İran, öğrenci protestolarına “şiddetli müdahale” nedeniyle Fransa’nın büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı

Paris’te lise öğrencilerinin ülke genelinde düzenlediği eylemler kapsamında göstericileri dağıtan polislerin üzerine aydınlatma bombası atan bir kişi. (AFP)
Paris’te lise öğrencilerinin ülke genelinde düzenlediği eylemler kapsamında göstericileri dağıtan polislerin üzerine aydınlatma bombası atan bir kişi. (AFP)
TT

İran, öğrenci protestolarına “şiddetli müdahale” nedeniyle Fransa’nın büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı

Paris’te lise öğrencilerinin ülke genelinde düzenlediği eylemler kapsamında göstericileri dağıtan polislerin üzerine aydınlatma bombası atan bir kişi. (AFP)
Paris’te lise öğrencilerinin ülke genelinde düzenlediği eylemler kapsamında göstericileri dağıtan polislerin üzerine aydınlatma bombası atan bir kişi. (AFP)

Tahran, okullardaki koşulların iyileştirilmesini talep eden göstericilere Fransız makamlarının müdahalesini protesto etmek amacıyla Fransa’nın İran Büyükelçisi Pierre Cochard’ı dün Dışişleri Bakanlığına çağırdı. Resmî medyanın aktardığına göre karar, protestolar sırasında günler boyunca polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanmasının ardından alındı.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığı habere göre İran, Fransa’yı protestolar sırasında göstericilere “şiddetli muamele” uygulamak ve “yaygın ve ağır insan hakları ihlallerinde” bulunmakla suçladı. Protestolar geçen ayın sonunda başlamış ve çeşitli olaylara sahne olmuştu.

Fransa ile İran arasındaki ilişkiler aylardır gergin seyrediyor. İki ülke, ağustos ayında karşılıklı olarak diplomatlarını sınır dışı etmişti.

Fransız lise öğrencileri dün de eğitim için daha fazla kaynak ayrılması talebiyle protestolarını sürdürdü. Fransa genelinde en az 250 bin gösterici sokağa çıkarken öğrenciler, hükümetin diyalog için okullarına dönmeleri çağrısına rağmen eylemlerine devam etmeyi planlıyor.

İran’da da ocak ayında hükümet karşıtı geniş çaplı protestolar düzenlenmişti. İran makamları, protestolar sırasında 3 binden fazla kişinin ABD ve İsrail tarafından planlanan “terör eylemlerinde” öldürüldüğünü açıkladı.

Buna karşılık İran dışında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, güvenlik güçlerinin göstericilerin üzerine ateş açtığını ileri sürüyor.



Flydubai operasyonu: İsrail jetleri uçağı vurmaya hazırdı

İsrailli yolcular, Flydubai'nin yedek uçağıyla ülkelerine gönderilmişti (Reuters)
İsrailli yolcular, Flydubai'nin yedek uçağıyla ülkelerine gönderilmişti (Reuters)
TT

Flydubai operasyonu: İsrail jetleri uçağı vurmaya hazırdı

İsrailli yolcular, Flydubai'nin yedek uçağıyla ülkelerine gönderilmişti (Reuters)
İsrailli yolcular, Flydubai'nin yedek uçağıyla ülkelerine gönderilmişti (Reuters)

İsrail ordusu, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağını acil durum protokolünü takip ederek vurmaya hazırlanmış.

30 Eylül'deki FZ1073 seferinde yardımcı pilot Hemmam el-Hammami, kaptan pilot Smit Machchhar'a acil durum baltasıyla saldırmıştı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan İsrailli yetkililer, kontrolü ele geçirmeye çalışan yardımcı pilotun uçağı İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'na düşürmek istediğini öne sürdü.

Kaynaklar, el-Hammami'nin Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) sorgusunun devam ettiğini ve Tel Aviv yönetiminin gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtiyor.

İsrail medyasındaki haberde iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet görevlilerinin de BAE'li yetkililerle Hammami'nin sorgusuna katıldığı aktarıldı.

Diğer yandan kimliklerinin gizli tutulması şartıyla CBS'e konuşan İsrailli yetkililer, İsrail Hava Kuvvetleri'nin, acil durum kodu veren uçakla irtibat kurmaya çalıştığını ancak yanıt gelmemesi üzerine acil durum protokolünün devreye alındığını söylüyor.

İsrail savaş jetlerinin havalandırıldığı ve ülkenin hava sahasının kapatıldığı belirtiliyor. Kaynaklar, FZ1073 sefer sayılı uçağın belirli bir mesafeye yaklaşması halinde İsrail ordusuna ait savaş jetlerinin Ürdün hava sahasına girerek olaya müdahale etmeye hazırlandığını aktarıyor.

Acil durum protokolüne göre İsrailli pilotların, kokpiti incelemek ve Flydubai pilotuyla görsel temas kurmak için uçağa yaklaşmaya çalışması gerekecekti.

Uçağın kaçırıldığının tespit edilmesi ve saldırganlarla iletişim kurulamaması halinde Savunma Bakanı Israel Katz ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bilgilendirme yapılacaktı.

Protokol, İsrail'e yaklaşan kaçak bir uçağın vurulmasını öngörüyor ancak bu kararı yalnızca başbakan verebiliyor. Kaynaklar İsrail'deki "yüksek değerli hedeflere" çarpmasındansa çoğu İsrail vatandaşı 172 kişiyi taşıyan uçağın vurulmasının "daha iyi bir seçenek olarak değerlendirileceğini" belirtiyor.  

Ancak Tel Aviv yönetimi, uçağın Suudi Arabistan'a dönmeye başladığını fark edince savaş jetlerini geri çağırmış.

BAE menşeili havayolu şirketi Flydubai'nin bir uçağına düzenlenen saldırının nedeni henüz belirlenemedi. BAE Başsavcısı Hamed Seyf eş-Şamisi, 3 Ekim'deki açıklamasında ön soruşturmanın, yardımcı pilotun terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğini ortaya koyduğunu duyurmuştu.

Şamisi, yardımcı pilotun uçuş sırasında kokpitte kaptan pilota acil durum baltasıyla saldırdığını ve uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını belirtmişti.

30 saniyeden kısa süre içinde 14 bin feet (yaklaşık 4 bin 300 metre) irtifa kaybeden uçaktaki saldırıda, yolcular kokpite girerek yardımcı pilota müdahale etmişti. Daha sonra iki yedek Flydubai pilotunun kontrolü devralmasıyla uçak, Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na acil inmişti.

Independent Türkçe, CBS News, Times of Israel, CNN


Ukrayna'da savaşın ekonomik faturası ağırlaşıyor

ArcelorMittal'ın Krıvıy Rih'teki kompleksi, Ukrayna'nın en büyük maden ve çelik tesisi (Reuters)
ArcelorMittal'ın Krıvıy Rih'teki kompleksi, Ukrayna'nın en büyük maden ve çelik tesisi (Reuters)
TT

Ukrayna'da savaşın ekonomik faturası ağırlaşıyor

ArcelorMittal'ın Krıvıy Rih'teki kompleksi, Ukrayna'nın en büyük maden ve çelik tesisi (Reuters)
ArcelorMittal'ın Krıvıy Rih'teki kompleksi, Ukrayna'nın en büyük maden ve çelik tesisi (Reuters)

Rus ordusunun son dönemde artırdığı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları Ukrayna ekonomisini zorluyor.

Reuters'ın aktardığına göre, Ukrayna'nın Dnipropetrovsk Oblastı'ndaki dev çelik ve maden tesisleri saldırılar nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin memleketi olan Krıvıy Rih'te, ArcelorMittal firmasına ait maden ve çelik tesisi Rusya'nın eylüldeki füze saldırılarının ardından faaliyetlerini askıya almıştı.

Krıvıy Rih Belediye Başkanı Oleksandr Vilkul, kentte hastaneleri, okulları ve toplu taşımayı ayakta tutmaya çalıştıklarını belirterek "Mesele hayatta kalmak" diyor.

Kentteki tablo, savaş öncesinde Ukrayna'daki ekonomik üretimin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturan çelik sektörünün genel durumunu da yansıtıyor. Zaporijya ve diğer sanayi kentlerindeki büyük tesisler faaliyetlerini durdururken, Rus ordusu fabrikaları, depoları, limanları ve demiryollarını hedef almayı sürdürüyor.

Bunun yanı sıra savaş harcamalarının artması da Kiev'in bütçe açığını büyütüyor. Ukrayna Parlamentosu Bütçe Komitesi Başkanı Roksolana Pidlasa'ya göre iki yıl önce savaşın günlük maliyeti yaklaşık 140 milyon dolarken bu rakam bugün 190 milyon dolara çıktı.

Ukrayna yılın ilk 9 ayında savunmaya 44 milyar dolardan fazla harcarken aynı dönemde yaklaşık 42 milyar dolar vergi geliri elde edebildi.

Ülkenin tarım sektörü de ağır darbe aldı. Karadeniz'deki limanlara yönelik saldırılar nedeniyle Ukrayna'nın tahıl ihracatı eylülde yıllık bazda yüzde 36,6 düştü. Ekonomi Bakanı Oleksandr Kravçenko, bu yıl yaklaşık 40 milyar dolarlık ihracat gelirinin risk altında olduğunu söyledi.

Kiev yönetimi, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı savaşta Batılı müttefiklerinden toplamda yaklaşık 200 milyar dolar mali destek aldı. Ancak Batılı ülkelerin talep ettiği vergi kaçakçılığı ve yolsuzlukla mücadeleye yönelik reformların gecikmesi nedeniyle bu yıl 29,5 milyar dolarlık dış yardımın riske girdiği aktarılıyor. Zelenski yönetimi, düzenlemeleri 15 Ekim'e kadar Parlamento'dan geçirmeyi hedefliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Politico


Özbekistan'ın ekonomik dönüşümü: Reformlar ne kadar kalıcı?

Özbekistan, yaklaşık 40 milyon nüfusuyla Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi (Reuters)
Özbekistan, yaklaşık 40 milyon nüfusuyla Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi (Reuters)
TT

Özbekistan'ın ekonomik dönüşümü: Reformlar ne kadar kalıcı?

Özbekistan, yaklaşık 40 milyon nüfusuyla Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi (Reuters)
Özbekistan, yaklaşık 40 milyon nüfusuyla Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi (Reuters)

Özbekistan'ın ekonomik reformları yabancı yatırımcıları çekerken riskleri de beraberinde getiriyor.

Orta Asya ülkesi uzun yıllar sıkı sermaye kontrolleri nedeniyle yabancı yatırımlara büyük ölçüde kapalıydı.

Ancak Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 2016'da göreve gelmesinden bu yana uygulanan reformlarla katı sermaye kontrolleri gevşetilirken, Batılı ziyaretçilerin çoğu için vize kuralları kolaylaştırıldı. Dijital ödemeler de artık ülkede yaygın hale geldi.

Reuters'ın analizinde, ülke ekonomisinin son 5 yılda ortalama yaklaşık yüzde 6 büyüdüğüne dikkat çekiliyor. Doğrudan yabancı yatırım da 2021'de 2,3 milyar dolarken, 2025'te 4,4 milyar dolara yükseldi.

Bununla birlikte bankacılık, enerji ve madencilik gibi önemli sektörlerde devlete ait şirketlerin hakimiyeti sürüyor. IMF'ye göre bu şirketlerin varlıkları 2024 sonunda ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 100'ünden fazlasına denk geliyordu.

Analize göre hükümet daha fazla özelleştirme planlarken ülkenin altın ve uranyum şirketlerinin yanı sıra finansal teknoloji firması Uzum, süpermarket zinciri Korzinka ve Uzbekistan Airways de yabancı borsalarda halka arz planlarını değerlendiriyor.

Özbekistan Ulusal Yatırım Fonu'nun mayısta Londra'da gerçekleştirdiği halka arzda 690 milyon dolar toplaması da yabancı yatırımcıların ülkeye artan ilgisinin önemli göstergelerinden biri oldu.

Diğer yandan yatırımcılar, reformların bürokrasi içinde ne kadar kalıcı hale geleceğinden emin değil.

Londra merkezli stratejik danışmanlık şirketi Lamplighter'dan Dakota Irvin'e göre devlet bürokrasisi, daha ileri bir ekonomik serbestleşmeye karşı muhafazakar bir duruş sergiliyor.

Moody's de hazirandaki açıklamasında, ekonomik reformlardaki muhtemel bir yavaşlamanın veya duraksamanın ülkenin kredi notu üzerinde baskı yaratabileceğini vurgulamıştı.

Mirziyoyev ise haziranda düzenlenen Taşkent Uluslararası Yatırım Forumu'ndaki konuşmasında, ekonomik reformların devam edeceğini ve ülkeye yabancı yatırım çekmeyi sürdüreceklerini söylemişti.

Independent Türkçe, Reuters, Euronews