Beşiktaş Başkanı Çebi: Camianın huzura, birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için aday olmamaya karar verdim

"Beşiktaş'a hizmet vermiş kimsenin bugün alacağı yoktur. Sportif başarı da keşke peşinden gelseydi... Yapamadık"

Ahmet Nur Çebi (AA)
Ahmet Nur Çebi (AA)
TT

Beşiktaş Başkanı Çebi: Camianın huzura, birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için aday olmamaya karar verdim

Ahmet Nur Çebi (AA)
Ahmet Nur Çebi (AA)

Başkan Çebi, Tüpraş Stadı'nda düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Sıkıntılı bir süreçten geçtiklerini belirten Çebi, "Çok üzüntüsünü çektiğim bir süreç. Yıpratıcı oldu. Camianın huzura, birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için aday olmamaya karar verdim. Camianın yeni bir enerjiye ve kan değişimine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki en iyisi bu olur. Değişimin de pozitif olacağını düşünüyorum. Camiayı bir sakinliğe kavuşturalım. Burası her zaman bizim olacak. Beşiktaş söz konusuysa kendimizi yakmayı da bilmeliyiz. Beşiktaş'ın 120. yılında başkanlığını yaptım. Cumhuriyet'in 100. yılında başkanlık yaptım. Bu onuru bana yaşatan camiaya çok teşekkür ediyorum. Gitmemi ve kalmamı isteyenler var. Gitmemi isteyenlere saygı duyuyorum. Kalmamı isteyenlere de teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Olağanüstü seçimli genel kurul kararı alındığı gün yeniden başkan adayı olmamayı düşündüğünü vurgulayan Ahmet Nur Çebi, "Bu süreci uzun tutma nedenim adayların seçime sağlıklı bir şekilde hazırlanabilmesiydi. Diğer türlü baskın seçim olarak nitelendirilebilirdi. Açıklamayı milli arada yapmayı düşünüyordum ama son gelişmeler beni acele etmem gerektiğine ikna etti. Arkadaşlarımızın hazırlanabilmelerini ve kararlarını sağlıklı verebilmelerini istedim. Bu süreç devam ederken kim aday olursa olsun birbirlerine nazik ve kibar olmalarını rica ediyorum. Dürüst olun. Beşiktaş Genel Kurulu en sağlıklı olanı yapacaktır. Aday değilseniz bir ay sonra sokaklara çıkarak Beşiktaş'ı bölmeyin. Başkanı yalnız bırakmayın. Ben böyle yapacağım. Katılımın yüksek olması gerekiyor. Rica ediyorum, önceki yönetimleri denetleyin." diye konuştu.

Siyah-beyazlı taraftarlara da seslenen Başkan Çebi, "Sportif anlamda başarısızlıklarda gösterdikleri tepkiyi anlayabiliyorum. Oyuncuları sahada olumsuz etkileyecek sözlerden kaçınmalıyız. Bunlar da birer insan. Bu, Beşiktaş'a zarar vermek anlamına gelir. Medya da bizi eleştirsin ama hakaret ve aşağılama olmadan. Siz hakaret ederseniz gençler küfür etmeye başlar. Kişisel hırslarınızı Beşiktaş üzerinden görmeyin." şeklinde görüş belirtti.

"Beşiktaş'ın parasını çaldırmadım ve yedirmedim"

Ahmet Nur Çebi, görev yaptığı süreçte finansal anlamda doğru adımlar attıklarını ve yapılandırma anlaşmasıyla borçları yönetilebilir hale getirdiklerini ifade etti.

"Kimseye aldığım gibi bir enkaz bırakmadım" diyen Başkan Çebi, şu görüşleri aktardı:

Beşiktaş'a hizmet vermiş kimsenin bugün alacağı yoktur. Sportif başarı da keşke peşinden gelseydi... Yapamadık. Sadece çizgilerden geçmeyen topla yargılamak... Eleştirmek tamam ama küfür ve hareketler neyin nesi? Bu azınlığı içinizden temizleyin. Kimse çocuklarıma küfür edemez. Telefon açıp hareket edemez. İşiniz benimle. Ayın 1'ine kadar buradayım. Gelip özür dilemelerini bekliyorum. Dilemeyenlerin bundan sonraki hayatımda takipçisi olacağım. Beşiktaş'ın parasını çaldırmadım ve yedirmedim. Başarısız olan futbol takımı var. Yarın başarılı olursa bana da pay verin. Başarısızlığı bana yazacaksınız, başarıda da payımı istiyorum. Benim bir felsefem var. Beşiktaş'tan alınmaz, Beşiktaş'a verilir. Bu camiaya herkes minnet borçlu. Hepinizi teşekkür ediyorum. Kırdıysam özür diliyorum.

"TFF başarısızdır"

Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yönelik de eleştirilerde bulunan Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

Benim Beşiktaşlılardan bir ricam var. Başkanımıza ve yönetimimize sahip çıkacağız. TFF, bizimle ilgili süreçte zayıfladığımızı düşünerek maalesef böyle davranışları kendisinde hak olarak gördü. Bizi zafiyet içinde gördü. TFF başarısızdır. Bunların yönetemeyeceğini ilk söyleyenlerdenim. Hakemlerin gitmeleri gerektiğini bir tek ben söyledim. Benim tutumum ve tavrım net. TFF ile hep beraber mücadele edelim.

"TFF Başkanı parmak falan sallayamaz"

Ahmet Nur Çebi, UEFA Avrupa Konferans Ligi'nde İsviçre ekibi Lugano ile oynanan maçta TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile yaşadıklarını da anlattı.

Başkan Büyükekşi'nin aleyhine yapılan tezahüratların ardından stadı terk etmesini doğru bulmadığını söyleyen Çebi, "TFF Başkanı parmak falan sallayamaz. Ayağa kalktı. Tribünleri göstererek, 'Şu tribün, bu tribün' dedi. Sokaktaki bir insan gibi hareket edemem. Orada şov olsun diye saldırmam bana yakışmaz. Beş dakika bekle. Devre arası. TFF Başkanı hatalıdır. Küfürleri tasvip etmiyorum. Sen de o şekilde hareket etmemelisin. Arkadaş yutmamaya devam ediyor. Bazen yöneticiler bazı sözleri yutmalıdır. Camia, TFF ile mücadelede birlik olsun. Benim de üzerime görev düşerse Beşiktaş için çalışmaya devam edeceğim. TFF ile kavga ederken diğer kulüp başkanları kenarda bekledi. Şimdi bağırıyorlar. Erkenden silah çekiyorlar. Eğer ona buna baskı yaparak başarılı olmaksa ben bunu yapamadım. Ama mücadele verdim." ifadelerini kullandı.

Camiaya ve yönetime teşekkür

Ahmet Nur Çebi, görev yaptığı süreçte yanında olan camiadaki isimlere ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür etti.

Başkan Çebi, şunları kaydetti:

Camiada çok teşekkür etmek istediğim insan var. Özellikle Rahmi Koç, Cemil Kazancı ve Nevzat Demir'e teşekkür ediyorum. Hak ediyorlar. Allah gönüllerine göre versin. 'Bırakmam Seni' kampanyasına destek olanlara da teşekkür ediyorum. Geçmiş ve mevcut yönetim kurulu üyelerim de yanımda durdular. Hakkınızı helal edin arkadaşlar. Çalışanların maaşı gecikmesin diye uyku uyumadım. Haklarını helal etsinler. Sağ olsunlar. 11 yıldır yanlarında olamadığım ailemden helallik talep ediyorum. Haklarını helal etsinler. Bu onurlu görevi bana yaşatan genel kurul üyelerime çok teşekkür ediyorum. Geçen sene tarlayı temizledik. Bu sene tarlayı ektik. Gelenlere ürünü toplamak kalacak.

Son olarak 6 Şubat'ta meydana gelen deprem felaketi ve o süreçte yaşananlara açıklık getiren Ahmet Nur Çebi, "Beşiktaş ailesine çok teşekkür ediyorum. Deprem bölgesinde yapacaklarımı yaptım. Camia olarak da bir araya geldik ve bölgeye yardım etmeye çalıştık. Dernek başkanlarına ve katkı sunanlara çok teşekkür ediyorum. Deprem sürecinde bana sorulan bir soruya cevabımın ardından rakiplerden gelen saldırıların arkasına takılan Beşiktaşlı bazı dostları affetmeyeceğim. O anda takımlarının menfaati için Beşiktaş başkanının linç edilmesine seyirci kalanlara hakkımı helal etmiyorum." değerlendirmesinde bulundu.



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.