyen gemiler (AFP)
TT

İran hava sahası yasağı, Hürmüz’ün yeniden açılması için baskıyı artırıyor

17 Mayıs’ta Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası’nda bulunan Khasab kıyı kenti açıklarında Hürmüz Boğazı’nda demirleyen gemiler (AFP)
17 Mayıs’ta Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası’nda bulunan Khasab kıyı kenti açıklarında Hürmüz Boğazı’nda demirleyen gemiler (AFP)

İran’a yönelik hava sahası yasağının dün Irak’taki havalimanlarında da uygulanmaya başlaması, Tahran üzerinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda müzakere çabalarını yoğunlaştırması yönündeki baskıyı artırdı.

Irak’tan yapılan açıklamalara göre, İran açısından kritik öneme sahip bazı havalimanları, Washington’un iki gün önce dünya genelindeki bütün İran hava trafiğine yönelik açıkladığı yasak kapsamında Tahran ve diğer kentlere düzenlenen günlük seferleri durdurdu. Irak’taki bazı havalimanlarının yasağa uyması, İran havacılık sektörünü mali ve operasyonel açıdan ağır bir darbe ile karşı karşıya bıraktı.

İranlı havayolu şirketi Mahan Air, uçuşlarına izin verilmeyeceğinin bildirilmesinin ardından Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki Erbil ve Süleymaniye’de bulunan Celal Talabani Havalimanı’na planlanan seferlerini iptal ettiğini açıkladı. Irak Haber Ajansı da Necef Havalimanı’nın İran’a yönelik ve İran’dan gerçekleştirilen tüm uçuşları askıya aldığını bildirdi.

Lider Ali Hamaney’in danışmanı Muhammed Muteber ise Tahran’ın uçuş gerçekleştirmesinin ve havalimanı hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesi halinde, bölgedeki hiçbir ülkenin de bu hizmetlerden yararlanamayacağını söyledi.

İran hava trafiğine yönelik yasağın uygulanması, Tahran’ın Washington’a yedi günlük bir plan sunduğunu açıklamasıyla eş zamanlı olarak gereçekleşti. Plana göre Hürmüz Boğazı yeniden açılacak ve iki ülke arasında yedi aydır devam eden savaşı sona erdirecek nihai bir anlaşmaya ulaşmak amacıyla müzakereler yeniden başlatılacak.

Şarku’l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “İran’ın arabulucular vasıtasıyla ABD’ye sunduğu teklif, Washington’un müzakerelerin yeniden başlatılması ve boğazın yeniden açılması için yedi gün içinde belirli şartları yerine getirmesini öngörüyor” dedi.


Netanyahu'nun BM konuşması: İsrail'in itibarı ciddi zarar gördü

Netanyahu'nun konuşması sırasında protesto gösterileri düzenlendi (Reuters)
Netanyahu'nun konuşması sırasında protesto gösterileri düzenlendi (Reuters)
TT

Netanyahu'nun BM konuşması: İsrail'in itibarı ciddi zarar gördü

Netanyahu'nun konuşması sırasında protesto gösterileri düzenlendi (Reuters)
Netanyahu'nun konuşması sırasında protesto gösterileri düzenlendi (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında salonun boşalması gündem oldu.

Netanyahu'nun konuşması sırasında farklı ülkelerden onlarca temsilci salondan ayrıldı. Bazı delegeler yuhalayarak lidere tepki gösterirken, Netanyahu'nun beraberindeki heyet ayağa kalkarak siyasetçiyi alkışladı.

İsrail lideri ise "Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi bunu yapsınlar" dedi.

Netanyahu'nun konuşması, 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerine az süre kalmışken ülkedeki siyasi tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi.

İsrail gazetesi Haaretz, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının uluslararası kamuoyuna hitap etmekten çok İsrail'deki seçmenlere yönelik olduğuna dikkat çekiyor.

Ayrıca Netanyahu'nun, konuşmasında dünya genelindeki Yahudilerin karşı karşıya olduğu tehlikelerden bahsetmesine rağmen ikinci yıl üst üste ABD'deki Yahudi liderlerle görüşmediğine işaret ediliyor.

Netanyahu'nun Türkiye, Suriye, Katar, Birleşik Krallık ve Fransa yönetimlerini sert şekilde eleştirdiği konuşmasının diplomatik ilişkileri onarmaktan ziyade İsrail'deki seçmenlere siyasi mesaj verme kaygısı taşıdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 71 yaşındaki liderin BM Genel Kurul kürsüsünü “seçim kampanyası sahnesine" dönüştürdüğü yazılıyor.

Netanyahu konuşmasında, "Yahudi karşıtı yalanları geniş çapta yayan bir diğer ülke de Türkiye. Erdoğan da bir tiran. Kendisi aynı zamanda Hamas'ın terör elebaşlarına da ev sahipliği yapıyor" iddialarını ortaya attı.

Ankara ise açıklamaya sert tepki gösterdi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu için "hadsiz ve alçak" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de açıklamaları en güçlü şekilde kınadıklarını söyledi.

Ben Samuels'ın analizinde Netanyahu'nun İsrail'in uluslararası itibarına ciddi zarar verdiği ve bunu yeniden tesis etmenin liderin öncelikleri arasında görünmediği yorumu yapılıyor.

Times of Israel'deki analizdeyse Netanyahu'nun Gazze savaşındaki tutumunu güçlü biçimde savunduğu ileri sürülürken, liderin 7 Ekim 2023'te çatışmaları başlatan Hamas saldırılarındaki sorumluluğunu gündeme getirmediği yazılıyor.

David Horovitz imzalı yazıda, Netanyahu'nun İsrail'deki toplumsal bölünmelerden de bahsetmediği belirtiliyor. Ayrıca liderin radikal sağcı Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik uyguladığı şiddeti önemsizleştirmeye çalıştığı vurgulanıyor.

Wall Street Journal da Netanyahu'nun bu hafta Trump'la görüşmek için randevu almaya çalıştığını ancak çabalarının sonuçsuz kaldığını yazıyor.

ABD'li ve İsrailli yetkililer, Trump'ın takviminin yoğunluğu nedeniyle görüşmenin yapılamadığını söylüyor.

Netanyahu'nun hem ülkesinde zorlu bir seçim sürecine girdiği hem de uluslararası arenada giderek daha fazla yalnızlaştığı ifade ediliyor.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Wall Street Journal