Fenerbahçe'nin yeni transferi Ganalı Djiku, Türkiye'deki hedeflerini anlattı

Fenerbahçe'nin Ganalı milli oyuncusu Alexander Djiku, her formasyonda oynayabilen hızlı bir oyuncu olarak Fenerbahçe'ye güçlü karakterini göstermek için geldiğini ve Rennes maçında stattaki ambiyansın gelişindeki en büyük sebep olduğunu söyledi.

AA
AA
TT

Fenerbahçe'nin yeni transferi Ganalı Djiku, Türkiye'deki hedeflerini anlattı

AA
AA

Fenerbahçe'nin Fransa 1. Lig ekiplerinden Strazburg'daki sözleşmesi bittikten sonra 3+1 yıllığına kadrosuna kattığı Ganalı milli savunma oyuncusu Alexander Djiku, AA muhabirine sorularını yanıtladı.

Sarı-lacivertlilerin, 9-15 Temmuz tarihlerindeki Pari Premier Cup Turnuvası ve yeni sezon hazırlıkları için bulunduğu Rusya'nın St. Petersburg kentindeki kamp kadrosuna sonradan dahil olan Djiku, kariyerinde ilk kez Fransa dışında oynayacak olmasıyla ilgili, "Bana göre burada olduğum süre zarfında bir zorluk yaşamayacağım. Çünkü milli takımda da aynı şekilde oynayan bir futbolcuyum. Dolayısıyla adaptasyon konusunda bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum." dedi.

Geçen yıl Fransa'da maç başına ortalama 14,5 top çalma oranıyla alanda en iyi savunma oyuncusu olduğu ve 2022'de Gana'da yılın oyuncusu seçildiği hatırlatılan Djiku, aynı performansı Fenerbahçe'de de sürdürüp sürdürmeyeceği yönündeki soruya karşılık, şu ifadeyi kullandı:

"Ben buraya performansımı göstermek için geldim. Zaten öncesinde de hocamızla da konuşmuştuk ve onun da benim kalitemi bildiğini düşünüyorum. Fenerbahçe'ye gelme amacım, burada takımıma yardımcı olmak, kalitemi göstermek, liderlik edebilmek ve güçlü karakterimi takımın menfaati için kullanabilmek. Dolayısıyla bu performansımı, başarımı burada da sürdürmek istiyorum."

"Her formasyonda oynayacak kaliteye sahibim"

Fransa'da yıllardır üçlü savunmada oynadığı ama bu sezon dörtlü savunmayla oynaması beklenen Fenerbahçe'ye uyum sağlayıp sağlamayacağı konusundaki soruyu ise milli stoper, "Zor olacağını zannetmiyorum çünkü milli takımda, Gana'da da dörtlü sistemde oynuyordum. Aynı şekilde Strazburg'da bu sistemde oynuyordum. Üçlü veya dörtlü, ben her formasyonda, her dizilişte oynayacak kaliteye sahip olduğumu düşünüyorum." şeklinde cevapladı.

Alexander Djiku, sağ veya sol bölgede oynama konusuyla ilgili de üçlü formasyonda daha çok merkezde oynayan bir futbolcu olduğu bilgisini vererek, "Burada daha çok oynadım ama dörtlü sistemle oynadığımızda daha çok sol stoper oynamıştım ama sağ stoperde oynayacak olsam benim için bir problem oluşmayacaktır." sözlerini kullandı.

"Çok fazla hava topu kazandım, hızlı bir oyuncuyum"

Takımlarda uzun stoper alışkanlığına rağmen 1.82'lik boyuyla beklentileri karşıladığı belirtilen Ganalı, fiziksel özelliklerini şöyle değerlendirdi:

"Elbette ki herkesin bir futbol görüşü vardır, defans oyuncularına bakış şekli vardır. Ben kalitemi saha içerisinde gösterebileceğime inanıyorum. Zaten son oynadığım maçlara bakarsanız çok fazla hava topu kazanmış olduğumu görürsünüz. Aynı zamanda hızlı bir oyuncuyum. Kademeye süratli bir şekilde girebilen bir oyuncuyum. Dolayısıyla daha dinamik bir oyuncu olduğumu söyleyebilirim."

Fenerbahçe'deki beşinci Ganalı

Fenerbahçe'de daha önce Ganalı Yaw Preko, Samuel Johnson, Stephen Appiah ve Andre Ayew'in oynadığı hatırlatılarak, beşinci Ganalı olması olduğu hatırlatılan Djiku, "Stephen Appiah daha önce oynamıştı ve idol bir oyuncu. Burada idolleşti." dedi.

Fenerbahçe'ye gelmeden önce Ayew'le de görüşme fırsatı yakaladığı ve kendisine güzel şeyler söylediğine dikkati çeken Djiku, "Benim burayı seçmem, Fenerbahçe'ye gelmem konusunda düşüncelerimi daha da aydınlattı. Buraya gelişimi kolaylaştırdı onun söyledikleri. Ben de burada, Fenerbahçe tarihinde bir Ganalı oyuncu olarak fark yaratan bir oyuncu olmak istiyorum." diye konuştu.

"Evet agresifim"

Fenerbahçeli oyuncuların geçen sezon çok kırmızı kart gördüğü, taraftarın da bu konuda hassasiyet geliştirdiği aktarılan Djiku, konuyla ilgili şu görüşünü paylaştı:

"Şu an itibarıyla Süper Lig'i çok fazla tanımıyorum. Dolayısıyla hakemler hakkında bir yorum yapmak benim için doğru olmaz ama ben agresif bir oyuncuyum. Özellikle topa agresif olan bir oyuncuyum ve defansif kalitemi göstermekten yanayım. Her zaman bunu ortaya koymaya çalışıyorum ve çok fazla kırmızı kart gören bir futbolcu değilim. Çok fazla faul yapan bir oyuncu değilim. Evet agresifim, faul yaptığımda da genelde sarı kartla cezalandırılıyorum. Kendimi de bu noktada geliştirmem gerekiyor. Ama ben öyle zannediyorum ki maçlar başladığında lige en hızlı şekilde adapte olacağım."

"Rennes maçında çok büyük bir atmosfer vardı"

Rakip takımların da transfer etmek istediği bir oyuncu olduğu belirtilen 28 yaşındaki stoper, "Fenerbahçe'yi seçmenizdeki en büyük sebep ne?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Buraya gelmeden önce çok fazla oyuncuyla konuşma fırsatım oldu. Michy Batshuayi, Ayew ve aynı şekilde Mousa Sow. O da buranın idollerinden bir tanesi. Onlarla konuştuktan sonra da gerçekten pozitif şeyler düşündüm. Aynı zamanda Fenerbahçe'nin sunmuş olduğu sportif proje de beni çok fazla mutlu etti. Şampiyonluk isteği... Buradaki azim, buradaki istek ve aynı zamanda stadın ambiyansı. Hatırlarsınız geçen seneki Rennes maçında çok büyük, çok coşkulu bir atmosfer vardı statta. Bu da benim için etken olan konulardan bir tanesi bir takıma giderken. Bu ambiyans beni çok etkilemişti. Bu saydığım sebepler benim Fenerbahçe'ye gelmem konusunda etkili oldu."

"Djiku, orta sahada da oynar mı?"

Alexander Djiku, "Sağ ayaklı ama solda da oynayan bir stopersin. Geçmişte orta sahada oynaman istenmiş ama oynamamış, reddetmiş ve yedek kalmışsın. Çok yönlü bir oyuncu olarak başka bölgelerde de oynaman istenirse oynar mısın?" şeklindeki soruya ise "Her şeyden önce bunun kararını teknik direktör verir. Bu bahsettiğinizi konuyla alakalı olarak da benim oynadığım bir pozisyon vardı. Bu pozisyonu değiştirip farklı bir pozisyonda, farklı bir bölgede oynamamı istemişti ama ben şöyle bir tartışma yaşamıştım. Kalitemi göstereceğim pozisyon benim asıl oynadığım yerdi. Yani stoper pozisyonuydu. Dolayısıyla bu konuda bir konuşmamız olmuştu. Ben merkez pozisyonda da oynadım, stoper mevkiinin farklı bölgelerinde de oynadım. Ama yine söylüyorum bana göre en önemli şey burada hocanın sizden istediği. Hoca size nerede görev verirse, siz de takım için onu yapmak durumundasınız." şeklinde cevapladı.

"Gol yemeden maç kazanmak çok önemli"

Fenerbahçe'nin geçen sezon kalesinde 40'ın üzerinde gol görmesiyle ilgili de başarılı savunma oyuncusu, şu değerlendirmede bulundu:

"Bir defans oyuncusu için gol yememek çok önemlidir. Golsüz maç kazanmak, gol yemeden maç kazanmak gerçekten çok büyük bir önem taşır bir stoper oyuncusu için. Aynı zamanda takım için de ofansif anlamda gol atmanız gerekiyor maçı kazanabilmeniz için ama bu güçlü defansı sağlayabilmek için de konsantre olmak durumundasınız. Kalenizi iyi savunmak mecburiyetindesiniz. Rakibi engellemeniz gerekiyor. Defansif anlamda güçlü kalmanız gerekiyor. Rakibe en az fırsatı vererek, belki de hiçbir fırsat tanımadan maçı galibiyetle, golsüz bir şekilde tamamlamanız gerekiyor. Bunun için de tabii çalışmak gerekiyor."

"Herkes çok sıkı bir şekilde çalışıyor"

Fenerbahçe'de oynayan önemli futbolculardan biri olmayı hedeflediğini anlatan milli oyuncu, "Fenerbahçe tarihinde kaliteli birçok güçlü stoperler oynadı. Ben de aynı şekilde buraya geldikten sonra kalitemi en iyi şekilde göstermek istiyorum. Umarım Fenerbahçe için önemli bir oyuncu olabilirim." ifadesini kullandı.

Daha önce Marsilya'da oynayan Michy Batshuayi ile rakip olarak karşılaştıklarını da anlatan Djiku, Fenerbahçe'deki ilk izlenimleri hakkında şu sözleri dile getirdi:

"Ben iyi bir grupta olduğumu düşünüyorum. Takım arkadaşlarım da aynı şekilde. Gerçekten birbiriyle herkes iletişim halinde. Hızlı bir şekilde ben de buradaki ortama adapte olacağım. Seviye olarak, kalite olarak bahsedecek olursak, herkes çok sıkı bir şekilde çalışıyor ve birbirinin açığını kapatmak adına, birbiri için savaşını sürdürüyor. Dolayısıyla bu çok önemli ve kaliteli bir takımda olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Buraya gelmeden önce, uçuştan önce Kızılyıldız maçının 30 dakikalık bölümünü izlemiştim. Evet en iyi ilk yarı değildi belki de Fenerbahçe için ama bana göre zamanla çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü buradaki yeni gelen oyuncular da birbirlerini daha iyi tanıyacak. O adaptasyon süreciyle beraber galibiyetlerle, çok daha iyi bir şekilde birbirimizi tanıyarak, birbirimizi anlayarak mutlu olacağımızı, güzel neticeler alacağımızı düşünüyorum."

"Kuracağımız güçlü ruhla başarı gelecek"

Taraftara da mesaj veren Djiku, "Bana göre olmazsa olmaz noktalardan bir tanesi taraftarlarla beraber ve aynı şekilde saha içinde takım arkadaşlarımla beraber kuracağımız o güçlü ruhla başarı gelecek. Öyle zannediyorum ki onların da gücüyle beraber biz başarıları elde edeceğiz. İstediğimiz zaferleri elde edeceğiz ve günün sonunda da şampiyon olacağımızı düşünüyorum." görüşünü sundu.

Alexander Djiku son olarak Brezilyalı defans oyuncusu Thiago Silva'yı idol gördüğünü de kaydederek, "Çünkü kendisi gerçekten çok kaliteli bir oyuncu ve onun oyununu da sürekli takip ediyorum." dedi.



UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
TT

UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC'de Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev'i inceliyoruz.

UFC'de bazı dövüşçüler yavaş yavaş yükselir, bazılarıysa kapıyı tekmeyle açar. Abdul Rakhman Yakhyaev ikinci gruba giriyor. Hafif ağırsıklette alışılmışın dışında bir hızla zirveye yürüyen genç dövüşçü, daha kariyerinin başında olmasına rağmen şimdiden dikkatleri üzerine çekiyor.

Çeçenistan doğumlu, Türkiye adına dövüşen Yakhyaev'in hikayesi klasik bir "gelecek vaat eden dövüşçü" anlatısından farklı ilerliyor. Çünkü o sadece potansiyel göstermiyor, bunu çok kısa sürede sonuçlara çeviriyor.

8 maçlık yenilgisiz kariyeri, büyük sahnede gelen hızlı bitirişler ve UFC istatistiklerine giren performanslar, onu bir anda radarın merkezine taşıyor.

2001 doğumlu dövüşçü, 1.88 boyunda ve hafif ağırsıklette mücadele ediyor. "Avcı" lakabını taşıyor ve Almanya'daki MMA Nürnberg ekibiyle çalışıyor.

UFC'ye gelmeden önce hem Khan Fight hem de ARES FC organizasyonlarında kemer kazandı. Asıl sıçramayıysa Dana White's Contender Series'te yaptı. Alik Lorenz'i yaklaşık 30 saniyede nakavt etti ve tek gecede UFC kontratını kaptı.

UFC kariyeri de aynı hızla başladı. 22 Kasım 2025'te Rafael Cerqueira'yı sadece 33 saniyede pes ettirdi Bu performans, hafif ağırsıklet tarihinin en hızlı pes ettirmesi olarak kayıtlara geçti.

Toplam kariyerine bakıldığında 8 galibiyetin 7'si bitirişle geliyor ve bunların büyük kısmı ilk rauntta.

Yakhyaev'in asıl "ben geldim" dediği an Contender Series sahnesi oluyor.

UFC CEO'su Dana White, Yakhyaev'in performansı karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor ve kontrat açıklamasında Yakhyaev için "Onu UFC'de görmek için sabırsızlanıyorum" sözlerini kullanıyor.

Bu an, onun kariyerinde bir kırılma noktası oluyor.

Bir dövüşçünün UFC kariyerine nasıl başladığı çok şey anlatır. Yakhyaev için bu süre sadece 33 saniye.

Rafael Cerqueira karşısında maça çok agresif giriyor. İlk saniyelerde dönen tekme deniyor, ardından kombinasyonlarla rakibini sarsıyor. Yüksek tekmeyle Cerqueira'yı yere düşürüyor.

Devamında yere alınan rakip bu kez pes ettirilme tehdidiyle karşılaşıyor. Boyun kilidi kapanıyor ve maç kısa sürede bitiyor.

Maçtan sonra Michael Bisping'e verdiği röportajda Yakhyaev, planının baştan beri bu olduğunu söyledi.

Contender Series'le birlikte düşünüldüğünde, UFC platformunda geçirdiği toplam süre sadece 63 saniye. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük etki bırakmak nadir görülen bir durum.

Yakhyaev'in kariyeri tek bir coğrafyaya bağlı kalmıyor. Çeçenistan, Türkiye ve Almanya arasında şekillenen bir gelişim süreci var. Avrupa'daki farklı organizasyonlarda dövüşerek hem deneyim kazanıyor hem de stilini oturtuyor.

Bu yüzden kafese çıktığında plansız değil, sistemli bir dövüş ortaya koyuyor.

"Avcı", rastgele seçilmiş bir lakap değil. Yakhyaev bunu basit bir şekilde açıklıyor: Kemerleri avlamak istiyor.

Bu bakış açısı dövüş stiline de yansıyor.

Ayakta baskıyla başlıyor, mesafeyi hızlı kapatıyor. İlk fırsatta rakibini yere indiriyor. Sonrası kontrol ve bitiriş.

İstatistikler de bunu doğruluyor. 8 galibiyetin 4'ü pes ettirme, 3'ü nakavt. 6 maç ilk rauntta bitiyor, üçüyse 1 dakikanın altında tamamlanıyor.

Yani rakiplerine adapte olma şansı tanımıyor.

Profesyonel kariyerine 2021'de başlayan Yakhyaev, ACA Young Eagles'ta iki galibiyet alıyor.

Khan Fight organizasyonunda Nikolay Kovalenko'yu 5 raunt sonunda yenerek kemeri kazanıyor. Bu maç, onun sadece hızlı bitiren değil, gerektiğinde uzun dövüşebilen bir isim olduğunu gösteriyor.

2024'te ARES FC sahnesinde Paulin Begai'yi pes ettirip kemeri alıyor, ardından Jacky Jeanne'i yine pes ettirerek kemerini koruyor.

Bu süreç, UFC'ye çağrılmasının temelini oluşturuyor.

Yakhyaev şimdi kariyerinin ilk ciddi sınavlarından birine çıkıyor.

4 Nisan 2026'da Las Vegas'taki UFC Apex'te Brendson Ribeiro'yla karşı karşıya geliyor.

Ribeiro, Contender Series'ten gelen bir başka isim ve UFC'de daha fazla maç tecrübesine sahip. Caio Machado ve Diyar Nurgozhay karşısında aldığı galibiyetlerle dikkat çekiyor.

Bu eşleşme, Yakhyaev'in gerçek seviyesini ölçmek için önemli bir test.

Artık soru şu: Hızlı bitirişler devam edecek mi, yoksa ilk kez uzun bir savaş mı izleyeceğiz?

S Sport'tan yayımlanan UFC Dövüş Gecesi'nde Yakhyaev'in de bulunduğu ana kart dövüşleri 5 Nisan sabahı 03.00'te başlayacak.

Kaynaklar, UFC, Fightomic, ESPN


Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
TT

Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)

Futbol Taraftarları Derneği'nin (FSA) yeni anketine göre taraftarların yüzde 75'inden fazlası futbolda VAR kullanımına karşı ve yüzde 90'dan fazlası, Premier Lig'de 2019 - 2020 sezonunda kullanılmaya başlanmasından bu yana maç izleme deneyimini kötüleştirdiğini düşünüyor. Yetkililer için daha da önemlisi, taraftarlar sistemdeki çeşitli değişikliklerin aslında kayda değer bir iyileşme getirmediği görüşünde.

Ülkenin en büyük taraftar grubu olan FSA, 7 bin 981 taraftarla anket yaptı. Öne çıkan bulgulara ek olarak, katılımcıların yüzde 85'ten fazlası VAR'ın futbolu daha az keyifli hale getirdiğini ve yüzde 75'ten fazlası stadyumda kullanım nedenlerinin hâlâ net olmadığını düşünüyor.

FSA, bulguları Premier Lig ve Profesyonel Maç Hakemleri Limited Şirketi'yle (PGMO) görüşmeyi umuyor.

Taraftar grubunun Premier Lig ağ yöneticisi Thomas Concannon şunları söyledi:

Bu bulgular, taraftarların VAR'ın uygulamaya konmasına dair endişelerini dile getirdiği, FSA'nın 2021'deki önceki anketini destekliyor. Büyük çoğunluk 5 yıl sonra da aynı endişeleri dile getiriyor; gol kutlamalarındaki spontanlığın kaybı ve genel olarak maç izleme deneyiminin kötüleşmesi. Anket sonuçlarını Premier Lig ve PGMO'yla paylaştık ve bulguları onlarla görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

Taraftarlar arasında uzun süredir devam eden hayal kırıklığına rağmen neredeyse tüm büyük futbol kuruluşlarındaki üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olacağında ısrar ediyor. Doğruluktaki iyileşme düşünüldüğünde, faydalarının olumsuzluklara ağır bastığına inanıyorlar ancak mevcut sorunları kademeli olarak ele almayı planlıyorlar.

Anketin diğer dikkat çekici sonuçları arasında, taraftarların yüzde 50'den fazlası golle sonuçlanan ofsayt kararlarının yeniden incelenmesinden vazgeçilmesini isterken, yüzde 60'tan fazlası gol öncesindeki faul veya elle oynama kararlarının yeniden incelenmesinin sonlandırılmasını tercih ediyor.

Taraftarların biraz daha büyük bir kısmı (yüzde 47'ye karşı yüzde 43), VAR'da değişiklik yapılacaksa bir tür itiraz sisteminin getirilmesini tercih ediyor.

Independent Türkçe


Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
TT

Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 Japonya Grand Prix'sini inceliyoruz.

Formula 1'de 2026 sezonu hızla ilerlerken Japonya Grand Prix'si takvimin en kritik duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Suzuka her zaman önemliydi ama bu yıl durum biraz farklı.

Yeni teknik kuralların ardından takımların gerçek performansı ilk kez bu kadar net ortaya çıkacak. Üstelik takvimde yaşanan beklenmedik gelişmeler nedeniyle bu yarış, sezonun erken bir dönüm noktası haline geldi.

Japonya yarışı bu sezon sadece sportif açıdan değil, takvim açısından da farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle bazı yarışlar iptal edildi ve Suzuka'nın ardından Formula 1 takımları 5 haftalık zorunlu bir ara verecek.

Bu durum Japonya GP'yi adeta iki sezonu ayıran bir çizgiye dönüştürüyor. Burada iyi performans gösteren takımlar araya avantajlı bir şekilde girerken, sorun yaşayan ekipler uzun bir geliştirme süreci fırsatı yakalayacak.

Suzuka hâlâ Formula 1'in en tekniğe dayalı pistlerinden biri. 5 bin 807 metrelik uzunluğu, 8 çizen benzersiz yapısı ve yüksek hızlı virajlarıyla pilotlardan maksimum konsantrasyon istiyor.

vbfbf
Suzuka'daki en iyi derece 1:30.983'le Lewis Hamilton'a ait (F1)

Özellikle S şeklindeki dönüşleri ve 130R gibi virajları, araç dengesini ve sürücünün ritmini test ediyor. Bu pistte hızlı olmak için sadece motor gücü yetmiyor; aerodinamik verimlilik ve sürüş hassasiyeti belirleyici rol oluyor.

Yarış öncesi yapılan asfalt yenileme çalışmaları da dikkat çekiyor. Yeni yüzeyin ilk etapta daha düşük yol tutuşu sunması, özellikle antrenman seanslarında takımları zorlayabilir.

2026 sezonunun en büyük hikayesi yeni teknik kurallar ve bu konuda ilk ciddi sınav Japonya'da verilecek.

Özellikle enerji yönetimi konusu, Suzuka gibi akıcı pistlerde büyük önem kazanıyor. FIA, sıralama turlarında enerji kullanımını azaltarak sürücülerin daha fazla "tam gaz" sürmesini sağlamak için özel bir düzenleme getiriyor.
 

Yeni hibrit sistemde elektrik gücünün artmasıyla birlikte pilotlar artık sadece hızlı sürmüyor, aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum bazı sürücüler tarafından eleştiriliyor çünkü sıralama turları bile artık saf hızdan çok enerji yönetimine dönüşmüş durumda.

Japonya hafta sonunun ilk verileri, sezonun düşündüğümüzden daha dengeli geçebileceğini gösteriyor.

McLaren pilotu Oscar Piastri ikinci antrenman seansında en hızlı zamanı yaparken Mercedes pilotları hemen arkasında yer alıyor. Ferrari ikilisi Leclerc ve Hamilton istikrarlı bir şekilde üst sıralarda kalıyor.

En dikkat çekici noktaysa Red Bull'un beklenenden geride görünmesi. Max Verstappen'in seanslarda orta sıralarda kalması, takımın yeni kurallara tam adapte olamadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Sezonun ilk yarışlarında Mercedes'in güçlü bir başlangıç yaptığı görülüyor. George Russell ve genç yıldız Kimi Antonelli hem yarışları kazandı hem de şampiyonada ilk iki sıraya yerleşti.

Japonya'da da takımın formunu sürdürmesi bekleniyor. Eğer Suzuka'da da güçlü kalırlarsa, Mercedes yeni teknik çağın en iyi başlangıç yapan takımı olabilir.

Son yıllarda Suzuka'nın en dominant ismi Max Verstappen. Hollandalı pilot 4 dört Japonya yarışını kazanmış durumda.

Ancak bu yıl tablo biraz farklı. Red Bull'un yeni güç ünitesi projesi hâlâ tam oturmuş görünmüyor. Performans dalgalanmaları ve denge sorunları, Verstappen'in alıştığı rahatlığı ortadan kaldırıyor.

Yine de Suzuka gibi teknik pistlerde Verstappen'in sürüş farkı yaratma ihtimali her zaman var. Bu yüzden onu tamamen denklem dışı bırakmak mümkün değil.

Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton ikilisi istikrarlı bir görüntü çiziyor. Özellikle sıralama temposu güçlü görünüyor. Eğer yarış temposunu koruyabilirlerse Japonya'da podyum hatta galibiyet mümkün.

McLaren ise hâlâ potansiyelini tam göstermiş değil. Ancak antrenman performansı, takımın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suzuka gibi aerodinamik verimliliğin önemli olduğu bir pist, McLaren için fırsata dönüşebilir.

Yeni takım Cadillac için Japonya yarışı gelişim sürecinin önemli bir adımı. Takım ikinci yarışta daha stabil bir performans gösterdi ve iki aracı da finişe getirmeyi başardı.

Orta gruptaysa Haas, Alpine ve Racing Bulls gibi takımlar epey yakın performanslar sergiliyor. Bu da Suzuka'da küçük hataların bile büyük sıralama değişikliklerine yol açabileceği anlamına geliyor.

Suzuka'da tarih bize önemli bir şey söylüyor: Yarışı genelde önden başlayan kazanıyor. Bu da sıralama turlarının Japonya'da her zamankinden daha kritik olduğu anlamına geliyor.

Japonya Grand Prix'si bu sezon için sıradan bir yarış değil. Yeni kuralların ilk gerçek testi burada yapılıyor. Takımların güçlü ve zayıf yönleri artık saklanamıyor. Üstelik hemen ardından gelen uzun ara, bu yarışın etkisini daha da büyütüyor.

Kim gerçekten hızlı, kim hâlâ çözüm arıyor, kim yeni çağa hazır? Tüm bu soruların cevabı, Suzuka'nın hızlı virajlarında netleşecek.

BeIN Sports'ta yayımlanacak Formula 1 Japonya Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 28 Mart 09.00

Yarış: 29 Mart 08.00
Kaynaklar: F1, Motorsport, Reuters