Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

"Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım"

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)
TT

Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)

BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Rıza Çalımbay, göreve getirilme süreciyle ilgili bilgi verdi.

Beşiktaş'a dönmekle yaşadığı mutluluğu anlatan Çalımbay, "Çağırdılar geldim. 'Durumumuz iyi değil.' dediler, 'Tamam' dedim. 'Yapabilir miyiz hocam?' dediler, 'Yaparım' dedim. Benim açımdan tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk. Her zaman söylediğim gibi Beşiktaşlıyım. Futbol hayatım buradan başladı, burada bitti. Şu anda geldiğim dönem ilk başladığım zamana benziyor. Yıldırım Demirören o zaman 'Beşiktaş'la çalışır mısın?' diye çağırdı. Çaykur Rizespor'da bıraktı ve böyle sıkıntılı, kaos olan bir durumda buraya geldim. İyi bir şekilde bitirdik. İlk başladığımızda ligin ikinci yarısını lider bitirdik. Takımın durumu pek iç açıcı değil. Amacımız bunu çok iyi şekilde analiz edip, nerede, ne kriz var onları bulmamız gerekiyor." diye konuştu.

Siyah-beyazlı kulübe minnet borcu olduğunu ifade eden Çalımbay, "Biz de sezon başı takımı alalım, tanıyalım, transferleri yapalım isteriz ama yapacak bir şey yok. Şu anda çağırıp ihtiyaçları olduğunu söylediler. Çağırdıkları zaman 'yok' demem. Beşiktaş Kulübüne minnet borçluyum. Benim futbol hayatım burada geçti. Ne kazandıysak Beşiktaş sayesinde oldu. O bize verdi, şimdi bizim ona vermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş'ta bir kriz olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, "Bugün hafif bir antrenmana sonra da maça çıkacağız. Bu büyük bir dezavantaj benim için. Oyuncularımızla, 'Ne olursa olsun bunu halledecek olan bizleriz.' diye konuştuk. Sahaya bambaşka bir şekilde çıkacaklar. Bu krizi en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum." dedi.

"Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor"

Zor bir başlangıç yapacaklarını söyleyen Çalımbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim için zor bir başlangıç. Sıkıntılı bir durum. Taşın altına elimizi koyacağız. Başkana da söyledim, beni buraya çağırıp görev verildikten sonra benim yok demem mümkün değil. Süre 2 maç olur, başka bir şey olur... Ne olursa olsun çağrıldığım an seve seve yaparım. Buraya geldiğim için mutluyum, işimin zor olduğunu biliyorum. Benden önce gelen arkadaşlardan daha zor durumdayım. Keşke daha önce gelebilseydim, daha farklı şeyler olacağına inanıyordum. Zamanı çok iyi şekilde değerlendireceğiz ve bu işi atlatacağımıza inanıyorum. Bizim için en önemli şey taraftar. Taraftar üzgün, kırgın, sinirli. İstediği sonuçlar elde edilemiyor, istediği oyun olmuyor. Çok üzgünler. Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor. Taraftara '12. adam' derler bana göre 1. adam. Onların desteği olmazsa bu kaostan çıkmamız mümkün değil. Destek verirlerse onlarla beraber bu işi çok iyi şekilde başarabiliriz. Ters bir şey olursa o zaman sıkıntı yaşarız. Taraftara inanıyorum. Taraftarı kazanmamız gerekiyor. Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım. Bunun için hep beraber herkes her şeyini ortaya koyması gerekiyor. Sakatımız var, sıkıntılarımız var ama hepsi Beşiktaş'ın oyuncusu.

" Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz"

Beşiktaşlı futbolcuların çok iyi isimler olduğunu ancak kapasitelerinin altında kaldıklarını kaydeden Çalımbay şunları ifade etti:

Bu oyuncuların, bu takımın oynadığı oyun bu değil. Oyuncuların da kapasiteleri bu değil. Mutlaka bir sıkıntı var. Onu aşmak için zaman gerekiyor ama maalesef zaman yok. Benim için en önemlisi Başakşehir maçını geçmek. Bu maçı geçtikten sonra milli ara var, sonra Antalya'ya kampa gideceğiz. Ondan sonra da bambaşka şekilde döneceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz. Futbolda başarıyı, başarısızlığı gördüm. Çok krizli takımlara gittim. Sonuncu olan takımı aldım. Hepsinde önce krizi çözüyorduk. Burada zaman az. 1,5 gün bile yok. Onu iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

Takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Çalımbay, "Sabahtan beri önümde dosya, takımı yazıp çiziyorum. Sakat oyuncumuz çok. Gerekirse altyapıdan arkadaşlarımızı da çıkarabiliriz. Oyuncuları yüzeysel olarak seyrediyoruz ama net olarak tanımıyoruz, içlerine girmek gerekiyor. Bu 1 haftamızı alır. Bu sürede takımı tamamen tanırız. Semih, Arda gibi arkadaşları tanıyacağız. Alınan oyuncuların hepsi iyi, kariyerleri mükemmel. Bana göre hazır değillerdi. İstediklerini tam yapamadılar ve kendilerini gösteremediler" diye konuştu. 

Siyah-beyazlı kulübün 3 Aralık'taki olağanüstü kongresinde başkanlığa aday olan isimlerin kendisini aradığını söyleyen Rıza Çalımbay, "Beşiktaş'ta kongre de olsa antrenör de gitse kalanlarla bu takım şampiyonluğa oynamak zorunda. Beni aradılar adaylar. Hepsi de çok değerli, Beşiktaş'a büyük faydası olan insanlar. Görev zamanını düşünmüyorum. Tek düşündüğüm şey Başakşehir maçı. Bana biraz zaman verildiğinde iyi şeyler yapacağıma inanıyorum. Bu takımın oyunu bu değil. Bu takım geçen sene 15 maç namağlup gitmiş bir takım. Aynısını yapabilirler. Hırslı, arzulu girerlerse buradan alnımızın akıyla çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım"

Beşiktaş'taki ilk görev süreci ile bugün arasında tecrübe farkı olduğunu kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, "İnsanlar ne kadar çalışırsa, ne kadar takım çalıştırırsa o kadar tecrübeli olur. O zaman da taşın altına elimi koydum. Türkiye'den, Avrupa'dan elenmiş ligde alt sıralarda bir Beşiktaş'ı aldım. O sene bir tek Galatasaray'a yenildik. Takımı Avrupa kupalarına götürdük. O Rıza'yla bu Rıza arasında tecrübe farkı var. O zaman transfer şansımız da olmadı. O zaman da çok güzel şeyler yaptım. Bu sene bir anda geldim. Bir çalışma zamanı olsaydı her şey başka olurdu. Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım. Ben Beşiktaşlıyım. Altyapısından yetişmiş birisiyim." diye konuştu.

Beşiktaş'a daha önce gelse işlerinin daha kolay olabileceğini söyleyen Çalımbay, "Benimle keşke daha önce görüşselerdi. O zaman daha farklı olabilirdi. Zaman kaybı olmazdı. Sivasspor'da Konferans Ligi'nde gruptan çıktık, güzel işler yaptık. Bu gruptan da çıkabilirdik. Hep 'keşke' diyoruz ama giden gitti. Önümüze bakmamız gerekiyor. Başka çaremiz yok. Transfer yapma şansımız yok şu anda. Arkadaşlarımızla çok iyi bir şekilde kaynaşıp iyi şekilde başlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Kaos ortamlarını iyi bildiğini söyleyen Çalımbay, "Karşımdaki oyuncunun ne duymak istediğini çok iyi biliyorum. Biz de öyle şeyler yaşadık. Bir anda modunuz düşüyor. Daha zayıf takımlara puan kaybedebiliyorsunuz. Lider oyuncuların ortaya çıkıp takımı koruması gerekiyor. Teknik direktör, liderlik vasfı olmazsa krizi çözme imkanı sıfırdır. Dün futbolcuları karşımda gördüğümde hepsinde bir kırgınlık, mental yorgunluk, karamsarlık vardı. Ben de kendilerine birkaç şey söyledim. 'Bundan sonra başka türlü yapacağız.' dedim. Bunları düzelteceğiz, düzeltmek için de zaman lazım. Bu kadroyla çok şey yapılır. Arkadaşlar kendilerinde olanı versinler yeter. Ekstra bir şey istemiyoruz. Çok iyi şeyler yapacaklarına inanıyorum. Birbirleriyle iç içe olamamışlar, onu düzeltiriz. Oyuncuların da istemesi gerekiyor bunu. Kafayı sahaya vermeleri lazım. İlk işimiz Başakşehir maçını çok iyi şekilde bitirmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi"

Beşiktaş'ın galibiyet serisine ihtiyacı olduğunu söyleyen Çalımbay, "Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi. Bu şimdi de olabilir, sonra da olabilir. Seri yaparsak yukarıdakileri yakalayabiliriz. Beşiktaş'ın hedefi bitmez, Türkiye Kupası var, lig var. 3-4 galibiyetle çok iyi yerlere gelebilirsiniz. Karamsar olursanız daha da aşağı düşebilirsiniz. Futbolcularıma ve ekibime güveniyorum. Ligde neyin ne olacağı belli olmaz. En az 15 maç namağlup gitti geçen sezon Beşiktaş. Bunu yapmamak için bir neden yok. Devre arası çok kısa olacak. O zaman da eksik yerlerine 1-2 oyuncu alırsan yukarıdakileri yakalayabilirsiniz, Avrupa'ya gidebilirsiniz. Kim giderse gitsin, Beşiktaş her zaman yukarı oynamalı." dedi.

Milli takım arasındaki Antalya kampına altyapıdan başka oyuncular da götüreceğini söyleyen Çalımbay, oyuncularla henüz bireysel toplantı yapmadıkların söyledi.

Tecrübeli teknik adam, Burak Yılmaz'ın göreve erken başladığını söyleyerek, şunları kaydetti:

Burak Yılmaz benim sevdiğim bir insan. Beraber Eskişehir'de çalıştık. Trabzon'da da beraberdik. Futbolculuğu mükemmeldi. Trabzon'a da çok sıkıntılı dönemde gitmişti. O zaman da olağanüstü oynadı, çok büyük faydası oldu. Yüz yüze ve telefonla görüşmedik. Burak erken başladı antrenörlüğe. Çok hırslı birisi. Antrenörlükte belli bir yere gelmeniz gerekiyor. 'İyi futbolcuyum.' diye hemen antrenör olamayız. Ekibimiz olması gerekiyor. Bizlerin kesinlikle tecrübe kazanmamız gerekiyor. Eğer futbolu bitirdiniz, eğer bir yerde staj gibi bir şey görürseniz büyük avantaj sağlar. Ben 2 yıl Ümit Milli Takım'da çalıştım. Sonra Mustafa Denizli ile A takımda çalıştık. Sonra İngiltere'ye gittim. 3-4 takımla antrenmana çıktım. Oradan geldim ve Serdar Bilgili beni aradı, 'Daum'u alıyoruz, seni yardımcı istiyor.' dedi. 6 ay çalıştım ve Göztepe'de tek başıma başladım. Burak da iyi antrenör olabilir. Belli evreleri geçmesi gerekiyor.

Çalımbay, yurt içi ve dışında sürekli oyuncu izlediklerini ve transfer döneminde listelerindeki oyunculardan takviye yapabileceklerini söyledi.



Suudi boks devi Alalshikh: Glazer ailesi de United’dan gitmeli

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Suudi boks devi Alalshikh: Glazer ailesi de United’dan gitmeli

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Suudi kraliyet danışmanı ve boks başkanı Turki Alalshikh, Manchester United'ın çoğunluk sahibi Glazer ailesinin de teknik direktör Ruben Amorim'in ardından Old Trafford'dan ayrılması gerektiğini söyledi.

Eski Sporting CP menajeri Amorim'in pazartesi sabahı görevden alınmasıyla 14 aylık çalkantılı bir dönemin sonu geldi.

Amorim'in ayrılışının, hafta sonu Leeds'le 1-1 berabere kalınan maçın ardından yaptığı ve sportif direktör de dahil diğer departmanların ve personelin işlerini düzgün yapmalarını talep ettiği bir çıkışın ardından kulüp yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlıktan kaynaklandığı anlaşılıyor.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi Başkanı ve Riyad'da birçok üst düzey boks maçının organizatörü Alalshikh, daha önce kulübün taraftarı olduğunu açıklamıştı.

Pazartesi sabahı X'te, Amorim'in üzerinde "kovuldu" yazısı bulunan bir fotoğraı paylaşıp şunları yazdı:

Allah'a şükür... Sonunda... Glazer [ailesi] de yakında gitsin.

Manchester United'ın çoğunluk sahibi olan Amerikalı Glazer ailesi, 20 yıl önce kulübü devralmalarından bu yana, özellikle kulübün biriktirdiği devasa borç nedeniyle uzun süredir taraftarların eleştirilerine maruz kalıyor.

Glazer ailesi çoğunluk hissedarı olmaya devam etse de futbol operasyonlarının kontrolü 2024'te kimya grubu Ineos'un sahibi azınlık hissedarı Sör Jim Ratcliffe'e geçmişti.

Alalshikh, United'ın sahipliği hakkında daha önce de yorum yapmıştı. Ekimde kulübün yeni bir yatırım bulma sürecinde olduğunu söyleyerek tartışma yaratmıştı ancak bunun gerçekten yaşandığına dair hiçbir işaret yoktu.

Sosyal medyada şunları paylaşmıştı:

Bugün duyduğum en iyi haber, Manchester United'ın yeni bir yatırımcıya satılma konusunda anlaşmayı tamamlama aşamasında olması. Umarım önceki sahiplerden daha iyidir.

Daha sonra bir açıklama yayımlamıştı:

Açıklığa kavuşturmak gerekirse, ben yatırımcı değilim, onlar da benim ülkemden değiller. Bu paylaşımı, anlaşmanın gerçekleşmesini dileyen bir taraftar olarak yapıyorum ancak gerçekleşmeyedebilir.

Yatırım anlaşmasına dair başka bir haber çıkmamıştı.

Independent Türkçe


Görevden alınan Ruben Amorim, Manchester United'ın en kötüsü mü?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Görevden alınan Ruben Amorim, Manchester United'ın en kötüsü mü?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester United menajeri olarak geçirdiği zorlu dönem sona eren Ruben Amorim, Old Trafford'da kıskanılmayacak bir miras bıraktı.

Sporting CP'deki muhteşem döneminin ardından büyük beklentilerle gelen Amorim, United'daki 14 aylık görev süresinde takımın kaderini değiştirmeyi başaramadı ve bunun yerine sonuçlarda ciddi bir düşüşe neden oldu.

Çok kötü geçen ilk sezonunda ligi 15. sırada bitirdi ve Avrupa Ligi finalinde Tottenham karşısında alınan aşağılayıcı yenilgiyle durum daha da kötüleşti.

Bu sezon bazı iyileşmeler olsa da Amorim, katı bir şekilde sadık kaldığı 3-4-2-1 felsefesinin yerleştiğine dair nadiren işaret gösterdi ve United, o sırada sadece iki puanı olan Wolves'a karşı evinde puan kaybetmek de dahil sürekli aksaklıklar yaşadı.

Yönetimin görev süresine son verme kararı, Amorim'i tarihteki en kötü United menajerleri arasına yerleştiriyor ve bu durum istatistiklerle de destekleniyor.

Amorim, kulübü sadece yüzde 38,71'lik bir galibiyet oranıyla bırakıyor. Bu, Sör Alex Ferguson'ın 1986'da göreve gelmesinden bu yana Old Trafford'da görev yapan 11 teknik direktör arasında en düşük ikinci oran. Portekizli teknik direktör, 61 maçta sadece 24 galibiyet, 17 beraberlik ve inanılmaz bir şekilde 21 mağlubiyet elde etti. En uzun galibiyet serisiyse sadece üç maç oldu ve bunu da iki kez başardı.

Modern zamanlarda daha kötü bir galibiyet yüzdesine sahip tek United teknik direktörü, tüm müsabakalarda yüzde 37,93'lük galibiyet oranıyla Amorim'inkinden sadece biraz daha düşük olan Ralf Rangnick.

Ancak Rangnick, Kırmızı Şeytanlar'ın başına yalnızca geçici olarak geçmişti ve aslında Premier Lig'de ikisi arasında daha iyi bir karneye sahip.

Amorim, United'ın başında geçirdiği süre boyunca lig maçlarının üçte birinden azını kazandı; yüzde 31,9'luk galibiyet oranı, Rangnick'in yüzde 41,7'lik oranından önemli ölçüde düşük. Maç başına ortalama 1,23 puanla, Premier Lig dönemindeki herhangi bir United menajerinin en kötü ortalamasına sahip.

Ve kalıcı menajerler sözkonusu olduğunda, Amorim seleflerinin yanına bile yaklaşamıyor. Amorim, taraftarların hafızasında iyi bir yeri olmamasına rağmen, kulüp tarihinin en yüksek üçüncü galibiyet yüzdesine sahip Erik ten Hag'ın yerine gelmişti.

Öte yandan Portekizlinin aksine ilk sezonunu bitmeden görevden alınan Ferguson'un halefi David Moyes, yüzde 52,94'lük çok daha üstün bir galibiyet oranına sahipken, iki sezonluk görev süresinde Louis van Gaal'in yüzde 52,43'lük galibiyet oranı bunun biraz altında kaldı.

xcvfgh
Ruben Amorim'in Manchester United'daki performansı, David Moyes'in performansından çok daha kötüydü (AP)

Ole Gunnar Solskjaer (yüzde 54,17) ve Jose Mourinho (yüzde 58,33) da Old Trafford'daki dönemlerinde önemli ölçüde daha iyi performanslar sergiledi. Mourinho, Ferguson döneminden bu yana kulübün kupa açısından en başarılı teknik direktörü oldu.

United, Ferguson sonrasında uzun vadeli lider bulmakta hâlâ zorlanıyor. Efsanevi İskoç'un 27 yılda kazandığı 26 büyük kupa ve yüzde 59,7'lik galibiyet oranının tekrarlanmasına henüz yaklaşılamadı.

Independent Türkçe


Teknik, cesaret, hız ve risk: Alp disiplini hakkında her şey

Slalom kayakları sert dönüşler için daha kısa olacak şekilde tasarlanırken, iniş ve Süper-G kayakları yüksek hızda dengeyi artırabilmek için daha uzun yapılıyor (Reuters)
Slalom kayakları sert dönüşler için daha kısa olacak şekilde tasarlanırken, iniş ve Süper-G kayakları yüksek hızda dengeyi artırabilmek için daha uzun yapılıyor (Reuters)
TT

Teknik, cesaret, hız ve risk: Alp disiplini hakkında her şey

Slalom kayakları sert dönüşler için daha kısa olacak şekilde tasarlanırken, iniş ve Süper-G kayakları yüksek hızda dengeyi artırabilmek için daha uzun yapılıyor (Reuters)
Slalom kayakları sert dönüşler için daha kısa olacak şekilde tasarlanırken, iniş ve Süper-G kayakları yüksek hızda dengeyi artırabilmek için daha uzun yapılıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Havalar soğumuş ve kar yağışları başlamışken biz de geçen hafta ilk yazısını yayımladığımız kış sporları serimize devam ediyoruz. Bu hafta Alp disiplinini inceleyeceğiz.

Alp disiplini, kayak sporunun doğduğu 19. yüzyılın sonunda Norveç gibi kuzey ülkelerinde gelişti. Kayakçıların dağ inişlerinde becerilerini ölçmek için yaptığı yarışlar zamanla daha organize etkinliklere dönüştü. 20. yüzyıla gelindiğinde Alp disiplini, yurtiçinde düzenlenen yarışların ötesine geçerek uluslararası kupalar ve şampiyonalar düzeyine çıktı. Modern Alp disiplini, Kış Olimpiyatları programına ilk kez 1936'da girdi ve o günden beri kış sporlarının en popüler branşlarından biri.

Alp disiplini, kayak sporunun en köklü ve en çok izlenen branşlarından. Farklı pist yapıları, kapı düzenleri ve yarış formatları nedeniyle her disiplin, sporculardan değişik beceriler talep ediyor. Kimi yarışlar saf tekniği, kimileriyse yüksek hızda karar verme yeteneğini ön plana çıkarıyor. Alp disiplini yarışları; slalom, büyük slalom, Süper-G, iniş, kombine ve paralel olmak üzere 6 farklı türde koşuluyor. 

Slalom

Slalom, Alp disiplininin en teknik ve aynı zamanda en yavaş yarışı. Bunun temel nedeni, kapıların diğer tüm disiplinlere kıyasla çok daha yakın yerleştirilmiş olması. Bu düzen, kayakçıları sık ve hızlı yön değiştirmeye zorluyor. Sporcular için denge, zamanlama ve refleks her şeydir.

Slalom yarışları görsel açıdan da son derece etkileyici. Özellikle Avusturya'nın Schladming kentinde düzenlenen gece slalomu, her yıl podyumun saliselerle belirlendiği en ikonik yarışlardan biri.

Slalomun öne çıkan özellikleri

Kayakçılar kapılara çok yakın kayar ve düşüş hattında kalmak için kapıları elleriyle veya kaval kemikleriyle iter.

Yaralanma riskini azaltmak için yaylı ve eğilebilir direkler kullanılır.

Yarışlar iki etap üzerinden yapılır, ikinci etapta pist farklı şekilde kurulur.

İlk etapta en hızlı 30 kayakçı ikinci etaba kalır ve ters sırayla start alır.

İki etap toplam süresi en kısa olan kayakçı kazanır.

Kapılar arası mesafe minimum 6, maksimum 13 metredir.

Düşey irtifa kaybı erkeklerde 180 - 220 m, kadınlarda 140 - 200 m.

Eğim yüzde 33 ile yüzde 45 arasında olmalıdır.

En bilinen yarışlar: Schladming ve Kitzbühel.

Büyük Slalom

Büyük slalom, slaloma kıyasla daha yüksek hızların görüldüğü ancak teknik gerekliliklerin hâlâ çok belirgin olduğu bir disiplin. Kapı sayısı daha az ve kapılar daha geniş aralıklarla yerleştiriliyor. Bu da daha uzun dönüşler ve daha akıcı bir kayma anlamına geliyor.

Ancak hata payı düşük. Kenarlara iyi basmak, dönüşleri temiz kesmek ve doğru hattı korumak büyük slalomda başarı için kritik öneme sahip. Val d'Isere, Adelboden ve Alta Badia gibi pistler bu disiplinin klasik adresleri arasında.

Büyük slalomun öne çıkan özellikleri

Kayakçılar slaloma göre daha geniş bir hat kullanır, kapıları genellikle omuzlarıyla iter.

Kapılar daha serttir ve hataya karşı daha az toleranslıdır.

Yarışlar aynı gün içinde iki etap olarak yapılır, ikinci etap için pist yeniden kurulur.

İlk etaptaki en hızlı 30 kayakçı ikinci etaba kalır ve ters sırayla başlar.

Toplam süresi en kısa olan kayakçı kazanır.

Kapılar arası mesafe en az 10 metredir.

Düşey irtifa kaybı erkeklerde 250 - 450 m, kadınlarda 250 - 400 m.

Zorunlu bir eğim oranı yoktur; pist genellikle dalgalıdır ve yaklaşık 40 metre genişliğindedir.

En ünlü yarışlar: Adelboden ve Alta Badia.

Süper-G (Süper Büyük Slalom)

Süper-G, inişle büyük slalom arasındaki boşluğu doldurmak için oluşturulmuş nispeten yeni bir disiplin. İlk Dünya Kupası Süper-G yarışı 1982'de yapıldı. Adını "Süper Büyük Slalom" ifadesinin kısaltmasından alıyor.

Bu disiplinde hız ciddi şekilde artıyor ancak teknik hâlâ belirleyici unsurlardan biri. Marco Odermatt gibi sporcular, Süper-G'nin hem cesaret hem de çizgi bilgisi gerektiren yapısını zirveye taşıyor.

Süper-G'nin öne çıkan özellikleri

Yarışlar tek etap üzerinden yapılır.

Pistte önceden antrenman yapılmaz, yalnızca pist incelemesine izin verilir.

Kapılar arası mesafe en az 25 metredir.

Düşey irtifa kaybı erkeklerde 400 - 650 m, kadınlarda 400 - 600 m.

Arazi dalgalı ve engebeli olmalı, pist yaklaşık 30 metre genişliğinde olmalıdır.

En bilinen yarışlar: Cortina d'Ampezzo ve Beaver Creek.

İniş (Downhill)

İniş yarışları, birçok kişi için Alp disiplininin zirvesi. Bu disiplin, sadece güçlü bacaklar değil, yüksek hızda doğru karar verme yeteneği de gerektiriyor. Wengen'deki Lauberhorn ya da Kitzbühel'deki efsanevi Streif pistinde hızlar saatte 160 kilometreye kadar çıkabiliyor.

FIS'in tanımıyla bir iniş yarışı; teknik, cesaret, hız, risk, fiziksel kondisyon ve karar verme yeteneğinin birleşimi. Büyük sıçramalar ve uzun düzlükler, bu disiplini görsel olarak da en etkileyici yarışlardan biri haline getiriyor.

İnişin öne çıkan özellikleri

Yarışlar tek etap üzerinden yapılır.

Yarıştan önce en az bir antrenman etabı zorunludur.

Kapılar arası mesafe en az 25 metredir.

Düşey irtifa kaybı erkeklerde 750 - 1100 m, kadınlarda 450 - 800 m.

Pist, farklı hızlara izin verecek şekilde tasarlanmalı ve yaklaşık 30 metre genişliğinde olmalıdır.

En bilinen yarışlar: Kitzbühel (Streif), Wengen, Val Gardena, Bormio ve Garmisch-Partenkirchen.

Kombine

Kombine yarışları, "en komple kayakçı kim?" sorusuna cevap vermek için var. Bu formatta sporcular, biri hız diğeri teknik olmak üzere iki farklı etapta yarışıyor. Genellikle ilk etap iniş veya Süper-G, ikinci etapsa slalom oluyor. Kazanan, iki etabın toplam süresine göre belirleniyor.

Kombinenin öne çıkan özellikleri

İki etap yapılır: Hız disiplini ve slalom.

Slalom, iniş ve Süper-G'nin kendi teknik kuralları geçerlidir.

FIS üç ana format tanımlar: Alp Kombinesi, Klasik Kombine ve özel formatlar.

Klasik kombinede hız etabı her zaman iniştir.

Alp kombinesinde hız etabı iniş veya Süper-G olabilir.

Özel formatlarda üçlü veya dörtlü disiplin kombinasyonlarına izin verilir.

Bazı yarışlarda Alp disiplinleri, kuzey disiplini, yüzme veya yelken gibi branşlarla birleştirilebilir.

Paralel

Paralel yarışlarda iki kayakçı, yan yana kurulmuş iki pistte aynı anda start alıyor. Yarışlar paralel slalom veya paralel büyük slalom formatında düzenlenebiliyor. Adil bir rekabet için pistlerin eğimi ve kar yapısı mümkün olduğunca aynı hazırlanıyor.

Kayakçılar iki etap koşuyor ve ikinci etapta pist değiştiriyor. Böylece bir sporcu ilk etapta mavi pistte kaydıysa, ikinci etapta kırmızı pistte yarışıyor.

Paralel yarışların öne çıkan özellikleri

Pist düşüşü 80 - 100 metre.

Pistlerde 20 - 30 kapı bulunur.

Etap süreleri genellikle 20 - 25 saniyedir.

Final turunda en fazla 32 kayakçı yarışır.

Daha fazla sporcu varsa kronometreli eleme yapılır.

Eleme sistemi uygulanır; iki etapta toplam süresi daha hızlı olan kayakçı tur atlar.

Kaynaklar: Olympics, Red Bull, FIS