Cengiz Ünder: Fenerbahçe'nin şampiyon olması için elimden gelenin en iyisini yapacağım

Fenerbahçe'nin Olimpik Marsilya'dan transfer ettiği Cengiz Ünder, sarı-lacivertli takımın şampiyon olması için elinden gelenin en iyisini yapacağını söyledi

Cengiz Ünder (AA)
Cengiz Ünder (AA)
TT

Cengiz Ünder: Fenerbahçe'nin şampiyon olması için elimden gelenin en iyisini yapacağım

Cengiz Ünder (AA)
Cengiz Ünder (AA)

Sarı-lacivertli kulübün televizyonuna açıklamalarda bulunan Cengiz Ünder, takımın bu sezon çok iyi bir kadroya sahip olduğunu ve başarı için elinden gelenin en iyisini yapacağını vurguladı.

UEFA Avrupa Konferans Ligi, Süper Lig ve Türkiye Kupası'nda sonuna kadar gideceklerine yürekten inandığını söyleyen milli futbolcu, sarı-lacivertli formayı giydiği için çok mutlu olduğunu ifade etti.

Türkiye'de olduğu için herhangi bir alışma sorunu yaşamadığını dile getiren Ünder, şöyle konuştu:

Gelir gelmez ilk defa adapte sorunu yaşamadım. Yurt dışında bunu yaşıyordum. Fiziksel olarak da iyiyim. Şu ana kadar her şey çok güzel gidiyor. Daha önce birlikte oynadığım arkadaşlarım da var. Arkadaşlık ortamı da iyi. Tesise erken geliyorum, geç çıkıyorum. Burada olmaktan keyif alıyorum. Sürekli maç olmasını ve sürekli oynamak istiyorum.

Futbolun dışında masa tenisi ve bilardo oynamayı sevdiğini belirten 26 yaşındaki oyuncu, "Çağlar (Söyüncü) ile olduğumuz dönemlerde evimizde bilardo vardı. Sürekli oynuyorduk. Masa tenisi evimde var. Sürekli oynuyorum. Her masada varım, sahada da varım. En iyisinde sahadayım. Oynamaya başladığım zaman çok hırslıyım. Kimse kaybetmeyi sevmiyor. Çok çabuk sinirleniyorum. Sahada da öyleyim. Saha dışındaki oyunlarda da öyleyim, kaybedince hemen sinirleniyorum. O yüzden her oyunda yüzde 100'ümü vermeye çalışıyorum." açıklamasında bulundu.

"Fenerbahçe'ye gelmem, 3 haftalık bir süreçte gerçekleşti"

Sarı-lacivertli ekibe transfer olma sürecini de anlatan Cengiz Ünder, şunları söyledi:

Marsilya'da kampta haberler çıkmaya başlamıştı. Tekrar ülkeme dönmeyi düşünüyordum. Fenerbahçe'nin ilk günden imza attığım güne kadar bana yaklaşımı çok güzeldi. Başkanımız, yöneticilerimiz, hocamız, hepsi bu transferin arkasında durdu ve son ana kadar bitirmeye çalıştı. Uzun bir süreç oldu. Benim için de çok stresliydi. Bir an önce takıma katılmak istiyordum. Fenerbahçe'ye gelmem 3 haftalık bir süreçte gerçekleşti. Bu dönem benim için çok stresliydi çünkü takımda antrenmanlara bazen katılıyordum, bazen katılmıyordum. Çünkü bir şey olmasından korkuyordum. Buraya gelmek istiyordum. Son ana kadar bunu kafamda çok net şekilde belirlemiştim. Marsilya'ya da bunu iletmiştim. Röportajlarımda 'Umarım Avrupa'da devam ederim' diyordum ama bir anda Fenerbahçe gibi bir kulübe gelince bu kararı değiştirebiliyorsunuz. Artık ülkemizdeki futbolu Türk oyuncu olarak daha fazla yukarıya taşımak istiyorum. Bunu yapabilecek güçteyim, o yüzden buraya geldim.

Roma forması giydiği dönemde kendisinin ilk golünde asisti Edin Dzeko'nun yaptığını, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü Shakhtar Donetsk'e attığını ve rakip takımda şu andaki takım arkadaşı Fred'in oynadığını hatırlatan Ünder, "Shakhtar maçında attığım golü Dzeko attırmıştı. Altınordu'da iken ilk Fenerbahçe'ye karşı oynamıştım. Başakşehir'e gittiğimde ilk Süper Lig maçını Fenerbahçe'ye karşı oynamıştım. Şu an Fenerbahçe forması altında sahaya çıkıyorum. İlk maçımda Samsun'a karşı sahaya çıktım. İlk maçımda tekrardan Dzeko'ya gol attırdım. Havaalanına geldiğim gün 'Ben attıracağım, Edin Dzeko atacak' demiştim. İlk maçta bunu yaptık. Bu daha başlangıç. Hepimiz her gün daha iyi olmak zorundayız. Şu an hep kazanıyoruz. Takım olarak iyi durumdayız. En önemlisi her zaman kazanmak. Güçlü bir kadro kalitemiz var. Her şekilde en sonuna kadar götürmek zorundayız. Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nde büyük takımlara karşı oynarken görmek istiyoruz. Fenerbahçe bunu hak ediyor. Umarım bunu sezon sonuna kadar hep birlikte götürürüz. İlk günden beri bunu söyledim, yürekten. Sonuna kadar gideceğimizi ve yapacağımızı da biliyorum" diyerek sözlerini sürdürdü.

"Buraya gelmemde beni teşvik eden en büyük faktörlerden biri kadro kalitesi idi"​​​​​​

UEFA Avrupa Konferans Ligi ve Süper Lig'de sonuna kadar gitmek istediklerini vurgulayan Cengiz Ünder, şu ana kadar 5 maçta 5 galibiyet aldıklarını ancak Konferans Ligi'nin uzun bir maraton olduğunu söyledi.

Maç maç bakarak yola devam etmeleri gerektiğinin altını çizen Cengiz, sözlerini şöyle devam etti:

Marsilya'dayken Konferans Ligi'nde yarı finale kadar gitmiştik. Umarım bu takımla finale kadar gideriz. Kadro kalitemiz çok iyi. Ligle birlikte çok sayıda maç yapacağız. Sonuna kadar götüreceğimize inanıyorum. Buraya gelmemde beni teşvik eden en büyük faktörlerden biri de kadro kalitesi idi. Fenerbahçe ismini söylemeye gerek yok zaten, o isim olunca her şey değişiyor. Zorlu bir lig olacak. Fenerbahçe'nin şampiyon olması için elimden gelenin en iyisini yapacağım. 

Fenerbahçe'ye transfer olmasının ardından çok büyük destek aldığını da vurgulayan Cengiz Ünder, taraftarlara şu mesajı verdi:

Sonunda Fenerbahçe taraftarıyla birlikteyim. Onları sevindireceğim çok anlar olacak. Kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuda benim içim rahat. Herkesin sevgisini de hissedebiliyorum. Onların sevgisi ile sahada çok daha güçlü bir oyuncu olacağım. Taraftarlara söylemek istediğim mesaj, bu sene her maçta stadyumumuzu dolduralım. Yolun sonuna kadar hep birlikte en güzel şekilde gidelim. Sizin desteğinizi hissetmek çok farklı bir duygu. 12. oyuncu olarak bu desteğinizi her zaman hissediyoruz. Bunu daha çok hep birlikte hissedelim.



Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
TT

Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 Japonya Grand Prix'sini inceliyoruz.

Formula 1'de 2026 sezonu hızla ilerlerken Japonya Grand Prix'si takvimin en kritik duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Suzuka her zaman önemliydi ama bu yıl durum biraz farklı.

Yeni teknik kuralların ardından takımların gerçek performansı ilk kez bu kadar net ortaya çıkacak. Üstelik takvimde yaşanan beklenmedik gelişmeler nedeniyle bu yarış, sezonun erken bir dönüm noktası haline geldi.

Japonya yarışı bu sezon sadece sportif açıdan değil, takvim açısından da farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle bazı yarışlar iptal edildi ve Suzuka'nın ardından Formula 1 takımları 5 haftalık zorunlu bir ara verecek.

Bu durum Japonya GP'yi adeta iki sezonu ayıran bir çizgiye dönüştürüyor. Burada iyi performans gösteren takımlar araya avantajlı bir şekilde girerken, sorun yaşayan ekipler uzun bir geliştirme süreci fırsatı yakalayacak.

Suzuka hâlâ Formula 1'in en tekniğe dayalı pistlerinden biri. 5 bin 807 metrelik uzunluğu, 8 çizen benzersiz yapısı ve yüksek hızlı virajlarıyla pilotlardan maksimum konsantrasyon istiyor.

vbfbf
Suzuka'daki en iyi derece 1:30.983'le Lewis Hamilton'a ait (F1)

Özellikle S şeklindeki dönüşleri ve 130R gibi virajları, araç dengesini ve sürücünün ritmini test ediyor. Bu pistte hızlı olmak için sadece motor gücü yetmiyor; aerodinamik verimlilik ve sürüş hassasiyeti belirleyici rol oluyor.

Yarış öncesi yapılan asfalt yenileme çalışmaları da dikkat çekiyor. Yeni yüzeyin ilk etapta daha düşük yol tutuşu sunması, özellikle antrenman seanslarında takımları zorlayabilir.

2026 sezonunun en büyük hikayesi yeni teknik kurallar ve bu konuda ilk ciddi sınav Japonya'da verilecek.

Özellikle enerji yönetimi konusu, Suzuka gibi akıcı pistlerde büyük önem kazanıyor. FIA, sıralama turlarında enerji kullanımını azaltarak sürücülerin daha fazla "tam gaz" sürmesini sağlamak için özel bir düzenleme getiriyor.
 

Yeni hibrit sistemde elektrik gücünün artmasıyla birlikte pilotlar artık sadece hızlı sürmüyor, aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum bazı sürücüler tarafından eleştiriliyor çünkü sıralama turları bile artık saf hızdan çok enerji yönetimine dönüşmüş durumda.

Japonya hafta sonunun ilk verileri, sezonun düşündüğümüzden daha dengeli geçebileceğini gösteriyor.

McLaren pilotu Oscar Piastri ikinci antrenman seansında en hızlı zamanı yaparken Mercedes pilotları hemen arkasında yer alıyor. Ferrari ikilisi Leclerc ve Hamilton istikrarlı bir şekilde üst sıralarda kalıyor.

En dikkat çekici noktaysa Red Bull'un beklenenden geride görünmesi. Max Verstappen'in seanslarda orta sıralarda kalması, takımın yeni kurallara tam adapte olamadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Sezonun ilk yarışlarında Mercedes'in güçlü bir başlangıç yaptığı görülüyor. George Russell ve genç yıldız Kimi Antonelli hem yarışları kazandı hem de şampiyonada ilk iki sıraya yerleşti.

Japonya'da da takımın formunu sürdürmesi bekleniyor. Eğer Suzuka'da da güçlü kalırlarsa, Mercedes yeni teknik çağın en iyi başlangıç yapan takımı olabilir.

Son yıllarda Suzuka'nın en dominant ismi Max Verstappen. Hollandalı pilot 4 dört Japonya yarışını kazanmış durumda.

Ancak bu yıl tablo biraz farklı. Red Bull'un yeni güç ünitesi projesi hâlâ tam oturmuş görünmüyor. Performans dalgalanmaları ve denge sorunları, Verstappen'in alıştığı rahatlığı ortadan kaldırıyor.

Yine de Suzuka gibi teknik pistlerde Verstappen'in sürüş farkı yaratma ihtimali her zaman var. Bu yüzden onu tamamen denklem dışı bırakmak mümkün değil.

Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton ikilisi istikrarlı bir görüntü çiziyor. Özellikle sıralama temposu güçlü görünüyor. Eğer yarış temposunu koruyabilirlerse Japonya'da podyum hatta galibiyet mümkün.

McLaren ise hâlâ potansiyelini tam göstermiş değil. Ancak antrenman performansı, takımın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suzuka gibi aerodinamik verimliliğin önemli olduğu bir pist, McLaren için fırsata dönüşebilir.

Yeni takım Cadillac için Japonya yarışı gelişim sürecinin önemli bir adımı. Takım ikinci yarışta daha stabil bir performans gösterdi ve iki aracı da finişe getirmeyi başardı.

Orta gruptaysa Haas, Alpine ve Racing Bulls gibi takımlar epey yakın performanslar sergiliyor. Bu da Suzuka'da küçük hataların bile büyük sıralama değişikliklerine yol açabileceği anlamına geliyor.

Suzuka'da tarih bize önemli bir şey söylüyor: Yarışı genelde önden başlayan kazanıyor. Bu da sıralama turlarının Japonya'da her zamankinden daha kritik olduğu anlamına geliyor.

Japonya Grand Prix'si bu sezon için sıradan bir yarış değil. Yeni kuralların ilk gerçek testi burada yapılıyor. Takımların güçlü ve zayıf yönleri artık saklanamıyor. Üstelik hemen ardından gelen uzun ara, bu yarışın etkisini daha da büyütüyor.

Kim gerçekten hızlı, kim hâlâ çözüm arıyor, kim yeni çağa hazır? Tüm bu soruların cevabı, Suzuka'nın hızlı virajlarında netleşecek.

BeIN Sports'ta yayımlanacak Formula 1 Japonya Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 28 Mart 09.00

Yarış: 29 Mart 08.00
Kaynaklar: F1, Motorsport, Reuters


Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
TT

Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)

Max Verstappen, geçen sezon ikili arasında yaşanan etkileşimden kaynaklanan gergin tartışmanın ardından Japonya Grand Prix'si basın toplantısında bir muhabire "dışarı çıkmasını" söyledi.

Red Bull pilotu, 2026 Formula 1 sezonuna hayal kırıklığı yaratan bir başlangıç ​​yaptı; Çin'de yarışı tamamlayamayarak pilotlar sıralamasında 8. sırada yer aldı ve Mercedes'ten George Russell'la Kimi Antonelli'nin başlangıçtaki temposunun çok gerisinde kaldı.

Verstappen ayrıca sporu Mario Kart'a benzeterek, mevcut F1 kurallarına yönelik öfkesini birçok kez dile getirdi ve "Biz hızla geçiyoruz. Sonra pil bitiyor ve onlar tekrar hızla sizi geçiyor. Benim için tam bir şaka" diye ekledi.

Ancak Verstappen'in Suzuka'daki öfkesi, geçen yıl İspanya'da George Russell'la yaşadığı kaza ve bunun Lando Norris ve Oscar Piastri'yle olan şampiyonluk yarışını nasıl etkilediği hakkındaki sorulardan kaynaklanıyor.

Verstappen'in muhabir hakkında "O gitmeden bunun hakkında konuşmayacağım" dediği, muhabirinse "Ciddi misin?" diye karşılık verdiği bildirildi.

Verstappen'in "Evet" diye yanıt verdiği, muhabirinse "Geçen yılki soru yüzünden mi?" diye konuya açıklık getirdiği aktarıldı.

Red Bull yıldızı bunu doğruladı, gazeteci ise "Gitmemi mi istiyorsunuz? Abu Dabi'de size sorduğum soru yüzünden mi? İspanya hakkında?" diye açıklama yaptı.

Verstappen, 2025 finalindeki konuşmalarından ve Russell'la çarpışmasından duyduğu rahatsızlığı doğrulamış ve daha sonra bunun bir "hata" olduğunu kabul etmişti.

5. dünya şampiyonluğunu sadece iki puanla kaçıran 28 yaşındaki pilot daha sonra muhabire "Çık dışarı" dedi.

O dönemde Verstappen, Barselona'daki olaydan dolayı "pişmanlık" duyabileceği yönündeki iddialara sert bir şekilde karşı çıkmıştı.

O zaman, "Sezonda yaşadığım diğer her şeyi unutuyorsunuz" demişti.

Sadece Barselona'dan bahsediyorsunuz. Bunun olacağını biliyordum. Şimdi bana aptalca sırıtıyorsunuz. Bilmiyorum. Sonuçta bu yarışın bir parçası. Yaşayarak öğreniyoruz. Şampiyona 24 yarıştan oluşuyor. Ayrıca sezonun ikinci yarısında bana çok sayıda erken Noel hediyesi verildi, dolayısıyla bunu da sorgulayabilirsiniz.

Independent Türkçe 


Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı
TT

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

John Benjamin Toshack’ın oğlu Cameron  Toshack, babasının demans (bunama) hastalığına yakalandığını açıkladı. Galler ve Liverpool efsanesi Toshack, Beşiktaş ve Real Madrid’de teknik direktörlük görevinde bulundu.

Futbolculuk kariyerinde yaklaşık 100 gol kaydederken, Liverpool formasıyla birçok kupa kazanan Toshack,  1970’li yıllarda Kevin Keegan ile birlikte etkili bir hücum hattı oluşturuyordu. Ayrıca Galler milli takımı ile 40 maça çıktı.

Teknik direktörlük kariyerinde ise Real Sociedad, Beşiktaş ve Real Madrid ve Galler millî futbol takımı başta olmak üzere birçok takımı çalıştırdı.

Şarku’l Avsat’ın Daily Mail’den aktardığı habere göre Tayland’da teknik direktörlük yapan oğlu Cameron Toshack’ın  yaptığı açıklamada, “Bu korkunç bir hastalık. Sorun kısa süreli hafızada ortaya çıkıyor. Neredeyse her gün onunla konuşuyorum; öğleden sonra konuştuğumda sabah yaptığımız konuşmayı hatırlamayabiliyor” ifadelerini kullandı.

Ancak babasının eski futbol günlerine dair hafızasının oldukça güçlü olduğunu belirten Cameron, “Liverpool, Sociedad ya da Madrid günlerini sorduğunuzda detaylar inanılmaz” dedi.

Cameron Toshack, babasının kısa süre önce AC Milan ile oynanan ve Arrigo Sacchi yönetimindeki Milan’a karşı yapılan bir Real Madrid maçını anlattığını aktararak, “Orta sahadaki dizilişi tamamen değiştirerek Marco van Basten’e karşı nasıl önlem aldığını detaylarıyla anlattı. Sanki maç dün oynanmış gibiydi” diye konuştu.

Toshack, Real Sociedad ile üç dönemlik görevlerinden birinde İspanya Kral Kupası’nı kazanırken, Real Madrid CF’i iki kez çalıştırdı ve 1990 yılında La Liga şampiyonluğu yaşadı.

Deneyimli teknik adam ayrıca Fransa, Türkiye, Fas, Azerbaycan ve İtalya’da da görev yaptı ve Galler millî futbol takımı’nı iki farklı dönemde çalıştırdı.