Trump, seçimlerin ardından İran’a yönelik birkaç gün sürebilecek saldırıları değerlendiriyor

Bessent ekonomik çöküşe oynuyor… Netanyahu ise rejimin devrilmesi için baskı yapıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunuyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunuyor (Reuters)
TT

Trump, seçimlerin ardından İran’a yönelik birkaç gün sürebilecek saldırıları değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunuyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunuyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik savaşı birkaç gün sürecek saldırılarla yeniden başlatmayı değerlendirdiği bildiriliyor. ABD’li yetkililere göre saldırıların, Kongre ara seçimlerinin hemen ardından başlaması olası. Trump yönetimindeki bazı isimler, ağır darbe alan İran ekonomisinin yeni bir bombardıman dalgasının baskısıyla rejimin çöküşüne yol açabileceğini değerlendiriyor.

Trump, Beyaz Saray’dan ayrılmadan önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bunu çok hızlı bir şekilde sona erdirebiliriz... Asıl soru şu: Çatışmayı kesin olarak sonuçlandırmak mı istiyoruz, yoksa kendi kendine sönümlenmesine mi izin veriyoruz?” dedi. Florida’ya geldiğinde ise Washington’un İran’a karşı yeni bir askerî operasyon düzenleyebileceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişinin sürdüğünü belirten Trump, “İstediğimiz her şeyi elde ediyoruz” ifadesini kullandı. Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada da “Öyle ya da böyle, yakın zamanda bir şeyler olacak” demişti.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye dosyasından sorumlu özel temsilcisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, ABD’nin bu hafta sonu İran’a saldırı düzenlemesi ihtimalini dışlamadığını söyledi. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Barrack, internet üzerinden yayımlanan bir programa verdiği röportajda, “Bu hafta sonu bir saldırı gerçekleşebilir mi? Kesinlikle” dedi. Ancak Barrack’ın doğrudan İran dosyasından sorumlu olmadığı ifade ediliyor.

Barrack, Trump’ın tutumunun “son derece açık” olduğunu vurgulayarak ABD Başkanı’nın anlaşmaya açık ve hazır olduğunu, tarafların aylar boyunca müzakere masasında oturduğunu belirtti.

Trump ise Barrack’ın açıklamalarının önemini küçümsedi. Florida’da gazetecilere konuşan Trump, “Bu benim büyükelçim miydi? Sanırım oldukça etkili bir adam. Eğer durum buysa, ben bundan haberdar değilim” dedi.

Barrack rejim değişikliğine karşı, Netanyahu ise ısrarcı

Barrack, ABD’nin İran’da rejim değişikliği hedeflemediğini söyledi. Bu açıklama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun son günlerde İran rejiminin devrilmesine yönelik tekrarladığı çağrılarla çelişiyor.

İran halkına seslenen Barrack, “Dünyayı, müttefiklerimizi ve Körfez bölgesini tehdit etmeyi sürdürürseniz sonuçları olacaktır. Ancak bu sonuçlar rejim değişikliği anlamına gelmeyecek” dedi.

ABD Başkanı’nın da ülkesinin rejim değişikliğiyle ilgilenmediğini açıkça ifade ettiğini belirten Barrack, “Rejim değişikliği konusunda her zaman temel sorun şudur: Sonrasında hangi senaryo yaşanacak?” diye konuştu.

Trump, diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından İran’a yönelik yeni saldırılara açık olduğunu belirtmişti. Ancak daha önce, 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerinden önce böyle bir saldırı düzenlenmeyeceğini açıklamıştı.

The Atlantic dergisine konuşan yetkililere göre olası saldırıların hedefleri arasında İran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) envanteri, enerji tesisleri ve nükleer tesisleri bulunuyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığına (CENTCOM) bağlı iki F-16 savaş uçağı. (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığına (CENTCOM) bağlı iki F-16 savaş uçağı. (CENTCOM)

Yönetim dışında görev yapan bir danışman, ekonomik baskının “sonuç vermeye başladığını” savunarak, yeni saldırıların İran yönetimini “düşüreceğini” ileri sürdü.

Trump, savaşı sona erdirmek için kendisine hızlı sonuç vaat eden iki yakın ismin farklı yaklaşımlarıyla karşı karşıya. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, deniz ablukası ve yaptırımların Tahran’ı müzakere masasında teslim olmaya zorlayacağına inanıyor. Netanyahu ise Trump’la gerçekleştirdiği bir dizi görüşmede, rejimi devirmek amacıyla ABD ve İsrail’in son ve yıkıcı bir saldırı dalgası düzenlemesini savundu. Yönetimin şu anda iki yaklaşımı birleştirmeye yöneldiği değerlendiriliyor.

Sabır tükeniyor

The Atlantic dergisinin bir ABD’li yetkiliye ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Trump, ara seçimlerden önce İran’ın müzakerelere dönmesini umuyordu. Ancak bu gerçekleşmedi. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, Cumhuriyetçiler açısından ciddi bir seçim yüküne dönüşürken Trump’ın ekonomik boğma stratejisine yönelik sabrı da azalmaya başladı.

Dergi, Washington’daki bazı çevrelerin güç gösterisinin Trump’a “Ekim sürprizi” olarak nitelendirilebilecek bir siyasi zafer kazandırabileceğini savunması üzerine Trump’ın seçimlerden önce yeniden çatışmaya girme seçeneğini değerlendirdiğini yazdı.

Bir Beyaz Saray yetkilisine göre Netanyahu da salı günü yapılacak İsrail seçimlerinden önce saldırı düzenlenmesini istedi. Ancak Cumhuriyetçilerden gelen güçlü itirazlar, Trump’ı ABD seçimlerinden önce İran’a saldırmayacağı yönünde kamuoyu önünde taahhütte bulunmaya itti.

ABD’li yetkililer, seçim sonrasına ilişkin henüz kesin bir karar alınmadığını belirtiyor. Bazı yetkililer, Washington’un atacağı bir sonraki adım ve bunun zamanlaması konusundaki belirsizliğin Tahran’ı teyakkuzda tutmasını umuyor.

ABD’nin hazırlıklarına ilişkin kamuoyuna yansıyan en önemli işaretlerden biri, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bu hafta İsrail’e yaptığı ziyaret ve Netanyahu ile İran dosyasını görüşmesi oldu.

Riskli bir bahis

The Atlantic, ekonomik baskının İran’ı ciddi biçimde zayıflattığını ancak Tahran’ın müzakere pozisyonunu büyük ölçüde değiştirmediğini yazdı. Dergi, Trump’ın daha önce de İran’ın çöküşün eşiğinde olduğuna inandığını, ancak bu değerlendirmesinin yanlış çıktığını hatırlattı.

Haberde, yeni saldırıların Tahran’ı teslim olmaya zorlamak yerine bölgesel tırmanmaya yol açabileceği ve başarısızlık durumunda İran’ın taviz vermeye daha az istekli hâle gelebileceği uyarısı yapıldı.

İran konusunda uzman eski İsrailli istihbarat subayı Dani Citrinowicz dergiye yaptığı açıklamada, “Üç gün sürecek bir savaş planlayamazsınız çünkü karar tek taraflı değildir. İran’ın nasıl karşılık vereceğini kontrol edemezsiniz” değerlendirmesinde bulundu.

Dergi ayrıca, savaşın en yoğun döneminde önemli ölçüde azalan ABD mühimmat stoklarının bölgedeki Amerikan çıkarlarını korumaya yeterli olup olmadığına ilişkin soru işaretlerine dikkat çekti. İran’a yönelik yeni saldırı ihtimali ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tankerlere yönelik saldırı haberlerinin ardından perşembe günü petrol fiyatları yükselirken hisse senedi piyasaları geriledi.

ABD Donanmasına ait amfibi hücum gemisi USS Boxer, Orta Doğu’daki operasyonları sırasında. (CENTCOM)
ABD Donanmasına ait amfibi hücum gemisi USS Boxer, Orta Doğu’daki operasyonları sırasında. (CENTCOM)

İran ekonomisi; petrol ihracatını fiilen durma noktasına getiren abluka, yaptırımlar ve saldırıların yol açtığı hasar nedeniyle ağır baskı altında. Enflasyon yükselirken temel ürünlerde kıtlık yaşanıyor ve İran riyali tarihî düşük seviyelerine geriliyor.

Bununla birlikte dergi, İran’da yakın bir çöküş yaşanacağına ilişkin çok az kanıt bulunduğunu belirtti. Habere göre Tahran, fiyatları kontrol altında tutmaya ve temel ithalatı sürdürmeye çalışarak ekonomik hasarı sınırlamayı hedefliyor. İran’daki sertlik yanlısı çevrelerin ise onlarca yıldır halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılara rağmen geri adım atmadığına dikkat çekiliyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper, geçen hafta yaptığı açıklamada, deniz ablukasının İran’ın en az 25 milyar dolar değerindeki ham petrolü ihraç etmesini engellediğini söyledi.

ABD Hazine Bakanlığı da çarşamba günü, Tahran’ın askerî, silahlanma ve nükleer programlarını finanse etmek için dolaylı biçimde gelir elde etmesine yardımcı olmakla suçladığı deniz taşımacılığı ağlarına ve aracılara yaptırım uyguladı.

Kısa ama yoğun saldırı planları

The New York Times, ABD ve İsrail ordularının Amerikan ara seçimlerinden sonra gerçekleştirilebilecek “kısa ama yoğun” bir operasyon için planlar hazırladığını bildirdi. Habere göre bazı ABD’li planlamacılar, üç günlük bir saldırı kampanyasının İran’ın tutumunu değiştirmek için yeterli olabileceğine inanıyor.

Gazeteye konuşan yetkililer, olası hedefler arasında nükleer tesisler, füze ve İHA envanteri ile enerji altyapısının bulunduğunu belirtti. Saldırıların “Cebel el-Fas” nükleer tesisine kadar uzanabileceği de ifade edildi.

Haberde, üç uçak gemisi, binlerce deniz piyadesi, savaş uçakları ve özel operasyon birliklerini kapsayan Amerikan askerî yığınağının kasım ayının başından önce tamamlanmayacağı kaydedildi. Trump’ın, iki ülkenin hava kuvvetlerinin alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmasının ardından ekim ayının başında yapılması planlanan bir saldırıyı son anda ertelediği de aktarıldı.

Axios haber sitesi ise onlarca İsrail savaş uçağı ve havada yakıt ikmal uçağının pazartesi günü Suriye ve Irak hava sahaları üzerinden İran sınırına kadar ilerlediğini, olası saldırıyla uyumlu bir güzergâh izledikten sonra geri döndüğünü bildirdi.

Tahran’da konuşan İran Kara Kuvvetleri Komutanı Emir Hatemi, perşembe günü ülkesinin “asimetrik savaşa” hazırlandığını söyledi ve Umman Denizi’nde “düşman” gemilerinin hedef alınabileceği uyarısında bulundu.

İran Kara Kuvvetleri Komutanı Emir Hatemi, kimliği açıklanmayan bir İHA fabrikasında. Röportaj perşembe günü yayımlandı. (IRNA)
İran Kara Kuvvetleri Komutanı Emir Hatemi, kimliği açıklanmayan bir İHA fabrikasında. Röportaj perşembe günü yayımlandı. (IRNA)

İran Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere eşlik eden Amerikan kuvvetlerini hedef almakla tehdit etti. Washington’un gemilere refakat etmeyi sürdürmesi durumunda çatışmanın bölgedeki ABD üslerine yayılacağı uyarısında bulundu.

Devrim Muhafızları, yedi petrol tankerinin saldırılar ve deniz mayınları nedeniyle hasar gördüğünü ileri sürdü. Ancak bu iddiayı bağımsız biçimde doğrulamaya imkân veren ayrıntılar paylaşılmadı.

Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbî de haftanın başında Hürmüz Boğazı’nın altından geçen yedi ana fiber optik kablonun hedef alınabileceği tehdidinde bulundu.

Trump ise Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ı ABD seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmek amacıyla gemilere saldırıldığı ve gemilerin mayınlara çarptığı yönünde asılsız anlatılar üretmekle suçladı. Trump, boğazdan geçen petrol miktarının savaş öncesindeki seviyeleri aştığını öne sürdü.

Trump, çarşamba günü Güney Carolina’da düzenlenen bir mitingde ABD’nin İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini yok ettiğini ve ülkeyi “askerî ve mali açıdan” mağlup ettiğini söyledi. Trump, “Şimdi ayrılabiliriz ancak bunun uzun süre devam edeceğinden emin olmak istiyoruz” diye konuştu.

Netanyahu da çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran rejiminin devrilmesinin İran kaynaklı tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırmanın tek yolu olduğunu savundu. İsrail Başbakanı, bu doğrultuda orduya, Mossad’a ve güvenlik birimlerine talimat verdiğini belirtti.



Melania Trump: Benim müdahalem olmasaydı tahliyeleri gerçekleştirmek imkânsız olurdu

ABD First Lady'si Melania Trump (AP)
ABD First Lady'si Melania Trump (AP)
TT

Melania Trump: Benim müdahalem olmasaydı tahliyeleri gerçekleştirmek imkânsız olurdu

ABD First Lady'si Melania Trump (AP)
ABD First Lady'si Melania Trump (AP)

ABD First Lady’si Melania Trump, Rusya’nın kontrolündeki Ukrayna kenti Oleşki’de ateşkes anlaşmasına varılmasını sağladığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın The Independent gazetesinden aktardığına göre izolasyon, kuşatma ve gıda tedarikindeki yetersizlikle mücadele eden kentte anlaşmanın, insani yardımların ulaştırılmasını ve sivillerin tahliyesini kolaylaştırması hedefleniyor.

Rus güçlerinin kontrolündeki Oleşki, cephe hattında yer alıyor ve yaklaşık 2 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Kent sakinleri, gıda ve insani yardımlara erişimlerini kısıtlayan kesintisiz kuşatma koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor.

Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre Melania Trump, dün Rusya’nın kentteki tüm askerî operasyonları durdurmayı kabul ettiğini bildirdi. Anlaşma, insani yardımların bölgeye ulaştırılmasına ve sivillerin tahliyesi için özel bir güvenli koridor oluşturulmasına imkân sağlayacak.

Sınırlı ateşkesin 29 Ekim’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Melania Trump, “Oleşki’deki durum trajik. Cephe hattında bulunan kent, yaklaşan bir felaketle karşı karşıya. Kentte kalanların çoğu, acilen tıbbi bakım, ilaç, gıda ve temiz suya ihtiyaç duyan yaşlılardan oluşuyor” dedi.

Kent sakinlerinin elektrik tedarikinin kısıtlı olduğunu, mayınlarla döşenmiş yollar arasında yaşadıklarını ve sık sık askerî saldırılara maruz kaldıklarını belirten Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim müdahalem olmasaydı kente insani yardım ulaştırmak veya yaşlıları buradan tahliye etmek imkânsız olurdu.”

Yardımların ulaştırılması için Rusya ve Ukrayna ile koordinasyon

Habere göre Melania Trump ve temsilcisi, anlaşmanın şartlarını belirlemek üzere Rusya ve Ukrayna liderlikleriyle doğrudan çalıştı.

ABD First Lady’si, “Her iki ülkeden sivil yetkililer, Oleşki sakinlerini evlerinde ziyaret ederek ihtiyaç duydukları yardımın düzeyini belirlemek üzere birlikte çalışacak” dedi.

Tahliye edilmek isteyen kent sakinlerine koordineli destek sağlanacağını ve tercih ettikleri yere ulaşabilmeleri için ulaşım imkânı sunulacağını belirten Trump, “Bazılarının Rusya’ya gitmek isteyeceğini, bazılarının ise Ukrayna’yı tercih edebileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kremlin anlaşmayı doğruladı, Ukrayna operasyonun genişletilmesini istiyor

Kremlin de dün anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, ateşkesin uygulanmasına ilişkin takvimin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Komiseri Dmıtro Lubinets ise Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD First Lady’sinin sürece bizzat katılmasının Oleşki’deki insani operasyonun gerçekleştirilmesini mümkün kıldığını belirtti.

Lubinets, Ukrayna’nın operasyonun kapsamını diğer yerleşim birimlerini de içerecek şekilde genişletmek için çalıştığını ifade etti.

Birden fazla aşamada yürütülmesi planlanan operasyonun, Oleşki’ye ulaşan yolların mayınlardan temizlenmesini, gıda sevkiyatının düzenlenmesini ve kent sakinlerinin tahliyesini kapsayacağını kaydetti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu’na göre Oleşki, Herson bölgesinde cephe hattında bulunan ve gıda sıkıntısı ile insani yardımlara erişimde kesintiler yaşayan yerleşim birimlerinden biri.


Türkiye: Libya’nın doğusu ile batısının yeniden birleşmesi “an meselesi”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (AFP)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (AFP)
TT

Türkiye: Libya’nın doğusu ile batısının yeniden birleşmesi “an meselesi”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (AFP)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (AFP)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Libya’nın doğusu ve batısındaki rakip yönetimlerin yeniden birleştirilmesinin zamanının geldiğini belirterek, bu konuda yakın zamanda bir duyuru yapılabileceğinin sinyalini verdi.

Türkiye, yıllar süren çatışmalar boyunca Trablus’taki uluslararası alanda tanınan hükümeti destekledi. Ancak Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Ankara’nın son yıllarda Libya’nın doğusundaki yönetimle ilişkileri de belirgin biçimde iyileşti.

Fidan gazetecilere yaptığı açıklamada, “Doğu ile batının yeniden birleşmesinin kalıcı hâle getirilmesi için koşulların olgunlaştığı bir aşamaya geldik” dedi. Her iki tarafın da askerî yapılanmalara sahip olduğunu belirten Fidan, bu yapıların ulusal bir ordu çatısı altında birleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Deniz sınırlarının belirlenmesi

Fidan’ın açıklamaları, aralarında Mısır’ın da bulunduğu Avrupa ve bölge ülkelerinin dışişleri bakanlarının İstanbul’da katıldığı toplantının sonrasında yapıldı.

Fidan, “Ulusal birliğin en önemli dayanaklarından biri, hâlihazırda iki tarafın kontrolünde bulunan askerî birliklerin tek bir çatı altında nasıl bir araya getirileceğidir” dedi.

Dışişleri Bakanı, “İnşallah, bu dosyayla ilgili Türkiye’den çok yakında çok güzel haberler duyacaksınız” ifadelerini kullandı.

Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat zaptını salı günü onayladı. Söz konusu anlaşma, ilk kez imzalandığı 2019 yılında reddedilmişti.

Anlaşma, başta İtalya ve Yunanistan olmak üzere Avrupa Birliği’nin tepkisini çekerken, Mısır da Akdeniz’deki haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle anlaşmaya itiraz etti.

Fidan, “Türkiye bu konuda son derece yapıcı bir tutum sergiliyor” diyerek, “Türkiye, İtalya ve Mısır, bütün tarafların endişelerini ele almak üzere bir araya gelebilir” diye konuştu.

İran savaşı

Fidan, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerilimi artırarak çatışmanın kapsamını genişleteceği uyarısında bulundu. Savaşın sona erdirilmesinin tek yolunun diplomasi ve diyalog olduğunu vurguladı.

Fidan, “İran’a yönelik yeni bir saldırının bölgedeki savaşın kapsamını genişleteceği konusunda hepimiz hemfikiriz. İran’a askerî müdahale hiçbir şekilde çözüm değil. Şu anda kimse bunu kabul etmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da gün içinde gerçekleştirilen toplantıların ardından yaptığı açıklamada, İran ile ABD arasında yaşanacak yeni bir gerilimin herkesi kayba uğratacağını ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açacağını söyledi.

Açıklamalar, The New York Times gazetesinin çarşamba günü yayımladığı bir haberin ardından geldi. Haberde, ABD ve İsrail ordularının gelecek ay yapılacak ABD Kongresi ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemek üzere ayrıntılı planlar hazırladığı öne sürülmüştü.


Washington İran’la uzun süreli bir savaşa hazırlanıyor

Gemiler, Umman’ın Musandem bölgesinden görüldüğü üzere Hürmüz Boğazı’nda, 23 Ekim (Reuters)
Gemiler, Umman’ın Musandem bölgesinden görüldüğü üzere Hürmüz Boğazı’nda, 23 Ekim (Reuters)
TT

Washington İran’la uzun süreli bir savaşa hazırlanıyor

Gemiler, Umman’ın Musandem bölgesinden görüldüğü üzere Hürmüz Boğazı’nda, 23 Ekim (Reuters)
Gemiler, Umman’ın Musandem bölgesinden görüldüğü üzere Hürmüz Boğazı’nda, 23 Ekim (Reuters)

Washington, Tahran’la uzun süreli bir çatışma senaryosuna hazırlanıyor. Bu süreçte, ABD Kongresi ara seçimlerinden önce veya sonra İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceğine ilişkin haberler artarken, Başkan Donald Trump savaşın yakında sona erebileceğini belirtiyor.

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Mike Waltz, Washington’un İran’la çatışmanın uzun süre devam etmesi ihtimaline karşı hazırlık yaptığını doğruladı. ABD yönetimi, saldırılar ve ekonomik yaptırımlar yoluyla Tahran’a nükleer programı konusunda tavizler verdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisini yeniden sağlamayı umuyor.

Öte yandan Trump, Washington’un İran’ı kontrol altına alabileceğini ve ülkenin petrolüne el koyabileceğini söyledi.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da Trump’ın Tahran’a anlaşmaya varması için defalarca fırsat tanıdığını belirterek, hafta sonu İran’a yönelik bir Amerikan saldırısı düzenlenmesi ihtimalini dışlamadı.