7 Ekim 2023 saldırısının üzerinden üç yıl geçerken İsrail, istihbarat kurumlarının çalışma yöntemlerinde bir dizi değişikliğe gitti. Bu kapsamda bazı öncelikler yeniden belirlenirken bilgi toplama, analiz, eğitim ve kurumlar arası koordinasyon süreçlerinde de düzenlemeler yapıldı. Adımlar, saldırı öncesindeki eksiklikleri ele alan iç soruşturmaların ardından geldi. Ancak bu değişikliklerin kapsamını ve ne ölçüde etkili olduğunu değerlendirirken İsrail kurumlarının açıkladıklarıyla sahada fiilen ortaya konulabilen sonuçları birbirinden ayırmak gerekiyor.
İsrail ordusunun saldırının üçüncü yıl dönümünün arifesinde pazar günü üst düzey subaylarına “7 Ekim’den çıkarılan dersler” olarak tanımladığı değerlendirmeleri sunması, açıklanan yeni yaklaşımın son örneklerinden biri oldu. Şarku’l Avsat’ın Times of Israel gazetesinden aktardığı habere göre bu yaklaşım, birden fazla cephede sürpriz bir saldırı ihtimaline hazırlıklı olmayı, düşmanın hedeflerinin değerlendirmenin yanı sıra sahip olduğu kapasiteyi de dikkate almayı ve tehdit senaryolarını altı ayda bir güncellemeyi içeriyor. İstihbarat alanında ise ordu, Askeri İstihbarat Başkanlığı Aman’ın görevleri arasında erken uyarıya öncelik verildiğini yeniden vurguladı.
İsrail istihbaratı nerede başarısız oldu?
Değişiklikler, son iki yılda başarısızlığın nedenlerine ilişkin daha ayrıntılı bir tablo ortaya koyan soruşturmaların ardından geldi. Times of Israel tarafından 2025'te Aman'ın soruşturmalarına dayanılarak yayımlanan bir rapora göre başlıca üç sorun tespit edildi. Bunlar Hamas'ın stratejisi, planları ve kapasitesinin yanlış değerlendirilmesi, saldırıdan önceki günlerde yakın bir saldırı tehdidine ilişkin uyarı verilmemesi ve Hamas'ın hedefleri ile planlarına ilişkin bilgi toplamadaki eksikliklerdi.
Bu bulgular, sorunun yalnızca mevcut bilginin miktarıyla değil, aynı zamanda bu bilgilerin nasıl yorumlandığı ve tehdit seviyesine ilişkin bir değerlendirmeye nasıl dönüştürüldüğüyle de bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir tarafından görevlendirilen uzmanlar ekibinin yaptığı inceleme de bu sonucu güçlendirdi. 25 soruşturmayı inceleyen ve yaklaşık 80 yetkiliyle görüşen ekip, saldırı gecesi çeşitli ve önemli bilgilerin mevcut olduğunu, bunların farklı şekilde analiz edilmesi halinde alarm seviyesinin yükseltilmesine yol açabileceğini belirtti.
Ekip ayrıca örgütsel kültürdeki sorunlara, Hamas'ın anlaşılma ve değerlendirilme biçimine ve İsrail istihbaratının Eriha Duvarı kod adını verdiği plana yönelik yaklaşımda yaşanan eksikliklere dikkat çekti. İsrail'in saldırıdan bir yıldan fazla süre önce elde ettiği bu belgede Gazze sınırından gerçekleştirilecek geniş çaplı bir saldırıya ilişkin senaryo yer alıyordu. Söz konusu senaryonun birçok unsuru daha sonra 7 Ekim saldırısında ortaya çıktı.
Erken uyarı Aman'ın çalışmalarının merkezinde
Aman'da yapılan açıklanan değişikliklerin en belirginlerinden biri, erken uyarının kurum içindeki konumuyla ilgili. Genelkurmay Başkanı Zamir, Eylül 2025'te 9900 Birliği'ni ziyareti sırasında, 7 Ekim'den çıkarılan dersler doğrultusunda Askeri İstihbarat Başkanlığı'nda bir değişim süreci yürütüldüğünü ve erken uyarının kurumun çalışmalarının merkezine yerleştirildiğini söyledi. İsrail ordusuna göre önceliklerin yeniden düzenlenmesi süreci aslında önceki iki yıl içinde başlamıştı.
Ancak 2026'da daha belirgin hale gelen değişiklik, sürpriz saldırı ihtimalinin nasıl ele alındığıyla ilgili. İsrail ordusunun 4 Ekim'de sunduğu dersler, caydırıcılık ve erken uyarının başarısız olması durumunda dahi sürpriz bir saldırıya hazırlıklı olunması ve istihbaratın yalnızca düşmanın ne yapmak istediğine değil, ne yapabileceklerine de odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu yaklaşım, 7 Ekim öncesinde ortaya çıkan sorunlardan birine yönelik. Hamas'ın geniş çaplı bir savaş istemediğine ilişkin değerlendirmelerin, sahadaki bazı göstergelerin bu varsayım çerçevesinde yorumlanmasına katkıda bulunduğu görülmüştü.
İnsan kaynakları ve açık kaynaklara dönüş
İncelemeler, bilgi toplama araçlarını da kapsadı. İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS), başarısızlığa ilişkin analizinde iletişim dinleme ve teknik istihbarat kapasitesine büyük ölçüde güvenildiğine, buna karşılık insan kaynakları ve açık kaynaklar olarak adlandırılan medya, sosyal medya, yayınlar ve kamuya açık açıklamalar gibi kaynakların kullanımında görece zayıflık bulunduğuna dikkat çekti.
Bu çerçevede, İsrail Askeri İstihbarat Başkanlığı Aman bünyesindeki açık kaynak istihbaratı toplamakla görevli Hatsav Birimi'ne yeniden önem verilmeye başlandı. Birimin geçmişteki çalışmaları Arap medyasının takibini kapsarken daha sonra sosyal medya platformlarını da içine alacak şekilde genişletildi.
Birim 2021'de kapatılmıştı. Ancak Aman, 7 Ekim saldırısından yaklaşık yedi ay önce, Mart 2023'te birimi yeni bir yapıyla yeniden oluşturma sürecini başlattı. Saldırı gerçekleştiğinde birimin yeniden yapılandırılması hâlâ devam ediyordu. Şarku’l Avsat’ın Jerusalem Post gazetesinden aktardığı habere göre savaşın başlamasının ardından birimin faaliyetleri genişletildi.
İnsan istihbaratı alanında ise Aman bünyesindeki 504. Birlik, Gazze'ye yönelik faaliyetlerini genişletti. Jerusalem Postun askeri kaynaklara dayandırdığı haberine göre birlik, saldırıdan önceki yıllarda Gazze'de daha sınırlı faaliyet gösteriyordu. Bölgede insan istihbaratının önemli bölümünü ise İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şabak yürütüyordu. 7 Ekim'in ardından 504. Birlik, bu dosyaya yönelik personel ve kaynaklarını artırdı.
Şabak'ta değişiklik ve Aman ile koordinasyon
Şabak da kendi iç soruşturmasının ardından Gazze dosyasının yönetim biçiminde değişikliklere gitti. Jerusalem Postun haberine göre kurum, Gazze'deki bilgi toplama faaliyetlerini Batı Şeria'da kullanılan modele benzer şekilde daha küçük coğrafi bölgelere ayırdı.
Şabak ayrıca, iletişim dinleme, elektronik istihbarat toplama ve analiz alanında faaliyet gösteren Aman bünyesindeki 8200 Birliği ile işbirliği mekanizmalarını da değiştirdi. Amaç, iki kurum arasındaki bilgi paylaşımını artırmaktı.
Bununla birlikte bu değişikliklerin etkisini şu aşamada değerlendirmek zor. Gazete, Şabak ile 8200 Birliği'nin 7 Ekim öncesinde de geniş çaplı bilgi paylaşımı yaptığını belirtiyor. Dolayısıyla iki kurum arasındaki koordinasyonun artırılması, sorunun mutlaka paylaşılan bilginin miktarından kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Soruşturmalar, başarısızlığın bir bölümünün bilgilerin nasıl yorumlandığı ve taşıdığı anlamın nasıl değerlendirildiğiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Çalışma yöntemleri ve istihbarat anlayışı gözden geçiriliyor
Açıklanan değişiklikler arasında istihbarat teşkilatlarındaki örgütsel kültürün bazı unsurlarının gözden geçirilmesi de bulunuyor. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Aralık 2025'te Aman Araştırma Birimi'nin yıllık konferansında yaptığı konuşmada, devam eden değişikliklerin istihbarat kültürünü, çalışma yöntemlerini, rütbeler arasındaki diyaloğu ve eğitimi kapsadığını söyledi.
Zamir, Askeri İstihbarat Başkanlığı içinde eleştirel düşüncenin ve farklı görüşlerin güçlendirilmesi, istihbarat subaylarının kurumda hâkim olan mesleki kabulleri sorgulamasına imkân tanınması çağrısında bulundu.
İstihbarat alanındaki değişiklikler sınanıyor
İsrail istihbaratında açıklanan değişiklikler, erken uyarıdan bilgi toplamaya, kurumlar arası koordinasyondan analiz yöntemleri ve eğitime kadar birçok alanı kapsıyor. Ancak kurumların faaliyetleri ve alınan önlemlerin sonuçlarına ilişkin kamuya açık bilgilerin sınırlı olması nedeniyle her bir değişikliğin etkisini ortaya koymak şimdilik zor.

ABD Kara Harp Okulu West Point bünyesindeki Terörle Mücadele Merkezi tarafından yayımlanan bir çalışma, 7 Ekim'deki istihbarat başarısızlığının tek bir nedene indirgenmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çalışmada stratejik varsayımlar, bilişsel önyargılar, bilgi toplama ve analiz süreçlerindeki sorunların birbirleriyle iç içe geçtiği belirtiliyor. Başarısızlığa ilişkin bilgilerin bir bölümünün hâlâ kamuoyuna açıklanmamış olması da kapsamlı bir değerlendirme yapılmasının önünde sınır oluşturuyor.
7 Ekim saldırısının üzerinden üç yıl geçerken İsrail'in yürüttüğü incelemeler, erken uyarı ve bilgi toplamadan kurumlar arası koordinasyona, analiz yöntemlerinden eğitim süreçlerine kadar istihbarat çalışmalarının çeşitli alanlarında değişikliklere gidildiğini gösteriyor. Bu değişiklikler, saldırıyla ilgili soruşturmaların ortaya çıkardığı eksikliklerin gözden geçirilmesi çerçevesinde hayata geçiriliyor.
Ancak bu adımların sonuçlarını değerlendirmek için henüz erken. Değişikliklerin etkinliği, yeni tehditler ve krizlerle karşılaşıldığında, istihbarat kurumlarının bunları zamanında tespit etme, elde edilen bilgileri doğru analiz etme ve gerekli uyarıları zamanında yapma kapasitesi üzerinden daha net görülebilecek.


