Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

"Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım"

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)
TT

Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)

BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Rıza Çalımbay, göreve getirilme süreciyle ilgili bilgi verdi.

Beşiktaş'a dönmekle yaşadığı mutluluğu anlatan Çalımbay, "Çağırdılar geldim. 'Durumumuz iyi değil.' dediler, 'Tamam' dedim. 'Yapabilir miyiz hocam?' dediler, 'Yaparım' dedim. Benim açımdan tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk. Her zaman söylediğim gibi Beşiktaşlıyım. Futbol hayatım buradan başladı, burada bitti. Şu anda geldiğim dönem ilk başladığım zamana benziyor. Yıldırım Demirören o zaman 'Beşiktaş'la çalışır mısın?' diye çağırdı. Çaykur Rizespor'da bıraktı ve böyle sıkıntılı, kaos olan bir durumda buraya geldim. İyi bir şekilde bitirdik. İlk başladığımızda ligin ikinci yarısını lider bitirdik. Takımın durumu pek iç açıcı değil. Amacımız bunu çok iyi şekilde analiz edip, nerede, ne kriz var onları bulmamız gerekiyor." diye konuştu.

Siyah-beyazlı kulübe minnet borcu olduğunu ifade eden Çalımbay, "Biz de sezon başı takımı alalım, tanıyalım, transferleri yapalım isteriz ama yapacak bir şey yok. Şu anda çağırıp ihtiyaçları olduğunu söylediler. Çağırdıkları zaman 'yok' demem. Beşiktaş Kulübüne minnet borçluyum. Benim futbol hayatım burada geçti. Ne kazandıysak Beşiktaş sayesinde oldu. O bize verdi, şimdi bizim ona vermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş'ta bir kriz olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, "Bugün hafif bir antrenmana sonra da maça çıkacağız. Bu büyük bir dezavantaj benim için. Oyuncularımızla, 'Ne olursa olsun bunu halledecek olan bizleriz.' diye konuştuk. Sahaya bambaşka bir şekilde çıkacaklar. Bu krizi en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum." dedi.

"Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor"

Zor bir başlangıç yapacaklarını söyleyen Çalımbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim için zor bir başlangıç. Sıkıntılı bir durum. Taşın altına elimizi koyacağız. Başkana da söyledim, beni buraya çağırıp görev verildikten sonra benim yok demem mümkün değil. Süre 2 maç olur, başka bir şey olur... Ne olursa olsun çağrıldığım an seve seve yaparım. Buraya geldiğim için mutluyum, işimin zor olduğunu biliyorum. Benden önce gelen arkadaşlardan daha zor durumdayım. Keşke daha önce gelebilseydim, daha farklı şeyler olacağına inanıyordum. Zamanı çok iyi şekilde değerlendireceğiz ve bu işi atlatacağımıza inanıyorum. Bizim için en önemli şey taraftar. Taraftar üzgün, kırgın, sinirli. İstediği sonuçlar elde edilemiyor, istediği oyun olmuyor. Çok üzgünler. Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor. Taraftara '12. adam' derler bana göre 1. adam. Onların desteği olmazsa bu kaostan çıkmamız mümkün değil. Destek verirlerse onlarla beraber bu işi çok iyi şekilde başarabiliriz. Ters bir şey olursa o zaman sıkıntı yaşarız. Taraftara inanıyorum. Taraftarı kazanmamız gerekiyor. Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım. Bunun için hep beraber herkes her şeyini ortaya koyması gerekiyor. Sakatımız var, sıkıntılarımız var ama hepsi Beşiktaş'ın oyuncusu.

" Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz"

Beşiktaşlı futbolcuların çok iyi isimler olduğunu ancak kapasitelerinin altında kaldıklarını kaydeden Çalımbay şunları ifade etti:

Bu oyuncuların, bu takımın oynadığı oyun bu değil. Oyuncuların da kapasiteleri bu değil. Mutlaka bir sıkıntı var. Onu aşmak için zaman gerekiyor ama maalesef zaman yok. Benim için en önemlisi Başakşehir maçını geçmek. Bu maçı geçtikten sonra milli ara var, sonra Antalya'ya kampa gideceğiz. Ondan sonra da bambaşka şekilde döneceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz. Futbolda başarıyı, başarısızlığı gördüm. Çok krizli takımlara gittim. Sonuncu olan takımı aldım. Hepsinde önce krizi çözüyorduk. Burada zaman az. 1,5 gün bile yok. Onu iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

Takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Çalımbay, "Sabahtan beri önümde dosya, takımı yazıp çiziyorum. Sakat oyuncumuz çok. Gerekirse altyapıdan arkadaşlarımızı da çıkarabiliriz. Oyuncuları yüzeysel olarak seyrediyoruz ama net olarak tanımıyoruz, içlerine girmek gerekiyor. Bu 1 haftamızı alır. Bu sürede takımı tamamen tanırız. Semih, Arda gibi arkadaşları tanıyacağız. Alınan oyuncuların hepsi iyi, kariyerleri mükemmel. Bana göre hazır değillerdi. İstediklerini tam yapamadılar ve kendilerini gösteremediler" diye konuştu. 

Siyah-beyazlı kulübün 3 Aralık'taki olağanüstü kongresinde başkanlığa aday olan isimlerin kendisini aradığını söyleyen Rıza Çalımbay, "Beşiktaş'ta kongre de olsa antrenör de gitse kalanlarla bu takım şampiyonluğa oynamak zorunda. Beni aradılar adaylar. Hepsi de çok değerli, Beşiktaş'a büyük faydası olan insanlar. Görev zamanını düşünmüyorum. Tek düşündüğüm şey Başakşehir maçı. Bana biraz zaman verildiğinde iyi şeyler yapacağıma inanıyorum. Bu takımın oyunu bu değil. Bu takım geçen sene 15 maç namağlup gitmiş bir takım. Aynısını yapabilirler. Hırslı, arzulu girerlerse buradan alnımızın akıyla çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım"

Beşiktaş'taki ilk görev süreci ile bugün arasında tecrübe farkı olduğunu kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, "İnsanlar ne kadar çalışırsa, ne kadar takım çalıştırırsa o kadar tecrübeli olur. O zaman da taşın altına elimi koydum. Türkiye'den, Avrupa'dan elenmiş ligde alt sıralarda bir Beşiktaş'ı aldım. O sene bir tek Galatasaray'a yenildik. Takımı Avrupa kupalarına götürdük. O Rıza'yla bu Rıza arasında tecrübe farkı var. O zaman transfer şansımız da olmadı. O zaman da çok güzel şeyler yaptım. Bu sene bir anda geldim. Bir çalışma zamanı olsaydı her şey başka olurdu. Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım. Ben Beşiktaşlıyım. Altyapısından yetişmiş birisiyim." diye konuştu.

Beşiktaş'a daha önce gelse işlerinin daha kolay olabileceğini söyleyen Çalımbay, "Benimle keşke daha önce görüşselerdi. O zaman daha farklı olabilirdi. Zaman kaybı olmazdı. Sivasspor'da Konferans Ligi'nde gruptan çıktık, güzel işler yaptık. Bu gruptan da çıkabilirdik. Hep 'keşke' diyoruz ama giden gitti. Önümüze bakmamız gerekiyor. Başka çaremiz yok. Transfer yapma şansımız yok şu anda. Arkadaşlarımızla çok iyi bir şekilde kaynaşıp iyi şekilde başlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Kaos ortamlarını iyi bildiğini söyleyen Çalımbay, "Karşımdaki oyuncunun ne duymak istediğini çok iyi biliyorum. Biz de öyle şeyler yaşadık. Bir anda modunuz düşüyor. Daha zayıf takımlara puan kaybedebiliyorsunuz. Lider oyuncuların ortaya çıkıp takımı koruması gerekiyor. Teknik direktör, liderlik vasfı olmazsa krizi çözme imkanı sıfırdır. Dün futbolcuları karşımda gördüğümde hepsinde bir kırgınlık, mental yorgunluk, karamsarlık vardı. Ben de kendilerine birkaç şey söyledim. 'Bundan sonra başka türlü yapacağız.' dedim. Bunları düzelteceğiz, düzeltmek için de zaman lazım. Bu kadroyla çok şey yapılır. Arkadaşlar kendilerinde olanı versinler yeter. Ekstra bir şey istemiyoruz. Çok iyi şeyler yapacaklarına inanıyorum. Birbirleriyle iç içe olamamışlar, onu düzeltiriz. Oyuncuların da istemesi gerekiyor bunu. Kafayı sahaya vermeleri lazım. İlk işimiz Başakşehir maçını çok iyi şekilde bitirmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi"

Beşiktaş'ın galibiyet serisine ihtiyacı olduğunu söyleyen Çalımbay, "Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi. Bu şimdi de olabilir, sonra da olabilir. Seri yaparsak yukarıdakileri yakalayabiliriz. Beşiktaş'ın hedefi bitmez, Türkiye Kupası var, lig var. 3-4 galibiyetle çok iyi yerlere gelebilirsiniz. Karamsar olursanız daha da aşağı düşebilirsiniz. Futbolcularıma ve ekibime güveniyorum. Ligde neyin ne olacağı belli olmaz. En az 15 maç namağlup gitti geçen sezon Beşiktaş. Bunu yapmamak için bir neden yok. Devre arası çok kısa olacak. O zaman da eksik yerlerine 1-2 oyuncu alırsan yukarıdakileri yakalayabilirsiniz, Avrupa'ya gidebilirsiniz. Kim giderse gitsin, Beşiktaş her zaman yukarı oynamalı." dedi.

Milli takım arasındaki Antalya kampına altyapıdan başka oyuncular da götüreceğini söyleyen Çalımbay, oyuncularla henüz bireysel toplantı yapmadıkların söyledi.

Tecrübeli teknik adam, Burak Yılmaz'ın göreve erken başladığını söyleyerek, şunları kaydetti:

Burak Yılmaz benim sevdiğim bir insan. Beraber Eskişehir'de çalıştık. Trabzon'da da beraberdik. Futbolculuğu mükemmeldi. Trabzon'a da çok sıkıntılı dönemde gitmişti. O zaman da olağanüstü oynadı, çok büyük faydası oldu. Yüz yüze ve telefonla görüşmedik. Burak erken başladı antrenörlüğe. Çok hırslı birisi. Antrenörlükte belli bir yere gelmeniz gerekiyor. 'İyi futbolcuyum.' diye hemen antrenör olamayız. Ekibimiz olması gerekiyor. Bizlerin kesinlikle tecrübe kazanmamız gerekiyor. Eğer futbolu bitirdiniz, eğer bir yerde staj gibi bir şey görürseniz büyük avantaj sağlar. Ben 2 yıl Ümit Milli Takım'da çalıştım. Sonra Mustafa Denizli ile A takımda çalıştık. Sonra İngiltere'ye gittim. 3-4 takımla antrenmana çıktım. Oradan geldim ve Serdar Bilgili beni aradı, 'Daum'u alıyoruz, seni yardımcı istiyor.' dedi. 6 ay çalıştım ve Göztepe'de tek başıma başladım. Burak da iyi antrenör olabilir. Belli evreleri geçmesi gerekiyor.

Çalımbay, yurt içi ve dışında sürekli oyuncu izlediklerini ve transfer döneminde listelerindeki oyunculardan takviye yapabileceklerini söyledi.



Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.