ABD'nin Georgia eyaletinde silahlı saldırı: 2 ölü, 30 yaralı

Atlanta'nın güneyinde yer alan Vienna'da olayla ilgili soruşturma yürüten iki yerel polis memuru (AP)
Atlanta'nın güneyinde yer alan Vienna'da olayla ilgili soruşturma yürüten iki yerel polis memuru (AP)
TT

ABD'nin Georgia eyaletinde silahlı saldırı: 2 ölü, 30 yaralı

Atlanta'nın güneyinde yer alan Vienna'da olayla ilgili soruşturma yürüten iki yerel polis memuru (AP)
Atlanta'nın güneyinde yer alan Vienna'da olayla ilgili soruşturma yürüten iki yerel polis memuru (AP)

ABD'nin Georgia eyaletindeki güvenlik güçleri, dün erken saatlerde eyaletin güneyindeki bir kasabada düzenlenen ve yaklaşık dört blokluk bir alana yayılan kalabalık partide meydana gelen silahlı saldırının nedenini belirlemeye çalışıyor. Saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 30 kişi yaralandı.

Dooly County Şerifi Craig Peavy, hayatını kaybedenlerin Cordele'den 21 yaşındaki Jaquavion Jackson ile Georgia'nın Hawkinsville kentinden 23 yaşındaki Makaleb Jackson olduğunu açıkladı.

Georgia Soruşturma Bürosu'ndan Chris Hosey, dün akşamı yaptığı açıklamada, onlarca kişinin silahla vurulması sonucu yaralandığını, ancak kesin sayının henüz belirlenemediğini söyledi. Hosey, düzenlediği basın toplantısında, "Hâlâ bunu belirlemeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Şu ana kadar herhangi bir şüphelinin gözaltına alınmadığı belirtilirken, saldırının nedeni de henüz netlik kazanmadı.

Peavy, yaralıların yaşlarının 14 ila 51 arasında değiştiğini ve çeşitli yerel hastanelere kaldırıldığını belirtti. Yaralılardan bazılarının pazar akşamı durumunun kritik, bazılarının ise stabil olduğu ifade edildi.

Peavy'nin WMAZ-TV'ye yaptığı açıklamaya göre, olay sırasında bölgede 1000'den fazla kişi bulunuyordu. Vienna'da, aralarında yaklaşık bir blok mesafe bulunan en az iki noktada 50'den fazla el ateş edildi. Atlanta'nın yaklaşık 210 kilometre güneyinde bulunan Vienna, küçük bir yerleşim bölgesi olarak biliniyor.

Peavy, şerif yardımcılarının silahlı saldırı başladığında olay yerine yakın bir bölgede bulunduğunu, ekiplerin bölgeye ulaşmasının ardından yaklaşık bir blok ötede yeniden silah sesleri duyulduğunu söyledi.

Dooly County Adli Tıp Uzmanı Brett Walls ise 2 kişinin olay yerinde, ölümcül kurşun yaraları nedeniyle hayatını kaybettiğinin belirlendiğini açıkladı. Walls, çok sayıda kişinin de silahla vurulduğunu belirterek, olay yerini "korkunç" olarak nitelendirdi.



Washington, İngiltere'deki Fairford Üssü'nde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını çekiyor

Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
TT

Washington, İngiltere'deki Fairford Üssü'nde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını çekiyor

Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)

ABD Hava Kuvvetleri, İran’a yönelik saldırılarda kullanılan ve İngiltere’de ABD tarafından işletilen bir askerî hava üssünde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını geri çekti. Karar, Fairford Kraliyet Hava Kuvvetleri Üssü’nü hedef alan bir terör saldırısının ardından yürütülen soruşturma sonrasında alındı.

Pentagon’dan, hassas askerî hareketler hakkında konuşma yetkisi bulunmayan bir yetkili, dün yaptığı açıklamada bombardıman uçaklarının ABD’deki olağan üslerine yeniden konuşlandırıldığını ve kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuştuğunu belirtti.

Military Flight Tracker gibi uçuş takip gruplarına bağlı gözlemciler, İran savaşının ilk günlerinden bu yana Fairford Kraliyet Hava Kuvvetleri Üssü’nden faaliyet gösteren onlarca B-52 ve B-1 bombardıman uçağı tespit etmişti. Gözlemciler, dün bir grup B-1 bombardıman uçağının üsten ayrılarak uçtuğunu da tespit etti.


İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
TT

İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi, dün düzenlenen yıllık parti konferansındaki oylamada Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi. Karar, İngiltere’deki Yahudi grupların ve İsrail hükümetinin sert tepkisine yol açtı.

İngiliz Avam Kamarası’nda 650 sandalyeden 5’ine sahip olan ve son yerel ile ara seçimlerde oylarını artıran Yeşiller Partisi üyeleri, söz konusu tanımı bin 22 oyla kabul ederken 813 üye karşı oy kullandı.

Kararda Siyonizmin “diğer tüm ırkçılık biçimleriyle aynı şekilde” ele alınması ve partinin “tarihî Filistin topraklarının tamamında tek ve demokratik bir Filistin devleti” kurulmasını desteklemesi öngörülüyor.

Partinin popülaritesi, lideri Zack Polanski yönetiminde yükseliş gösterirken, Yeşiller Partisi Gazze Şeridi’ndeki savaşa ilişkin İşçi Partisi hükümetinin tutumuna karşı çıkan seçmenlerden destek topluyor.

Yahudi toplumunu temsil eden üç kuruluş, oylama öncesinde partiye gönderdikleri mektupta, “Bu önerinin kabul edilmesi, Yeşiller Partisi’ni çağdaş dönemde, açıkça antisemitik görüşler içeriyor gibi görünen bir siyasi programı benimseyen, kayda değer seçim desteğine sahip ilk İngiliz siyasi parti haline getirebilir” ifadelerini kullandı.

Kuruluşlar ayrıca bunun “tüm İngiliz Yahudilerinin güvenliği ve esenliği açısından doğurabileceği sonuçlar” konusunda uyarıda bulundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu politikanın “meşru siyasi tartışmanın sınırlarını” aştığı uyarısında bulundu.

Bakanlık, “İngiltere’deki tüm siyasi partiler, özellikle de iktidardaki İşçi Partisi, bu utanç verici kararı hiçbir şekilde muğlaklığa yer bırakmadan reddetmelidir” açıklamasında bulundu.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da partinin kararını “utanç verici” olarak nitelendirdi. Herzog, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Siyonizm, Yahudi halkının ulusal kurtuluş hareketidir ve Yahudi halkının İsrail topraklarında bir devlet ve ulusal yurt kurma hakkının temelini oluşturur” ifadelerine yer verdi.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre partinin beş milletvekilinden en az üçünün karar tasarısına karşı çıkmasına rağmen Polanski, bu hafta başında yaptığı açıklamada “Filistin halkının yerinden edilmesi ve toplu olarak yok edilmesinin” “açıkça ırkçılık” olduğunu söyledi.


Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
TT

Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, yapay zekânın risklerini değerlendirmek üzere bir ekip kurulduğunu açıkladı. Trump “Süperzekâ Gücü”nün, ABD’nin bu alandaki “küresel liderliğini” sürdürmesini güvence altına almak amacıyla federal hükümetin çalışmalarını koordine edeceğini belirtti. Ekip ayrıca hükümetin tüketiciler, kamu yararı grupları, dinî kuruluşlar, kritik altyapı işletmecileri ve yapay zekâ şirketleriyle ilişkilerini koordine edecek.

Trump, ekibin başına Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton’ı getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu adım, yapay zekânın Silikon Vadisi şirketlerinin öncülük ettiği teknolojik ve ekonomik bir konu olmaktan çıkarak “ulusal güvenlik” meselesine ve Çin ile stratejik rekabetin bir aracına dönüşmesini yansıtıyor.

Ekipte Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in yanı sıra diğer yetkililer ve danışmanlar da yer alıyor.