Halil Musa
Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın önümüzdeki günlerde Mısır’da ‘kapsamlı bir ulusal diyalog’ gerçekleştirilmesi yönündeki çağrısı, 28 Kasım’da yapılması planlanan genel seçimlerin ertelenmesine yönelik seslerin yükseldiği bir dönemde geldi.
Gözlemciler bu çağrıyı, seçimlerin iptal edildiği 2021 yılının aksine, ertelenmesi konusunda bir uzlaşı platformu olarak değerlendiriyor. Nitekim 2021’de seçimlerin düzenlenmesi kararı Hamas ile varılan tam bir uzlaşıyla alınmış olmasına rağmen Abbas, erteleme adımını ulusal bir mutabakat olmaksızın tek taraflı olarak atmıştı.
Erteleme konusunda genel mutabakat
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre üst düzey bir Filistinli yetkili; Fetih, Hamas ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin (FHKC) her birinin farklı gerekçelerle seçimlerin ertelenmesini istediğini, Washington ve Tel Aviv’in de erteleme taraftarı olduğunu belirtti. Yetkili, “Filistinli grupların ulusal diyalog toplantılarında seçimlerin zamanında yapılması konusunda uzlaşması halinde seçimler gerçekleştirilecek; ancak bu grupların erteleme üzerinde mutabık kalmaları durumunda ise seçimler ertelenecek” değerlendirmesinde bulundu.
Mahmut Abbas’ın önümüzdeki günlerde Mısır’da yapılması planlanan ulusal diyalog toplantılarına katılması bekleniyor. Bu hamle, Temmuz 2023’te Mısır’ın el-Alemeyn kentinde gerçekleşen görüşmelerden bu yana bu ölçekte atılan ilk adım olma özelliğini taşıyor.
Seçimler önemli
Fetih Hareketi Merkez Komitesi, diyalog sürecini başlatmak üzere bir heyet oluşturdu. Komite, ‘meşruiyetlerin yenilenmesi ve Filistin siyasi sisteminin birliğinin güçlendirilmesi için bir çıkış noktası olarak seçimlerin gerçekleştirilmesinin’ önemini vurguladı. Ancak Komite, ‘seçimlerin Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi de dahil olmak üzere tüm Filistin topraklarında düzenlenmesi için gerekli koşulların hazırlanması ve Merkez Seçim Kurulu’nun görevlerini özgürce yerine getirmesine imkân tanınması’ gerektiğinin altını çizdi. Seçimlerin ertelenebileceğine işaret eden Komite, ‘işgal yönetiminin halkımızın seçimlere katılımının önüne koyduğu engellerin kaldırılması’ çağrısında bulundu.
Fetih yöneticilerinden Cibril er-Racub ise genel seçimlerin ertelenmesini ve ulusal uzlaşının sağlanmasının ardından gerçekleştirilmesini; sürecin de genel seçimlerle değil, devlet başkanlığı seçimleriyle başlatılmasını talep etti. Filistinli siyasetçi Avni el-Meşni ise seçimlerin ertelenmesi konusunun ‘Kahire’deki ulusal diyalog çağrısının temelini oluşturduğunu, bunun nedeninin de herkesin bu karar üzerinde uzlaşması ve hiçbir gruba bu sorumluluğun yüklenmemesi arzusu olduğunu’ belirtti.
Merkez Seçim Kurulu’nun tutumu
El-Meşni, “Seçimlerden beklenen, sonuçların seçim tarihlerini belirleyen tarafın şartlarıyla örtüşmesidir; zira bu taraf yalnızca kendisinin kazanacağı bir seçim istemektedir” değerlendirmesinde bulundu. El-Meşni sözlerini şöyle sürdürdü: “Erteleme için bir bahane arıyorlar. Bu görevi Merkez Seçim Kurulu’na yıkmaya çalıştılar, ancak Kurulun bu görevi reddetmesi ve seçimleri düzenlemeye hazır olduğunu teyit etmesi nedeniyle başarısız oldular.”
Filistin Merkez Seçim Kurulu’nun aktardığına göre, Gazze Şeridi’nde seçimlerin düzenlenmesi için iki plan hazırlandı. İlk plan, İsrail’in seçim materyali ve ekipmanının oy verme tarihinden bir hafta önce bölgeye girişine izin vermesine dayanıyor. Merkez Seçim Kurulu Sözcüsü Ferit Taamallah’a göre alternatif plan ise ‘seçim ekipmanları ile oy sandıklarının doğrudan Gazze Şeridi’nde imal edilmesini’ öngörüyor.
Kudüs kentindeki seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Taamallah, Seçim Kurulu’nun planının -1996, 2005 ve 2006 yıllarında olduğu gibi- kentin varoşlarındaki oy verme merkezlerine dayandığını, yani kentteki Filistinlilerin oylarını bu varoşlarda kullanacağını açıkladı. Taamallah, bu durumun İsrail’in kentte oy kullanma hakkına sahip 140 bin kişiden sadece 6 bininin kentteki posta merkezlerinde oy kullanmasına izin vermesiyle eş zamanlı yürüyeceğini belirtti. İsrail’in Kudüs’te seçim yapılmasına izin vermemesi meselesine de değinen Taamallah, bu sorunun ‘teknik olarak aşılabileceğini, ancak meselenin teknik olmaktan ziyade siyasi olduğunu’ vurguladı.
El-Meşni’ye göre, Filistin’in iki büyük siyasi hareketinin seçimleri erteleme yönündeki arzusu nedeniyle mevcut eğilim, ‘Fetih Hareketi’ne seçimleri ertelemesi için bir çıkış yolu sağlayan FHKC’nin erteleme girişimini kabul etme yönünde’ ağırlık kazanıyor.
Söz konusu girişim; genel seçimlerin ertelenmesini, ‘mevcut engeller ve karmaşık koşullar nedeniyle’ Ulusal Konsey’in yeniden oluşturulmasını ve uzlaşıya dayalı bir geçiş dönemine geçilmesi çağrısını içeriyor.
FHKC, “Halkımızın acil ihtiyaçlarının karşılanmasına, direnişinin desteklenmesine; çatışma ve çekişmelerden uzak, özgür ve kapsamlı seçimlerin düzenlenebilmesi için siyasi, hukuki ve toplumsal zeminin hazırlanmasına öncelik verilmesi” çağrısında bulundu.
Girişime göre geçiş dönemi, ‘seçimler için gerekli bir çıkış noktası oluşturacak ve sürecin yeni bir bölünme ile iç çatışma alanına dönüşmesini engelleyecek.’ Metin, “Halkımızın tüm kesimleri ile siyasi ve toplumsal unsurlarının kapsamlı bir temsilini yansıtacak şekilde geçiş dönemi için yeni bir Ulusal Konsey oluşturulmasını” ve belirlenecek geçiş süreci boyunca görev yapacak birleşik bir ulusal uzlaşı hükümetinin kurulmasını öngörüyor.
Girişim, seçimler konusunda ise ‘ulusal meşruiyetin yenilenmesi için bir gereklilik olarak’ kapsamlı seçim ilkesinin benimsenmesini ve katılım için hiçbir ön koşul olmaksızın seçimlerin eş zamanlı olarak düzenlenmesi hususunda uzlaşıya varılmasını talep ediyor.
Erteleme talepleri
Siyasi araştırmacı Cihad Harb, ulusal diyalog çağrısının ‘Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın seçimlerin ertelenmesi konusunda Filistinli grupların onayını alma arzusundan’ kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu. Harb, “Birlik kurulması ve siyasi program gibi geniş kapsamlı konularda bir ulusal diyalogdan söz ettiğimizde, bu durum Filistin’in iç düzenlemelerine ilişkin bir geçiş sürecini gerektirir” dedi. Filistinli grupların seçimlere hazır olduklarını beyan etmelerine rağmen erteleme temennisinde bulunduklarını belirten Harb, “Fetih Hareketi iç hatlarda sürece hazır olmadığı için erteleme istiyor. Seçim kurulunca listelerin oluşturulması kararı ve hareketin 8. Kongresi’nden çıkan sonuçların bünyesinde yarattığı karmaşa nedeniyle henüz listesini bile netleştirmiş değil” ifadelerini kullandı.
Hamas hareketine ilişkin değerlendirmesinde ise Harb, örgütün ‘önümüzdeki aylarda uluslararası alanda kabul görüp göremeyeceğini bekleyip gördüğüne, bir başka deyişle aldığı ağır darbelerin ardından Gazze Şeridi’ndeki varlığını bugünkünden daha geniş ve etkin şekilde pekiştirme üzerine bahis oynadığına’ dikkat çekti.
Filistin Devlet Başkanı, genel seçimler için adaylık başvuru süresini 12 günden 18 güne çıkarma kararı almıştı. Böylece adaylık için yasal süre 26 Eylül’den 13 Ekim’e kadar uzatılmış oldu. Abbas’a göre sürenin uzatılması, ‘ulaşım zorlukları, coğrafi engeller ve seçim sürecini çevreleyen olağanüstü koşullar altında adaylara ve listelere daha fazla esneklik sağlamayı’ hedefliyor.
Başvuruların geçen cumartesi günü başlamasının ardından Batı Şeria’nın el-Bire kentinde ve Gazze Şeridi’ndeki Deyr el-Balah’ta yer alan Merkez Seçim Kurulu’na yedi aday listesi sunuldu.


