İsrail'de düzenlenen Meclis (Knesset) seçimlerinde oyların yüzde 70'ten fazlası sayılırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ve Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku, koalisyon kurmak için yeterli 61 milletvekiline ulaşamadı.
Times of Israel'in (ToI) aktardığı sandık çıkış anketlerine göre Netanyahu liderliğindeki Likud, Meclis'te 27, Eisenkot'un Yashar partisi ise 20 sandalye kazanabilir.
Oyların yüzde 76,8'i sayıldıktan sonra ortaya çıkan sonuçlara göre Netanyahu önderliğindeki radikal sağcı iktidar bloku 54, Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 47 sandalyeyle seçim yarışını sürdürüyor.
Seçimin bu şekilde sonuçlanması halinde 120 sandalyeli Knesset'te koalisyon kurmak için gerekli sayı olan 61 milletvekiline iki blok da erişemiyor.
Diğer yandan İsrail'deki Filistinlileri temsil eden Hadaş, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste'nin 11 ila 12; Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi'nin (Ra'am) ise 7 sandalye kazanabileceği öngörülüyor. Bu tahminler gerçekleşirse Arap partileri, 2020 seçimlerinde ulaştıkları toplam 15 sandalyeyi aşarak yeni bir rekora imza atabilir.
Sonuçların bu şekilde gelmesi halinde Arap partileri, 2020 seçimlerindeki 15 sandalyelik rekorunu aşabilir.
Arap bölgelerinde katılım oranında da büyük bir artış gözlemlendi.
İsrail'in Kuzey Bölgesi'ndeki Nasıra'da katılım oranı 2022'deki seçimde yüzde 48,29 iken 27 Ekim'deki seçimde yüzde 72,2'ye yükseldi. Ülkenin Güney Bölgesi'ndeki Rahat'ta da 2022'de yüzde 60,61 olan katılım oranı yüzde 82 olarak kaydedildi. Hayfa ilçesindeki Ümmü'l-Fehm'de de 2022'de yüzde 38,29 olan katılım oranı yüzde 75,5'e yükseldi.
ToI'nin analizinde, Arap seçmenlerin "İsrail tarihinin en sağcı hükümetini devirmek için" seçimlere yoğun katılım gösterdiği yazılıyor.
Mansur Abbas, sandık çıkış anketlerinin partisinin sandalye sayısında artışa işaret etmesi üzerine "Bunu hep birlikte başardık. Seçmenin verdiği bu gücü etkili bir siyasi güce dönüştüreceğiz. Biz buradayız, kenarda değiliz" dedi.
Haaretz'in analizinde, "Netanyahu'nun Arap seçmenlere yönelik korkutma kampanyasının ters teptiği" ifade ediliyor. Netanyahu'ya ek olarak Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in de Arap seçmenleri caydırmak için kampanya yürüttüğü hatırlatılıyor.
Buna rağmen Arapların sandığa giderek "ırkçılığa, faşizme ve onları her geçen gün daha da boğan bir hükümete" karşı harekete geçtiği vurgulanıyor.
Netanyahu'nun bloku Arap partileriyle işbirliğini reddederken, Eisenkot da seçim kampanyasında büyük ölçüde benzer bir tutum sergilemişti. BBC ve Haaretz'in analizlerinde, bunun hükümet kurma sürecini daha da karmaşıklaştırabileceğine işaret ediliyor.
Arap blokunda da farklı yaklaşımlar var. Ra'am, Eisenkot liderliğinde kurulabilecek bir hükümete katılmaya daha sıcak baksa da Ortak Liste, Netanyahu yönetiminin değişmesini sağlamak amacıyla dışarıdan destek verme veya çekimser kalma seçeneklerine açık görünüyor.
Öte yandan Arap partilerinin hükümete doğrudan katılmak yerine bir azınlık hükümetinin kurulmasını dışarıdan destekleme ihtimali de var. Diğer partilerin işbirliğine hazır olması, hükümetin kurulması sürecinde Arap partilerini sonucu belirleyebilecek aktörler haline getirebilir.
Independent Türkçe, Times of Israel, Haaretz, BBC