Endonezya'da bilim insanları, cami hoparlörlerini deprem erken uyarılarının halka iletilmesinde kullanmak için çalışıyor.
Camilerin ülke genelinde yaygın olması, bu yöntemin tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden biri. Özellikle uzak yerleşimlerde mevcut hoparlör altyapısından yararlanılması, yeni bir duyuru ağı kurma ihtiyacını azaltabilir.
Araştırmacılar, cep telefonu şebekelerinin afet sırasında aksayabileceğine de dikkat çekiyor. Cami hoparlörleri, mobil iletişimin kesintiye uğradığı veya yeterince güçlü olmadığı bölgelerde halka ulaşmak için alternatif bir kanal oluşturabilir.
Japonya ve Endonezya'nın ortak çalışması, başkent Cakarta'yı da kapsayan Cava Adası'nın batısına odaklanıyor. Projede sismik gözlem ağıyla yer hareketlerinin gerçek zamanlı olarak tahmin edilmesi, uyarıların hızla iletilmesi ve halkın bu uyarılar doğrultusunda gerekli önlemleri almasını sağlayacak yöntemlerin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Guardian'ın haberine göre, bazı camiler sismik sensör ağına bağlandı. Ancak sistem henüz prototip aşamasında ve halka deprem uyarısı vermeye başlamadı.
Japonya Bilim ve Teknoloji Ajansı'nın (JST) yayımladığı proje bilgilerinde, uyarıların iletilmesinde camilerden yararlanılacağı vurgulanıyor.
Beş yıllık araştırmanın Japonya tarafını Kyoto Üniversitesi Afet Önleme Araştırma Enstitüsü'nden Hiroshi Inoue, Endonezya tarafını ise Ulusal Araştırma ve İnovasyon Ajansı'ndan (BRIN) Andi Eka Sakya yönetiyor.
Çalışmaya Tokyo Üniversitesi, Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Kurumu (BMKG), Bandung Teknoloji Enstitüsü ve afet yönetimi kuruluşları da katılıyor.
Japonya'nın resmi kalkınma yardımı programından da destek alan araştırma, 2025'te Cava Adası'nın batısındaki üç eyalette başladı. Japan Times'ın aktardığına göre Endonezya, sistemi 2030'a kadar Cakarta ve bazı diğer bölgelerde denemeyi, ardından erken uyarı ağını ülke geneline yaymayı hedefliyor. Araştırmacılar bu kapsamda düşük maliyetli deprem gözlem cihazları da geliştiriyor.
Projenin Endonezya ayağını yöneten Andi Eka Sakya, 28 Temmuz'da Japonya'nın Kumamoto bölgesinde meydana gelen deprem sırasında ülkede bulunduğunu anlattı. Erken uyarının ardından televizyonlarda halka güvenlik önlemlerinin gösterildiğini ve panik yaşanmadığını belirten araştırmacı, Endonezya'da da benzer bir sistem kurmak istediklerini söyledi.
Proje yalnızca halka alarm vermekle sınırlı değil. Araştırmacılar, deprem tespit edildiğinde demiryolu seferlerinin ve fabrikalardaki makinelerin otomatik olarak durdurulmasını da hedefliyor. Böylece sarsıntı başlamadan önce alınacak önlemlerle olası hasarın azaltılması amaçlanıyor. Okul hoparlörleriyle radyo ve televizyon yayınlarının uyarı kanalı olarak kullanılması da proje kapsamında araştırılıyor.
Projenin bir başka hedefi de binaların deprem sırasındaki tepkilerine göre acil tahliye yönergeleri hazırlamak. JST, dünyadaki depremlerde can kayıplarının büyük bölümünün yapısal açıdan zayıf evlerin çökmesinden kaynaklandığına dikkat çekiyor.
Bu nedenle araştırmacılar, erken uyarıların yalnızca halka ulaştırılmasını değil, insanların bulundukları yapıların özelliklerine uygun biçimde hareket edebilmesini de sağlamaya çalışıyor.
Geliştirilecek yöntemlerin uygulamalı eğitimlerle halka aktarılması ve sistemin afetlerin etkisini azaltmada ne kadar başarılı olduğunun değerlendirilmesi planlanıyor.
Araştırmacılar, Endonezya'da edinilecek deneyimlerden daha sonra başka gelişmekte olan ülkelerde de yararlanılmasını amaçlıyor.
Independent Türkçe, Guardian, Japonya Bilim ve Teknoloji Ajansı (JST), Japan Times
