ABD, Irak’la ekonomik ortaklığın ilerlediğini teyit ederken, Başbakan Ali ez-Zeydi, Şii Koordinasyon Çerçevesi güçlerini silahların devletin kontrolüne alınmasına ilişkin belirlenen takvimlere uymamanın doğuracağı sonuçlar konusunda uyardı.
Ez-Zeydi, cumartesiyi pazara bağlayan gece Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıda, ‘hükümet kabinesinin tamamlanması ile silahların devletin kontrolüne alınması ve düzenlenmesi dosyası da dahil olmak üzere tüm dosyaların sonuçlandırılması ve böylece devletin karar alma mekanizmasının egemenliği ile ülke ve bölgedeki güvenliğin istikrarının güçlendirilmesi’ gerektiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bilgi sahibi bir kaynak, ez-Zeydi’nin ayrıca gruplarla müzakerelerden sorumlu dört taraflı komitenin çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirttiğini ve üzerinde mutabık kalınan takvim doğrultusunda silahların Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) teşkilatına teslim edilmesi konusunda nihai bir anlaşmaya varılmasını istediğini söyledi. Kaynak, ez-Zeydi’nin son Washington ziyareti sırasında ABD yönetimiyle görüştüğü başlıca konuları ve bu sürecin gerçekleştirilememesi halinde ülkenin karşı karşıya kalacağı ekonomik, siyasi ve güvenlik sonuçlarını da ele aldığını aktardı.
Rubio...
Bu uyarı, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Egemenlik Günü dolayısıyla ez-Zeydi’ye gönderdiği tebrik mesajında yaptığı açıklamalarla eş zamanlı geldi. Rubio, mesajında başbakanın geçen temmuz ayında Washington’a gerçekleştirdiği ziyarete ve Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine değinerek, ziyaretin ‘iki ülke arasındaki dostluğun gücünü ve güçlü ve müreffeh bir gelecek inşa etme yönündeki ortak kararlılığı yansıttığını’ belirtti.
Rubio, “Bu ziyaret sırasında açıklanan ekonomik ortaklıklar, Amerikan ve Iraklı şirketler arasındaki ticaret ve yatırım iş birliğinin geniş potansiyelini ortaya koyuyor” ifadesini kullandı. Rubio ayrıca, Irak’ın egemenliğini güçlendirmek ve Ortadoğu’da güvenlik ile istikrarın tesisine katkıda bulunmak için sürdürdüğü çabaları memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bilgi sahibi bir kaynağa göre ABD, ez-Zeydi’nin silah sahibi gruplarla ve siyasi güçlerle ilişkilerinde karşılaştığı zorlukları anladı. Kaynak, siyasi güçlerin bazılarının, hatta Koordinasyon Çerçevesi içerisinde yer alan bazı aktörlerin dahi ez-Zeydi’nin sunduğu formül doğrultusunda bu seçeneğe sıcak bakmadığını belirtti.
Kaynak, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin silahların teslimi için görece uzun süreler öngörme yönündeki tutum değişikliğinin, ez-Zeydi ile Trump arasında Irak heyetinin diğer üyelerinin katılmadığı baş başa görüşmenin ardından gerçekleştiğini söyledi. Kaynak ayrıca Trump’ın, ez-Zeydi’nin İran uçaklarına Necef Havalimanı’na iniş izni verilmesine yönelik muafiyet talebine olumlu yanıt verdiğini belirtti.
Ez-Zeydi... Silah elimde
Ez-Zeydi’nin Egemenlik Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Irak’ın ‘kendi kararlarını alan, topraklarını ve hava sahasını koruyan, silahların ise silahlı kuvvetler başkomutanının kontrolünde olduğu’ bir devlet olduğunu vurguladığı belirtildi. Ez-Zeydi, Uluslararası Koalisyon’un askeri görevinin sona ermesiyle Irak devletinin egemenliğini 30 Eylül 2026’da tamamladığını ifade etti. Siyasi istikrarsızlığın ülkeyi birçok kalkınma fırsatından mahrum bıraktığını ve kendi ifadesiyle ‘sıfırdan başlama’ noktasına tekrar tekrar dönülmesine yol açtığını söyledi.
Hükümetinin “Irak’ın çıkarlarını, güvenliğini, egemenliğini ve ulusal kararını bölgedeki çatışmanın etkilerinden koruma sorumluluğunu üstlendiğini” belirten ez-Zeydi, Irak’ın ‘üstün ulusal çıkarları gözeten dengeli bir dış politika izlediğini, ilişkilerini karşılıklı çıkar ve saygı temelinde kurduğunu’ vurguladı.
Ekonomi alanında ise hükümetin ekonomiyi çeşitlendirmek, özel sektörü güçlendirmek, kamu harcamalarını sonuçlarla ilişkilendirmek ve 1 milyon konut arsası girişimini hayata geçirmek için çalıştığını söyledi. Ez-Zeydi ayrıca gelecek nesillerin güvence altına alınması amacıyla Gelecek Nesiller Fonu’nun kurulacağını, ekonomik şehirler inşa edileceğini ve Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçirileceğini belirterek, Irak’ın ticaret yolu, enerji koridoru, yatırım merkezi ve Doğu ile Batı arasında köprü haline getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Ez-Zeydi, “Sorumluluğumuz, egemenliği reformun önünü açan bir yola dönüştürmektir” diyerek, “Irak halkının birlik ve ulusal ve toplumsal uyumu sayesinde krizlerle mücadele etmekten geleceği inşa etmeye geçeceğiz” ifadesini kullandı.
Bu bağlamda siyasi ve stratejik konular araştırmacısı Hani Aşur Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “ABD güçlerinin yanı sıra Uluslararası Koalisyon güçlerinin de Irak’tan ayrılmasının ardından, özellikle grupların elindeki silahların devletin kontrolünde toplanması ve ardından güvenlik kurumları ile silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesi konusunda Irak’ın güvenlik stratejisinin yeniden yapılandırılması zorunlu hale geldi” dedi.
Aşur, “Bu dosyaları karmaşıklaştırabilecek çok sayıda sorun olduğu açık. Bunların başında, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından Irak’taki ekonomik durum geliyor. Bu durum, hükümetin ülkeyi koruyabilecek güçlü bir silahlı yapı oluşturmak için çok miktarda silah ithal etmesine imkân vermiyor. İkinci olarak Iraklı siyasi güçler, silahlı gruplarla diyaloga dayalı bir yaklaşımı dayatmaya çalışıyor. Bu da diyaloğun uzayabileceği ve ABD-İran çatışmasına ve bunun yansımalarına bağlı kalabileceği anlamına geliyor. Böyle bir durum, silahlı gruplara İran’a bağlılıklarını ortaya koymaları için yeni bir fırsat sunabileceği gibi, ülkeyi korumak amacıyla silahlarını ellerinde tutmaları yönündeki söylemin yeniden gündeme gelmesine de yol açabilir” ifadelerini kullandı.




