Aramco, acil durum planıyla savaşın etkilerine karşı koruma sağlıyor... Piyasalar ise sonuçları bekliyor

Doğu-Batı Petrol Boru Hattı, uluslararası stoklar ve hızlı müdahale ekipleri, tedarik esnekliğini artırdı

Suudi Arabistan çölünde uzanan borular (Aramco)
Suudi Arabistan çölünde uzanan borular (Aramco)
TT

Aramco, acil durum planıyla savaşın etkilerine karşı koruma sağlıyor... Piyasalar ise sonuçları bekliyor

Suudi Arabistan çölünde uzanan borular (Aramco)
Suudi Arabistan çölünde uzanan borular (Aramco)

Küresel piyasalar, Saudi Aramco’nun 2026 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarının açıklanmasını beklerken, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının yansımaları, şirketin operasyonlarını ve küresel pazarlara arz akışını sürdürme kapasitesini test eden en önemli unsurlar arasında öne çıkıyor. 28 Şubat’ta savaşın patlak vermesinden bu yana petrol tesislerini hedef alan saldırılara ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksaklıklarına rağmen şirket; boru hatları, alternatif ihracat limanları ve uluslararası stokları içeren, onlarca yılda geliştirdiği altyapı ve operasyonel alternatifler sistemine dayanmaya devam etti. Buna ek olarak hasar gören tesislerin onarımı hızlandırıldı ve bakım malzemeleri yerel imkanlarla güvence altına alındı.

Bu alternatiflerin başında, ham petrolü Doğu Bölgesi’nden Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na taşıyarak Hürmüz Boğazı’nı baypas eden ve boğazdaki seyrüseferin aksaması durumunda petrol ihracatı için bir çıkış noktası sağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı geliyor. Bu güzergahın önemi, Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman’ın Ekim 2026’daki Uluslararası Enerji Kongresi’nde krizler yaşanmadan önce alternatiflerin sağlanması gerekliliğini vurguladığı ve stratejik altyapının enerji arz güvenliğini güçlendirmedeki rolüne dikkat çektiği açıklamalarında da öne çıkmıştı.

Bu alternatiflerle eş zamanlı olarak Aramco, saldırı ve aksaklıklarla başa çıkma prosedürlerini; hasarlı tesislerin onarımını hızlandırarak, bakım malzemeleri ile yedek parçaları yerel olarak tedarik ederek ve Krallık içi ile dışındaki ham petrol stoklarından yararlanarak güçlendirdi. Şirket ayrıca, deniz koridorlarındaki aksama riskine karşı petrolü deniz yollarından uzak taşımak için ilave seçenekleri değerlendirerek mevcut alternatiflerinin kapsamını genişletiyor.

sdcf
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Ekim 2026’da düzenlenen Uluslararası Enerji Kongresi’nde (SPA)

Bu önlemler, 28 Şubat 2026’da patlak veren ve Körfez’deki petrol tesislerine sıçrayan savaşın yansımaları, deniz taşımacılığındaki aksaklıklar ve küresel pazarlara arzın sürekliliğine ilişkin artan endişeler ışığında özel bir önem taşıyor.

Aramco tesisleri de bu saldırılardan etkilenen yapılar arasında yer aldı. Savaşın başlamasından iki gün sonra Ras Tanura Rafinerisi, düşürülen iki insansız hava aracının (İHA) hedefi oldu. İHA enkazının yol açtığı sınırlı yangın ve hasarın, iç pazara yönelik petrol ürünleri arzı üzerinde herhangi bir olumsuz etki yaratmadığı bildirildi.

Bu riskler karşısında şirket, bir yandan pazarlara petrol akışının devamlılığını sağlarken diğer yandan hasarların onarımını ve yeniden faaliyete geçme sürecini hızlandırmaya odaklandı. Aramco CEO’su Emin en-Nasır 15 Ekim’de Reuters’a yaptığı açıklamada, bu hazırlıkların detaylarını paylaştı. Nasır, hasar tespiti için İHA’ların kullanıldığını, onarım malzemelerinin tedarik edildiğini ve eş zamanlı yaşanabilecek birden fazla olaya müdahale etmek üzere uzman ekiplerin hazır tutulduğunu aktardı.

Müdahale ekipleri ve onarım stokları

Aramco, uzman ekipler, onarım malzemeleri ve yedek parça stoklarının yanı sıra hasar tespiti ve teknik ihtiyaçların belirlenmesine yönelik araçları içeren bir acil durum sistemi aracılığıyla, olaylara müdahale ve hasarlı tesisleri onarma kapasitesini artırdı.

Nasır, Aramco’nun 2019 yılında Abkayk petrol işleme tesisini hedef alan saldırıların ardından hızlı müdahale için uzman ekipler oluşturduğunu ve o tarihten bu yana eş zamanlı olaylar da dahil olmak üzere acil durumlara hazırlık düzeyini artırmak için çalıştığını belirtti.

hytjkı7
Aramco’ya ait depolar ve borular (Saudi Aramco)

Nasır’a göre şirket, onarım için gerekli malzemelerin yaklaşık yüzde 90’ını yerel olarak üretiyor veya depolarında bulunduruyor. Bu durum, ithalata olan bağımlılığı azaltarak tesislerin yeniden faaliyete geçme sürecini hızlandırıyor.

Yine Nasır’ın aktardığına göre, Aramco’nun müdahale hızı sektör ortalamasının altı katından fazla bir seviyede bulunuyor ve bu da hasar gören tesislerin birçok durumda günler içinde yeniden üretime geçmesini sağlıyor.

Acil durum sistemi yalnızca tesislerin onarımıyla sınırlı kalmayıp; iş sürekliliği planlarını, yurt içi ve yurt dışı stokların kullanılmasını ve ham petrol taşıma ile ihracat güzergahlarının çeşitlendirilmesini de kapsıyor. Bu yapı, üretim ve sevkiyat aksaklıklarına rağmen şirketin tedarik akışını sürdürmesine yardımcı oluyor.

Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın kapasitesinin yeniden kazanılması

Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer aksaklıklarını aşmak amacıyla Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na olan bağımlılığın artmasıyla birlikte, söz konusu hattın Doğu Bölgesi’nden Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na ve oradan da küresel pazarlara petrol taşınmasındaki ana koridor rolü öne çıktı.

sdvfde
Aramco CEO’su Emin en-Nasır, Riyad’daki Uluslararası Enerji Kongresi’nde (Şarku’l Avsat)

Ancak bu güzergâh da savaşın yansımalarından uzak kalmadı. Nisan ayında hatta bağlı pompalama istasyonlarından birine düzenlenen saldırı, akışın günlük yaklaşık 700 bin varil azalmasına yol açtı. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, 12 Nisan’da hattın günlük yaklaşık 7 milyon varil olan tam operasyonel kapasitesine yeniden ulaştığını duyurdu.

Hattın inşa edilme fikri, Irak-İran Savaşı’nın yaşandığı 1980’lerin başlarına dayanıyor. O dönemde Suudi Arabistan, Kral Fahd bin Abdulaziz’in talimatıyla Arap Körfezi’ndeki seyrüseferin aksama ihtimaline karşı petrol ihracat limanlarını çeşitlendirme kararı almıştı. Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman’ın Ekim 2026’daki Uluslararası Enerji Kongresi’nde aktardığı bilgilere göre, hattın taşıma kapasitesi 1995 yılında günlük yaklaşık 5 milyon varile çıkarılmıştı.

Altyapı hazırlığının yeniden değerlendirilmesi

Enerji Bakanlığı 9 Nisan’da yaptığı açıklamada, pompalama istasyonunun hedef alınması nedeniyle hat üzerinden yapılan akışın günlük yaklaşık 700 bin varil azaldığını duyurdu. Saldırılar ayrıca Manifa sahasındaki üretimde günlük yaklaşık 300 bin varillik bir düşüşe yol açarken, Khurais sahasında da benzer etkiler meydana getirdi. Ancak sadece üç gün sonra Bakanlık, Manifa sahasının etkilenen üretim miktarıyla birlikte Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın tam pompalama kapasitesine yeniden ulaştığını açıklayarak, Khurais sahasında etkilenen üretim kapasitesini geri kazanma çalışmalarının ise sürdüğünü belirtti.

scdvd
Suudi Arabistan çölünde uzanan borular (Aramco)

Söz konusu test, yeni bir saldırının ardından hattın emniyetini doğrulamak amacıyla tedbir olarak durdurulduğu eylül ayında tekrarlandı. Enerji Bakanı 6 Ekim’de yaptığı açıklamada, günlük 7 milyon varillik azami kapasiteye kıyasla akışın günlük yaklaşık 5,8 milyon varile ulaşmasıyla birlikte hattın kullanımının beş ila altı gün içinde yeniden başlatıldığını söyledi.

Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer aksaklıklarını telafi etmek için Kızıldeniz üzerinden ihracat güzergahlarına olan bağımlılığın arttığı bir dönemde, pompalama istasyonlarının hızlı bir şekilde onarılmasının ve operasyonların yeniden başlatılmasının önemini yansıtıyor.

İş sürekliliği için entegre bir sistem

Aramco, 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını açıklarken yaptığı bildiride, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ile yerel ve uluslararası depolama kapasitelerinin yanı sıra varlıklarının ve altyapısının çeşitliliğinden yararlanarak, savaşın yansımalarıyla başa çıkmak adına iş sürekliliği planlarını devreye soktuğunu belirtti.

ascd
Manifa sahası, Arap ağır petrolü, kükürtlü gaz ve hidrokarbon kondensatlarının üretimi için tasarlandı. (Aramco)

Nasır, 5 Ekim’de Londra’da yaptığı konuşmada, şirketin esnekliğinin küresel stratejik stoklara, yedek üretim kapasitesine, farklı ham petrol türlerine, yerel gaz stoklarına ve tanker filosuna dayandığını vurguladı. Ayrıca tesis donanımları, olası arızaların etkisini sınırlandırmak amacıyla yedek ekipmanları ve kritik ünitelerin birbirinden bağımsız işletilmesini kapsıyor.

İhracat rotaları için ek seçenekler

Mevcut altyapının verimliliğini artırmanın yanı sıra Aramco, Hürmüz Boğazı, Babu’l Mendeb ve Süveyş Kanalı başta olmak üzere aksaklıklara açık deniz koridorlarına olan bağımlılığı azaltmak amacıyla küresel pazarlara petrol taşımaya yönelik ilave seçenekleri değerlendiriyor.

Nasır, detaylarına değinmeksizin şirketin alternatif güzergahları incelediğini belirterek, nihai kararın alınması halinde bunların kamuoyuna duyurulacağını ifade etti.

asd
Ras Tanura Limanı’ndaki depolar (Aramco)

Bu durum, Suudi Arabistan’ın boru hatları aracılığıyla petrol taşıma kapasitesini artırma yönelimiyle paralellik gösteriyor. Enerji Bakanı ekim ayında yaptığı açıklamalarda, arz güvenliğini güçlendirme çabaları kapsamında, boru hatları üzerinden petrol ihracat güzergahlarının taşıma kapasitesini günlük 10 milyon varile çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Ham petrol taşıma seçeneklerinin çeşitlendirilmesi, bazı güzergahlarda aksama yaşandığında ihracatın başka yönlere kaydırılmasına olanak tanıyarak kritik deniz koridorlarına olan bağımlılığı azaltırken; boru hattı ağının genişletilmesi de arz aksaklıklarıyla mücadelede ek bir hazırlık seviyesi sağlıyor.

Petrol ihracatının esnekliğini artırmak için yurt dışı stoklar

Ayrıca, krizler sırasında arz yönetimi seçenekleri yalnızca taşıma güzergahlarının değiştirilmesiyle sınırlı kalmıyor; Krallık dışındaki depolama imkanları, ham petrolün tüketici pazarlara yakın noktalarda tutulmasını sağlayarak seyrüsefer yollarının aksaması veya tanker varışlarının gecikmesi durumunda müşterilerin taleplerini karşılamada daha fazla esneklik sunuyor. Aramco, Singapur ile varılan ön mutabakat kapsamındaki son adımıyla bu seçenekleri genişletmeyi hedefliyor.

asd
Suudi Arabistan’ın doğu kıyısı, Doğu Bölgesi’nde Arap Körfezi sularında (Hürmüz Boğazı’nın batısında) yer alıyor. (Aramco)

26 Ekim’de Suudi Arabistan ve Singapur, Suudi ham petrolünün Singapur’daki Jurong Adası’nda yer alan Jurong Kaya Mağaraları’nda depolanmasına yönelik ön mutabakata varıldığını duyurdu.

Yerin yaklaşık 150 metre altında bulunan tesis, toplamda yaklaşık 9 milyon varil sıvı hidrokarbon kapasitesine sahip. Tesis bünyesinde Suudi ham petrolünün depolanmasına 2027 yılının ikinci yarısında başlanması bekleniyor.

dev fdev
Suudi Arabistan’ın 2027 yılının ikinci yarısından itibaren ham petrol depolamayı planladığı Singapur’daki Jurong Kaya Mağaraları (Singapur GTC Kurumu)

Singapur, şirket için tek uluslararası depolama noktası konumunda bulunmuyor. Aramco’nun Japonya (Okinawa ve Kiire), Güney Kore (Ulsan) ve Hollanda’da (Rotterdam) depolama anlaşmalarının yanı sıra Mısır’daki SUMED boru hattı sistemine bağlı tesisleri de mevcut.

Bu lokasyonlar, ham petrolün tüketim merkezlerine yakın noktalarda tutulmasını sağlayarak seyrüsefer trafiğinin aksaması durumunda müşteri talebini karşılamak için ilave seçenekler sunuyor. Bazı depolama anlaşmaları, acil durumlarda ev sahibi ülkelere ham petrol satın alma önceliği tanınmasını da içeriyor ve bu da söz konusu tesislerin kriz anındaki arz yönetimindeki rolüne başka bir boyut katıyor.

Sonuç olarak bu sistem; Aramco’nun arz aksaklıklarıyla mücadele etme hazırlığının tek bir ihracat güzergahına veya tek bir operasyonel araca değil; boru hatlarının, stokların, taşıma alternatiflerinin ve tesisleri hızlı onarma kapasitesinin entegrasyonuna dayandığını ortaya koyuyor. Üçüncü çeyrek sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, şirketin savaş gölgesinde operasyonel seviyelerini ve ihracat akışını sürdürme başarısı; fiyat dalgalanmalarının ve kriz yönetim maliyetlerinin finansal performansı üzerindeki etkisinin yanı sıra yatırımcıların en çok odaklanacağı konular arasında yer alacak.