Küçük hesaplar, büyük belalar: The Gentlemen benzeri 5 dizi

The Gentlemen'da 41 yaşındaki Theo James'e (sağda) kült dizi Skins'le tanınan Britanyalı yıldız Kaya Scodelario (solda) eşlik ediyor (Netflix)
The Gentlemen'da 41 yaşındaki Theo James'e (sağda) kült dizi Skins'le tanınan Britanyalı yıldız Kaya Scodelario (solda) eşlik ediyor (Netflix)
TT

Küçük hesaplar, büyük belalar: The Gentlemen benzeri 5 dizi

The Gentlemen'da 41 yaşındaki Theo James'e (sağda) kült dizi Skins'le tanınan Britanyalı yıldız Kaya Scodelario (solda) eşlik ediyor (Netflix)
The Gentlemen'da 41 yaşındaki Theo James'e (sağda) kült dizi Skins'le tanınan Britanyalı yıldız Kaya Scodelario (solda) eşlik ediyor (Netflix)

Guy Ritchie'nin suç filmlerinde herkesin bir hesabı vardır; işler, bu hesaplar birbirine karışınca güzelleşir.

2019 yapımı The Gentlemen da uyuşturucu ticaretini, sınıf farklarını ve birbirini küçümsemeye meraklı adamları bir araya getirip bundan epey eğlence çıkarmıştı.

Ritchie, aynı evrende geçen dizisinde bu kez işi aile mirasına bağladı: Theo James'in canlandırdığı Eddie'ye babasından bir unvan ve malikane kalıyor. Arazideki esrar üretimi de pakete dahil.

Aristokratların ve suçluların birbirini alt etmeye çalıştığı dizinin iki sezonu da Netflix'in küresel İngilizce diziler listesinde ilk 10'da. Biz de bu ilgiden yola çıkıp The Gentlemen'ın ardından benzer bir seyir keyfi sunabilecek dizileri bir araya getirdik.

Weeds, Narcos, Ozark, The Brothers Sun ve Sexy Beast'i seçerken kimi zaman aile sırlarının, kimi zaman tehlikeli ortaklıkların, çoğu zaman da hesabı tutmayan insanların peşinden gittik.

The Gentlemen bittiyse ve hâlâ birilerinin tehlikeli işlerine burnunuzu sokmak istiyorsanız, sıradaki diziniz burada olabilir.

Weeds

Komşumuzun ne iş yaptığını gerçekten biliyor muyuz, yoksa sabah kapıda selamlaştık diye tanıdığımızı mı sanıyoruz? Jenji Kohan'ın yarattığı Weeds'te Nancy Botwin, eşini kaybettikten sonra iki oğluyla hayatını toparlamaya çalışıyor. Para azalıyor ama alıştığı rahatlıktan vazgeçmek de istemiyor; çareyi mahallenin stresli annelerine esrar satmakta buluyor.

Mary-Louise Parker'ın canlandırdığı Nancy için önceleri mesele faturaları ödemek ama iş hızla büyüyor, Kaliforniya banliyösündeki müşterilerle sınırlı kalmıyor. Bir bakmışız, Los Angeles'ın suç dünyasındayız.

The Gentlemen'da Eddie kendini uyuşturucu işinin ortasında buluveriyor, Nancy ise o işe kendi isteğiyle giriyor. İkisinde de işler büyüdükçe dertler çoğalıyor; seyir zevki de biraz buradan geliyor.

dfrgthy
Weeds'in yıldızı Mary-Louise Parker, dizideki Nancy Botwin performansıyla üç kez Emmy'ye aday gösterilmiş, 2006'da aynı rolle Altın Küre kazanmıştı (Showtime)

Nancy'nin yanında Justin Kirk'ün canlandırdığı kayınbirader Andy, karşısında Elizabeth Perkins'in hayat verdiği komşusu Celia var. Bu çevrede kimsenin kimseye huzur vermeye niyeti yok. 

2005'ten 2012'ye dek 8 sezon yayımlanan dizide Carrie Fisher ve Alanis Morissette gibi konuklara da rastlıyoruz. Son sezonlarda ipin ucunu biraz kaçırıyor, doğru. Ama yine de Nancy'nin şimdi neye bulaşacağını merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz.

IMDb: 7,9
Nereden izlenir: Netflix

Narcos

The Gentlemen'ın ardından Narcos'a geçince ortamın neşesi biraz kaçıyor. Uyuşturucu ticaretinde para yine bol ama ödenen bedeller çok daha ağır. 

Chris Brancato, Carlo Bernard ve Doug Miro'nun yarattığı, Kolombiya'da çekilen dizi, Pablo Escobar'ın 1970'lerde kokain ticaretiyle kurmaya başladığı imparatorluğu anlatıyor. Gerçek olayları izliyoruz ama kurmacanın payını da unutmamak lazım.

Wagner Moura'yı Narcos'tan evvel geçen yılın en sağlam işlerinden Gizli Ajan'da (O Agente Secreto) izleyip sevdiyseniz, burada çok başka bir adamla karşılaşmaya hazırlanın.

Moura'nın Escobar'ı sakince konuşurken bile rahat bırakmıyor insanı, birazdan ne yapacağını beklemek yeterince tedirgin ediyor. Peşindeki narkotik ajanları Steve Murphy ve Javier Peña'yı Boyd Holbrook ve Pedro Pascal canlandırıyor. Hikayeyi sık sık bu iki ajanın gözünden izliyoruz. Ama dizi bizi Escobar'ın evine de sokuyor, ailesiyle ve yakın çevresiyle baş başa bırakıyor.

xcdfvgh
The Last of Us'la tanınan Şili asıllı Amerikalı aktör Pedro Pascal (sağda), Narcos'un ilk iki sezonunda Medellin ve Cali gibi azılı uyuşturucu kartellerini çökertmeye çalışan narkotik ajanı Javier Peña rolündeydi (Netflix)

The Gentlemen'daki pazarlıklar ve güç oyunları burada da var; yalnız Narcos, bunların sokaktaki insanın hayatına nasıl karıştığını da gösteriyor.

2015-2017'de üç sezon yayımlanan dizide Cali karteli de devreye girdikçe soru değişiyor: Bir adamı yakaladınız diyelim, peki kurduğu bütün bu düzen ne olacak?

Escobar'ın hikayesini biliyorsunuz diye diziyi rahat rahat seyredeceğinizi sanmayın. Sonunu bilmek, arada olanları izlemeyi kolaylaştırmıyor.

IMDb: 8,7
Nereden izlenir: Netflix

Ozark

Ozark'ı izlerken popüler komedilerin ödüllü yıldızı Jason Bateman'ı görünce biraz rahatlayacak gibi oluyorsunuz, sonra canlandırdığı Marty Byrde'ın kimin parasını akladığını öğreniyorsunuz... 

Bill Dubuque ve Mark Williams'ın yarattığı dizide eşi Wendy'nin ihanetiyle sarsılan Marty'nin Meksikalı bir kartelle yürüttüğü işler sarpa sarıyor. O da Wendy ve iki çocuğuyla apar topar Şikago'dan Missouri'nin göller bölgesine taşınıyor. Göl manzarası güzel ama borçları silmiyor. Haliyle kartel de peşlerini bırakmıyor. Üstelik Byrde ailesi daha yerleşemeden bölgenin suçlularıyla da pazarlığa oturmak zorunda kalıyor.

cdfgt
Ozark, ortağıyla birlikte bir Meksika uyuşturucu kartelinin parasını aklayan finans danışmanı Marty Byrde'ün Missouri'deki Ozark Gölü bölgesine taşınmasını ve orada yaşadığı tehlikeli olayları anlatıyor (Netflix)

Marty en olmadık planları bile soğukkanlılıkla anlatırken Laura Linney'nin canlandırdığı Wendy, bir karar verdi mi kolay kolay geri adım atmıyor. Bu rolüyle 4 kez Emmy'ye aday gösterilen Linney, Wendy'nin sertliğini bazen yalnızca bakışıyla hissettiriyor. O yumuşak bakışlı kadının bir anda gözünü kırpmadan sizi harcayabileceğine inanıyorsunuz. 

Bir de Julia Garner'a üç Emmy kazandıran Ruth Langmore var. Bir yerden sonra Marty'nin planından çok, Ruth'un bu aileye daha ne kadar katlanacağını merak ediyorsunuz.

The Gentlemen'daki suç pazarlıkları burada da var ama gülmeye pek fırsat kalmıyor. Dışarıda yapılan her anlaşmanın hesabı bir de evde görülüyor.

2017-2022'de 4 sezon ve 44 bölüm süren dizide bir sorun çözüldüğünde sevinmek için acele etmeyin, Marty'nin bulduğu çıkış yolunun faturası genellikle sonradan geliyor.

IMDb: 8,4
Nereden izlenir: Netflix

The Brothers Sun

Ailenizin Tayvan'ın en güçlü suç örgütlerinden birini yönettiğini son öğrenen siz olsanız, kime inanacağınızı bilebilir miydiniz?

The Brothers Sun'da Bruce'un (Sam Song Li) Los Angeles'taki hayatı, ağabeyi Charles'ın (Justin Chien) gelişiyle altüst oluyor. Babaları vurulunca annesini ve kardeşini korumak için Tayvan'dan gelen Charles, aile mesleğini de beraberinde getiriyor.

Anneleri Eileen'in yıllardır Bruce'tan sakladığı gerçek böylece ortaya çıkıyor. Michelle Yeoh, aileyi bir arada tutmaya çalışan Eileen'i oynarken hem anne şefkatini hem de karşısına dikilmek istemeyeceğiniz otoriteyi hissettiriyor.

sdcfrgt
The Brothers Sun'da Eileen "Mama" Sun karakterini canlandıran Michelle Yeoh, Her Şey Her Yerde Aynı Anda'daki (Everything Everywhere All at Once) performansıyla 2023'te En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazanmıştı (Netflix)

Dizinin belki de en eğlenceli tarafı Charles: Bir an korkutucu bir katil, bir an sonraysa kardeşinin başına bir şey gelmesin diye uğraşan fazlasıyla korumacı bir ağabey. 

The Gentlemen'da olduğu gibi ailesinin suçla bağlantısını sonradan öğrenen bir karakteri izliyoruz ama The Brothers Sun, iki kardeşin farklılıklarından daha bol komedi çıkarıyor. 

Dövüş sekansları ve kara mizahın arasında tehlike de kaybolmuyor. Ne de olsa Bruce olan biteni anlamaya çalışırken ailenin düşmanları onun alışmasını bekleyecek değil. 

Tek can sıkıcı yanı, Netflix'in diziyi tek sezonun ardından iptal etmesi. Bu aileyle biraz daha vakit geçirmeye itiraz etmezdik.

IMDb: 7,5
Nereden izlenir: Netflix

Sexy Beast

İspanya güneşi, havuz başında hardal sarısı mayosuyla kavrulan Ray Winstone, fonda The Stranglers'ın Peaches'ı... İlgi Alanı'nın Oscar adayı yönetmeni Jonathan Glazer'ın 2000 yapımı filmi Sexy Beast'in açılışını Britanya sinemasının en iyileri arasına koymak bizce hiç abartı olmaz. Hele o koca kaya havuza düştüğünde, Gal Dove'un emekliliğinin pek huzurlu geçmeyeceğini anlıyoruz.

2024 yapımı 8 bölümlük diziyse bizi o havuzdan alıp 1990'ların Londra'sına, Gal ve Don Logan'ın suç ortaklığının ilk günlerine götürüyor. Bu kez Gal'ı James McArdle, ne zaman patlayacağı belli olmayan Don'ı Emun Elliott canlandırıyor. Don'u biraz tanıyınca polise yakalanmak mı daha kötü, onunla aynı odada kalmak mı, karar veremiyorsunuz.

The Gentlemen'daki gösteriş, renkli suçlular ve tehlikeli pazarlıklar burada da var. Yalnız Gal'ın başını belaya sokmak için düşmana pek ihtiyaç yok, Don yanında zaten. Dizinin dekoruna, kıyafetlerine dalıp gitmek mümkün ama Don'un bir çıkışı bütün havayı değiştirmeye yetiyor.

xcdfvgth
1990'ların hareketli ve tehlikeli Doğu Londra sokaklarında geçen Sexy Beast, yetenekli hırsız Gal Dove'la suç ortağı Don Logan'ı merkezine alıyor (Paramount+)

Filmi seyretmeden de diziye başlayabilirsiniz. Ama izlediyseniz "Bu geçmişi öğrenmemiz şart mıydı?" diye sorabilirsiniz, haksız da sayılmazsınız. Dizi, filmin seviyesine ulaşamasa da bu huysuz ortaklığın nasıl yürüdüğünü merak ettiriyor. 

Yalnız Glazer'ın filmini henüz görmediyseniz onu da listeye alın ve o havuz başına mutlaka uğrayın.

IMDb: 6,5
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

Independent Türkçe



Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
TT

Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)

Bilim insanları, uzun süredir gizemini koruyan bir sorunun, büyük köpeklerin neden küçük köpeklere göre daha hızlı yaşlandığının yanıtını nihayet bulduğunu söylüyor.

Genellikle daha büyük canlıların daha uzun yaşadığı hayvanlar alemindeki genel eğilimin aksine, küçük köpeklerin büyük köpeklere kıyasla daha uzun ömürler sürmeye yatkın olduğu uzun zamandır görülüyor. Fakat bilim insanları, bu durumun köpeklerde neden farklı olduğunu bugüne kadar bilmiyordu.

Ancak yeni araştırma, her şeyin köpek DNA'sına ve LINE1 adlı "sıçrayan" bir genle ilgili olduğunu öne sürüyor.

Kendi kendilerini kopyalayabilen LINE1 genleri, bir köpeğin genetik sistemine kendini çoğaltarak ekleyebiliyor.

Bu genler "DNA metilasyonu" adı verilen ve gen aktivitesini düzenleyen bir süreçle genellikle kontrol altında tutuluyor. Ancak metilasyon kaybolduğunda bu genlerin aktivitesi artabiliyor ve bu süreçte DNA'ya zarar vererek yaşlanmayı hızlandırabiliyor.

En önemlisi, ABD çapında bir yıldan uzun süre yürütülen Köpek Yaşlanma Projesi'ne dahil edilen 864 köpek üzerindeki yeni analize göre, büyük köpekler küçük köpeklere kıyasla yüzde 35 daha fazla LINE1 gen metilasyonu kaybediyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından Blaise Mariner yaptığı açıklamada, "Bu, köpeklerde iyi bilinen boyut-yaşam süresi dengesiyle örtüştüğünü gördüğümüz en net moleküler işaretlerden biri" ifadelerini kullanıyor.

Bu durum, büyük köpeklerdeki daha hızlı yaşlanmanın, en azından kısmen bu 'sıçrayan genler' üzerindeki kontrolün azalmasından kaynaklanabileceğine işaret ediyor.

Çalışma ayrıca şaşırtıcı bir şekilde, erkek ve dişi büyük köpekler arasındaki farkları da ortaya çıkararak dişilerde  daha fazla LINE1 gen sıçraması yaşanabileceğini gösterdi.

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Brianah McCoy, "Bu beklenmedik bir sonuçtu" diyor. 

Bu bulgu, X kromozomunun nasıl düzenlendiğine dair bazı varsayımlarımızı sorgulatıyor ve epigenetik yaşlanmanın karmaşıklığını vurguluyor.

Daha önce uzmanlar, insanın sadık dostu köpeklerdeki bu farkı incelerken, büyük köpeklerin yaşam süresindeki farkı daha hızlı yaşlanma oranları ve daha kısa ömürle ilişkilendirmiş ancak bunun nedenini tam olarak anlayamamıştı.

Arizona Üniversitesi'nin yakın tarihli bir araştırmasında büyük köpeklerin beyninin küçük köpeklerin beyinlerinden daha hızlı yaşlanmadığının tespit edilmesi, hayvanların bilişsel gerileme yaşamadan önce öldüğüne işaret ediyor.

erb
Noah Snyder-Mackler, Homer (ortada) ve Juno adlı iki köpeğiyle birlikte (Deanna Dent / Arizona Eyalet Üniversitesi)

LINE1 aktivitesinin yaşlanmanın bir nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunu belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Ancak araştırmacılar, bulguların hem köpeklere hem de bize fayda sağlayarak bilim insanlarının büyük köpeklerin ömrünü uzatacak yöntemler geliştirmesine yardımcı olmasını umuyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden öğretim üyesi ve çalışmanın kıdemli yazarı Noah Snyder-Mackler, "Tek bir tür içinde yaşam süresi açısından çarpıcı farklılıklar sergilediği için köpekler yaşlanmayı anlama açısından olağanüstü bir model sunuyor" diyor.

Snyder-Mackler, "Çalışmamız, transpozonların memelilerde yaşlanma sürecinin temel bir parçası olabileceğine işaret ediyor" diye ekliyor.

Eğer durum böyleyse bu unsurları veya onları düzenleyen mekanizmaları hedef almak, insanlarda sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik gelecekteki tedavilerde umut verici bir yol olabilir.

Independent Türkçe


Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
TT

Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)

Ben Affleck, birlikte oynadıkları filmin üzerinden 10 yıldan uzun süre geçmesine rağmen performansının etkisini hâlâ üzerinden atamadığı rol arkadaşının kim olduğunu açıkladı.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) yıldızı, David Fincher'ın yönettiği 2014 yapımı gerilim filmi Kayıp Kız'da (Gone Girl), eşi Amy Dunne'ın gizemli bir şekilde kaybolmasıyla bağlantılı bir şüpheli olan Nick Dunne'ı canlandırmıştı.

Variety'ye verdiği röportajda Affleck, çekimlerden sonra aralarında geçen bazı konuşmaları anlatarak filmdeki eşini oynayan rol arkadaşı Rosamund Pike'tan "hâlâ korktuğunu” itiraf etti.

54 yaşındaki Affleck, kaydedilen video röportajda tedirginmiş gibi yaparak "Ona, 'Selam Rosamund. Nasılsın?' falan diyorum" dedi.

Sözlerine, "Hâlâ bir nevi öyle bakıyor. Neyden bahsettiğimi biliyorsunuz, değil mi?" diye devam eden aktör, ardından Pike'ın filmdeki soğuk performansını ve Britanya aksanını taklit etmeye çalıştı.

dfgh
Ben Affleck ve Rosamund Pike, gerilim filmi Kayıp Kız'da karıkoca rolündeydi (20th Century Studios)

Pike'ın karakterine bürünen Affleck gizemli bir ses tonuyla, "Merhaba Ben, seninle konuştuğuma sevindim" dedi. 

Affleck, "Ben de 'Ah, lanet olsun' falan oluyorum" diye şaka yaptı. 

Hâlâ o özelliğe sahip. Harika bir performanstı. Filmde muhteşemdi.

Gillian Flynn'in aynı adlı romanından uyarlanan Kayıp Kız, görünüşte mükemmel bir evliliğe sahip Nick ve Amy çiftini konu alıyor. Amy'nin evlilik yıldönümlerinde beklenmedik şekilde kaybolması ve Nick'in baş şüpheli haline gelmesiyle aşk hikayelerinde dönüm noktası yaşanıyor. Amy'nin, eşini suçlu göstermek için kendisine kayıp süsü verdiği ortaya çıkıyor.

Pike, 2015'te En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş ancak ödül nihayetinde Unutma Beni'deki (Still Alice) rolüyle Julianne Moore'a gitmişti.

Hikayenin merkezindeki çifti canlandırmaları için ilk tercih edilen isimler Affleck ve Pike değildi. Başlangıçta rol için Jon Hamm düşünülmüştü ancak o sırada 6. sezonu yayımlanan Mad Men'deki sorumlulukları nedeniyle aktör çekimlere katılamamıştı.

2023'te Watch What Happens Live'a konuk olan Hamm, "Rol benim olacaktı ama Bay Draper'ın süregelen maceralarını çekmemiz gerekiyordu" demişti.

Pike'ın rolü de neredeyse Reese Witherspoon'a gidecekti ancak Fincher, onun bu role uygun olmadığına karar vermişti.

Witherspoon, Las Culturistas podcast'inde "[Fincher] beni karşısına oturttu ve bunun için onu suçlamıyorum ama David 'Bu rol için tamamen yanlışsın ve seni bu role almayacağım' dedi" diye anlatmıştı.

Rolü kaçırsa da geriye dönüp bakınca yönetmeni "tamamen haklı" bulduğunu söylemişti.

Fincher harika bir iş çıkardı, Rosamund Pike çok şeytani ve Ben Affleck ise bunun tam tersi bir avanak.

Kayıp Kız, dünya çapında 369,3 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek büyük bir başarı yakalamıştı.

Independent Türkçe


İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
TT

İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)

Yeni bir Netflix dizisinin, Apple TV'nin popüler doğaüstü komedisi Widow's Bay'le olumlu benzerliklerine dikkat çekiliyor.

6 bölümlük mini dizi Below'da Josh Hartnett, gizemli bir deniz yaratığının dehşet saçtığı küçük bir Newfoundland kasabasında yaşayan sert mizaçlı bir balıkçı rolünde.

Konusu nedeniyle dizi, doğaüstü olaylarla kuşatılmış New England'daki izole bir adada geçen ve kısa süre önce Emmy Ödülleri'nde rekorlar kıran Widow's Bay'e benzetiliyor.

Financial Times'tan bir eleştirmen yeni diziyi "Netflix'in Widow's Bay'e yanıtı" diye nitelerken, bir sosyal medya kullanıcısı da X'te şöyle yazdı: 

Bu biraz tartışmalı olabilir ama Below, Widow's Bay'den daha sürükleyici bir 'küçük topluluk odaklı gizem/gerilim' dizisi. Temposu daha iyi, karakterleri daha sempatik ve ortamı sıradan bir küçük kasabadan ziyade eşsiz bir yere benziyor. Ama sadece iki bölüm izledim, bakalım nihai karar ne olacak.

Öte yandan Below'un yaratıcısı Jesse McKeown ve yönetici yapımcısı Jessica Rhoades yakın zamanda The Hollywood Reporter'a verdikleri röportajda, iki dizinin tonunun çok farklı olduğuna dikkat çekti.

Yayın kuruluşuna konuşan Rhoades, "Dizilerin arkasındaki ekipler birbirinden çok farklı ve her iki dizi de yaratıcılarına özgü. Katie'nin [Widow's Bay'in yaratıcısı Dippold] senaryosunu yıllardır biliyordum; ona herkes bayıldı, muhteşemdi" dedi.

Rhoades sözlerine şöyle devam etti: 

Jesse'nin senaryoları ise çok farklı ve çok spesifikti. Bence bu dizileri genel anlamda ele alınca, tanıtım metninde anlatınca ya da belki fragmanı izleyince durum değişiyor. Ama senaryolar gerçekten çok farklıydı. Her ikisinin de çok farklı yol gösterici ilkeleri ve hedefleri vardı. Benim için bu bir endişe kaynağı değildi çünkü paralel bir yolda ilerlerken bile farklı diziler yaptığımızı biliyordum.

McKeown ise Widow's Bay'in fragmanını ilk gördüğünde diziler arasında benzerlikler olabileceğinden endişelendiğini kabul ederek şöyle dedi:

Çekimler bitene kadar bunun farkında değildim, bu yüzden ilk tepkim 'Kahretsin' oldu. Ama izleyen herkes bana bunun çok farklı olduğuna dair güvence verdi.

Widow's Bay'in yıldızı Kate O'Flynn önceki aylarda The Independent'a yaptığı açıklamada, ezilen karakteri Patricia'nın izleyiciye bu kadar yakın geleceğini tahmin etmediğini söylemişti.

O'Flynn, "İnsanların onunla bu kadar bağ kuracağını pek tahmin etmemiştim ve bunu yapmaları gerçekten içimi ısıtıyor. Çünkü sanki herkesin içinde bir Patricia var ya da içlerindeki Patricia'dan korkuyorlar gibi geliyor. Ancak Patricia, toplum içinde böyle olmaktan kendini alamıyor ve bu yüzden onun bu şekilde desteklendiğini görmek harika" demişti. 

Her şeyin bu şekilde gelişmesi resmen bir hayalin gerçekleşmesi oldu. Açıkçası aslında hâlâ çok inanılmaz geliyor ama çok heyecanlıyım.

Below, Netflix'te halen yayında.

Independent Türkçe