Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

"Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım"

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)
TT

Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)

BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Rıza Çalımbay, göreve getirilme süreciyle ilgili bilgi verdi.

Beşiktaş'a dönmekle yaşadığı mutluluğu anlatan Çalımbay, "Çağırdılar geldim. 'Durumumuz iyi değil.' dediler, 'Tamam' dedim. 'Yapabilir miyiz hocam?' dediler, 'Yaparım' dedim. Benim açımdan tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk. Her zaman söylediğim gibi Beşiktaşlıyım. Futbol hayatım buradan başladı, burada bitti. Şu anda geldiğim dönem ilk başladığım zamana benziyor. Yıldırım Demirören o zaman 'Beşiktaş'la çalışır mısın?' diye çağırdı. Çaykur Rizespor'da bıraktı ve böyle sıkıntılı, kaos olan bir durumda buraya geldim. İyi bir şekilde bitirdik. İlk başladığımızda ligin ikinci yarısını lider bitirdik. Takımın durumu pek iç açıcı değil. Amacımız bunu çok iyi şekilde analiz edip, nerede, ne kriz var onları bulmamız gerekiyor." diye konuştu.

Siyah-beyazlı kulübe minnet borcu olduğunu ifade eden Çalımbay, "Biz de sezon başı takımı alalım, tanıyalım, transferleri yapalım isteriz ama yapacak bir şey yok. Şu anda çağırıp ihtiyaçları olduğunu söylediler. Çağırdıkları zaman 'yok' demem. Beşiktaş Kulübüne minnet borçluyum. Benim futbol hayatım burada geçti. Ne kazandıysak Beşiktaş sayesinde oldu. O bize verdi, şimdi bizim ona vermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş'ta bir kriz olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, "Bugün hafif bir antrenmana sonra da maça çıkacağız. Bu büyük bir dezavantaj benim için. Oyuncularımızla, 'Ne olursa olsun bunu halledecek olan bizleriz.' diye konuştuk. Sahaya bambaşka bir şekilde çıkacaklar. Bu krizi en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum." dedi.

"Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor"

Zor bir başlangıç yapacaklarını söyleyen Çalımbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim için zor bir başlangıç. Sıkıntılı bir durum. Taşın altına elimizi koyacağız. Başkana da söyledim, beni buraya çağırıp görev verildikten sonra benim yok demem mümkün değil. Süre 2 maç olur, başka bir şey olur... Ne olursa olsun çağrıldığım an seve seve yaparım. Buraya geldiğim için mutluyum, işimin zor olduğunu biliyorum. Benden önce gelen arkadaşlardan daha zor durumdayım. Keşke daha önce gelebilseydim, daha farklı şeyler olacağına inanıyordum. Zamanı çok iyi şekilde değerlendireceğiz ve bu işi atlatacağımıza inanıyorum. Bizim için en önemli şey taraftar. Taraftar üzgün, kırgın, sinirli. İstediği sonuçlar elde edilemiyor, istediği oyun olmuyor. Çok üzgünler. Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor. Taraftara '12. adam' derler bana göre 1. adam. Onların desteği olmazsa bu kaostan çıkmamız mümkün değil. Destek verirlerse onlarla beraber bu işi çok iyi şekilde başarabiliriz. Ters bir şey olursa o zaman sıkıntı yaşarız. Taraftara inanıyorum. Taraftarı kazanmamız gerekiyor. Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım. Bunun için hep beraber herkes her şeyini ortaya koyması gerekiyor. Sakatımız var, sıkıntılarımız var ama hepsi Beşiktaş'ın oyuncusu.

" Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz"

Beşiktaşlı futbolcuların çok iyi isimler olduğunu ancak kapasitelerinin altında kaldıklarını kaydeden Çalımbay şunları ifade etti:

Bu oyuncuların, bu takımın oynadığı oyun bu değil. Oyuncuların da kapasiteleri bu değil. Mutlaka bir sıkıntı var. Onu aşmak için zaman gerekiyor ama maalesef zaman yok. Benim için en önemlisi Başakşehir maçını geçmek. Bu maçı geçtikten sonra milli ara var, sonra Antalya'ya kampa gideceğiz. Ondan sonra da bambaşka şekilde döneceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz. Futbolda başarıyı, başarısızlığı gördüm. Çok krizli takımlara gittim. Sonuncu olan takımı aldım. Hepsinde önce krizi çözüyorduk. Burada zaman az. 1,5 gün bile yok. Onu iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

Takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Çalımbay, "Sabahtan beri önümde dosya, takımı yazıp çiziyorum. Sakat oyuncumuz çok. Gerekirse altyapıdan arkadaşlarımızı da çıkarabiliriz. Oyuncuları yüzeysel olarak seyrediyoruz ama net olarak tanımıyoruz, içlerine girmek gerekiyor. Bu 1 haftamızı alır. Bu sürede takımı tamamen tanırız. Semih, Arda gibi arkadaşları tanıyacağız. Alınan oyuncuların hepsi iyi, kariyerleri mükemmel. Bana göre hazır değillerdi. İstediklerini tam yapamadılar ve kendilerini gösteremediler" diye konuştu. 

Siyah-beyazlı kulübün 3 Aralık'taki olağanüstü kongresinde başkanlığa aday olan isimlerin kendisini aradığını söyleyen Rıza Çalımbay, "Beşiktaş'ta kongre de olsa antrenör de gitse kalanlarla bu takım şampiyonluğa oynamak zorunda. Beni aradılar adaylar. Hepsi de çok değerli, Beşiktaş'a büyük faydası olan insanlar. Görev zamanını düşünmüyorum. Tek düşündüğüm şey Başakşehir maçı. Bana biraz zaman verildiğinde iyi şeyler yapacağıma inanıyorum. Bu takımın oyunu bu değil. Bu takım geçen sene 15 maç namağlup gitmiş bir takım. Aynısını yapabilirler. Hırslı, arzulu girerlerse buradan alnımızın akıyla çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım"

Beşiktaş'taki ilk görev süreci ile bugün arasında tecrübe farkı olduğunu kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, "İnsanlar ne kadar çalışırsa, ne kadar takım çalıştırırsa o kadar tecrübeli olur. O zaman da taşın altına elimi koydum. Türkiye'den, Avrupa'dan elenmiş ligde alt sıralarda bir Beşiktaş'ı aldım. O sene bir tek Galatasaray'a yenildik. Takımı Avrupa kupalarına götürdük. O Rıza'yla bu Rıza arasında tecrübe farkı var. O zaman transfer şansımız da olmadı. O zaman da çok güzel şeyler yaptım. Bu sene bir anda geldim. Bir çalışma zamanı olsaydı her şey başka olurdu. Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım. Ben Beşiktaşlıyım. Altyapısından yetişmiş birisiyim." diye konuştu.

Beşiktaş'a daha önce gelse işlerinin daha kolay olabileceğini söyleyen Çalımbay, "Benimle keşke daha önce görüşselerdi. O zaman daha farklı olabilirdi. Zaman kaybı olmazdı. Sivasspor'da Konferans Ligi'nde gruptan çıktık, güzel işler yaptık. Bu gruptan da çıkabilirdik. Hep 'keşke' diyoruz ama giden gitti. Önümüze bakmamız gerekiyor. Başka çaremiz yok. Transfer yapma şansımız yok şu anda. Arkadaşlarımızla çok iyi bir şekilde kaynaşıp iyi şekilde başlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Kaos ortamlarını iyi bildiğini söyleyen Çalımbay, "Karşımdaki oyuncunun ne duymak istediğini çok iyi biliyorum. Biz de öyle şeyler yaşadık. Bir anda modunuz düşüyor. Daha zayıf takımlara puan kaybedebiliyorsunuz. Lider oyuncuların ortaya çıkıp takımı koruması gerekiyor. Teknik direktör, liderlik vasfı olmazsa krizi çözme imkanı sıfırdır. Dün futbolcuları karşımda gördüğümde hepsinde bir kırgınlık, mental yorgunluk, karamsarlık vardı. Ben de kendilerine birkaç şey söyledim. 'Bundan sonra başka türlü yapacağız.' dedim. Bunları düzelteceğiz, düzeltmek için de zaman lazım. Bu kadroyla çok şey yapılır. Arkadaşlar kendilerinde olanı versinler yeter. Ekstra bir şey istemiyoruz. Çok iyi şeyler yapacaklarına inanıyorum. Birbirleriyle iç içe olamamışlar, onu düzeltiriz. Oyuncuların da istemesi gerekiyor bunu. Kafayı sahaya vermeleri lazım. İlk işimiz Başakşehir maçını çok iyi şekilde bitirmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi"

Beşiktaş'ın galibiyet serisine ihtiyacı olduğunu söyleyen Çalımbay, "Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi. Bu şimdi de olabilir, sonra da olabilir. Seri yaparsak yukarıdakileri yakalayabiliriz. Beşiktaş'ın hedefi bitmez, Türkiye Kupası var, lig var. 3-4 galibiyetle çok iyi yerlere gelebilirsiniz. Karamsar olursanız daha da aşağı düşebilirsiniz. Futbolcularıma ve ekibime güveniyorum. Ligde neyin ne olacağı belli olmaz. En az 15 maç namağlup gitti geçen sezon Beşiktaş. Bunu yapmamak için bir neden yok. Devre arası çok kısa olacak. O zaman da eksik yerlerine 1-2 oyuncu alırsan yukarıdakileri yakalayabilirsiniz, Avrupa'ya gidebilirsiniz. Kim giderse gitsin, Beşiktaş her zaman yukarı oynamalı." dedi.

Milli takım arasındaki Antalya kampına altyapıdan başka oyuncular da götüreceğini söyleyen Çalımbay, oyuncularla henüz bireysel toplantı yapmadıkların söyledi.

Tecrübeli teknik adam, Burak Yılmaz'ın göreve erken başladığını söyleyerek, şunları kaydetti:

Burak Yılmaz benim sevdiğim bir insan. Beraber Eskişehir'de çalıştık. Trabzon'da da beraberdik. Futbolculuğu mükemmeldi. Trabzon'a da çok sıkıntılı dönemde gitmişti. O zaman da olağanüstü oynadı, çok büyük faydası oldu. Yüz yüze ve telefonla görüşmedik. Burak erken başladı antrenörlüğe. Çok hırslı birisi. Antrenörlükte belli bir yere gelmeniz gerekiyor. 'İyi futbolcuyum.' diye hemen antrenör olamayız. Ekibimiz olması gerekiyor. Bizlerin kesinlikle tecrübe kazanmamız gerekiyor. Eğer futbolu bitirdiniz, eğer bir yerde staj gibi bir şey görürseniz büyük avantaj sağlar. Ben 2 yıl Ümit Milli Takım'da çalıştım. Sonra Mustafa Denizli ile A takımda çalıştık. Sonra İngiltere'ye gittim. 3-4 takımla antrenmana çıktım. Oradan geldim ve Serdar Bilgili beni aradı, 'Daum'u alıyoruz, seni yardımcı istiyor.' dedi. 6 ay çalıştım ve Göztepe'de tek başıma başladım. Burak da iyi antrenör olabilir. Belli evreleri geçmesi gerekiyor.

Çalımbay, yurt içi ve dışında sürekli oyuncu izlediklerini ve transfer döneminde listelerindeki oyunculardan takviye yapabileceklerini söyledi.



Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın çenesini kırmasının ardından iyileşme sürecinde olan Jake Paul, bir daha boks yapamayabileceğini itiraf etti.

Aralık ayında Paul, Joshua'ya 6. rauntta nakavt olmuş, eski dünya ağırsıklet şampiyonu, YouTube fenomenliğinden boksörlüğe geçiş yapan ismi Miami'de yenmişti.

36 yaşındaki "AJ", bu karşılaşmada Paul'un çenesini kırmış ve 29 yaşındaki boksör acilen ameliyata alınmıştı. Hatta şubatta ikinci bir ameliyat daha geçiren Paul, boks kariyerinin geleceğinin belirsiz olduğunu itiraf etti.

Paul, Ariel Helwani Show'da, "İyileşme süreci hakkında bilgi almak için birkaç gün içinde çenemin yeni taramalarını yaptıracağım. Doktorlarımın ne diyeceğini göreceğiz" diye konuştu.

Sanırım tekrar dövüşüp dövüşemeyeceğime dair daha kesin bir zaman dilimi belirleyebileceğim. Bu kesinlikle olasılıklar arasında. Haftalar ve zaman geçtikçe kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama öncelikle antrenman yapabilmem için kesinlikle onay almam gerekiyor ancak formumu korumaya çalışıyorum. Yine de neredeyse her zaman spor salonundayım, sadece formumu koruyorum ve lapa antrenmanlarının tadını çıkarıyorum. Kesinlikle, [tekrar dövüşememe ihtimalim var]. Sanırım bu, kemiğin nasıl iyileştiğine bağlı ve ayrıca burada eksik bir dişim var, büyük olasılıkla bir tür implant yaptırmam gerekecek. Ayrıca bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum. Ama benim için en akıllıca olanın ne olduğunu görüp anlamamız gerekiyor. Doktorum Arman kesinlikle tekrar dövüşmemi istemiyor. Bunu istemediğini söylüyor. Arada sırada 'Bunu yapmana gerek yok' diyen iş insanları da oluyor. [Nişanlım] ise her iki tarafa da yakın. Bir sporcu olmanın, içindeki o duyguyu, kendini daha fazla kanıtlamak istemenin, rekabet etmenin ve bunu çok sevmenin ne demek olduğunu anlıyor.

Sonuç olarak Amerikalı şöyle dedi:

Henüz işim bitmedi. Ruhumda, kalbimde ve içimde daha çıkacak çok maçım ve tamamlanmamış işlerim olduğunu hissediyorum.

Paul'un Joshua'ya yenilgisi, kariyerindeki ikinci mağlubiyet oldu. Daha önce 2023'te eski ağırsıklet şampiyonu Tyson Fury'nin üvey kardeşi Tommy Fury'ye puanla yenilmişti.

Ancak Paul'un, eski UFC şampiyonları Anderson Silva ve Tyron Woodley'le eski boks şampiyonları Julio Cesar Chavez Jr. ve Mike Tyson'a karşı kazandığı zaferler de dahil 12 galibiyeti bulunuyor.

Independent Türkçe


Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.


2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına bir ay kala geri sayım pazartesi günü başlarken, atmosfer beklenti ile endişe arasında gidip geliyor. Bilet fiyatlarındaki artış, Donald Trump döneminde ABD’de yaşanan siyasi gerilimler ve İran’daki savaşın dünyanın en büyük futbol organizasyonu üzerindeki etkileri, turnuvaya gölge düşürüyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvaya rekor sayıda 48 milli takım katılacak. Ayrıca milyonlarca taraftarın akın etmesi bekleniyor. Bu organizasyon, üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olacak.

Altı hafta sürecek turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’deki ünlü Azteca Stadı’nda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’de 82 bin 500 seyirci kapasiteli MetLife Stadı’nda oynanacak final maçıyla sona erecek.

Ancak hazırlık sürecindeki karmaşık atmosfer, 23. Dünya Kupası’nın daha başlamadan “parti sonrası baş ağrısı” havasında açılabileceği yönündeki yorumları artırdı. Artan maliyetler, siyasi çekişmeler ve uluslararası çatışmaların birleşimi kamuoyundaki havayı olumsuz etkiledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Gianni Infantino ise bu kaygıların abartıldığını savunarak eleştiri dalgasını “olumsuz medya söylemi” olarak nitelendirdi.

Infantino, Beverly Hills’te düzenlenen bir ekonomi konferansında, “Gerçek şu ki bu turnuvada olumsuz bir yön bulmak son derece zor” dedi.

Ancak bu iyimser yaklaşım futbol çevrelerinde geniş kabul görmedi. Dünya Kupası öncesindeki sorunlar hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Bilet fiyatlarına büyük tepki

Dünya Kupası biletlerindeki sert fiyat artışı küresel çapta tepki toplarken, FIFA ve Başkanı Infantino büyüyen medya baskısını kontrol altına almaya çalışıyor.

Avrupa Futbol Taraftarları Birliği, bilet fiyatlandırma sistemini “aşırı derecede fahiş” ve “büyük bir ihanet” olarak tanımladı. Kuruluş, FIFA’ya yaklaşık 13 milyar dolar gelir getirmesi beklenen turnuvanın geniş taraftar kesimleri için ulaşılamaz hale geldiğini belirtti.

2022 Dünya Kupası finalinin en pahalı bileti yaklaşık 1600 dolar seviyesindeyken, 2026 organizasyonunda en yüksek bilet fiyatı yaklaşık 32 bin 970 dolara kadar çıktı. Bu benzeri görülmemiş artış geniş eleştirilere yol açtı.

Infantino ise bu fiyat politikasını savunarak, bunun turnuvanın büyük bölümüne ev sahipliği yapan ABD’deki piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

“Piyasaya bakmamız gerekiyor. Dünyanın en gelişmiş eğlence pazarlarından birindeyiz, dolayısıyla piyasa fiyatlarını uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

FIFA verilerine göre biletler için 500 milyondan fazla başvuru yapıldı. Bu sayı, 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için yapılan toplam 50 milyon başvurunun çok üzerinde.

Ancak biletlerin tükendiği yönündeki açıklamalara rağmen yeniden satış platformlarında hâlâ birçok maç için yer bulunabiliyor. Buna, 12 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak ABD–Paraguay açılış maçı da dahil.

Hatta Infantino’nun önemli destekçilerinden Donald Trump bile fiyatlara şaşırdığını dile getirdi. Açılış maçı biletinin yaklaşık 1000 dolar olduğunu öğrendiğinde tepki gösteren Trump, New York Post gazetesine, “Bu rakamı bilmiyordum. Kesinlikle gitmek isterdim ama açıkçası ben de bu parayı ödemem” dedi.

Siyasi gerilimlerin gölgesi

Taraftarlar turnuvayı takip etmenin maliyetleriyle ilgilenirken, eleştirmenler de turnuvadaki 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak ABD’deki gergin siyasi atmosfere dikkat çekiyor.

Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, organizasyonun adaylık sürecinde çizilen tabloyu köklü biçimde değiştirdi. O dönemde “birlik dosyası” sloganıyla tanıtılan organizasyon, Kuzey Amerika’daki üç ev sahibi ülke arasındaki uyumu temsil eden bir etkinlik olarak sunulmuştu.

Trump yeniden göreve geldikten sonra Kanada’yı “ABD’nin 51. eyaleti” yapma söylemini tekrarlaması ve Kanada ile Meksika’ya karşı ticaret savaşı başlatmasıyla tartışma yarattı.

Bu çerçevede İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), turnuvanın göç, protestolar ve basın özgürlüğüne yönelik sert politikalar nedeniyle “dışlanma ve korku” ile anılabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise organizasyonun “baskı platformuna dönüşebileceğini” belirtti.

İran savaşı ve katılım tartışmaları

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları da küresel tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Saldırıların ekonomik şoklara yol açtığı, Dünya Bankası’nın da Orta Doğu’daki çatışmanın milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.

Süren çatışma, İran’ın Dünya Kupası’na katılımı konusunda da belirsizlik yarattı. Bu durum, turnuvaya katılan bir ülkenin doğrudan askeri çatışma yaşadığı rakibini ağırlayacağı ilk örnek olarak dikkat çekiyor.

Donald Trump başlangıçta İran’ın “güvenlik ve emniyet nedenleriyle” turnuvadan çekilmesi gerektiğini ima etmişti.

Ancak Infantino, İran’ın turnuvaya normal şekilde katılacağını vurguladı. İran’ın grup maçlarının Meksika’ya alınması yönündeki talebin reddedildiği ve maçların planlandığı gibi ABD’de oynanacağı açıklandı.

Infantino, 30 Nisan’da Vancouver’da düzenlenen FIFA Kongresi’nde, “Elbette İran 2026 Dünya Kupası’na katılacak ve elbette maçlarını ABD’de oynayacak” dedi.

Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın turnuvaya katılımına artık “itiraz etmediğini” söyledi.

Favoriler ve ilk kez katılacak takımlar

FIFA ve Başkanı Infantino, turnuva başladığında siyasi tartışmaların geri planda kalmasını ve futbol heyecanı ile sahne gösterilerinin tüm gerilimleri gölgelemesini umut ediyor.

Son dünya şampiyonu Arjantin, Lionel Messi liderliğinde turnuvanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Avrupa şampiyonu İspanya, 2018 dünya şampiyonu Fransa ve 1966’dan bu yana ilk büyük kupasını kazanmayı hedefleyen İngiltere de öne çıkan takımlar arasında yer alıyor.

Öte yandan genişletilmiş format sayesinde tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılacak yeni milli takımlar da turnuvada boy gösterecek. Bunların başında, Dünya Kupası’na katılan nüfus bakımından en küçük ülkeler olan Curaçao ile Yeşil Burun Adaları geliyor.