Beyaz Saray'ın "kamu spotları" tartışma yarattı: Tanrı Trump'ı yarattıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325980-beyaz-saray%C4%B1n-kamu-spotlar%C4%B1-tart%C4%B1%C5%9Fma-yaratt%C4%B1-tanr%C4%B1-trump%C4%B1-yaratt%C4%B1
Beyaz Saray'ın "kamu spotları" tartışma yarattı: Tanrı Trump'ı yarattı
Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)
Beyaz Saray'ın "kamu spotları" tartışma yarattı: Tanrı Trump'ı yarattı
Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)
ABD'de vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen, Başkan Donald Trump, savaş uçakları, askeri görüntüler ve övgü dolu ifadelerin yanı sıra "Tanrı Trump'ı yarattı" diye çarpıcı bir iddia içeren reklamlar yayımlanmaya başladı.
CNN, cuma günkü haberinde Trump yönetiminin "kamu spotu" diye nitelediği 13 reklamdan 12'sine ulaştığını bildirdi. Bu reklamlar, ağırlıklı olarak Trump'a ve icraatlarına odaklanan, devlet tarafından finanse edilen kampanyanın içeriğini ortaya koyuyor.
Sözkonusu tanıtım filmlerinde Trump, savaş uçakları ve başkanlık helikopteri Marine One'la birlikte görülüyor; İran'daki askeri hamleleri ve Venezuela lideri Nicolás Maduro'yu tutuklama girişimleri övülüyor; hatta Beyaz Saray bahçesinde ev sahipliği yaptığı UFC etkinliğine de yer veriliyor.
Süreleri 15 saniyeyle 3 dakika arasında değişen reklamlar, "ABD Hükümeti tarafından finanse edilmiştir" ibaresiyle sona eriyor. "Tanrı Trump'ı Yarattı" başlıklı reklam, geçen ay Dallas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi ara seçim kongresinde gösterilmişti.
Reklamda bir dış ses, "Derin devleti sarsacak kadar güçlü kollara sahip birine ihtiyacım var. İşte bu yüzden Tanrı Trump'ı yarattı" diyor.
CNN'in ulaştığı reklamlar arasında yer almayan ancak yönetimin kasımdaki ara seçimler öncesinde kampanyayı genişletmesiyle birlikte yayımlanan bir diğer tanıtım filminin başlığı ise "Son Savaş".
Kampanya, vergi mükelleflerinin parasının kullanımı ve Trump'ın reklamlardaki baskın rolü nedeniyle eleştirilerin odağında. Eleştirenler, reklamların devlet kaynaklarının kullanımına ilişkin federal yasaları ihlal edip etmediğini sorgularken, ara seçimlere sadece haftalar kala yayımlanmaları da zamanlamaya dair endişe yaratıyor.
Bildirildiğine göre Beyaz Saray, kampanya için İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinden 20 milyon dolar ayırdı ve yayın süresi için şimdiden en az 2,5 milyon dolar harcandı. Gelecek haftalarda daha fazla reklamın yayımlanması bekleniyor.
Trump'ın kampanyada bizzat rol aldığı ve yayımlanacak devlet destekli reklamların bazılarını şahsen seçtiği belirtiliyor. Trump'ın Beyaz Saray'daki eski iletişim direktörü Mike Dubke de yönetimin, kanalın bu görüntüleri yayımlayacağını bilerek reklamları CNN'in erişimine açmış olabileceğini, böylece Trump'a fazladan televizyon görünürlüğü sağladığını öne sürdü.
Vergi mükelleflerinin parasının kullanılması, iki partiden de yasa yapıcıların eleştirilerine yol açtı.
Cumhuriyetçi Louisiana Senatörü John Kennedy, pazar günü CBS'in "Face the Nation with Margaret Brennan" programında şunları söyledi:
Başkan Trump, Kristi Noem veya John Kennedy dahil hiçbir kamu görevlisinin, kendi reklamını yapmak için kamu parasını harcaması gerektiğini düşünmüyorum.
Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'nin kıdemli üyesi Demokrat Temsilci Jamie Raskin, sözkonusu reklamların "ağır suç teşkil eden bir hırsızlık ve devlet malının siyasi kampanya amacıyla kendi çıkarına kullanılması" olabileceğini ifade etti. Raskin'in iddia niteliğindeki bu açıklaması, kesinleşmiş bir hukuki tespiti yansıtmıyor.
Beyaz Saray kampanyayı savundu ve bu hafta The Independent'a yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Bu kamu spotları Amerikalılara ülkelerini sevmeyi ve onu yurtiçinde, sınırlarımızda ve yurtdışında savunmaya değer kılan şeylerin neler olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.
Beyaz Saray ayrıca, "Reklam eğitici nitelikte ve açıkça vatansever bir duruş sergiliyor. Ülkemizle gurur duymalıyız" açıklamasında bulundu.
ABD'de Cumhuriyetçiler ara seçimler öncesinde "triaj" modundahttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325982-abdde-cumhuriyet%C3%A7iler-ara-se%C3%A7imler-%C3%B6ncesinde-triaj-modunda
2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)
ABD'de Cumhuriyetçiler ara seçimler öncesinde "triaj" modunda
2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)
2026 ara seçimleri yaklaşırken Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin "triaj moduna" geçtiği bildirildi.
CNN'in haberine göre, seçim dönemi yaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump'ın onaylanma oranının istikrarlı olarak tarihin en düşük seviyelerinde seyretmesi, Cumhuriyetçilerde ara seçimlerdeki şanslarına dair endişe yarattı. Associated Press'in yaptığı son anketler, Trump'ın onaylanmama oranının yüzde 69 olduğunu gösteriyor.
Bunun sonucunda bazı Cumhuriyetçiler dikkatlerini Kongre'de güç kazanmaktan ziyade, kasımda görmeyi bekledikleri zararı en aza indirmeye çevirdi.
Habere göre sözkonusu "triaj modu" stratejisinin bir parçası olarak Cumhuriyetçiler, kazanılması zor görülen seçim yarışlarından maddi desteği çekiyor.
Vazgeçilmesi muhtemel görülen koltuklar arasında Iowa'da Temsilciler Meclisi Üyesi Mariannette Miller-Meeks ve New Jersey'de Tom Kean'in yarıştığı seçimlerin yanı sıra Nebraska'daki boş bir koltuğun da yer aldığı bildirildi.
CNN'in haberinden bir gün önce Semafor, Cumhuriyetçileri destekleyen Senato Liderlik Fonu'nun Kuzey Karolina'daki Cumhuriyetçi Senato adayı Michael Whatley için yürüttüğü 30 milyon dolarlık reklam kampanyasını durdurduğunu bildirdi. Habere göre kuruluş, bu parayı Kansas Senatörü Roger Marshall'ın yeniden seçilme kampanyasına aktarıyor.
CNN'e adını vermeden konuşan Cumhuriyetçi Parti liderlik danışmanına göre Cumhuriyetçiler ayrıca diğer kayıpları telafi etmeye yardımcı olabilecek şekilde hem Teksas hem de Florida'da sınırları yeniden çizilen seçim bölgelerine önemli miktarda fon aktarıyor.
Danışmanın, "Sonuçta, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi her iki durumda da kurtarıcı olabilir. Ya kayıpları en aza indirir ya da çoğunluğu elimizde tutmamızı sağlayan neden olur" dediği aktarıldı.
Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki liderlik kadrosunda hakim olan karamsar havaya rağmen, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Cumhuriyetçilerin Meclis'in kontrolünü koruyacağına "kesinlikle inanmaya devam ettiğini" söyledi.
CNN'e konuşan Cumhuriyetçiler ise aynı güveni sergilemedi. Kanalın muhabirleri Sarah Ferris ve David Wright'a, Demokratların olası çoğunluğunu en aza indirmeye odaklandığını belirtti. Birden fazla kaynak CNN'e, Demokratların üstünlüğünü 10 sandalye veya daha azıyla sınırlamayı umduklarını söyledi.
Habere göre, "Stratejilerinin artık Demokratları mümkün olan en küçük çoğunlukla sınırlamaya odaklandığını" belirttiler.
Trump bile ara seçimler öncesinde endişelerini dile getiriyor. Cumhuriyetçilerin ara seçimlerden zaferle çıkması halinde Amerikalılara 5 bin dolarlık çekler gönderme sözünü iki kez tekrarladı. Ancak Cumhuriyetçiler de dahil pek çok kişi, onun bu rüşvet vaadini gerçekten yerine getireceği konusunda şüpheci.
Perşembe günü Oklahoma'da düzenlenen mitingde Trump, kalabalığa Michigan, Teksas ve diğer yerlerdeki seçim yarışlarıyla ilgili endişe duyduğunu söyledi.
Trump konuşmasında, "Michigan için endişeliyiz. Teksas için endişeliyiz. Birkaç eyalet için endişeliyiz" dedi.
Endişesinin yaklaşık 35 veya 40 seçim yarışını kapsadığını ifade etti.
Trump, "Ancak bunu herkese duyurmalıyız çünkü o 35 yerde kazanmak zorundayız, belki de 40 yer, 40 yarış diyebilirsiniz" dedi.
Ortada çok sayıda, yüzlerce yarış var ama asıl mesele o 40 yarışta düğümleniyor.
Independent Türkçe
Etiyopya hükümet güçleri Tigray'ın başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325725-etiyopya-h%C3%BCk%C3%BCmet-g%C3%BC%C3%A7leri-tigray%C4%B1n-ba%C5%9Fkenti-mekelenin-kontrol%C3%BCn%C3%BC-yeniden-ele-ge%C3%A7irdi
Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)
Etiyopya hükümet güçleri Tigray'ın başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdi
Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)
Reuters'a konuşan kaynaklar, bugün (pazar) Etiyopya hükümet güçleri ile hükümet yanlısı müttefik milislerin, kuzeydeki Tigray bölgesinin başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini bildirdi. Bu gelişme, kuzey bölgesini yöneten muhalif ittifak açısından büyük bir gerileme olarak değerlendiriliyor.
Muhalif ittifaka liderlik eden Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Facebook üzerinden yayımladığı açıklamada başkentten çekildiğini duyurdu. Açıklamada, bölgesel hükümetin "geçici olarak Mekele'den taşınacağı ve başka bir yerden faaliyet göstereceği" belirtildi.
Hükümet yanlısı Tigray Barış Güçleri adlı milis grubuna yakın bir kaynak, milis güçlerinin dün (cumartesi) öğleden sonra Mekele kent merkezine girdiğini ve ardından Etiyopya ordusunun kente ulaştığını söyledi.
Bir yardım kuruluşu yetkilisi ile Mekele'de yaşayan bir kişi de kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla kentin hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini doğruladı. Etiyopya Başbakanlık Ofisi, Reuters'ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
Washington'dan itidal çağrısı
Bu gelişmelerin ardından ABD, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesindeki isyan nedeniyle komşu ülkeleri isyancıları desteklemekle suçladığı Afrika Boynuzu'nda itidal ve diyalog çağrısında bulundu. Eritre, Mısır, Somali liderleri ile Sudan ordusu komutanının gelişmelerin gölgesinde pazar günü Mısır'da bir araya gelmesi bekleniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Etiyopya ile Eritre arasındaki artan sınır gerilimleri tüm bölgeyi etkileyebilir. Afrika Boynuzu yeni bir askeri çatışmayı ve insani krizi kaldıramaz" ifadelerini kullandı.
Bakanlık açıklamasında ayrıca "Etiyopya ve Eritre'yi komşularının egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye, azami itidal sergilemeye ve diyaloğa dönmeye güçlü biçimde çağırıyoruz" denildi.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise bugün yaptığı açıklamada ülkesinin Afrika ülkelerinin iç işlerine yönelik her türlü dış müdahaleyi reddeden ve devletlerin egemenliğine, birlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini savunan tutumunu yineledi. Sisi, bu ilkelerin kıtanın istikrarı açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Sisi, Mısır'ın New Alamein kentinde düzenlenen Afrika Birliği ile bölgesel ekonomik toplulukların 8. Yıl Ortası Koordinasyon Toplantısı'nın açılış oturumunda yaptığı konuşmada, "Mısır, devletlerimiz arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve iyi komşuluk, diyalog ve istişare temelinde yürütülmesi gerektiğini; tek taraflı politikalar veya dar çıkarlar temelinde hareket edilmemesi gerektiğini teyit ediyor" dedi.
Etiyopya, Eritre, Mısır ve Sudan ordusunu Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ni desteklemekle suçluyor.
Buna karşılık Etiyopya da 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri'ni (HDK) desteklemekle suçlanıyor.
Etiyopya ile Mısır arasındaki ilişkiler, Addis Ababa'nın Nil Nehri üzerinde Nahda Barajı'nı inşa etmesi nedeniyle zaten gergin. Kahire ayrıca son aylarda Eritre ile ilişkilerini güçlendirdi.
Somali ise 1991'de bağımsızlığını ilan eden Somaliland ile Addis Ababa arasındaki yakınlaşmadan endişe duyuyor.
"Düşmanca eylemler ve şiddet" suçlaması
Etiyopya cuma günü Eritre'yi "düşmanca eylemler ve şiddet" gerçekleştirmekle suçladı. Addis Ababa, perşembe günü 10 Eritreli diplomatı sınır dışı etmiş ve Asmara'daki büyükelçiliğini kapatmıştı. Eritre ise buna karşılık "tüm diplomatik ilişkileri keseceğini" açıkladı.
Etiyopya ayrıca Mısırlı diplomat Ahmed Mahrem Ahmed'i istenmeyen kişi ilan ederek Addis Ababa'daki Mısır Büyükelçiliğine diplomata ülkeyi 48 saat içinde terk etmesi gerektiğini bildirdi. Etiyopya yönetimi bu kararın gerekçesini açıklamadı. Mısır da karşılıklılık ilkesi uyarınca Kahire'deki Etiyopyalı bir diplomatı istenmeyen kişi ilan ederek ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdi.
Birkaç saat önce ise gözlemcilere göre insansız hava araçları tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Addis Ababa'daki iki askeri tesis hedef alındı. Saldırılar, uzun bir aradan sonra başkentteki askeri hedeflere yönelik ilk saldırı oldu.
Etiyopya'nın kuzeyinde 23 Eylül'den bu yana Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin Afar ve Amhara bölgelerine yönelik saldırılarının ardından şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Gelişmeler, 2020-2022 yılları arasında ülkenin kuzeyinde yaşanan ve yaklaşık 600 bin kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yıkıcı iç savaşın yeniden başlamasına ilişkin endişeleri artırdı.
Kalibaf: Hürmüz, yedi şart yerine getirilmeden açılmayacakhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325712-kalibaf-h%C3%BCrm%C3%BCz-yedi-%C5%9Fart-yerine-getirilmeden-a%C3%A7%C4%B1lmayacak
Kalibaf: Hürmüz, yedi şart yerine getirilmeden açılmayacak
İranlı askerler, 3 Ekim 2026’da Tahran’daki Haft Tir Meydanı’nda düzenlenen “Fedailer” eğitim kampının açılışı sırasında (EPA)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün (Pazar) yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın “İslamabad Mutabakat Zaptı temelindeki yedi şartı” yerine getirilmeden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin son dönemde arabulucu üzerinden yeni öneriler sunduğunu açıkladı.
Kalibaf, Meclis’te yaptığı konuşmada, “Medya aracılığıyla başka şeyler söyleyen Amerikalılar, son dönemde arabulucu üzerinden öneriler sundu” dedi ancak önerilerin ayrıntılarını açıklamadı. ABD’ye seslenen Kalibaf, “Zaman kazanma ve tek taraflı talepleri dayatma dönemi sona erdi” ifadelerini kullandı.
İslamabad görüşmelerinde İran heyetine başkanlık eden Kalibaf, “Biz duygularımızla hareket etmiyor ve korkmuyoruz. Savaşıyor ve müzakere ediyoruz. Savaş alanında tüm gücümüzle yer alıyor, düşmanla yeni sürprizlerle karşı karşıya geliyor ve diplomasi yolunu, sahadaki askeri üstünlüğümüzü pekiştirmek ve İran halkının haklarını güvence altına almak için kullanıyoruz” diye konuştu.
Kalibaf, geçen eylül ayında Meclis üyelerinin çoğunun çevrim içi katıldığı haftalık oturumu başlatırken (Arşiv – İran Meclisi)
İran’ın “üst düzey politikasını ve ulusal güvenliğini Amerikalı yetkililerin sosyal medya paylaşımlarına veya günlük röportajlarına göre belirleyen bir ülke olmadığını” vurgulayan Kalibaf, kararların “medyadaki söylemlere ve sahte ikiliklere değil, düşmanın fiili davranışlarına” göre alındığını söyledi. Ancak Kalibaf, sözünü ettiği yedi şartın neler olduğunu açıklamadı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta Katarlı arabuluculardan İran’ın yedi günlük önerisine ilişkin ABD’nin yanıtını almıştı. Konu hakkında bilgi sahibi bir yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, iki tarafın atılacak adımlar konusunda büyük ölçüde mutabık olduğunu ancak bunların uygulanma sıralaması konusunda anlaşmazlık bulunduğunu söyledi.
Daha güçlü karşılık
Arakçi, pazar günü Tahran’da büyükelçiler ve yabancı misyon temsilcileriyle yaptığı görüşmede, İran’ın rakiplerinin yeniden askeri çatışma yolunu seçmesi halinde geçmiştekinden daha güçlü bir karşılık alacaklarını ve kendilerini daha güçlü şekilde savunacaklarını söyledi.
Arakçi, “Diplomatik yolları tercih ederlerse hâlâ diplomasi yoluyla bu savaşı sona erdirecek adil ve onurlu bir çözüme ulaşmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Washington’ın “hikmet ve akılcılık yolunu” seçmesini umduğunu belirten Arakçi, ABD’nin daha önce hem savaşta hem de diplomaside kaybettiğini söyledi. Yeni yaptırımların Washington’a “hiçbir fayda sağlamayacağını” belirten Arakçi, “Askeri çözüm yok, daha fazla yaptırıma dayalı bir çözüm de yok” dedi.
Arakçi, pazar günü Tahran’da büyükelçiler ve yabancı misyon temsilcileriyle yaptığı görüşme sırasında (İran Dışişleri Bakanlığı)
New York’ta 42 dışişleri bakanıyla görüştüğünü, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ise yaklaşık 10 devlet başkanıyla bir araya geldiğini belirten Arakçi, Tahran’ın boğazı yeniden açmak için öne sürdüğü şartların “ABD’nin kabul etmesi gereken taahhütlerin tamamıyla uyumlu olduğunu” ifade etti.
Arakçi, ABD medyasında İran heyetinin New York’tan kovulduğuna ilişkin yayımlanan haberleri de yalanladı. Heyetin “önceden belirlenmiş programı doğrultusunda” New York’a gidip geri döndüğünü söyledi.
Bu iddianın “ne kadar doğru olursa olsun”, Washington’ın Birleşmiş Milletler’e ev sahipliği yapan ülke olarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini kabul ettiği anlamına geleceğini savunan Arakçi, “Sanki Olimpiyatlara ev sahipliği yapan ülke, kendi takımı kaybettiğinde başka bir takımın sporcularını ülkeden kovmuş gibi. Bu davranış da aynı ölçüde çocukça ve saçma” dedi.
İran heyetinin komşu ülkelerle yaptığı görüşmeleri “etkili, saygın ve dostane” olarak nitelendiren Arakçi, bu görüşmelerle “güven inşası için yeni bir sürecin” başladığını söyledi.
Arakçi ayrıca Avrupa ülkelerine İran’a yönelik yaklaşımlarını “gözden geçirme” çağrısında bulundu. NATO Genel Sekreteri’nin, Avrupa’daki üslerden 5 binden fazla Amerikan savaş uçağının İran’a saldırmak üzere havalandığını kabul etmesine atıfta bulundu.
İran: ABD önerisi nükleer dosyaya odaklanıyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin önerisinin önceki tekliflere benzediğini ve nükleer dosyaya odaklandığını söyledi. Bekayi, Tahran’ın ise Hürmüz Boğazı’na odaklanmak istediğini belirtti.
Bekayi, Tahran’ın ABD’nin kendi planına verdiği yanıtla ilgili tutumunu arabulucular aracılığıyla Washington’a ilettiğini söyledi. İran tarafının ABD’ye iletmesi gereken bazı ek noktaların bulunduğunu belirten Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran’a dönüşünün ise görüşülmediğini ifade etti.
İki İranlı diplomat ABD’den sınır dışı edildi
Washington’da ise ABD’li bir yetkili, Axios’a yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılan İran heyetinin iki üyesinin, Dışişleri Bakanlığı’nın geçen pazartesi günü tüm heyetin ülkeden ayrılması yönündeki talebine uymamalarının ardından cumartesi günü ABD’den sınır dışı edildiğini söyledi.
Yetkili, “Bakan Rubio ciddi. İran heyetinin iki üyesinin daha Genel Kurul’un sona ermesinden çok sonra hâlâ New York’ta bulunduğu tespit edildi. Şimdi ülkeden çıkarıldılar” dedi.
ABD Deniz Piyadelerini taşıyan bir tekne, Ortadoğu’da uzun süren konuşlandırmanın ardından verilen mola sırasında, pazar günü Tayland’da Phuket Limanı yakınlarındaki bir iskeleye ilerlerken (Reuters)
Yetkiliye göre İran misyonuna cuma günü Washington’ın diplomatların ülkede kaldığından haberdar olduğu bildirildi ve iki diplomatın derhal ülkeden çıkarılması istendi. Diplomatlardan biri cuma akşamı, diğeri ise cumartesi sabahı ABD’den ayrıldı.
“Kolay yol mu, zor yol mu?”
ABD Başkanı Donald Trump, cumartesi günü Ohio eyaletine gitmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran konusunda vereceğim bir karar var. İran yok edildi. Dolayısıyla tek soru bunun kolay yoldan mı yoksa zor yoldan mı olacağı” dedi.
Trump, “İran nükleer silaha sahip olamaz. Bildiğiniz gibi İran nükleer silah planlarından fiilen vazgeçti” diye konuştu.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise cumartesi günü Colorado Springs’te gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukasının “sıkı” olduğunu ve İran boğazla ilgili “oynamaya” devam ederse Trump’ın “ihtiyaç duyduğu tüm seçeneklere sahip olacağını” söyledi.
Hegseth, “İran, Hürmüz Boğazı gibi meselelerle oynamak istiyor. Boğazın kontrolü onlarda değil, bizde. Kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey geçirmeyi başaramadılar. Ablukamız sıkıydı ve her gece boğazdan savaş öncesine yakın seviyelerde geçişler gerçekleştiriyoruz. Geçiş hacminde de bunu görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Hegseth, “Kendimizi çok güçlü bir konumda hissediyoruz. İran doğru kararı vermeli. Eğer vermezse başkan ihtiyaç duyduğu tüm seçeneklere sahip olacak. Ancak bu meselelerin gereksiz yere uzamasına izin vermeyecek. Görevin ne olduğunu biliyor ve kendisinden istendiğinde bunu yerine getirebiliriz” dedi.
ABD Savunma Bakanı, Washington’ın mesajının “çok basit” olduğunu belirterek, “İran asla, asla, asla nükleer silaha sahip olmayacak. Başkan Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlama konusunda son derece kararlı ve İran bunu asla elde edemeyecek” ifadelerini kullandı.
Hegseth, İran’ın Trump’ın söylediklerini ciddi olarak düşünmediğini varsayması halinde bedelini ödeyeceği uyarısında bulundu. İran’a, nükleer silah hedefinden gerektiği gibi, elinde hiçbir baskı unsuru olmadan vazgeçmesi ya da bunun zor yoldan gerçekleşmesi seçeneklerini sundu.
Abluka İran petrolünü durdurdu
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Şüphecilere inanmayın. Ekonomik izolasyon operasyonu İran’ın ‘liderlerini’ eziyor, Amerika ise kazanıyor” ifadelerini kullandı.
Cheung, “İran petrolü, başarılı ABD ablukası sayesinde tamamen durdu. Enflasyon İran ekonomisini felç ediyor” dedi.
Cheung, Bloomberg’in İran’da enflasyonun yüzde 90’a yaklaştığını ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol sevkiyatlarının devam eden İran saldırılarına rağmen savaş öncesi seviyelere doğru toparlandığını bildiren haberine atıfta bulundu.
Bu açıklamalar, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağını artırdığı bir dönemde geldi. Wall Street Journal perşembe günü, ABD Savunma Bakanlığı’nın bölgeye üçüncü bir uçak gemisi ile deniz piyadelerini taşıyan gemiler gönderdiğini ve bunun bölgeye 9 bin ila 10 bin arasında ilave asker getireceğini bildirdi.
Axios ise Washington’ın son haftalarda bölgedeki petrol ve doğal gaz tesislerinin güvenliğini güçlendirmek ve askeri operasyonların yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlık yapmak amacıyla iki Patriot hava savunma bataryasını daha bölgeye konuşlandırdığını aktardı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة