İran bağlantılı gemiler, Umman Denizi'ndeki internet kabloları üzerinde şüpheli seyir izliyor

Yaptırım kapsamındaki tankerler ve bir balıkçı teknesi, deniz altı iletişim kablolarının geçtiği güzergâhlarda hızlarını düşürdü

Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler, 3 Kasım 2026'da Umman'ın Müsendem Yarımadası'ndan görüntülendi (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler, 3 Kasım 2026'da Umman'ın Müsendem Yarımadası'ndan görüntülendi (Reuters)
TT

İran bağlantılı gemiler, Umman Denizi'ndeki internet kabloları üzerinde şüpheli seyir izliyor

Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler, 3 Kasım 2026'da Umman'ın Müsendem Yarımadası'ndan görüntülendi (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler, 3 Kasım 2026'da Umman'ın Müsendem Yarımadası'ndan görüntülendi (Reuters)

Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre, İran'la bağlantılı en az dört geminin Umman Denizi'nde alışılmadık güzergâhlar izlediği ve deniz altı internet kablolarının üzerinden geçerken hızlarını düşürdüğü tespit edildi.

Bu hareketlilik, İran'ın ABD ve İsrail'in saldırılarına yeniden başlaması halinde internet kablolarını ve veri merkezlerini hedef alabileceğine yönelik tehditlerinin ardından yaşandı.

Gazete, deniz trafiği analiz şirketi Windward'ın verilerine dayandırdığı haberinde, söz konusu gemilerden üçünün ABD yaptırımları kapsamındaki tankerler, dördüncüsünün ise ekim ayının son haftasında iki deniz altı kablosunun üzerinde dolaşan küçük bir İran balıkçı teknesi olduğunu belirtti.

Şüpheli hareketlilik

Windward, gemilerin başlangıçta olağan seyirlerini sürdürdüğünü, ancak deniz altı kablolarının geçtiği güzergâhlara ulaştıklarında yavaşladıklarını, dönüş yaptıklarını, durduklarını veya konum bilgilerini göndermeyi kestiklerini belirtti.

Şirket, bu davranışların bölgede petrol yüklemek için bekleyen tankerlerin olağan hareketleriyle örtüşmediğini ve yük aktarma faaliyetleriyle açıklanamayacağını kaydetti.

Windward'a göre bu hareketlilik, gemilerin takip sistemlerini devre dışı bırakarak kabloların güzergâhlarını belirleme veya kabloların üzerine patlayıcı düzenekler ya da mayınlar yerleştirme faaliyetleriyle örtüşüyor.

Şirketin verilerine göre tankerlerden biri, konum bilgisini göndermeyi kesmeden önce bir kablonun çevresinde saatlerce dolaştı. Bir diğer tanker ise dört deniz altı kablosunun yakınında, İran karasularında günlerce kaldı. Tankerlerden ikisinin boş olduğu tespit edildi.

Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) deniz savaşı uzmanı Sidharth Kaushal, söz konusu manevraların tesadüf olabileceğini belirtti. Ancak Kaushal, İran'ın olası bir savaş durumunda deniz altı altyapısına zarar verebilme kapasitesini göstermeye çalışıyor olabileceğini de ifade etti.

Emekli İngiliz Deniz Kuvvetleri Tümamirali John Pentreath ise şüpheli hareketliliğin çeşitli nedenleri olabileceğini belirterek, hemen hemen her geminin mayın döşemek üzere dönüştürülebileceğine dikkat çekti.

Devrim Muhafızları'ndan tehditler

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ekim ayında yaptığı açıklamada, veri merkezlerini ve yapay zekâ tesislerini yok etmekle tehdit etmişti.

Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbî de 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan yedi ana deniz altı internet kablosunun geçtiğini belirterek, "Yeni hedefler ve yeni silahlar açıklanacak" ifadesini kullanmıştı.

Devrim Muhafızları Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Yedullah Cevani de İran'ın altyapısına yönelik herhangi bir saldırıya karşılık internet kabloları dahil çeşitli varlıkların hedef alınabileceğini söylemişti.

Bu tehditler, Trump ve üst düzey ABD'li yetkililerin ara seçimlerden önce İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi.

TeleGeography şirketinin verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan altı deniz altı kablosu geçiyor, üç yeni kablonun inşası ise sürüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar'ın internet bağlantısı bu kablolara tamamen bağımlı durumda.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) araştırmacısı Maşa Kotkin, kablolara verilecek herhangi bir zararın internet erişimini ve finansal işlemleri yavaşlatacağını, elektronik ticaret ile bulut bilişim hizmetlerini aksatacağını belirtti.

Kotkin ayrıca tehditlerin bazı kablo projelerindeki çalışmaları durdurduğunu ifade ederek, dijital bağlantının Körfez ülkelerinin ekonomilerini petrol ve doğal gaz dışındaki alanlara yönlendirme çabalarında temel bir unsur olduğuna dikkat çekti.

Söz konusu gelişmeler, ABD'nin bölgedeki askerî varlığını güçlendirdiği bir dönemde yaşanıyor. ABD'li bir yetkili, Axios'a yaptığı açıklamada, USS Theodore Roosevelt uçak gemisinin Singapur'da birkaç gün geçireceğini ve kasım ayının ortasından önce ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) operasyon bölgesine ulaşmayacağını söyledi.



Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
TT

Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)

ABD Adalet Bakanı Todd Blanche yaptığı açıklamada, Miami'deki federal başsavcı olarak ABD Başkanı Donald Trump hakkında yürütülen geçmiş ceza soruşturmalarını denetleyen Jason Reding Quiñones'in görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Florida Güney Bölgesi Başsavcısı sıfatıyla görev yapan Quiñones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer alan isimlerden biriydi. Ofisine, Trump'ın 2021 yılında başkanlık görevinden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimine ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temaslarına ilişkin ceza soruşturmalarını inceleme görevi verilmişti. Diğer bazı dosyalar da bu kapsamda değerlendirilmişti. Ancak söz konusu girişimler şimdiye kadar somut bir sonuç vermedi.

Quiñones'in dün gerçekleşen istifası, salı günü düzenlenen ara seçimlerin ardından Adalet Bakanlığından ayrılan ikinci üst düzey yetkili oldu. Seçimlerde Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefikleri Kongre'deki kontrolü kaybetti. Böylece Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişimi olan geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesi ve yükseköğretim kurumlarının hedef alınması konularında üst düzey yönetim desteğinden yoksun kaldı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Adalet Bakanlığının Sivil Haklar Biriminin başında bulunan Harmeet Dhillon da perşembe günü görevinden istifa etmişti.

Quiñones'in istifa gerekçesi ise henüz açıklığa kavuşmadı. Quiñones, X hesabından yayımladığı açıklamada, istifasının dün itibarıyla yürürlüğe girdiğini belirterek, görev yaptığı makamda hizmet vermiş olmaktan gurur duyduğunu ifade etti.

Quiñones'in ofisi ayrıca, ABD yönetiminin Küba'ya yönelik baskı politikasının önemli ölçüde arttığı bir dönemde, Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.


Rubio, Paris'te G7 Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
TT

Rubio, Paris'te G7 Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Bakanlığın açıklamasına göre, gelecek hafta Fransa'ya giderek G7 dışişleri bakanları toplantısına katılacak. Ziyaret, Ortadoğu ve Ukrayna'daki savaşlarla bağlantılı sorunların giderek derinleştiği bir dönemde gerçekleşecek.

Rubio'nun Fransa ziyareti, Demokratların Kongre'de kontrolü ele geçirmesinin ardından gerçekleşiyor. Cumhuriyetçiler açısından ağır bir yenilgi olarak değerlendirilen bu sonuç, Donald Trump'ın başkanlık döneminin son iki yılında karşılaşacağı engelleri artırabilecek nitelikte.

Kongre seçimleri sonuçlarının ABD dış politikasına nasıl yansıyacağı henüz netlik kazanmazken, önümüzdeki pazartesi ve salı günleri düzenlenmesi planlanan G7 toplantısı, Washington'un müttefiklerine yeni yönetimin politikalarını ve önceliklerini değerlendirme fırsatı sunacak.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı, kısa açıklamasında Rubio'nun 8-10 Kasım tarihleri arasında Paris'i ziyaret edeceğini ve G7'deki mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği görüşmelerde “ABD'nin çıkarlarını ilerletmeyi” hedeflediğini bildirdi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı, toplantıların lojistik nedenlerle Marsilya'dan başkent Paris'e taşındığını açıkladı. Söz konusu karar, Fransa genelinde hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların haftalar boyunca devam etmesinin ardından alındı.

Ukrayna dosyasının yanı sıra G7 ülkelerinin (İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve ABD) dışişleri bakanlarının Ortadoğu'da istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları da ele alması bekleniyor.

Toplantıya Suudi Arabistan, Mısır, Güney Kore, Brezilya ve Ukrayna'dan da temsilciler katılacak.

Paris'teki toplantı öncesinde, ABD arabuluculuğunda Rusya ile Ukrayna arasında 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi'de görüşmeler yapılması planlanıyor.

Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, Rusya ile Ukrayna konusunda ve “tüm Avrupa'yı kapsayan” bir anlaşmaya varılabileceğini öngördü.

Trump'ın özel temsilcisi ve damadı Jared Kushner ise Trump'ın Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerde, “kalıcı barış için gerekli koşulların oluşturulmasına yardımcı olabilecek daha geniş kapsamlı bir Avrupa güvenlik mimarisine” duyulan ihtiyaç konusunda ilerleme kaydettiğini söyledi.

Fransa'nın G7 dönem başkanlığı yıl sonunda bitecek. Dönem başkanlığını daha sonra ABD devralacak.

Rubio'nun ziyareti, siyasi geleceğine ilişkin spekülasyonların sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Rubio, Trump'ın olası halefleri arasında gösterilen isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Ancak Rubio, görevinden ayrılmayı planladığı yönündeki haberleri yalanladı. New York Times'a verdiği demeçte, planının Trump'ın başkanlık görev süresinin sonuna kadar onunla birlikte çalışmak olduğunu belirtti.


ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)

ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan bir duyuruya göre, Washington yönetimi dün İran'la bağlantılı yeni yaptırım kararları aldı.

ABD Hazine Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), İran rejiminin, yaptırım kapsamındaki bağlantılı kuruluşların ve diğer aktörlerin İran'a para transferi yapmasını ve İran'dan varlık çıkarmasını sağlayan, Kanada merkezli sekiz para transfer şirketini yaptırım listesine aldı” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar, söz konusu şirketlerin dolar merkezli finans sisteminden fiilen dışlanmasını, ABD'de bulunabilecek varlıklarının dondurulmasını ve ABD'li kişi veya kuruluşlarla her türlü işlem yapmalarının yasaklanmasını öngörüyor.

Bu karar, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı sürdürdüğü bir dönemde, ABD Hazine Bakanlığının İran'ın Amerikan yaptırımlarını aşmasına yardımcı olmakla suçladığı ABD dışındaki şirketlere yönelik son adımı oldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Kanada, İran rejimine ve vekil unsurlarına yaptırımları delme hizmeti sunan yasa dışı finansal aracılar için güvenli bir liman olamaz. Hazine Bakanlığı, İran rejiminin finansal kanallarını dünyanın neresinde olursa olsun tespit etmek ve devre dışı bırakmak için çalışacaktır” dedi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ontario ve Britanya Kolumbiyası eyaletlerinde faaliyet gösteren ve yaptırım listesine alınan şirketleri şöyle sıraladı:

Divers Trade (Million Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

1380079 BC Ltd.

Top BC Technician

Nia Nations Currency

2397639 Ontario Ltd. (Farah Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

CCC

B Galaxy

Darwish Exchange

ABD Hazine Bakanlığı ayrıca, Mali Suçları Araştırma Ağı'nın (FinCEN), kripto para borsası MEXC'nin de İran, Kuzey Kore ve Rusya'ya yönelik yaptırımların aşılmasıyla bağlantılı işlemler nedeniyle ABD finans sisteminden çıkarılmasına yönelik bir karar aldığını bildirdi.

Hazine Bakanlığının kara para aklamayla mücadeleden sorumlu birimi olan FinCEN, bu kararın ABD finans kuruluşlarının Seyşeller'de kayıtlı MEXC Global'i içeren para transferlerini gerçekleştirmesini yasakladığını açıkladı.

FinCEN'e göre MEXC Global, İran, Kuzey Kore ve Rusya ile bağlantılı en az 16 milyar dolar tutarında yasa dışı işlemi ve yaptırım kapsamındaki diğer taraflarla gerçekleştirilen para transferlerini kolaylaştırdı.