Gazze’den Kongre’ye... Adam Hamwi, New Jersey’i Temsilciler Meclisi’nde temsil eden ilk Müslüman oldu

ABD’li doktor, 2024 yılında Gazze’ye yönelik bir insani yardım konvoyuna katılmıştı

Doktor Adam Hamwi (Arşiv – AFP)
Doktor Adam Hamwi (Arşiv – AFP)
TT

Gazze’den Kongre’ye... Adam Hamwi, New Jersey’i Temsilciler Meclisi’nde temsil eden ilk Müslüman oldu

Doktor Adam Hamwi (Arşiv – AFP)
Doktor Adam Hamwi (Arşiv – AFP)

Daha önce Gazze Şeridi’nde gönüllü olarak görev yapan cerrah Adam Hamwi, dün gerçekleştirilen seçimlerde Cumhuriyetçi rakibi Greg Mele’yi geride bırakarak ABD Temsilciler Meclisi’ne girmeye hak kazandı. Hamwi, New Jersey eyaletinin 12. seçim bölgesinde zafer elde etti.

Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre zaferini ilan eden Hamwi, New Jersey eyaletini Kongre’de temsil eden ilk Müslüman oldu. 57 yaşındaki Hamwi, seçim bölgesindeki aktif 12 adaydan biriydi. Bölgenin mevcut Demokrat temsilcisi, liberal görüşleriyle bilinen Bonnie Watson Coleman ise 12 yıllık görev süresinin ardından emekliye ayrılıyor. Oy pusulasında 13'üncü bir aday daha bulunmasına rağmen söz konusu aday yarıştan çekilmişti.

ABD ordusunda görev yapmış eski bir cerrah olan Hamwi, Avukat Greg Mele karşısında rahat bir zafer elde ederek, Demokrat Kongre üyesi Coleman’ın yerini aldı. Sonuç, özellikle sürpriz olarak değerlendirilmedi. Zira Temsilciler Meclisi’nde etkili bir ilerici ses olarak tanınan Coleman, 2024 seçimlerinde bu koltuğu 25 oy farkla kazanmıştı.

ABD merkezli The Hill gazetesine göre Hamwi’nin zaferi, Demokrat Parti’nin kalesi olarak görülen ve parti kontrolünde bulunan bu seçim bölgesindeki koltuğun Demokratlarda kalmasını sağladı.

Hemşire Monica Johnston (solda), 14 Haziran 2024’te Washington’da Beyaz Saray’daki bir toplantı öncesinde AFP’ye verdiği röportaj sırasında Adam Hamwi’yi dinliyor (AFP)
Hemşire Monica Johnston (solda), 14 Haziran 2024’te Washington’da Beyaz Saray’daki bir toplantı öncesinde AFP’ye verdiği röportaj sırasında Adam Hamwi’yi dinliyor (AFP)

Hamwi, bu yılın başlarında çok sayıda adayın katıldığı Demokrat Parti ön seçimlerini kazanarak partisinin adaylığını elde etti.

Çocukluğu ve gönüllü çalışmaları

Hamwi henüz bebekken ailesinin Mısır’dan göç etmesi nedeniyle New Jersey’de büyüdü, Rutgers Üniversitesi ve üniversitenin tıp fakültesinde eğitim gördü. Daha sonra aynı üniversiteden işletme yüksek lisans (MBA) derecesi aldı.

Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra New Jersey’ye dönen Hamwi, Princeton kentinde plastik cerrahi alanında hizmet veren özel bir klinik kurdu.

Seçim kampanyasının internet sitesinde yer alan bilgilere göre Hamwi, Suriye, Lübnan, Sudan, Ürdün, Türkiye, Bosna Hersek, Haiti, Belize ve Kolombiya’da da gönüllü olarak hastaları tedavi etti.

ABD ordusunda 8 yıl cerrah olarak görev yapan Hamwi, Irak Savaşı sırasında Bağdat’taki 31. Muharebe Destek Hastanesi’nde dokuz ay süren bir görev de üstlendi.

Gazze yolculuğu

South Brunswick’te yaşayan ve Princeton’da plastik cerrahi kliniği işleten Hamwi, seçim yarışına kamuoyunda fazla tanınmayan bir isim olarak girdi. Ancak İsrail’in Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü savaşa yönelik ilerici seçmenler arasındaki rahatsızlık, kampanyasının kısa sürede ivme kazanmasına katkıda bulundu.

Hamwi’nin adı, 2024 yılında İsrail’in Refah Sınır Kapısı’nı kapatmasının ardından Gazze Şeridi’nde mahsur kalan doktorlar arasında yer almasıyla öne çıktı.

Doktor Adam Hamwi, 12 Mayıs 2023’te Gazze’deki yaralılardan birine Han Yunus’taki Avrupa Hastanesi’nde plastik cerrahi operasyonu gerçekleştiriyor (Arşiv – AP)
Doktor Adam Hamwi, 12 Mayıs 2023’te Gazze’deki yaralılardan birine Han Yunus’taki Avrupa Hastanesi’nde plastik cerrahi operasyonu gerçekleştiriyor (Arşiv – AP)

Irak’ta 2004 yılında helikopterinin düşürülmesi sonucu yaralanan ve hayatını Hamwi’ye borçlu olan Demokrat Illinois Senatörü Tammy Duckworth, kendisinin ve diğer doktorların Gazze’den çıkarılmasına yardımcı oldu. Şarku’l Avsat'ın The Hill gazetesinden aktardığına göre Duckworth, bu girişimi Hamwi’ye olan borcunu ödeme amacıyla gerçekleştirdi.

Savaş sırasında Gazze’deki hastanelerden birinde gönüllü olarak görev yapan Hamwi’nin çalışmaları, seçim kampanyasına verilen desteği artırdı. Politico’nun haberine göre Hamwi, Senatör Bernie Sanders ve Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna gibi önde gelen ilerici isimlerin de desteğini aldı.

Savaş karşıtı tutum

New Jersey, yaklaşık 179 bin kişilik nüfusuyla önemli bir Arap-Amerikan topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Özellikle Mısır kökenli Amerikalıların nüfusu hızla artarken, Hamwi’nin temsil edeceği seçim bölgesinde yaklaşık 11 bin Arap kökenli ABD vatandaşı bulunuyor. Bu veriler, Arap-Amerikan Enstitüsü’nden elde edildi.

Hamwi, X hesabından yayımladığı bir video aracılığıyla seçmenlere seslenerek, kendisine oy vermeleri çağrısında bulundu. Hamwi, videoda, “Trump’ı kızdırmak mı istiyorsunuz? O hâlde oy pusulanızı bugün posta yoluyla geri gönderin” ifadelerini kullandı.

İsrail’e yönelik ABD askerî yardımlarının sona erdirilmesini savunan Hamwi, genel olarak insan hakları ihlallerinde bulunan ülkelere Amerikan askerî yardımı yapılmasına da karşı çıkıyor.

Mayıs ayında New Jersey Monitor gazetesine verdiği röportajda İran’a yönelik savaşa da karşı çıkan Hamwi, bu savaşı “yasa dışı ve ahlak dışı” olarak nitelendirdi.

Hamwi ayrıca ABD’yi, “savunma şirketlerinin ve savaş yanlılarının yanı sıra Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) ve İsrail’in özel çıkarlarına hizmet etmekle” suçladı.

İç politikada ise sağlık hizmetlerine erişimin genişletilmesini, devlet okullarına ayrılan bütçenin artırılmasını ve işçi sınıfından ailelerin yaşam maliyetlerinin düşürülmesini savundu.

Öte yandan Demokratlar, ara seçimlerde hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde ederek ABD Kongresi’nin kontrolünü ele geçirdi. Dün gerçekleştirilen seçimler, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti açısından ağır bir yenilgiyle sonuçlandı.



Trump, Senato adaylarını kendisi belirledi... Cumhuriyetçiler bedelini ödedi

ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
TT

Trump, Senato adaylarını kendisi belirledi... Cumhuriyetçiler bedelini ödedi

ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, seçmenlerden Kongre ara seçimlerinde kendi adının da oy pusulalarında yer aldığını hayal etmelerini istedi. Senato seçimlerindeki en kritik yarışlardan bazılarında Cumhuriyetçi adayları bizzat belirleyen Trump’ın desteklediği isimler, dün akşam itibarıyla seçmenlerin tercihi karşısında yenilgiye uğradı.

Trump’ın Güney Carolina, Kuzey Carolina, Teksas ve Michigan eyaletlerinde desteklediği adayların tamamı seçimleri kaybetti. Michigan’da açıklanan ilk sonuçlar da Trump’ın tercih ettiği adayın yenilgisini ortaya koydu. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu yenilgiler, Demokratlara Senato’da çoğunluğu kazandırırken, Trump’ın siyasi gücünün sınırlarını da gözler önüne serdi.

Trump, on yılı aşkın süredir Cumhuriyetçi Parti’yi kendi siyasi hareketi olan “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) etrafında yeniden şekillendirmek için çalışıyor. Bu süreçte ön seçimlerde aday tercihlerini dayatırken, kendisine yeterince bağlı olmadığını düşündüğü veya siyasi vizyonuyla örtüşmeyen muhafazakâr isimleri parti dışına itti. Trump, eyalet çapında daha güçlü destek ağlarına sahip ve seçim kazanma konusunda kendilerini kanıtlamış Cumhuriyetçiler yerine, çoğu zaman kendisine sadık isimleri ve siyasi görüşlerini benimseyen adayları tercih etti. Kendi desteğinin, bu adayların siyasi zayıflıklarını telafi edeceğini hesap etti.

Ancak dün ortaya çıkan seçim sonuçları, Trump’ın geniş seçmen kitlelerini kendi tercih ettiği adaylara oy vermeye ikna edemediğini gösterdi.

En şaşırtıcı yenilgilerden biri, 1998’den beri Senato’ya Demokrat üye göndermeyen ve Trump’ın 2024 yılında 18 puan farkla kazandığı Güney Carolina’da yaşandı. Trump, hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın kız kardeşi Darlene Graham’ı destekledi. Ancak Demokrat aday Annie Andrews, seçimleri kazanarak büyük bir sürprize imza attı.

Kuzey Carolina’da Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin eski seçim kampanyası yetkililerinden Michael Whatley’i destekledi. Whatley, eyaletin eski Demokrat Valisi Roy Cooper karşısında ağır bir yenilgi aldı.

Teksas’ta Trump, tartışmaların gölgesinde geçen Cumhuriyetçi ön seçimlere müdahale ederek, hakkında çeşitli skandallar bulunan Başsavcı Ken Paxton’a destek verdi. Paxton, Trump’ın müttefiklerinden biri olan ve parti içinde daha güvenli bir seçenek olarak görülen Senatör John Cornyn’e karşı yarıştı. Demokrat aday James Talarico ise dün gece seçimi rahat bir farkla kazandı. Böylece Demokratlar, 1988’den bu yana kazanamadıkları bir Senato koltuğunu elde etti.

Michigan’da ise Demokrat Abdülrahman es-Seyyid, Trump’ın tercih ettiği aday, eski Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers’ı mağlup etti. Es-Seyyid bu sonuçla, ABD Senatosu’nda görev yapan ilk Müslüman olacak.

Reuters-Ipsos anketleri, söz konusu yenilgilerin Trump’ın kamuoyu desteğinin seçimlerden önce, 6 Ocak 2021’de Kongre binasına düzenlenen saldırının hemen sonrasındaki seviyenin de altına gerilediği bir dönemde yaşandığını ortaya koydu. Bu durum, Cumhuriyetçiler arasında Trump’ın kendi etrafında yeniden şekillendirdiği parti için bir siyasi yüke dönüştüğü yönündeki endişeleri artırdı.

Deneyimli Cumhuriyetçi siyasi Uzman Doug Heye, seçmenlerin gümrük tarifeleri ve İran savaşı nedeniyle artan fiyatlardan duyduğu rahatsızlığa işaret ederek, “Bu, Trump açısından bir deprem” değerlendirmesinde bulundu.

Heye sözlerini şöyle sürdürdü:

Trump, bütün yıl boyunca seçmenlere kendileri için önemli olan konuları değil, kendi önem verdiği meseleleri anlattı.

Seçim sonuçları açıklanmaya başladığında Trump meydan okuyan bir tavır sergiledi.

Trump, dün akşam sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Seçimlerde aday değildim. Aday olsaydım ezici bir çoğunlukla kazanırdık!” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray yetkililerinden biri, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı açıklamada, Trump’ın oy pusulalarında yer alan birçok adayı, bu adayların kendilerinden daha iyi tanıttığını söyledi.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi ise yönetimin altı hafta öncesine ait anket verilerinin Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu kaybedeceğini gösterdiğini belirtti. Bunun üzerine Trump’ın Cumhuriyetçi adayları kurtarmak amacıyla bir ay süren ülke çapında seçim kampanyası başlattığını ifade etti.

O koltuğu kendi elleriyle bıraktı

Bazı bağımsız analistler, Senato seçimlerindeki kayıpların doğrudan Trump’ın siyasi müdahalelerinin izlerini taşıdığını düşünüyor. American University öğretim üyesi Thomas Kahn, Trump’ın Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçimlere müdahalesinin, partisine garanti gözüyle bakılan bir koltuğa mal olduğunu belirtti. Kahn, Senatör John Cornyn’in yeniden aday gösterilmesi durumunda Cumhuriyetçilerin “kesin bir zafer elde edeceğini” söyledi.

Kahn’a göre Kuzey Carolina’daki durum da benzer şekilde açıktı. Cumhuriyetçi Senatör Tom Tillis, Trump ile yaşadığı kamuoyuna yansıyan anlaşmazlığın ardından geçen yıl yeniden aday olmayacağını açıkladı. Tillis, Trump’ın sunduğu vergi ve harcama tasarısında yer alan Medicaid kesintilerine karşı çıkmış, bunun üzerine Trump ön seçimlerde kendisine rakip bir adayı desteklemekle tehdit etmişti.

Kahn, “Bu koltuğu fiilen Demokratlara hediye etti. Tom Tillis yeniden aday olsaydı Roy Cooper seçim yarışına girmezdi” dedi.

Kuzey Carolina'nın eski Cumhuriyetçi Valisi Pat McCrory de Trump’ın ön seçimlere müdahalesinin eyalet eyalet Cumhuriyetçiler arasında bölünmeye yol açtığını söyledi.

McCrory, Trump’ın seçimlerde kendisini destekleyen seçmenlerle kurduğu ilişkiye yönelik en sert eleştirilerini dile getirdi.

McCrory, “Başkan Trump’ın en büyük güçlü yönlerinden birinin işçi sınıfından insanlarla iletişim kurabilmesi olduğunu düşünüyorum. Bu becerisini kaybetti. Ülkenin çıkarları için bu yeteneğini yeniden kazanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.


“Net bir mesaj”... Obama’dan Demokratların elde ettiği zafere övgü

ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, 24 Ekim'de Michigan eyaletinde düzenlenen seçim mitinginde, Abdülrahman es-Seyyid ile birlikte. (DPA)
ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, 24 Ekim'de Michigan eyaletinde düzenlenen seçim mitinginde, Abdülrahman es-Seyyid ile birlikte. (DPA)
TT

“Net bir mesaj”... Obama’dan Demokratların elde ettiği zafere övgü

ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, 24 Ekim'de Michigan eyaletinde düzenlenen seçim mitinginde, Abdülrahman es-Seyyid ile birlikte. (DPA)
ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, 24 Ekim'de Michigan eyaletinde düzenlenen seçim mitinginde, Abdülrahman es-Seyyid ile birlikte. (DPA)

ABD eski Başkanı Barack Obama, Demokratların ara seçimlerde elde ettiği kesin zaferi överek, bunu seçmenlerden gelen “net bir mesaj” olarak nitelendirdi.

Demokratlar, dün düzenlenen seçimlerde Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi ve Senato’da çoğunluğu elde etti. Bu sonuç, görev süresinin bitmesine iki yıl kala Başkan Donald Trump’ın yönetimine yönelik güçlü bir ret mesajı olarak değerlendirildi.

Obama, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Amerikan halkı bu gece net bir mesaj verdi. Halk, insanları birbirinden uzaklaştıran değil, bir araya getiren bir siyaset ve karşı karşıya oldukları sorunlara somut çözümler sunan liderler istiyor” ifadelerini kullandı.

Demokrat Partili Obama, açıklamasının devamında şu değerlendirmede bulundu:

“Bu yönetimin iktidarda geçireceği iki yıl daha olsa da şimdi görevimiz çok çalışmak, imkânımız olan her alanda değişim gerçekleştirmek, daha fazla zararın önüne geçmek ve geleceğin temellerini atmaktır.”

Obama’nın seçim kampanyası sürecindeki en dikkat çekici etkinliklerinden biri, Michigan eyaletinde ABD Senatosu seçimlerini kazanan Abdülrahman es-Seyyid ile birlikte katıldığı miting oldu. Es-Seyyid, bu zaferle ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman oldu.


Cumhuriyetçileri desteklemek için 445 milyon dolar harcadı... Elon Musk, partinin seçim yenilgisiyle dalga geçti

ABD’li milyarder Elon Musk (Reuters)
ABD’li milyarder Elon Musk (Reuters)
TT

Cumhuriyetçileri desteklemek için 445 milyon dolar harcadı... Elon Musk, partinin seçim yenilgisiyle dalga geçti

ABD’li milyarder Elon Musk (Reuters)
ABD’li milyarder Elon Musk (Reuters)

ABD’li milyarder Elon Musk, ara seçimlerde desteklemek için yüz milyonlarca dolar harcadığı Cumhuriyetçi adayların seçimleri kaybetmesini dikkat çekici bir alaycı üslupla karşıladı.

Musk, bugün erken saatlerde X platformunda yaptığı paylaşımda, “Görünüşe göre seçimlere müdahale etmek için kullandığım uzay lazerleri bu kez işe yaramadı” ifadelerini kullandı. Musk, bu sözleriyle desteklediği adayların hedeflediği sonuçları elde edememesine göndermede bulundu.

Cumhuriyetçilerin seçimlerde yaşadığı kayıplar, özellikle Musk açısından önem taşıyor. Milyarder iş insanı, mevcut seçim döneminde Cumhuriyetçi adayları desteklemek için yaklaşık 445 milyon dolar harcadı. Böylece modern ABD siyasi tarihinde en fazla bağış yapan bireysel bağışçı konumuna geldi. Ancak seçim yatırımları, beklediği sonuçları getirmedi.

Musk’ın alaycı yorumları yalnızca Cumhuriyetçilerin genel seçim kayıplarıyla sınırlı kalmadı. Teksas valiliği seçimlerinde veri merkezlerine karşıtlığıyla tanınan Demokrat Gina Hinojosa’nın elde ettiği sürpriz zaferi de değerlendirdi.

Musk, sonuçların ardından, “Uzaydaki veri merkezleri şu anda oldukça cazip bir seçenek gibi görünüyor” paylaşımında bulundu. Bu ifadeyle eyaletteki veri merkezi projelerinin geleceğine ilişkin endişelere gönderme yaptı.

Seçim sonuçları, Teksas’taki siyasi değişimin Musk’ın yatırım hedefleri ve şirketlerinin eyaletteki projeleri üzerinde olası etkilerine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ayrıca desteklediği adayların yenilgisinin, Musk’ın 2028 seçimlerinde yeniden büyük miktarlarda para harcamaya istekli olup olmayacağı konusunda da tartışma başlattı.

Ülke genelinde ortaya çıkan seçim sonuçları, ABD Başkanı Donald Trump açısından da önemli bir darbe niteliği taşıdı. Trump, geçen ayın neredeyse her gününü destekçilerini harekete geçirmek amacıyla seçim mitingleri düzenleyerek geçirdi, ancak Cumhuriyetçilerin ağır bir yenilgi almasını engelleyemedi.