Lübnanlı koşucu dünyanın en etkili 100 kadını listesinde

Çocukluğunda zorbalığa maruz kalan koşucu, BBC’nin listesine göre en ünlü koşu sporcusu oldu

Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
TT

Lübnanlı koşucu dünyanın en etkili 100 kadını listesinde

Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)
Lübnanlı atlet Aziza Sbaity koşuda uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı (Lena Bartel-Independent Arabia)

Lübnanlı koşucu Aziza Sbaity, spor kariyerinin bir noktasında BBC'nin 2023 yılı için dünyanın en etkili ve ilham veren 100 kadını listesinde yer alacağını hiç hayal etmemişti.

Sbaity'nin spora olan tutkusu sporcuyu sonuç ve hedef düşünmeksizin koşuya yönlendirdi ve başarı elde etmek düşüncesi bile takıntı haline gelmedi. 

Sbaity adının Michelle Obama, Amal Clooney, İspanyol futbolcu Ballon d'Or sahibi Aitana Bonmatí ve İngiliz sporcu Bianca Williams gibi ilham veren kadınlarla aynı listede olduğunu öğrendiği dokunaklı anı, hayatındaki en güzel an olarak tanımladı.

Spora olan tutkusu sayesinde uluslararası seviyeye ulaşmayı başardı ve uluslararası forumlarda Lübnan bayrağını gururla dalgalandırmayı başardı. Birbiri ardına başarılar elde etse de yürüdüğü yol her zaman çiçeklerle kaplı olmadı.

Destekleyici çevre ve zorbalık

Aziza Sbaity'nin de spor dünyasına girişi, bu alana yönelen her sporcu gibi çocukluk yıllarında oldu. Enerji dolu bir çocuktu ve her türlü sporu seviyordu.

Independent Arabia'ya verdiği röportajda, başarısının sırrını tutkuya bağlarken, destekleyici bir çevrenin varlığının ve yeteneklerini keşfedip onu bu yöne yönlendiren okulunun kendisi için önemli bir teşvik ve herkesin eline geçmeyebilecek bir fırsat olduğunu belirtti. 

Ancak koşma hızındaki olağanüstü yeteneklerine rağmen, ilk olarak basketbola odaklanmayı istemişti.

Bir grupta oynamak onun için bir hedef ve okulda uğradığı zorbalığın üstesinden gelmek için kullanmak istediği bir araçtı.

Lübnanlı bir baba ile Liberyalı bir annenin kızı olan Sbaity, çocukluğunda zorbalığa maruz kaldığını ve umutsuzluğa düştüğünü ve neredeyse depresyona girdiğini anlattı.

Ancak Sbaity zayıflığını hızlı bir şekilde güce dönüştürdü ve bu durumu spor sayesinde aştı. Takım halinde oynanması basketbola başvurmasının ana nedeniydi.

Spor, ilk başta onu koyu tenli bir kız olduğu için kucaklamayan topluma entegre olmak için kendine güvenmesini sağlayan bir araç oldu.

Sbaity “Çocukken zorbalığa maruz kaldıktan sonra, zorbalık ve ırkçılık karşısında sesini yükselten, sosyal medyada, okullarda ve çeşitli yerlerde seminerler vererek çocuklara ve gençlere ivme kazandıran bir sporcu olarak etkili olmaya çalıştım” dedi. 

Tekrarlanan başarılar

Sbaity önce Arap ülkelerindeki turnuvalara katıldı ve Lübnan Şampiyonasına ve Lübnan milli takımına katılmadan önce birçok altın madalya kazandı.

Sürat koşusu alanındaki üstün potansiyelini, antrenörleri ve bu alanda kendisine rehberlik eden kişiler sayesinde çok iyi bir şekilde kavramıştı.

Uyku ve spor eğitimi açısından özel bir diyet ve sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olması gerektiği için spor, yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Üniversiteyi farklı bir alanda, işletme alanında seçmiş olmasına rağmen, tüm bu başarılara ulaşmak ve kendini kanıtlamak için alanını spor tutkusuyla birleştirmeye her zaman özen gösterdi.

Ürdün'de düzenlenen Batı Asya Şampiyonası'nda 26 yaşındayken 100 metrede koşuda ilk kez rekor kırmayı başardı.

Lübnan'da sporcular diğer ülkelerde olduğu gibi kendilerini tamamen spora adayabilmeleri için gerekli maddi ve manevi desteği bulamadığı için, uzmanlık alanını sporla birleştirmenin zorluğu, Sbaity'nin karşılaştığı sıkıntıların bir tanesiydi. 

Rekoru kırabildiğinde düşünce tarzı değişti. Üniversite ve spor arasında denge kurarak başarıya ulaştığını fark etti.

Sonrasında kendini tamamen spora adasa ve varını yoğunu bu alana verse neler olur diye düşündüğünü belirtti.

Bunları şu sözlerle anlattı:

Kendimi tamamen spora adamaya karar vererek, bilinmezliğe doğru atıldığımı o dönemde çok iyi anlamıştım. Başka bir kulübe geçtim ve teknik direktör George Assaf'ın yanında antrenmanlara başladım ve 2019'dan bugüne kadar 5 kez rekor kırarak sürat koşusunda elde ettiğim sayıyı artırmayı başardım.

Sbaity “Fas'ta 200 metrede altın madalya, Katar'da ise Batı Asya Şampiyonası'nı kazandım. Daha sonra spor dünyasında başarının sadece fiziksel yetenek ve antrenmanla değil, aynı zamanda hem fiziksel hem de psikolojik yönlerle bağlantılı olduğunu fark ettim. Bu da beni spor uğruna her şeyden vazgeçmemeye itti ve uluslararası düzeydeki başarımın sırrı da buydu” dedi. 

Art arda elde ettiği başarıların ardından Sbaity bir sporcu ve koşucu olarak ihtiyaç duyduğu sağlıklı yaşam tarzı için kendisine gerekli her şeyi sağlayan diğer sponsor kulüplerin yanı sıra, müsabakalarda sponsoru ve destekçisi olan 'Let's Run' kulübüne katıldı.

Ayrıca sevdiği alanda çalışmak üzere sporla ilgili bir sivil toplum kuruluşuna katıldı. Bu kuruluş, sporda, özellikle sürat koşusunda dikkat çekici yeteneklere sahip çocukları bulmakla ilgileniyor.

Spora yönelik tüm çabalarını göstermeleri, rehavete kapılmadan yeteneklerini geliştirmeleri karşılığında bu çocukların okul ücretleri bağışçılardan sağlanan fonlarla karşılanıyor.

Çocukların spora olan bağlılığını ve yeteneklerini geliştirmek için çalışan kuruş kültür ve eğitim alanları ile de ilgileniyor. 

BBC'nin listesi

BBC'nin dünyanın en etkili 100 kadını arasında yer almasına gelince, Lübnan tarihinin en hızlı koşucusu olarak kabul edilen Sbaity, elde ettiği uluslararası başarıların yanı sıra, 60 metre ve 100 metre yarışlarında da Lübnan rekorunu elinde tutuyor.

Sbaity bu listede yer almasının ani olduğunu ve daha önce duymadığını belirtti. İlgili makamların fotoğraflarını ve biyografisini almak için kendisiyle temasa geçtiğini ancak kendisinin bu listede ismini görmeyi beklemediğini anlattı.

Bu düzeyde bir küresel başarıya ulaştığını öğrendiğinde gözyaşlarına hakim olamadığını ve çok dokunaklı bir an olduğunu söyledi.

Lübnan'ı temsil edebildiği tüm başarılardan sonra, Sbaity her gün başardıklarından dolayı minnettarlığını ifade ediyor ama aynı zamanda her deneyimli sporcu gibi çok çalıştığını, hiçbir çabadan kaçınmadığını ancak yorgunluk ve hayal kırıklığı yaşadığı anların olduğunu da belirtiyor. 

Sbaity'nin bugünkü hayalinin, Paris'teki 2024 Olimpiyat Oyunları'na katılıp Lübnan'ı temsil etmek olduğunu söyledi.

Bu nedenle, özellikle sürat koşusu sporunda Lübnan'dan erkek ve kadın bir kişiyi seçmenin belirli kriterleri olduğundan, şu anda bu adımda başarılı olmak için gereken standartlara göre antrenman yaptığını, mücadelenin zor olduğunu inkar etmediğini ve tüm çabasını bu hedefe ulaşmak için sarf ettiğini anlattı.

Zorluklar ve baskılar

Sbaity'nin hayatı zorluklarla, stres ve baskıyla dolu, birçok faydası olmasına rağmen spordaki rekabet bunları da barındırıyor.

Sporda attığınız her adımda daha fazla başarıya ulaşmak için çabalar, bazen başarısız olabilir ve hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Bu defalarca olur ancak ardından tekrar ayağa kalkmanız ve aynı yolu daha büyük bir şevk ve güçle tekrarlamanız gerekir. 

Sbaity “Bu tür stres kolay değil ve bazen psikolojik duruma da olumsuz yansıyabiliyor. Birçok deneyimimde başıma gelen de bu oldu ve eğer bu tutkuya sahip olmasaydım buraya gelemezdim. Aynı zamanda sporun bana her şeyi verdiğini de biliyorum, her ne kadar spor uğruna birçok şeyden vazgeçmiş olsam da, onun sayesinde BBC'nin dünyanın en etkili kadınları listesine girdim” dedi.

Son olarak “Spor olmasaydı kimliğimi ve kendi varlığımı bulamazdım. Bugünkü halime beni spor getirdi. Kendimi belirli bir alanla sınırlamak yerine, gezdiğim ülkelerde birden fazla kültür ve medeniyeti keşfetmemin kapısını açtı, dolayısıyla bana her şeyi spor verdi ve benden hiçbir şey almadığını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında deplasmanda Lyon'u 2-1 mağlup ederek lig aşamasına yükseldi. İstanbul'daki ilk maçın 1-1 sona ermesinin ardından Fransa'daki rövanşta sarı-lacivertliler, ilk yarıda Vedat Muriqi ve İngiliz savunmacı Archie Brown'ın golleriyle 2-0 öne geçti. Toplam skorda 3-2'lik üstünlük sağlayan Fenerbahçe, 18 yıllık aranın ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkına sahip oldu. 

İkinci yarıda Belçikalı kanat oyuncusu Malick Fofana'nın golüyle umutlanan Lyon, beraberlik için baskısını artırdı. Ancak Fransız ekibinin Lois Openda ve Kail Boudache ile bulduğu iki gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Fenerbahçe kalan bölümde skoru koruyarak adını Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasına yazdırdı.

AEK Atina'dan farklı galibiyet

AEK Atina ise Levski Sofya'yı 4-0 mağlup ederek Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına yükselen bir diğer takım oldu.

Macar forvet Barnabas Varga iki golle galibiyette başrol oynarken, eski Real Madrid oyuncusu Luka Jovic de AEK adına fileleri havalandırdı. Rumen orta saha oyuncusu Razvan Marin'in penaltıdan kaydettiği golle birlikte Yunan ekibi karşılaşmadan 4-0 galip ayrıldı.

Bulgaristan'da oynanan ilk maçın 0-0 sona ermesinin ardından AEK Atina, rövanştaki farklı galibiyetiyle turu geçti.

Viking Stavanger tarih yazdı

Norveç temsilcisi Viking Stavanger da Dinamo Zagreb'i 3-1 mağlup ederek toplamda 5-3'lük skorla tur atladı.

Arber Hoxha'nın erken golüyle geriye düşen Viking Stavanger, yalnızca sekiz dakika sonra Zlatko Tripic'in penaltıdan attığı golle beraberliği yakaladı.

İkinci yarının başında ise Norveç ekibi iki dakika içinde iki gol birden buldu. Edvin Austbo ve Tobias Moi'nin golleri, Viking Stavanger'a galibiyeti ve turu getirdi.

Viking Stavanger böylece tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasında mücadele etme hakkı kazandı.


Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
TT

Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)

2016 ve 2021 arasındaki 6 yıllık dönemde hayatını kaybeden eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı tespit edildi.

Kronik travmatik ensefalopati (CTE) diye bilinen beyin hastalığının henüz bütün yönleriyle anlaşılmasa da tekrarlayan kafa darbelerinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne yol açan CTE, zamanla kötüleşiyor. Hastalığın bilişsel becerilerde gerileme, duygu durum değişiklikleri ve yürüme güçlüğü gibi belirtilerle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ancak bu belirtilerin ortaya çıkması yıllar sürebiliyor.

Bilim insanları, hastalığın tekrarlayan kafa darbeleriyle bağlantılı olduğunu ve Amerikan futbolu oyuncularıyla askerler gibi bu tür darbelere sık maruz kalan gruplarda daha yaygın görüldüğünü söylüyor.

CTE araştırmalarının önündeki başlıca güçlüklerden biri, hastalığa kesin tanının ancak ölümden sonra yapılan otopsiyle konabilmesi. 

Mass General Brigham Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Daniel Daneshvar liderliğindeki bir ekip, yeni çalışmalarında CTE'nin Amerikan futbolu oyuncularında ne kadar yaygın olduğunu ortaya koydu. 

Araştırmacılar, Amerikan futbolunun en üst düzey ligi NFL'de oynamış ve 2016 ila 2021'de hayatını kaybetmiş kişilerin beynini inceledi.

Bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncudan 235'i beynini bağışlamıştı. Bulguları hakemli dergi British Medical Journal'da dün (25 Ağustos) yayımlanan çalışmaya göre bu kişilerin 215'inin beyninde CTE saptandı. 

Araştırmacılar, bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncunun tamamı dikkate alındığında CTE yaygınlığının en az yüzde 24,5, en fazla yüzde 97,7 olabileceğini hesapladı.

Harvard Tıp Fakültesi'nde de öğretim üyesi olan Daneshvar "Biz ve diğerleri, özellikle NFL oyuncularında nörodejeneratif hastalıktan ölüm oranının genel nüfusa göre yaklaşık 4 kat daha yüksek olduğunu gösterdik" diyerek ekliyor:

Bu bulgular, NFL oyuncuları öldükleri sırada CTE’nin görülme sıklığının, daha önce toplum temelli çalışmalarda saptanan oranlardan daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, sporcuların oyunda aldığı darbeleri azaltma yönünde NFL'e çağrı yapıyor.

NFL'in 2011 Toplu İş Sözleşmesi, sezon boyunca yapılacak temaslı antrenman sayısını sınırlamıştı. 

Çalışmanın ardından konuşan NFL sözcüsü "NFL, oyunu daha güvenli hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor ve beyin sarsıntılarını ve kafa darbelerini azaltmaya yönelik stratejiler uyguluyor" ifadelerini kullandı:

NFL, bu topluluğun fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştirmek için güçlü ve giderek genişleyen imkanlardan yararlanabilmesini sağlama konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Eski oyuncuları, sağlık endişesi duyduklarında bu kaynaklardan yararlanmaya teşvik ediyoruz.

Bilim insanları oyuncuların aldığı kafa darbelerinin NFL'den öncesine, üniversite ve lise yıllarına uzandığına dikkat çekiyor. 

Daneshvar "Bu kafa darbeleri biriktikçe risk de artıyor." diye açıklıyor. 

Araştırmacı, NFL'de alınan önlemlerin, üniversite, lise ve daha önceki seviyelerde de uygulanmasıyla sporcuların sağlığının daha iyi korunabileceğini belirtiyor.

Daneshvar, "Kafa darbelerinin neredeyse yüzde 70'inin antrenmanlarda meydana geldiğini biliyoruz" diyerek ekliyor: 

Bu nedenle, bu seviyelerin hiçbirinde oyun süresini tek bir dakika bile değiştirmeden, bu bireylerin yaşamları boyunca maruz kaldığı toplam kafa darbesi yükünü önemli ölçüde azaltabiliriz.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, British Medical Journal, Mayo Clinic


18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
TT

18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)

Faslı Ayoub Bouaddi, transfer piyasasında tarihe geçti. 18 yaşındaki orta saha oyuncusu, Fransız Lille’den Manchester City’ye 95 milyon euro karşılığında transfer olarak Avrupa’ya transfer olan en pahalı Arap futbolcu unvanını elde etti. Anlaşmadaki bonusların gerçekleşmesi halinde transfer bedeli 100 milyon euroyu bulabilecek.

Bouaddi’nin transferinin önemi yalnızca en pahalı Arap futbolcular listesinin zirvesine yerleşmesinden ibaret değil. Anlaşma aynı zamanda Faslı orta saha oyuncusunun kısa sürede katettiği büyük mesafeyi de gözler önüne seriyor. Bouaddi, Lille formasıyla geçirdiği dikkat çekici sezonun ve Fas Milli Takımı'yla sergilediği etkileyici performansın ardından henüz 18 yaşındayken Manchester City'ye transfer oldu. Genç oyuncu, İngiliz kulübüyle 2031 yılına kadar sözleşme imzaladı.

dfergrt
Omar Marmoush, Eintracht Frankfurt’tan Manchester City’ye 75 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Manchester City ile Lille, transfer için 95 milyon euroluk garanti bedel üzerinde anlaşırken, 5 milyon euroya kadar çıkabilecek bonuslar da sözleşmeye eklendi. Böylece Bouaddi, bonussuz bedeli 95 milyon euro olan ve toplam değeri 100 milyon euro sınırına ulaşabilecek ilk Arap futbolcu transferi oldu.

Şarku'l Avsat derlediği verilere göre transferin garanti bedeli, Bouaddi'yi listenin ikinci sırasında bulunan Mısırlı Omar Marmoush'un 20 milyon euro önüne taşıdı. Marmoush, 2025 yılında Eintracht Frankfurt'tan Manchester City'ye 75 milyon euro karşılığında transfer olmuştu.

sdvrgf
Achraf Hakimi, Inter Milan’dan Paris Saint-Germain’e 68 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP)

Listenin üçüncü sırasında ise Faslı Achraf Hakimi yer alıyor. Hakimi, Inter Milan'dan Paris Saint-Germain'e 68 milyon euro karşılığında transfer olmuştu. Cezayirli Riyad Mahrez ise Manchester City'nin Leicester City'den transferi için ödediği 67,8 milyon euroluk bedelle dördüncü sırada bulunuyor.

csd
Riyad Mahrez, Leicester City’den Manchester City’ye 67,8 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Faslı futbolcuların ağırlığı beşinci sırada da devam ediyor. Ismaïl Saibari, listede yer alan verilere göre PSV Eindhoven'dan Bayern Münih'e 50 milyon euro karşılığında transferiyle beşinci sıraya yerleşiyor. Böylece listenin ilk beş sırasında üç Faslı futbolcu bulunuyor.

sadcvf
İsmail Saibari, PSV Eindhoven’dan Bayern Münih’e 50 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Hakimi, en pahalı 10 Arap transferi listesinde ikinci kez yer alıyor. Faslı futbolcunun Real Madrid'den Inter Milan'a 43 milyon euro karşılığında transferi altıncı sırada bulunuyor. Onu, 2017 yılında Roma'dan Liverpool'a 42 milyon euro karşılığında transfer olan Mısırlı Mohamed Salah takip ediyor.

bh
Nayef Aguerd, Rennes’ten West Ham United’a 35 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Faslı Hakim Ziyech, Ajax'tan Chelsea'ye 40 milyon euro karşılığında transferiyle sekizinci sırada yer alıyor. Onu, Rennes'ten West Ham United'a 35 milyon euro karşılığında transfer olan vatandaşı Nayef Aguerd izliyor. Listenin son sırasında ise Riyad Mahrez bulunuyor. Cezayirli oyuncunun Manchester City'den Suudi Arabistan kulübü Al Ahli'ye 35 milyon euro karşılığında transferi 10. sırada yer alıyor.

İlk 10'daki transferler, Faslı futbolcuların belirgin üstünlüğünü ortaya koyuyor. Listede Faslı oyunculara ait 6 transfer bulunurken, Mısırlı futbolculara ait 2, Cezayirli Riyad Mahrez'e ait ise 2 transfer yer alıyor. Hakimi ve Mahrez'in kariyerlerindeki farklı transferler nedeniyle listede ikişer kez yer aldığı görülüyor.

vfgbtbh
Hakim Ziyech, Ajax’tan Chelsea’ye 40 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Listedeki 10 transferin toplam değeri yaklaşık 555,8 milyon euroya ulaşıyor. Bu rakamın yüzde 17'sinden fazlası tek başına Bouaddi'nin transferine ait. Genç futbolcunun transfer bedeli, bonuslarla birlikte 100 milyon euroya ulaşırsa bu oran daha da yükselecek.

Manchester City, Arap futbolcuların gerçekleştirdiği yüksek bedelli transferlerde en fazla öne çıkan kulüp olarak dikkat çekiyor. İngiliz ekibi Bouaddi, Marmoush ve Mahrez'i kadrosuna katmak için toplam 237,8 milyon euro harcarken, Mahrez'in Manchester City'den Al Ahli'ye transferinde de kulübün adı listenin bir başka büyük anlaşmasında yer alıyor.

dsvde
Mohamed Salah, Roma’dan Liverpool’a 42 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP).

Bouaddi'nin transferi, Fas Milli Takımı'yla 2026 Dünya Kupası'nda gösterdiği dikkat çekici performansın ardından geldi. Genç futbolcu, Fas'ın turnuvadaki altı maçının beşinde ilk 11'de sahaya çıktı ve takımının çeyrek finale yükselmesine katkı sağladı. Böylece turnuvanın öne çıkan genç oyuncularından biri olarak kendisini gösterdi.

186 santimetre boyundaki orta saha oyuncusu, topu kontrol altında tutma, baskıdan çıkma ve rakip eksiltme konusunda dikkat çekici özelliklere sahip. Bunun yanı sıra top kazanma ve oyunu okuma becerileriyle de öne çıkıyor. Bouaddi, geçen sezon Lille formasıyla maç başına 1,2 başarılı çalım ortalaması yakaladı. Bu rakam, Avrupa'nın beş büyük ligindeki defansif orta saha oyuncuları arasında en yüksek beşinci oran olarak kayıtlara geçti.

Manchester City, Rodri’nin Barcelona’ya transferi sonrası orta sahada başlattığı yeniden yapılanma kapsamında Bouaddi’yi kadrosuna kattı. Genç oyuncunun ilk sezonundan itibaren önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bouaddi ise henüz kariyerinin başında bulunduğunu ve önünde gelişimini sürdürmesi için uzun bir süreç olduğunu vurguluyor.

Bouaddi'nin transferi, rekor bedelin ötesinde başka bir anlam da taşıyor. Listedeki en pahalı beş Arap transferinden dördünün 2025 yılından bu yana gerçekleşmiş olması, Avrupa transfer piyasasında Arap futbolcuların finansal değerindeki büyük yükselişe işaret ediyor.

Salah, Mahrez ve Hakimi gibi yıldızların 40 ve 60 milyon euronun üzerindeki transferlere ulaşabilmeleri için uzun yıllar en üst düzeyde performans göstermeleri gerekirken, Bouaddi henüz 18 yaşındayken listenin zirvesine çıktı ve kendisinden sonraki transfer bedelinin oldukça üzerinde bir rakama ulaştı.

95 milyon euroluk garanti bedel ve 5 milyon euroluk potansiyel bonuslarla Bouaddi yalnızca en pahalı Arap futbolcu olmakla kalmadı; aynı zamanda transfer bedeli 100 milyon euro sınırına yaklaşan ilk Arap futbolcu oldu. Bu transfer, Arap futbolcuların Avrupa futbolundaki finansal değerleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.