Vance: Trump ve ben, İran'la bir anlaşmaya varılması ihtimali konusunda iyimserizhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5337127-vance-trump-ve-ben-i%CC%87ranla-bir-anla%C5%9Fmaya-var%C4%B1lmas%C4%B1-ihtimali-konusunda-iyimseriz
Vance: Trump ve ben, İran'la bir anlaşmaya varılması ihtimali konusunda iyimseriz
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance yaptığı açıklamada, İran'la devam eden dolaylı müzakereler kapsamında kendisinin ve Başkan Donald Trump'ın Tahran ile anlaşmaya varılması ihtimaline ilişkin iyimser olduklarını söyledi.
Vance, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan ve ben, (İran'la) müzakere yoluyla bir uzlaşmaya varılması konusunda belirli ölçüde iyimseriz” dedi.
Vance, “Halihazırda bir miktar ilerleme kaydettik. Daha fazlasını başarıp başaramayacağımızı göreceğiz” ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı ayrıca, Washington yönetiminin İran'a, ABD'nin yeniden saldırılara başlamasından önce anlaşmaya varılması için herhangi bir süre sınırı koymadığını ifade etti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cumhuriyetçi Partili destekçilerine hitap ederken (AP)
Trump karşıtlığı Demokratları sandıkta buluşturuyor, peki seçim sonrasında ne olacak?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5337183-trump-kar%C5%9F%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-demokratlar%C4%B1-sand%C4%B1kta-bulu%C5%9Fturuyor-peki-se%C3%A7im-sonras%C4%B1nda-ne-olacak
Trump karşıtlığı Demokratları sandıkta buluşturuyor, peki seçim sonrasında ne olacak?
3 Kasım'da Nevada eyaletinin Las Vegas kentinde oy kullanan seçmenler (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçilerin zaferini garantilemek için seçmenlere sandık başına gitmeleri ve oylarını “sanki kendi adı da oy pusulasında yer alıyormuş gibi” kullanmaları çağrısında bulundu. Bu çağrı, Cumhuriyetçi taban nezdinde partisine yarar sağlayabilecek olsa da diğer seçmen kesimleri üzerinde ters etki yaratabilir.
Zira Amerikalıların bu seçimlerde oy kullanması, mutlaka bir adayı destekledikleri anlamına gelmiyor. Aksine bu tercih, ABD Başkanı'nın iç ve dış politikalarına yönelik bir tepkinin ifadesi olarak öne çıkıyor. Birçok kamuoyu araştırmasının sonuçları da Trump karşıtlığının geniş bir seçmen kitlesi için temel bir seçim motivasyonuna dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Şarku’l Avsat’ın Pew Araştırma Merkezi'nden aktardığı ankete göre kayıtlı seçmenlerin yüzde 44'ü oylarını Trump'a karşı kullanacağını belirtiyor. CBS televizyonunun araştırmasında ise Demokrat seçmenlerin yüzde 70'inden fazlası, oy tercihlerinin başkana yönelik muhalefetin bir ifadesi olduğunu dile getiriyor.
Bu veriler, Trump'ın Demokrat tabanı harekete geçiren başlıca unsura dönüştüğünü ve birçok seçmen açısından kendisine karşı çıkmanın adayların seçim programlarından daha öncelikli hale geldiğini gösteriyor.
Muhalefet stratejisi
Demokratlar bu tablodan yararlanıyor ve seçim kampanyalarını Trump'ı ve siyasi gündemini hedef alan bir söylem üzerine kuruyor. Bu strateji, Kongre'de önemli kazanımlar elde etmelerine, hatta Temsilciler Meclisi veya Senato'da ya da her iki kanatta birden çoğunluğu ele geçirmelerine yardımcı olabilir.
Ancak bu tür bir stratejinin temel sorunu, Demokratların seçimleri kazanmasını sağlayabilse de seçim sonrasında seçmenlerin desteğini korumalarını garanti etmemesi. Trump'a karşı olmak, seçmenin Demokratlara güvendiği anlamına gelmiyor.
2 Kasım 2026'da Iowa eyaletinde oy kullanmak için sıraya giren seçmenler (AFP)
CBS'nin anketi, Demokrat Parti destekçilerinin önemli bir bölümünün açık ve belirgin bir Demokrat gündemi desteklemekten ziyade Trump ve Cumhuriyetçilerin politikalarına karşı koyma motivasyonuyla hareket ettiğini ortaya koydu. Parti destekçilerinin yaklaşık yüzde 40'ı, Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesi durumunda “açık bir plana sahip olmadığını” düşünüyor.
Nitekim Demokratların, seçimleri kazanmaları halinde önümüzdeki dönemde hangi konulara öncelik vereceklerine ilişkin henüz ortak ve net bir programı bulunmuyor. Demokratların Temsilciler Meclisi'ndeki azınlık lideri Hakeem Jeffries ise partisinin gündeminin ana hatlarını belirlemeye çalıştı.
Jeffries kısa süre önce, Demokratların iktidara gelmeleri halinde ilk 100 günde hayata geçirmeyi planladıkları bir program açıkladı. Plan; yaşam maliyetlerinin düşürülmesini, sağlık sisteminde reform yapılmasını, Trump'ın gümrük tarifelerine karşı çıkılmasını ve İran'la yürütülen savaşın ele alınmasını içeriyor. Parti ayrıca yönetimin uygulamalarına yönelik kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlanıyor.
Ancak böyle bir gündemin açıklanmış olması, Demokratların bu başlıkların nasıl hayata geçirileceği veya hangilerine öncelik verileceği konusunda uzlaştığı anlamına gelmiyor. Özellikle partinin ilerici ve ılımlı kanatları arasındaki görüş ayrılıkları ve Trump'ın Beyaz Saray'daki görevini sürdürmesinin getireceği kısıtlamalar, ortak bir yol haritası oluşturulmasını zorlaştırıyor.
Demokratların Temsilciler Meclisi'ndeki azınlık lideri Hakeem Jeffries, 31 Ekim 2026'da Virginia'da (AFP)
Demokratların bir bölümü sağlık sisteminde reformun öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini savunurken, bazıları Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) reforme edilmesini istiyor. Diğerleri ise ekonomiyi canlandırmaya yönelik projelerin yasalaştırılmasına öncelik verilmesi çağrısında bulunuyor.
Buna karşılık birçok Demokrat, yönetimin uygulamalarını denetleme ve hesap vermesini sağlama yetkilerini yeniden etkin biçimde kullanmayı bekliyor. Bu kapsamda Trump'ın veya yönetimindeki bazı yetkililerin görevden alınmasına yönelik girişimlerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Demokratların öncelikleri
Ancak Trump'a yönelik muhalefeti seçim kazanımlarına dönüştürmek başka, bu muhalefeti seçmenlerin beklentilerini karşılayacak bir yasama programına çevirmek başka bir mesele. Demokrat Parti içinde gündeme getirilen konuların çeşitliliği ve öncelikler konusundaki görüş ayrılıkları, temel bir soruyu gündeme getiriyor: Seçmenler, yeni Kongre'den gerçekte ne bekliyor?
3 Kasım'da Washington'daki bir seçim merkezinde oy kullanan kadın seçmen (AP)
Trump'a karşı oy kullanmak, ilk bakışta Demokratlara başkanı denetleme ve yönetimine karşı koyma yetkisi verilmesi anlamına gelebilir. Ancak kamuoyu araştırmaları, tablonun bundan daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
Şarku’l Avsat’ın Associated Press'ten aktardığı ankete göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 80'i Kongre'nin yaşam maliyetlerini düşürmeye öncelik vermesini istiyor. İran'la savaşın sona erdirilmesini öncelikli görenlerin oranı yaklaşık yüzde 70'e ulaşırken, Trump yönetiminin uygulamalarına yönelik soruşturmaların öncelik haline getirilmesini isteyenlerin oranı ise yaklaşık yüzde 40'ta kalıyor.
2 Kasım 2026'da New Hampshire eyaletinde bulunan Demokrat bir kadın seçmen (Reuters)
Çelişki de tam bu noktada ortaya çıkıyor: Bir seçmen Trump'a karşı oy kullanabilir ancak yeni Kongre'nin, günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunları bir kenara bırakarak başkanla siyasi mücadeleye odaklanmasını istemeyebilir.
Demokratlar çoğunluğu elde etmeleri halinde seçmenlerin beklentilerini karşılamayı başarabilecek mi? Yoksa parti içindeki görüş ayrılıkları, önümüzdeki dönemi somut sonuçların elde edilemediği siyasi çekişmeler ve güç mücadeleleriyle mi geçirmelerine yol açacak?
ABD, gelecek hafta Abu Dabi'de yapılacak Rusya ve Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine arabuluculuk yapacak.https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5337150-abd-gelecek-hafta-abu-dabide-yap%C4%B1lacak-rusya-ve-ukrayna-aras%C4%B1ndaki-bar%C4%B1%C5%9F
ABD, gelecek hafta Abu Dabi'de yapılacak Rusya ve Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine arabuluculuk yapacak.
ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff (AP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff dün yaptığı açıklamada, Ukrayna, Rusya ve ABD'li yetkililerin barış müzakerelerini ilerletmek amacıyla gelecek hafta Abu Dabi'de üçlü bir toplantı gerçekleştireceğini bildirdi.
Rusya, ekim ayının sonlarında, yılın başından bu yana çıkmaza giren barış görüşmelerini yeniden başlatmaya hazır olduğunu açıklamıştı.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Rusya, Ukrayna ve ABD heyetleri arasındaki son üçlü görüşme şubat ayının ortasında İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirilmiş, ancak tarafların kendi şartlarında ısrar etmesi nedeniyle herhangi bir uzlaşmaya varılamamıştı.
Witkoff, X hesabından yaptığı açıklamada, “ABD, 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi'de, Ukrayna ve Rusya arasındaki müzakerelere arabuluculuk yapacak. Görüşmelerde savaş sonrası güvaenlik düzenlemeleri, gerilimin azaltılması, insani çabalar ve barışa yönelik adımlar ele alınacak” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Witkoff, ABD'li müzakerecilerin bu hafta Brüksel'e giderek Fransa, Almanya, İngiltere, Avrupa Birliği ve NATO temsilcileriyle bir araya geleceğini belirtti.
Görüşmelerde Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantilerinin ele alınacağını kaydetti.
Michigan eyaletinden Demokrat Parti Senato adayı Abdülrahman El Seyyid, 1 Kasım'da Michigan'da düzenlenen “Oyları Belirleme” mitinginde destekçilerini selamlıyor. (AFP)
Michigan eyaletinden Demokrat Parti Senato adayı Abdülrahman El Seyyid, 1 Kasım'da Michigan'da düzenlenen “Oyları Belirleme” mitinginde destekçilerini selamlıyor. (AFP)
Amerikalılar, bugün Kongre'deki temsilcilerini belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Ara seçimler, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarına yönelik bir referandum niteliği taşırken, Trump'ın görev süresinin son iki yılında siyasi güç dengelerini de belirleyecek.
Seçime saatler kala Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler seçmenleari sandığa götürmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı. Trump dün Washington'da yaptığı konuşmada, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğunu koruması için destekçilerine sandığa gitme çağrısında bulundu. Demokratlar ise Trump'ın yasama gündemini engellemek ve yönetimine yönelik soruşturmaların önünü açmak amacıyla Kongre'de kontrolü ele geçirmeyi hedefliyor.
Seçimler, birçok eyalette erken oy kullanımında rekor düzeye ulaşılmasıyla dikkat çekiyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre sandıkların açılmasından önce 54 milyondan fazla Amerikalı oy kullandı.
Demokratlar, bu rakamları seçmen tabanlarının güçlü bir şekilde harekete geçtiğinin olumlu göstergeleri olarak değerlendirirken, Cumhuriyetçiler bugün destekçilerinin yoğun katılımına güveniyor.
Ancak Demokratların beklentileri, Michigan'da ortaya çıkan parti içi bölünmeler nedeniyle gölgeleniyor. Eski adaylardan Haley Stevens, partisinin adayı Abdülrahman El Seyyid yerine Cumhuriyetçi rakibine destek verdiğini açıkladı. ABD Senatosu'nun ilk Müslüman üyesi olmayı hedefleyen El Seyyid'e yönelik bu tutum, yalnızca Demokratların ilgili sandalyeyi kazanma şansını tehlikeye atmakla kalmıyor, aynı zamanda partinin saflarını birleştirmekte ve seçim zaferi halinde Kongre'deki çoğunluğunu etkin biçimde kullanmakta zorlanabileceğine işaret ediyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة