Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335810-lavrov-rubio-ile-%E2%80%9Columlu%E2%80%9D-ge%C3%A7en-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeler-ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirdi
Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile ABD’nin Georgia eyaletine bağlı Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında “olumlu” bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.
Lavrov, Rubio ile görüşmesinin ardından dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Evet, olumlu ancak kısa bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisi, ev sahibi sıfatıyla haklı olarak çok sayıda işle meşguldü” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Rus yetkilinin Atlanta’daki zirveye katılımı, Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’da bazı çekincelere yol açarken, söz konusu katılım, ABD-Rusya ilişkilerinde yaşanan iyileşmeye de işaret etti.
İsrail ülkeyi yönetecek koalisyon arayışındahttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335818-i%CC%87srail-%C3%BClkeyi-y%C3%B6netecek-koalisyon-aray%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda
Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. (AFP)
İsrail’in, tarihindeki 26. Knesset seçimlerinde oy sayımının tamamlanmasını beklemesine gerek kalmadı. Sandıkların kapanmasının hemen ardından, toplu savaşlar yürüten ülkeyi yönetebilecek olası koalisyon formülleri tartışılmaya başlandı. “Yahudi toplumunun iç meselesi” olarak görülen bu seçimler, bölgenin tamamını etkileyebilecek bir gelişme olarak komşu ülkeler tarafından da yakından takip edildi.
Başbakan Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un çoğunluğu elde edemediği, ancak her iki ismin de hükümet kurabileceklerine inandığı seçimlerin ardından en önemli soru şu oldu: Ülkeyi yönetebilecek bir koalisyona ulaşmak için hangi seçenekler mümkün?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sandık çıkış anketlerinin ilk sonuçlarının açıklanmasının ardından 28 Ekim 2026 sabahı Kudüs’te düzenlenen seçim mitinginde. (AFP)
Seçim sonuçlarının kesin bir tablo ortaya koymaması nedeniyle, hükümet kurmak isteyen iki liderin de kendi siyasi bloklarını genişletmenin yollarını bulması gerekiyor. Ancak şu ana kadar perde arkasında yürütülebilecek olası müzakerelere ilişkin çok az bilgi kamuoyuna yansıdı.
Liderlerden hiçbirinin koalisyon kurmayı başaramaması halinde İsrail yeniden sandık başına gitmek zorunda kalacak. İşte tarafların hükümet kurabilmek için önündeki en olası senaryolar:
Netanyahu liderliğinde hükümet
Başbakan Netanyahu ve aşırı sağcı müttefikleri ile ultra-Ortodoks Yahudi siyasi akımları, oyların kesin sayımında toplam 53 sandalye elde ederek ilk sırada yer aldı. Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi 27 sandalye kazanırken, bu toplam hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğun altında kaldı.
Netanyahu iktidarda kalmayı umuyorsa muhalefet partileriyle temasa geçerek onları hükümetine katılmaya davet etmek zorunda. Bu ise özellikle Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırma vaadi üzerine kurulan muhalefet kampanyası göz önüne alındığında, siyasi tutumlarda köklü bir değişiklik anlamına geliyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise hükümeti kurabilecek en uygun adayı belirlemekle görevlendirilmiş durumda. Herzog, ne pahasına olursa olsun yeni bir seçime gidilmesinden kaçınılması çağrısında bulundu.
Gadi Eisenkot, geçtiğimiz salı günü sandıkların kapanmasının ardından Yashar Partisi’nin genel merkezinde İsrail bayrağını sallıyor. (DPA)
Eisenkot’un oluşturduğu blokta yer alan dört partiden, Yair Golan liderliğindeki ve sekiz sandalye kazanan sol eğilimli Demokratlar Partisi, Netanyahu ile yakınlaşmaya en az sıcak bakan parti olarak öne çıkıyor.
Netanyahu’nun eski müttefiki, şimdiki en sert rakiplerinden biri olan Avigdor Lieberman’ın da bu seçeneği kesinlikle reddetmesi bekleniyor. Lieberman’ın sağcı İsrail Evimiz Partisi yedi sandalye kazandı.
Lieberman, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Tasavvur edilebilecek tek koalisyon, Netanyahu’nun şahsen yer almadığı koalisyondur” dedi. Bununla birlikte, Likud Partisi’nin diğer üyelerinin hükümete katılmasına açık kapı bıraktı.
Merkez sağ çizgideki Naftali Bennett liderliğindeki Birlikte Partisi’nin tutumu ise daha belirsiz görünüyor. Parti seçimlerde 12 sandalye kazandı.
Bennett başlangıçta belirli koşulların yerine getirilmesi halinde Netanyahu bloğuyla ittifaka karşı çıkmayacağının sinyalini verdi. Bu koşulların başında, 7 Ekim 2023 saldırılarına ilişkin derhal bir soruşturma komisyonu kurulması geliyor. Ancak daha sonra açıklamalarının yanlış anlaşıldığını belirterek geri adım attı.
Son olarak, 21 sandalye kazanan Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi ile ittifak ihtimali oldukça düşük görünüyor. Eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot, seçim kampanyasını liderlik vasfından yoksun olmakla suçladığı Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırma vaadi üzerine kurmuştu.
Bununla birlikte, siyasi rakiplerin iktidarı paylaşma konusunda beklenmedik anlaşmalara vardığı yakın dönemden bir örnek de bulunuyor.
2020 yılında Netanyahu ile merkez siyasetçi Benny Gantz, aralarındaki derin anlaşmazlıklara rağmen başbakanlık görevini dönüşümlü yürütme konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak bu ortaklık yalnızca bir yıl sonra çöktü.
Eisenkot ise bu tür bir anlaşma ihtimalini defalarca reddetti. Oylama öncesinde yaptığı açıklamada, “Başbakanlık görevinde dönüşümlü bir sistemin hiçbir türü söz konusu olmayacak. Tek bir başbakan olacak, o da ben olacağım” ifadelerini kullandı.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, erken seçime gidilmesinin önlenmesi gerektiğini vurguluyor. (AFP)
Muhalefet bloğunun dışında ise Netanyahu için oldukça düşük ihtimalli bir seçenek daha bulunuyor: Toplam 19 sandalye kazanan iki Arap siyasi listesiyle iş birliği yapmak.
Ancak Netanyahu, seçim kampanyası boyunca Arap listelerini eleştirmiş, oylamanın ardından geçen günlerde ise bu listeleri seçimlerde hile yapmakla suçlamıştı.
Ancak, siyasi manevralarıyla bilinen Netanyahu söz konusu olduğunda hiçbir ihtimal tamamen dışlanamıyor. Nitekim Netanyahu, 2015 ve 2021 yıllarında da Arap partileriyle temas kurmuştu.
Eisenkot liderliğinde hükümet
Eisenkot, seçim akşamı yaptığı açıklamada, İsrail halkının Netanyahu’ya çoğunluğu vermeyerek “değişimi seçtiğini” söyledi.
Kendi siyasi bloğunun 48 sandalyeye sahip olması ve Netanyahu ile iktidarı paylaşma anlaşmasını reddetmesi nedeniyle Eisenkot’un önünde iki seçenek bulunuyor: Diğer partilerin desteğiyle bir azınlık hükümeti kurmak ya da Arap milletvekillerini veya karşı bloktan ayrılacak isimleri yanına çekerek koalisyonunu genişletmeye çalışmak.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre sekiz sandalyeye sahip Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas, daha önce kısa ömürlü bir koalisyon hükümetine katıldı. Abbas, benzer bir deneyimi yeniden yaşamaya hazır olduğunun sinyalini de verdi. Ancak bu seçenek, muhalefet bloğundaki bazı kesimlerin tepkisini çekiyor.
İsrail’in merkezindeki Lod kentinde, cuma günü Arap Ortak Listesi’ne ait seçim afişi. (AP)
Arap Ortak Listesi’nin lideri Yusuf Cabbarin ise Eisenkot’un hükümetine katılmadan Knesset’te kendisini desteklemeye hazır olduğunu açıkladı. Cabbarin, özellikle Gazze’deki yıkıcı savaşa ilişkin çekincelerini dile getirdi.
İki Arap listesinin desteği, Eisenkot’a hükümet kurma girişimini sürdürmesi için ihtiyaç duyduğu sandalyeleri sağlayabilir. Ancak bu desteğe dayanmak, seçim kampanyasında verilen bir sözden geri adım atılması ve uzun süre ayakta kalması beklenmeyen kırılgan bir azınlık hükümeti riskinin üstlenilmesi anlamına geliyor.
Eski bir Genelkurmay Başkanı olan Eisenkot, barış yanlısı bir siyasetçi olarak görülmüyor. Gelecekte yeni askeri operasyonların düzenlenmesi ihtimali, özellikle Gazze’de Hamas yönetimini 18 ay içinde sona erdirme taahhüdü, Arap listelerinin kendisine verdikleri desteği geri çekmelerine yol açabilir.
Eisenkot ayrıca Netanyahu’nun siyasi bloğunda bölünme yaratmaya çalışabilir.
Likud Partisi içinde ayrılık yaşanması pek olası görünmüyor. Zira parti, Netanyahu’nun arkasında güçlü biçimde kenetlenmiş durumda. Aşırı sağcı müttefikleri ise Değişim Bloğu açısından siyasi olarak kabul edilemez görülüyor.
Buna karşılık, şu anda Netanyahu ile ittifak halinde bulunan ve toplam 13 sandalyeye sahip ultra-Ortodoks partilerin daha esnek bir tutum sergilemesi mümkün.
Gazze savaşında oğlunu kaybeden Eisenkot, Haredi Yahudilerine tanınan askerlik muafiyetlerinin kaldırılmasını savunuyor. Bu talep, söz konusu toplumu temsil eden partilerin karşı çıktığı başlıca konular arasında yer alıyor. Ancak bu partiler, kendilerine bazı tavizler verilmesi halinde tutumlarını değiştirmeye hazır olabilir.
Araplar açısından tarihî başarı
Bu seçimler, Arap seçmenlerin tarihî düzeyde sandığa katılımına sahne oldu. Arap partilerinin toplam 19 sandalye kazanması, toplumsal öfkeyi önemli bir siyasi baskı unsuruna dönüştürerek Netanyahu’nun hesaplarını zorlaştırdı. Aynı zamanda Eisenkot liderliğindeki muhalefeti, hükümeti değiştirmek için bu desteği kullanıp kullanamayacağı konusunda önemli bir sınavla karşı karşıya bıraktı.
İsrail Knesset seçimlerinin sonuçları, Arap toplumunun siyasi temsilinin boyutlarını yeniden şekillendirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre sandığa katılımın benzeri görülmemiş seviyelere ulaşması ve Arap partilerinin toplam 19 sandalye kazanması, hükümetin politikalarına yönelik toplumsal tepkinin ve ayrımcı olarak nitelendirilen uygulamalarına karşı mücadele kararlılığının öne çıktığı seçimlerin en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu.
Oy verme oranının yaklaşık yüzde 80'e ulaşmasıyla ortaya çıkan bu geniş katılım, Arap toplumu açısından önemli bir siyasi kazanım niteliği taşıyor. Ancak seçim başarısının hükümetin yapısı üzerinde somut bir etkiye dönüştürülmesi, hâlâ ciddi siyasi ve parlamenter engeller barındırıyor.
İran müzakere için kapıyı aralarken Hürmüz’ü ateş hattında tutuyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335815-i%CC%87ran-m%C3%BCzakere-i%C3%A7in-kap%C4%B1y%C4%B1-aralarken-h%C3%BCrm%C3%BCz%E2%80%99%C3%BC-ate%C5%9F-hatt%C4%B1nda-tutuyor
İran müzakere için kapıyı aralarken Hürmüz’ü ateş hattında tutuyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) dün servis ettiği videodan alınan, bölgedeki savaş gemileri, (CENTCOM)
İran, Tahran’a dönen Katarlı arabuluculuk heyetini kabul ederek müzakerelerin yeniden başlatılması için diplomatik bir kapı araladı. Tahran ile Washington arasındaki görüşmeleri canlandırmayı amaçlayan bu yeni diplomatik girişim, Hürmüz Boğazı’nda daha fazla gerilime işaret eden sahadaki gelişmelerle eş zamanlı gerçekleşti.
Katarlı heyet, ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı General Brad Cooper tarafından sunulan bir brifingi almasından saatler sonra Tahran’a ulaştı. Savaş Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in de katıldığı brifingde, İran’a karşı izlenebilecek olası askerî seçenekler ele alındı. Bu gelişme, diplomatik sürecin askerî gerilim ihtimalini dışlamadığını gösterdi.
Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Trump perşembe günü bir Amerikan radyo istasyonuna verdiği demeçte, İran’la yürütülecek olası yeni müzakerelerin temelinde nükleer meselenin yer alması gerektiğini yineledi. Trump, bu konunun müzakerelerin ilerleyen aşamalarında değil, en başından itibaren gündeme alınması gerektiğini vurguladı.
Trump, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz. İran’ı nükleer silahlardan arındırılmış göreceğiz. Bu durum çok yakında değişecek” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Tahran, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine ve ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdı. Devrim Muhafızları, perşembe günü üç petrol tankerinin boğazdan geçmeye çalıştıkları sırada patlama ve yangınlara maruz kaldığını duyurdu. İngiliz denizcilik kaynakları ise başka bir tankerin, yangına yol açan iki yapışkan mayınla hedef alındığını bildirdi.
Buna karşın General Cooper, Devrim Muhafızları’nın deniz trafiğini tehdit etme girişimlerine rağmen artık Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sahibi olmadığını söyledi.
Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335810-lavrov-rubio-ile-%E2%80%9Columlu%E2%80%9D-ge%C3%A7en-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeler-ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirdi
Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile ABD’nin Georgia eyaletine bağlı Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında “olumlu” bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.
Lavrov, Rubio ile görüşmesinin ardından dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Evet, olumlu ancak kısa bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisi, ev sahibi sıfatıyla haklı olarak çok sayıda işle meşguldü” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Rus yetkilinin Atlanta’daki zirveye katılımı, Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’da bazı çekincelere yol açarken, söz konusu katılım, ABD-Rusya ilişkilerinde yaşanan iyileşmeye de işaret etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة