Lübnanlı koşucu dünyanın en etkili 100 kadını listesinde

Çocukluğunda zorbalığa maruz kalan koşucu, BBC’nin listesine göre en ünlü koşu sporcusu oldu

Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
TT

Lübnanlı koşucu dünyanın en etkili 100 kadını listesinde

Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)

Lübnanlı koşucu Aziza Sbaity, spor kariyerinin bir noktasında BBC'nin 2023 yılı için dünyanın en etkili ve ilham veren 100 kadını listesinde yer alacağını hiç hayal etmemişti.

Sbaity'nin spora olan tutkusu sporcuyu sonuç ve hedef düşünmeksizin koşuya yönlendirdi ve başarı elde etmek düşüncesi bile takıntı haline gelmedi. 

Sbaity adının Michelle Obama, Amal Clooney, İspanyol futbolcu Ballon d'Or sahibi Aitana Bonmatí ve İngiliz sporcu Bianca Williams gibi ilham veren kadınlarla aynı listede olduğunu öğrendiği dokunaklı anı, hayatındaki en güzel an olarak tanımladı.

Spora olan tutkusu sayesinde uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı ve uluslararası forumlarda Lübnan bayrağını gururla dalgalandırmayı başardı. Birbiri ardına başarılar elde etse de yürüdüğü yol her zaman çiçeklerle kaplı olmadı.

Destekleyici çevre ve zorbalık

Aziza Sbaity'nin de spor dünyasına girişi, bu alana yönelen her sporcu gibi çocukluk yıllarında oldu. Enerji dolu bir çocuktu ve her türlü sporu seviyordu.

Independent Arabia'ya verdiği röportajda, başarısının sırrını tutkuya bağlarken, destekleyici bir çevrenin varlığının ve yeteneklerini keşfedip onu bu yöne yönlendiren okulunun kendisi için önemli bir teşvik ve herkesin eline geçmeyebilecek bir fırsat olduğunu belirtti. 

Ancak koşma hızındaki olağanüstü yeteneklerine rağmen, ilk olarak basketbola odaklanmayı istemişti.

Bir grupta oynamak onun için bir hedef ve okulda uğradığı zorbalığın üstesinden gelmek için kullanmak istediği bir araçtı.

Lübnanlı bir baba ile Liberyalı bir annenin kızı olan Sbaity, çocukluğunda zorbalığa maruz kaldığını ve umutsuzluğa düştüğünü ve neredeyse depresyona girdiğini anlattı.

Ancak Sbaity zayıflığını hızlı bir şekilde güce dönüştürdü ve bu durumu spor sayesinde aştı. Takım halinde oynanması basketbola başvurmasının ana nedeniydi.

Spor, ilk başta onu koyu tenli bir kız olduğu için kucaklamayan topluma entegre olmak için kendine güvenmesini sağlayan bir araç oldu.

Sbaity “Çocukken zorbalığa maruz kaldıktan sonra, zorbalık ve ırkçılık karşısında sesini yükselten, sosyal medyada, okullarda ve çeşitli yerlerde seminerler vererek çocuklara ve gençlere ivme kazandıran bir sporcu olarak etkili olmaya çalıştım” dedi. 

Tekrarlanan başarılar

Sbaity önce Arap ülkelerindeki turnuvalara katıldı ve Lübnan Şampiyonasına ve Lübnan milli takımına katılmadan önce birçok altın madalya kazandı.

Sürat koşusu alanındaki üstün potansiyelini, antrenörleri ve bu alanda kendisine rehberlik eden kişiler sayesinde çok iyi bir şekilde kavramıştı.

Uyku ve spor eğitimi açısından özel bir diyet ve sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olması gerektiği için spor, yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Üniversiteyi farklı bir alanda, işletme alanında seçmiş olmasına rağmen, tüm bu başarılara ulaşmak ve kendini kanıtlamak için alanını spor tutkusuyla birleştirmeye her zaman özen gösterdi.

Ürdün'de düzenlenen Batı Asya Şampiyonası'nda 26 yaşındayken 100 metrede koşuda ilk kez rekor kırmayı başardı.

Lübnan'da sporcular diğer ülkelerde olduğu gibi kendilerini tamamen spora adayabilmeleri için gerekli maddi ve manevi desteği bulamadığı için, uzmanlık alanını sporla birleştirmenin zorluğu, Sbaity'nin karşılaştığı sıkıntıların bir tanesiydi. 

Rekoru kırabildiğinde düşünce tarzı değişti. Üniversite ve spor arasında denge kurarak başarıya ulaştığını fark etti.

Sonrasında kendini tamamen spora adasa ve varını yoğunu bu alana verse neler olur diye düşündüğünü belirtti.

Bunları şu sözlerle anlattı:

Kendimi tamamen spora adamaya karar vererek, bilinmezliğe doğru atıldığımı o dönemde çok iyi anlamıştım. Başka bir kulübe geçtim ve teknik direktör George Assaf'ın yanında antrenmanlara başladım ve 2019'dan bugüne kadar 5 kez rekor kırarak sürat koşusunda elde ettiğim sayıyı artırmayı başardım.

Sbaity “Fas'ta 200 metrede altın madalya, Katar'da ise Batı Asya Şampiyonası'nı kazandım. Daha sonra spor dünyasında başarının sadece fiziksel yetenek ve antrenmanla değil, aynı zamanda hem fiziksel hem de psikolojik yönlerle bağlantılı olduğunu fark ettim. Bu da beni spor uğruna her şeyden vazgeçmemeye itti ve uluslararası düzeydeki başarımın sırrı da buydu” dedi. 

Art arda elde ettiği başarıların ardından Sbaity bir sporcu ve koşucu olarak ihtiyaç duyduğu sağlıklı yaşam tarzı için kendisine gerekli her şeyi sağlayan diğer sponsor kulüplerin yanı sıra, müsabakalarda sponsoru ve destekçisi olan 'Let's Run' kulübüne katıldı.

Ayrıca sevdiği alanda çalışmak üzere sporla ilgili bir sivil toplum kuruluşuna katıldı. Bu kuruluş, sporda, özellikle sürat koşusunda dikkat çekici yeteneklere sahip çocukları bulmakla ilgileniyor.

Spora yönelik tüm çabalarını göstermeleri, rehavete kapılmadan yeteneklerini geliştirmeleri karşılığında bu çocukların okul ücretleri bağışçılardan sağlanan fonlarla karşılanıyor.

Çocukların spora olan bağlılığını ve yeteneklerini geliştirmek için çalışan kuruş kültür ve eğitim alanları ile de ilgileniyor. 

BBC'nin listesi

BBC'nin dünyanın en etkili 100 kadını arasında yer almasına gelince, Lübnan tarihinin en hızlı koşucusu olarak kabul edilen Sbaity, elde ettiği uluslararası başarıların yanı sıra, 60 metre ve 100 metre yarışlarında da Lübnan rekorunu elinde tutuyor.

Sbaity bu listede yer almasının ani olduğunu ve daha önce duymadığını belirtti. İlgili makamların fotoğraflarını ve biyografisini almak için kendisiyle temasa geçtiğini ancak kendisinin bu listede ismini görmeyi beklemediğini anlattı.

Bu düzeyde bir küresel başarıya ulaştığını öğrendiğinde gözyaşlarına hakim olamadığını ve çok dokunaklı bir an olduğunu söyledi.

Lübnan'ı temsil edebildiği tüm başarılardan sonra, Sbaity her gün başardıklarından dolayı minnettarlığını ifade ediyor ama aynı zamanda her deneyimli sporcu gibi çok çalıştığını, hiçbir çabadan kaçınmadığını ancak yorgunluk ve hayal kırıklığı yaşadığı anların olduğunu da belirtiyor. 

Sbaity'nin bugünkü hayalinin, Paris'teki 2024 Olimpiyat Oyunları'na katılıp Lübnan'ı temsil etmek olduğunu söyledi.

Bu nedenle, özellikle sürat koşusu sporunda Lübnan'dan erkek ve kadın bir kişiyi seçmenin belirli kriterleri olduğundan, şu anda bu adımda başarılı olmak için gereken standartlara göre antrenman yaptığını, mücadelenin zor olduğunu inkar etmediğini ve tüm çabasını bu hedefe ulaşmak için sarf ettiğini anlattı.

Zorluklar ve baskılar

Sbaity'nin hayatı zorluklarla, stres ve baskıyla dolu, birçok faydası olmasına rağmen spordaki rekabet bunları da barındırıyor.

Sporda attığınız her adımda daha fazla başarıya ulaşmak için çabalar, bazen başarısız olabilir ve hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Bu defalarca olur ancak ardından tekrar ayağa kalkmanız ve aynı yolu daha büyük bir şevk ve güçle tekrarlamanız gerekir. 

Sbaity “Bu tür stres kolay değil ve bazen psikolojik duruma da olumsuz yansıyabiliyor. Birçok deneyimimde başıma gelen de bu oldu ve eğer bu tutkuya sahip olmasaydım buraya gelemezdim. Aynı zamanda sporun bana her şeyi verdiğini de biliyorum, her ne kadar spor uğruna birçok şeyden vazgeçmiş olsam da, onun sayesinde BBC'nin dünyanın en etkili kadınları listesine girdim” dedi.

Son olarak “Spor olmasaydı kimliğimi ve kendi varlığımı bulamazdım. Bugünkü halime beni spor getirdi. Kendimi belirli bir alanla sınırlamak yerine, gezdiğim ülkelerde birden fazla kültür ve medeniyeti keşfetmemin kapısını açtı, dolayısıyla bana her şeyi spor verdi ve benden hiçbir şey almadığını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.