İlk Cezayir birlikleri Nijer’e ulaştı

Ekim 1973 Savaşı’ndan bu yana Cezayir ordusunun ülke dışındaki ilk askerî konuşlandırması

Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
TT

İlk Cezayir birlikleri Nijer’e ulaştı

Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir’e ait askerî konvoy, Ekim 1973 Savaşı’ndan sonra Cezayir ordusunun ülke dışında gerçekleştirdiği ilk askerî konuşlandırma kapsamında Nijer’e ulaştı. Bu gelişme, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un Ulusal Halk Ordusu birliklerini Nijer topraklarına gönderme kararının ardından yaşandı. Adım, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerinin geliştiğini, güvenlik tehditleriyle mücadele ve ortak ekonomik çıkarların korunmasına yönelik iş birliğinin genişlediğini gösteriyor.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Cezayir ordusuna ait bir konvoy dün Nijer’e ulaştı. Ancak haberde, operasyona katılan asker sayısı, görevin niteliği ve konuşlandırmanın ne kadar süreceği konusunda bilgi yer almadı. Söz konusu hareketlilik, Cezayir'in 1973 Ekim Savaşı sırasında Mısır'a destek amacıyla asker göndermesinden bu yana, yarım asrı aşkın sürenin ardından gerçekleşen ilk askerî konuşlandırma olma özelliğini taşıyor.

Reuters'a konuşan 10 kişi, Cezayir ordusuna ait ilk askerî konvoyun Nijer'in kuzeybatısında bulunan ve uranyum madenciliğiyle tanınan Arlit kentine ulaştığını belirtti.

Cezayir daha önce, asker konuşlandırma kararının ekonomi ve enerji alanlarındaki çıkarlarını korumak amacıyla alındığını açıklamış, ancak birliklerin büyüklüğü ve intikal takvimi hakkında ayrıntı paylaşmamıştı. Bu konuşlandırma geçen yıl Nijer'in, Mali'nin Cezayir'i sınır yakınlarında bir insansız hava aracını (İHA) düşürmekle suçlamasının ardından Cezayir büyükelçisini geri çağırmasıyla gerilen ilişkilerin yeniden iyileştiğine işaret ediyor.

Cezayir Cumhurbaşkanlığı, birliklerin gönderilmesinin ortak ekonomik ve stratejik çıkarların, özellikle enerji tesisleri ile uranyum madenciliği sektörünün korunmasını, sınır güvenliğinin sağlanmasını ve Sahel bölgesinde El Kaide ve DEAŞ bağlantılı silahlı grupların tehditleriyle mücadeleyi amaçladığını bildirdi.

Enerji yatırımları ve güvenlik iş birliği

Bu adım, iki ülkenin hayati ortak çıkarlarının bulunduğu bir dönemde atıldı. Bunların başında, Cezayir, Nijer ve Nijerya'yı kapsayan ve doğal gazı Avrupa pazarlarına taşımayı hedefleyen Sahra Ötesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesi geliyor. Ayrıca Cezayir'in ulusal enerji şirketi Sonatrach'ın Nijer'deki yatırımları da bu iş birliğinin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Gelişme, Cezayir ile Nijer'de iktidarda bulunan askerî yönetim arasındaki ikili ilişkilerin iyileşmesinin ardından yaşandı.

Cezayir parlamentosunun iki kanadı, ayrı ayrı düzenlenen olağanüstü oturumlarda Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un Nijer'e askerî birlik gönderilmesine ilişkin bildirimini oy birliğiyle kabul etmişti. Parlamentonun alt kanadı Ulusal Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, kararın Cezayir'in enerji çıkarlarını korumayı amaçladığı belirtilmiş, ancak söz konusu çıkarların niteliğine ilişkin ayrıntı verilmemişti.

Bu çerçevede milletvekilleri, oylama sırasında Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf'ın, söz konusu adımın Nijer'de Sonatrach'a ait projelerin güvenliğini sağlamayı hedeflediğini açıkladığını gazetecilere aktardı. Milletvekilleri ayrıca askerî birlik gönderilmesi talebinin Nijer hükümetinden geldiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezayir'deki siyasi oluşumların büyük bölümü karara tam destek verirken, muhalefetteki Kültür ve Demokrasi İçin Birlik (RCD), Yeni Nesil (Jil Jadid) ve Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) partileri adım konusunda çekincelerini dile getirdi.

Madama Üssü öne çıkıyor

Gözlemcilere göre Cezayir birliklerinin, Nijer'in kuzeyinde Libya sınırına yakın konumda bulunan Madama Askerî Üssü'nde konuşlandırılması bekleniyor.

Söz konusu üs, Fransa'nın 2013 yılında Mali'deki radikal dinî silahlı grupların mevzilerine yönelik başlattığı askerî operasyon kapsamında geliştirilmiş ve Fransız kuvvetleri için önemli bir askerî dayanak noktası olarak kullanılmıştı.

Stratejik konumu nedeniyle tesis, Sahel bölgesinin ve sınır aşan güzergâhların gözetlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Nijer'in kuzeyindeki Madama Askerî Üssü, Libya'nın Fizan bölgesinde bulunan ve Mareşal Halife Hafter'e bağlı güçlerle ilişkili askerî bir destek noktası olan El-Vig Üssü'ne kuş uçuşu yaklaşık 263 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Cezayir'in sınırları dışındaki güvenlik sorunlarıyla mücadelede alışılmışın dışında bir yöntem benimsemesi, Nijer ve Moritanya ile paylaştığı sınırlar boyunca asker konuşlandırmasının amaçlarına ilişkin çeşitli soruları da beraberinde getiriyor.



Putin, savaşı sona erdirmek için Burhan’a yardım teklif etti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı dün Moskova’da karşılarken. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı dün Moskova’da karşılarken. (AP)
TT

Putin, savaşı sona erdirmek için Burhan’a yardım teklif etti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı dün Moskova’da karşılarken. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı dün Moskova’da karşılarken. (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi ve dışarıdan dayatmalar olmaksızın barışın tesis edilmesi için ülkesinin yardıma hazır olduğunu açıkladı. Putin, Moskova’da düzenlenen 3. Rusya-Afrika Zirvesi kapsamında Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ve teknik iş birliğini geliştirmeye yönelik bir yol haritası sundu.

Putin, ülkesinin çatışmaların durdurulmasını ve siyasi bir çözüme ulaşılmasını desteklediğini vurgulayarak, savaşın insani ve ekonomik sonuçlarına dikkat çekti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre önerilen yol haritası, ticaret, sanayi, teknoloji ve lojistik alanlarında iş birliğini kapsıyor.

Burhan ise Rusya ile stratejik ortaklık kurulması çağrısında bulunarak Kızıldeniz kıyısında, Rusya’ya ait akaryakıt ve buğday depolarının da yer alacağı serbest ekonomik bölge oluşturulmasını önerdi. Sudan hükümetinin, demokratik bir sivil geçiş sürecinin ve özgür seçimlerin önünü açacak, “tamamen Sudan’a özgü” bir barış sürecine bağlı olduğunu vurguladı.

Öte yandan Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, Ukraynalı askerlerin Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) saflarında savaştığını ve birliklerine insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı konusunda eğitim verdiğini öne sürdü. Hartum yönetiminin Ukraynalı, Kolombiyalı ve diğer yabancı uyruklu kişilerin savaşa katılımına ilişkin kanıtlara sahip olduğunu belirten Salim, geçen yıl ABD yönetimine Ukrayna üzerinden Sudan’a Amerikan silahlarının ulaştırıldığını gösteren belgeler sunduğunu açıkladı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelen 3 İHA’yı engelledi; Husiler Aden Havalimanı ve Maşık Sarayı’nı hedef aldı

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelen 3 İHA’yı engelledi; Husiler Aden Havalimanı ve Maşık Sarayı’nı hedef aldı
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelen 3 İHA’yı engelledi; Husiler Aden Havalimanı ve Maşık Sarayı’nı hedef aldı

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelen 3 İHA’yı engelledi; Husiler Aden Havalimanı ve Maşık Sarayı’nı hedef aldı

Koalisyon Güçleri Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, bugün sabahı yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin Riyad bölgesinde düşman unsurlarına ait bir insansız hava aracını (İHA) engelleyerek imha ettiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin gönderdiği bir İHA’nın Doğu Bölgesi’nde, bir diğerinin ise Güney Bölgesi’nde engellenerek imha edilmesinden saatler sonra yaşandı.

Sahadaki bir başka gelişmede, Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nüzeyli, Husilerin ülkenin güneyindeki Aden kentinde bulunan Aden Uluslararası Havalimanı ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı Maşık’ı balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı.

En-Nüzeyli, Husilerin Yemen halkının imkânlarını hedef almaya devam ettiğini belirterek, havalimanlarına yönelik saldırıların, hareketin abluka karşıtı söylemi ile Yemenlilere uyguladığı abluka arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu ifade etti.

Öte yandan Yemen hükümeti, Aden Uluslararası Havalimanı’na yönelik tekrarlanan saldırıların durdurulması, sorumluların hesap vermesi ve sivil tesislerin korunmasının güvence altına alınması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden caydırıcı ve cezalandırıcı önlemler almasını talep etti.

Yemen hükümetinin bu çağrısı, Aden Uluslararası Havalimanı’nın 28 Ekim Çarşamba günü füze saldırısına uğramasının ardından yapıldı. Hükümet, söz konusu saldırının bu ay içinde havalimanına yönelik altıncı saldırı olduğunu bildirmişti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre saldırı nedeniyle uçuşlar geçici olarak durduruldu ve yolcuların güvenliğini sağlamak amacıyla bazı seferler başka havalimanlarına yönlendirildi.

Yemen hükümeti, kınama açıklamalarının ötesine geçen uluslararası bir adım atılması ve özellikle Husilere yönelik yaptırımları ve silah tedarikinin yasaklanmasını düzenleyen 2140 ve 2216 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması çağrısında bulundu.


Hava saldırıları Husileri yıpratırken Taiz’deki çatışmalar yayılıyor

Haftalardır kente yönelik saldırılarını sürdüren Husilerin taarruzları, Taiz’in direnişi karşısında yıprandı. (AFP)
Haftalardır kente yönelik saldırılarını sürdüren Husilerin taarruzları, Taiz’in direnişi karşısında yıprandı. (AFP)
TT

Hava saldırıları Husileri yıpratırken Taiz’deki çatışmalar yayılıyor

Haftalardır kente yönelik saldırılarını sürdüren Husilerin taarruzları, Taiz’in direnişi karşısında yıprandı. (AFP)
Haftalardır kente yönelik saldırılarını sürdüren Husilerin taarruzları, Taiz’in direnişi karşısında yıprandı. (AFP)

Yemen’de askerî çatışmaların kapsamı dün genişledi. Husilerin saldırılarını Taiz cephelerinden Lahic vilayetinin kuzeyindeki el-Mukatira ilçesine kaydırması, Tur el-Baha yönünde yeni bir çatışma hattı açma ve iki vilayet arasındaki stratejik yollar üzerinde ateş kontrolü sağlama girişimi olarak değerlendirildi. Bu gelişmeler, hükümet güçlerinin “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı.

El-Mukatira’da, Husilerin Heycet el-Abd, es-Suha yolu ve Hayfan hattı üzerinden düzenlediği saldırının ardından şiddetli çatışmalar yaşandı. Ancak hükümet güçleri ve yerel direniş unsurları, el-Rebu Pazarı, el-Mukatira Kalesi ile Zukayha ve el-Müdcere bölgelerine yönelik ilerleme girişimlerini engelleyerek, saldırganları geri çekilmeye zorladı. Çatışmalarda ölü ve yaralıların bulunduğu, Husilere ait bazı askerî araçların da hasar gördüğü bildirildi.

Taiz’de ise Şakb, Dıbab ve batı geçidi cephelerinde çatışmalar devam etti. Hava saldırıları düzenlenirken Husilere ait birliklerin toplandığı noktalar, askerî araçlar ve iletişim merkezleri hedef alındı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre saldırıların kapsamı el-Muha, Makbana ve Hayfan bölgelerinin yanı sıra Cevf ve Marib vilayetlerine kadar uzandı.