Irak Kürdistanı’nın yemyeşil dağlarında, Ortadoğu’da yaşanan savaş, İran-Irak Savaşı’nı küçük yaşta deneyimleyenler için acı dolu anıları yeniden canlandırdı. Bölge halkı bugün yeni ve geniş çaplı bir şiddet sarmalına sürüklenmekten endişe ediyor.
On yıllar önce sınır kenti Penjwen, ön cephede yer alan bir savaş alanıydı. Son savaşta ise aylar boyunca, 28 Şubat’tan bu yana kentin semalarında insansız hava araçları (İHA) ve füzeler görüldü.
57 yaşındaki işçi Umid Hasan, “Gökyüzünde uçan herhangi bir uçağın ya da kentimizin üzerinden geçen herhangi bir füzenin sesi, şehrimizin Irak ile İran arasındaki savaşın ön cephesi hâline geldiği günleri yeniden hatırlatıyor” dedi. Hasan, “Her bomba sesi veya gökyüzündeki her uçak, o günleri zihnimde yeniden canlandırıyor; endişe ve hüzün üzerimize çöküyor” ifadelerini kullandı.
22 Eylül 1980’de Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak, komşu İran’a saldırdı. Sekiz yıl süren yıkıcı savaşta yüz binlerce kişi hayatını kaybetti ve ülke uzun bir istikrarsızlık dönemine sürüklendi.
Aynı yaştaki Ahmed Ferec, kentin pazarlarından birinde çayını yudumlarken o günleri, özellikle de 6 Haziran 1981’i hatırlıyor. O gün “İran kenti ağır bombardımana tuttu ve onlarca sivil hayatını kaybetti.” Ferec, “O gün Penjwen’de nüfusun yalnızca yüzde 10’u kaldı; diğerleri kenti terk etti” dedi.
Ferec, “1983 yılında İran kara saldırısı düzenleyerek bu sınırdaki dağlık bölgenin büyük bölümünü ele geçirdi. Bunun üzerine Irak hükümeti, İran güçlerinin burada mevzilenmesini engellemek amacıyla kenti tamamen yıktı” diye konuştu.
Enfal Operasyonu
1987-1988 yılları arasında Saddam Hüseyin yönetimi, tahminlere göre 180 bin Kürdün hayatını kaybettiği Enfal Operasyonu’nu gerçekleştirdi.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin eski Milletvekili Abdurrahman Ali Rıza, Irak güçlerinin Penjwen’de ailesinin evini ateşe verdiğinde 10 yaşındaydı. Bugün 53 yaşında olan Rıza, “Ev gözlerimizin önünde yakıldı... Bu görüntü hafızamdan hiç silinmedi” dedi.
Rıza, “Bütün evler, okullar, kamu kurumları ve kutsal dini mekânlar yıkıldı ve yerle bir edildi. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen bugün hâlâ 1.000’den fazla yıkılmış evin kalıntıları olduğu gibi duruyor; yeniden inşa edilmediler” ifadelerini kullandı.
Rıza’ya göre sınır bölgelerinde yaşayanları savaşlarda benzer bir kader takip ediyor. Bu nedenle “halkın her türlü felakete karşı hazırlıklı olması gerekiyor.”
Son aylarda Irak Kürdistanı da İran ve Tahran’la ittifak hâlindeki Iraklı silahlı grupların çeşitli saldırılarına maruz kaldı. Bölgede ABD güçlerinin yanı sıra uzun yıllardır burada bulunan ve Tahran’a muhalif İranlı Kürt gruplar da bulunuyor.
Bu bizim savaşımız değil
İran’a karşı savaşın başlamasının ilk döneminde ABD Başkanı Donald Trump, bu grupların İran’a saldırı düzenlemesini desteklediğini açıkladı, ancak daha sonra bu açıklamalarından geri adım attı.
Öte yandan Tahran tarafından “terörist” olarak nitelendirilen bu gruplar, İran’da halk ayaklanması olmadığı sürece askeri müdahalede bulunmayacaklarını açıkladı.
Irak Kürdistanı’nda barınan gruplar arasında İran Kürdistanı Demokratik Topluluğu olarak da bilinen Komala da bulunuyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre 1969 yılında Tahran ve Kürt kentlerindeki öğrenciler ve aydınlar tarafından kurulan sol görüşlü örgüt, son aylarda İran’ın İHA ve füze saldırılarına maruz kaldı.
Komala yönetiminden İdris Kelah Dozi, Tahran’ın “bir ayaklanmanın başlamasından endişe ettiğini” ve bu nedenle son aylarda İran Kürdistanı’na, Irak sınırı boyunca uzanan bölgeler de dahil olmak üzere asker gönderdiğini söyledi.
Dozi, bu ilave askeri konuşlanmanın “halkın yaşamı üzerinde büyük bir yük ve baskı hâline geldiğini” belirtti. Kürtlerin “çalışabilecekleri fabrika ve sanayi tesislerinden yoksun olduğunu ve geçimlerini sınır bölgelerinde büyük ölçüde tarıma dayandırdığını” ifade etti.
Penjwen kentindeki bir kafede 56 yaşındaki devlet memuru Hadi Abdullah, geleneksel Kürt kıyafetleri içinde çatışmanın yol açtığı ekonomik sonuçlardan yakındı. Çatışmanın bölgede hâlihazırda istikrarsızlığa ve fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Abdullah, “Bu bizim savaşımız değil ve bu savaşın içine sürüklenmemeliyiz” dedi.


