Irak hükümetinden bir kaynak, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin komşu ülkelere yönelik ziyaretleri kapsamında bu hafta Kuveyt ve Bahreyn’i ziyaret etmeye hazırlandığını bildirdi. Ez-Zeydi daha önce Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Türkiye ve İran’ı ziyaret etmişti.
Siyasi hesaplamalar ve Irak’taki siyasi kulislerde konuşulanlara göre ez-Zeydi’nin Suudi Arabistan ve Ürdün ziyaretleri, özellikle Irak’taki silahlı milislerin iki ülkeye yönelik gerçekleştirdiği bir dizi saldırının ardından, bu ülkelerin liderleriyle güven tesis etmeyi amaçlıyordu.
Bu çerçevede ez-Zeydi, özellikle bazı grupların silahların devletin kontrolünde toplanması sürecini reddetmesine veya uygulamayı belirlenen takvimin ötesine ertelemeye çalışmasına rağmen, silahların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaların ilerlediğine dikkat çekerek gelecekte benzer saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvence verdi. Sürecin Haziran 2027’ye kadar tamamlanması bekleniyor.
Ez-Zeydi’nin Türkiye ziyareti ise başta Irak petrolünün Türkiye’deki Ceyhan Limanı üzerinden taşınması ve Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere yeni konuların yanı sıra su meselesiyle ilgili uzun süredir gündemde olan dosyaların ele alınmasını amaçlıyordu.
Eski dosyalar ve yeni ufuklar
Siyasi çevreler Kuveyt ve Bahreyn’e yapılması beklenen iki ziyareti takip ederken, gündemdeki başlıca konulara ilişkin öne çıkan bilgilere göre Bağdat ile Kuveyt arasında çözüme kavuşturulamayan meseleler görüşmelerin merkezinde yer alacak. Kaynaklara göre azınlıklar meselesi ise ez-Zeydi’nin Bahreyn ziyaretinin gündem maddelerinden biri olacak.
Konuya ilişkin bilgi sahibi bir kaynak, basına yaptığı açıklamada, “Ez-Zeydi’nin Bahreyn ve Kuveyt ziyaretlerinde, Irak ile Kuveyt arasındaki karmaşık meselelerin çözümü, iki ülke arasındaki deniz sınırlarının belirlenmesi, Mübarek el-Kebir Limanı dosyası ve bunun Fav Limanı üzerindeki etkisi ile güvenlik dosyası ve bölgede istikrarın sağlanmasının önemi gibi önemli başlıklar ele alınacak” ifadelerini kullandı.
Kaynak, “Başbakanın Bahreyn ziyareti, bölgede güvenliğin istikrarını sağlamak amacıyla gerilimin düşürülmesine odaklanacak” dedi. Ayrıca ez-Zeydi’nin ziyaretlerde ele alınacak konuları daha önce Koordinasyon Çerçevesi liderleriyle görüştüğünü belirtti.
Ez-Zeydi, son dönemde bir dizi yurt dışı ziyareti gerçekleştirdi. Bu kapsamda 28 Temmuz 2026’da Türkiye’yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Ardından 14 Ekim’de Suudi Arabistan’a giderek Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la, aynı ayın 26’sında ise Ürdün’e giderek Kral 2. Abdullah’la bir araya geldi.
Ez-Zeydi, 28 Ekim 2026’da Suriye’yi de ziyaret ederek Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile görüştü. İki taraf, ikili ilişkileri ve siyaset, ekonomi ve güvenlik alanlarında iş birliğini güçlendirmenin yollarını ele aldı.
Önemli ziyaretler
Suriye ziyareti, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkede yaşanan siyasi değişim ve Ahmed eş-Şera liderliğinde yeni bir siyasi yönetimin iktidara gelmesinden sonra bir Irak başbakanının gerçekleştirdiği ilk ziyaret olması nedeniyle dönüm noktası niteliğinde görüldü. Bu süreçte yaşanan siyasi ve mezhepsel gelişmelerin ardından gözlemcilerin değerlendirmelerine göre ziyaret, iki taraf arasındaki endişelerin giderilmesini sağladı. Ayrıca sınırın her iki tarafında da DEAŞ hücrelerinin varlığı nedeniyle sınır güvenliği başta olmak üzere iki ülkeyi ilgilendiren ortak meseleler ele alındı. Görüşmelerde, Irak petrol boru hattının Suriye’deki Banyas Limanı üzerinden yeniden işletilmesi ihtimali de değerlendirildi.
İkili ilişkilerin sınırlarını aşan bir gündemle bağlantılı görünen tek ziyaret ise ez-Zeydi’nin İran’a gerçekleştirdiği ziyaret oldu. Irak’taki siyasi çevrelerde çok sayıda spekülasyona yol açan ziyaret kapsamında, özellikle ez-Zeydi’nin geçtiğimiz temmuz ayında ABD’ye yaptığı ziyaretin ardından Tahran’a sert Amerikan mesajları iletmiş olabileceği ihtimali gündeme geldi.
Dengeli ilişkiler
Bu bağlamda, Irak parlamentosunun eski üyesi ve Azm İttifakı yöneticilerinden Haydar el-Molla, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bölge bir çatışma sürecinden geçiyor. Irak, bu uluslararası denklem üzerinde etkili değil ve uzlaşma sürecinin bir parçası da değil; aksine yaşananlardan etkileniyor” dedi.
El-Molla, “Başbakanın gerçekleştirdiği yoğun ziyaret trafiği, Irak’ın cepheleşme politikalarının bir parçası olarak görülmemesi amacıyla devletin doğru yönde attığı olumlu adımlardır” ifadesini kullandı. Irak’ın Arap ve Arap olmayan komşu ülkelerle diyalog kanallarını açmayı hedeflediğini belirten el-Molla, bunun bölgedeki mevcut saflaşmalardan uzaklaşmayı sağlayacak olumlu bir adım olduğunu kaydetti.
Mustansiriye Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan İsam el-Feyli ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Başbakan, Irak’ın jeopolitik konumunun yanı sıra dünyaya açılmasını sağlayan insan kaynağı ve kaynaklarının öneminden hareketle bölgedeki tüm ülkelerle dengeli ilişkiler kurmaya özen gösteriyor” dedi.
El-Feyli, “Ez-Zeydi, öncelikle ekonomik çıkarlar üzerinden Arap ülkeleriyle stratejik ilişkiler kurmak istiyor. Körfez ülkeleri açısından Irak’ın taşıdığı önemin farkında. Bu yaklaşım, Irak’ın gelecekte Körfez sistemine yeniden dahil olmasına katkı sağlayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Irak’ın savaş sonrası dönemde bölgenin istikrarına katkıda bulunması gerektiğini vurgulayan el-Feyli, bölgedeki ittifak ve cepheleşme politikalarının geçmişe kıyasla daha belirgin hale geldiğini, ez-Zeydi’nin ise Irak’ı bu politikalardan ve saflaşmalardan uzak tutmayı amaçladığını ifade etti.
El-Feyli sözlerini şöyle tamamladı: “Ez-Zeydi, Irak’ı İran’ın baskılarından kurtarmaya yönelik girişimlerin ardından, İran’ın bölgedeki uzantılarının rolünü sınırlandırmayı başardı. Bu durum, nihayetinde Körfez ülkelerine Irak’ın kendi kararlarını bağımsız biçimde alacağı ve bu kararların etkili olacağı mesajını veriyor. Böylece tüm Arap ülkeleriyle ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlanıyor.”

