Irak hükümeti, geçtiğimiz şubat ayının sonunda ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan savaş sırasında tarafsız bir tutum benimsemiş olsa da çatışmaların güvenlik ve ekonomi alanındaki olumsuz etkileri ülkeyi ciddi biçimde etkiledi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrol ihracatının gerilemesinin yanı sıra İran yanlısı silahlı grupların savaşa katılarak ülke içinde ve dışında yüzlerce saldırı düzenlemesi, Irak üzerindeki baskıyı artırdı.
Savaşın yeniden başlaması ihtimaliyle birlikte benzer kaygılar ve olası sonuçlar, Irak’taki siyasi çevrelerin ve kamuoyunun tartışmalarında tekrar ön plana çıkıyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Halid el-Yakubi dün basına yaptığı açıklamada, “ABD ile İran arasında yaşanacak yeni bir çatışmanın, ülkeyi savaşın dışında tutmanın zorluğu nedeniyle, Irak’ı olayların merkezine yerleştireceği” uyarısında bulundu.
Doların serbest piyasadaki kurunun yükselmesi ve temel tüketim ürünlerinin fiyatlarında yaşanan sert artışlarla derinleşen döviz krizi de ülkenin kırılganlığını artırıyor. Bilgi sahibi kaynaklara göre bölgede yaşanabilecek yeni güvenlik sorunları ve ABD-İran çatışmasının yeniden başlaması, mevcut koşulları daha da ağırlaştırarak Irak’ı ciddi risklerle karşı karşıya bırakabilir.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle özellikle Koordinasyon Çerçevesi içindeki siyasi güçlerin ciddi endişeler taşıdığını belirterek, “Savaşın yeniden başlaması durumunda yaşanabilecekleri bir düşünün” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynaklar, dolar krizi ve fiyat artışlarının ardından halk arasında protesto çağrılarının yapılmasının ülke içinde gerilimin artması endişesini tetiklediğini vurguladı. Siyasi güçlerin ve hükümetin bugün bu sorunla başa çıkabileceğini, ancak savaşın yeniden başlaması halinde ilerleyen süreçte durumun yönetilmesinin imkânsız hâle gelebileceğini ifade etti.
Seyyidü'ş Şüheda Tugayları Genel Sekreteri ve Koordinasyon Çerçevesi’nin önde gelen isimlerinden Ebu Alâ el-Velai de geçen hafta yaptığı açıklamada, Irak’ta protesto gösterilerinin yeniden başlaması ve şiddetlenmesi ihtimaline ilişkin Koordinasyon Çerçevesi içinde ciddi kaygılar bulunduğunu dile getirdi.
Kaynaklar, Irak’ın mevcut koşullarının alternatif planlar hazırlamak için elverişli olmadığını belirtti. Bununla birlikte, İran’a karşı bir savaş yeniden başlasa dahi silahlı grupları itidalli davranmaya ikna etmek için girişimlerde bulunulduğunu, Hürmüz Boğazı dışında kalan güzergâhlar üzerinden petrol ihracatını artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti.
Irak Başbakanı Falih ez-Zeydi, pazar günü Bağdat’taki Petrol Bakanlığı merkezini ziyaret etti. Başbakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre Zeydi, petrol üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik belirlenen hedeflere ulaşmak için çalışmaların kararlılık ve yüksek sorumluluk bilinciyle sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Zeydi ayrıca petrol gelirlerinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, hükümetin bu doğrultuda bir dizi önemli tedbir ve adım atacağını belirtti. Irak’ın bölgede yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenen ülkeler arasında yer aldığını da ifade etti.

Mali ve bütçe krizi
217 trilyon Irak dinarı (yaklaşık 165,6 milyar dolar) olarak belirlenen federal bütçe, bölgede çatışmaların yeniden alevlenmesi durumunda ciddi risk altındaki alanların başında geliyor.
Irak yönetimi bütçede petrolün varil fiyatını 58 dolar, günlük ihracat miktarını ise 4 milyon varil olarak öngördü. Ancak çok sayıda ekonomist, özellikle ihracat hedeflerinin gerçekçi olmadığını belirterek bu rakamları eleştirdi.
Savaşın yeniden başlaması halinde petrol ihracatının ciddi ölçüde düşerek günlük 1 milyon varilin altına gerileyebileceği tahmin ediliyor. Böyle bir senaryo, hükümetin kamu çalışanlarının maaşlarını ödeyememesi veya ödemeleri geciktirmesi gibi ciddi bir mali krize yol açabilir. Nitekim benzer bir durum iki ay önce de yaşanmıştı.
Silahlı gruplar sorunu
ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin geçen eylül ayının sonunda Irak’tan çekilmesine rağmen, savaşın yeniden başlaması durumunda Iraklı silahlı grupların ülke içinde ve dışında saldırılar düzenlemesi ihtimali endişe yaratmaya devam ediyor. Hizbullah Tugayları ve Nuceba Hareketi de dahil olmak üzere İran yanlısı gruplar, ABD’nin İran’a saldırması halinde Tahran’ın yanında savaşa katılacaklarını açıklamıştı.
Silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik sürecin tıkanması ve Irak hükümetinin bu adımı önümüzdeki aylara ertelemek zorunda kalması, çatışmaların yeniden başlaması durumunda söz konusu grupların savaşa dahil olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. Bu durum, Irak’ı kaçınmak istediği ABD saldırıları ve yaptırımlarıyla karşı karşıya bırakabilir.
ABD’nin Irak Büyükelçiliğinin dün Ortadoğu’daki Amerikan vatandaşlarını güvenlik durumunun aniden kötüleşebileceği konusunda uyarması da ülkedeki resmî ve toplumsal kaygıları artırdı.
Büyükelçilik yayımladığı açıklamada, vatandaşlarından uçuş saatlerini doğrudan hava yolu şirketlerinden teyit etmelerini ve Bağdat, Erbil, Basra ve Süleymaniye havalimanlarındaki uçuş durumunu takip etmelerini istedi.
Açıklamada ayrıca İran ve İran destekli grupların yurt dışındaki Amerikan çıkarlarını, şirketlerini, kurumlarını ve ABD ile bağlantılı tesisleri hedef alabileceği uyarısında bulunuldu. Ortadoğu dışındaki bazı Amerikan diplomatik tesislerinin de daha önce saldırılara maruz kaldığı hatırlatıldı.
ABD’nin güvenlik tavsiyeleri kapsamında vatandaşlarına gösterilerden, büyük kalabalıklardan ve güvenlik güçlerinin yoğun olarak bulunduğu bölgelerden uzak durmaları; yerel medyayı takip etmeleri, yetkililerin talimatlarına uymaları ve Amerikan büyükelçilikleri, şirketleri ile kurumlarının yakınında dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.
Washington yönetimi ayrıca vatandaşlarını, güvenlik uyarılarını alabilmeleri ve acil durumlarda kendileriyle iletişim kurulabilmesi için Akıllı Yolcu Kayıt Programı’na (STEP) kaydolmaya çağırdı.
Acil durumlar için Irak’ın yerel acil yardım numarası 911 ile ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği ve Erbil Başkonsolosluğunun konsolosluk birimlerine ait e-posta adresleri de paylaşıldı.