Türkiye'de "ara transfer" dönemi sona erdi

"Ara transfer" olarak adlandırılan ikinci transfer ve tescil dönemi sonlandı.

Türkiye'de "ara transfer" dönemi sona erdi
TT

Türkiye'de "ara transfer" dönemi sona erdi

Türkiye'de "ara transfer" dönemi sona erdi

Futbolda 11 Ocak'ta başlayan ve 29 gün süren ara transfer dönemi kapandı. Trendyol Süper Lig'de mücadele eden 20 kulüpten 19'u kadrosuna en az bir oyuncu dahil etti.

Ara transferde 19 kulüp 87 futbolcu ile sözleşme imzaladı.

Ara transferde alınan futbolcular

Süper Lig takımlarının ikinci transfer ve tescil döneminde kadrosuna kattığı futbolcular şöyle:

Yukatel Adana Demirspor: Jose Rodriguez, Stivan Mendoza, Abat Aymbetov, Breyton Fougeu, Nabil Alioui, Milad Mohammadi, Maestro, Motez Nourani, Youcef Atal

Corendon Alanyaspor: Ui-Jo Hwang, Ahmed Hassan, Daniel Kehinde Akinlosotu

RAMS Başakşehir: Josef De Suoza, Davidson, Olivier Kemen, Hamza Ljukovac

Beşiktaş: Jonas Svensson, Joe Worrall, Ernest Muci, Al-Musrati

Çaykur Rizespor: Muammer Sarıkaya, Canberk Yurdakul, Ozan Koç, David Akintola

VavaCars Fatih Karagümrük: Andrea Bertolacci, Koray Günter, Tonio Teklic, Dimitrios Kourbelis, Emre Mor, Salvotore Sirigu, Marcos Vinicius Amaral Alves

Fenerbahçe: Çağlar Söyüncü, Leonardo Bonucci, Rade Krunic, Serdar Dursun

Galatasaray: Derrick Köhn, Carlos Vinicius, Serge Aurier

Gaziantep FK: Aliou, Deian Sorescu, Halil Bağcı, Brian Acosta, Jamiro Monteiro

Atakaş Hatayspor: Doğukan Sinik, Abdülkadir Parmak, Cemali Sertel, Halil Dervişoğlu, Rui Pedro

İstanbulspor: Emrehan Gedikli

Kasımpaşa: Emre Gedik, Trazie Thomas, Jackson Porozo, Oğulcan Çağlayan, Loret Sadiku, Rochinha

Mondihome Kayserispor: Duckens Nazon, Otabek Shukurov, Mehdi Bourabia

TÜMOSAN Konyaspor: Valon Ethemi, Anderson Niangbo, Emmanuel Boateng, Filip Damjanovic, Bouly Sambou, Jakup Slowik, Alassane Ndao, Teenage Hadebe

MKE Ankaragücü: Riccardo Saponara, Ertaç Özbir, Alexis Flips, Kazımcan Karataş, Christian Bassogog, Abdurrahim Dursun

Siltaş Yapı Pendikspor: Umut Nayir, Badou Ndiaye, Mame Thiam

Yılport Samsunspor: Benito Raman, Muammer Yıldırım, Arbnor Muja

EMS Yapı Sivasspor: Bartuğ Elmaz, Kerem Atakan Kesgin, İbrahim Akdağ, Djordje Nikolic, Mijo Caktas, Azizbek Turgunboev, Queensy Menig, Hüseyin Arslan

Trabzonspor: Thomas Meunier

Ara transferde takımlar 87 futbolcu transfer etti

Yaklaşık 1 ay süren dönemde Süper Lig'de mücadele eden 20 kulübün 19'u kadrosuna yeni futbolcular dahil etti. Takımlar, 87 oyuncuyla sözleşme imzaladı.

Ara transfer dönemini en hareketli geçiren takım, birçok yıldız oyuncuyla yollarını ayıran Yukatel Adana Demirspor oldu. Adana temsilcisi 9 oyuncu transfer etti. Bu takımı sekizer transferle düşme hattından kurtulmaya çalışan TÜMOSAN Konyaspor ile ilk 10'u hedefleyen EMS Yapı Sivasspor izledi.

VavaCars Fatih Karagümrük'ün 7, Kasımpaşa ve MKE Ankaragücü'nün altışar transfer gerçekleştirdiği ara dönemde Gaziantep FK 5 transfer yaptı.

En az transfere ise birer oyuncuyla İstanbulspor ile Trabzonspor imza attı.

Antalyaspor transfer yapamadı

Süper Lig'de kadrosuna yeni futbolcu katamayan tek takım Bitexen Antalyaspor oldu.

Transfer yasağı bulunan Akdeniz temsilcisi, ara transferde yeni oyuncu alamadı.

Takımlar yabancı oyuncuyu tercih etti

Alınan futbolcuların 63'ünü yabancı uyruklular, 24'ünü yerli oyuncular oluşturdu. Süper Lig temsilcilerinin kadrosuna kattığı 63 yabancı futbolcu, 39 ülkenin pasaportunu taşıyor.

En fazla Senegalli ve Arnavut

Süper Lig temsilcileri, ara transferde en fazla Senegalli ve Arnavut futbolcu transfer etti.

Ara transferde alınan yabancı oyuncular arasında en fazla transfer edilen ülke vatandaşı 5 futbolcuyla Senegalli ve Arnavutlar oldu. İtalyanlar ile Brezilyalılar dörder futbolcuyla ikinci, Fildişi Sahili ise 3 oyuncuyla 3. sırada yer aldı.

Belçika, Hırvatistan, Kamerun, Nijerya, Özbekistan, Bosna Hersek, Portekiz ve Sırbistan vatandaşı ikişer oyuncunun transfer olduğu Süper Lig'de birer Almanya, Angola, Ekvator, Fransa, Gana, Güney Kore, Haiti, Honduras, İngiltere, İran, İspanya, Kazakistan, Kolombiya, Kongo, Norveç, Polonya, Romanya, Tunus, Cezayir, Hollanda, Fas, Yeşil Burun Adaları, Mısır, Libya, Zimbabve ve Yunanistan vatandaşı sözleşme imzaladı.

Sekiz kulübün tüm tercihi yabancı

Süper Lig'de ara transfer döneminde yeni oyuncu alan 19 kulübün 8'i tercihinin tamamını yabancıdan yana kullandı.

Sezonun ilk yarısında forma giyen birçok yıldız oyuncusuyla yollarını ayıran Adana temsilcisi 9, düşme hattındaki TÜMOSAN Konyaspor ara transferde 8 futbolcu aldı. Bunların tamamının yabancı olması dikkati çekti.

Alanyaspor (3), RAMS Başakşehir (4), Beşiktaş (4), Galatasaray (3), Mondihome Kayserispor (3) ve Trabzonspor (1) aldığı tüm oyuncularda tercihi yabancıdan yana oldu.

Atakaş Hatayspor, Çaykur Rizespor, VavaCars Fatih Karagümrük, Fenerbahçe, Gaziantep FK, Atakaş Hatayspor, İstanbulspor, Kasımpaşa, MKE Ankaragücü, Siltaş Yapı Pendikspor, Yılport Samsunspor ve EMS Yapı Sivasspor, yabancının yanı sıra yerli futbolcu da tercih etti.

En genci Rizespor

Çaykur Rizespor, transferlerinde en düşük yaş ortalaması yakalayan kulüp oldu.

Ara transferde dört futbolcuyu kadrosuna dahil eden Karadeniz temsilcisinin transferlerinin yaş ortalaması 24,5'te kaldı.

En genç ve en yaşlı

İkinci transfer ve tescil döneminde sözleşme imzalanan en yaşlı futbolcu Salvotore Sirigu oldu.

Fatih Karagümrük'ün kadrosuna kattığı İtalyan kaleci Sirigu, 37 yaşla ara transferin en yaşlı oyuncusu konumunda. Sirigu'yu Fenerbahçe'nin 36 yaşındaki stoperi Leonardo Bonucci izledi.

En genç futbolcu ise 6 Ocak 2004 doğumlu Yukatel Adana Demirsporlu Breyton Fougeu oldu.



Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tottenham menajeri Roberto De Zerbi, çehresi değişen kadrosunun henüz "bir takım olmadığını" belirterek, yaz transfer döneminden sonra tam formuna henüz kavuşamayan üç oyuncunun adını verdi.

Tottenham transfer döneminde büyük harcamalar yaptı ve Savinho'nun transferiyle 300 milyon sterlin (yaklaşık 19,6 milyar TL) eşiğini geçmesi bekleniyor. Buna rağmen Spurs, ligdeki ilk maçında Brentford'a karşı 3-0'lık ağır bir yenilgi alarak hayal kırıklığı yaşadı.

De Zerbi, "Birçok nedenden dolayı henüz bir takım olmadığımızı düşünüyorum" dedi.

Fiziksel açıdan henüz istediğimiz seviyede değiliz. Ama bu bir bahane değil. Yeni bir proje inşa ederken zamana ihtiyacımız olduğunu bahene etmek istemiyorum ancak bu sorunların üstesinden gelmeliyiz. Oyuncularıma, kulübüme ve kendime inanıyorum. İyi çalıştığımızı düşünüyorum ama Premier Lig'in başlangıcına hazır hale gelmekte geciktik. Bu konuda hızla gelişmemiz gerekiyor. Bugün daha iyi mücadele edebilirdik ve çok fazla ikili mücadele kaybettik. Hedefimiz takım haline gelmek. Takım ruhunu ve özünü bulmak zaman alan bir süreç. 

De Zerbi, Tottenham'ın yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı 6 oyuncudan 5'ine ilk kez forma şansı verdi ancak "Marcos Senesi, Jan Paul van Hecke ve Sandro Tonali'nin fiziksel açıdan en iyi durumda olmadıklarını" söyledi. Senesi ve Van Hecke sırasıyla Arjantin ve Hollanda'yla Dünya Kupası'nda yer almıştı.

Takımının fiziksel durumu hakkında De Zerbi şunları ekledi:

Bunu maçtan önce biliyorduk. Bunun yanı sıra organizasyon ve pres gibi birçok alanda gelişmemiz gerekiyor.  Hızlı bir şekilde gelişebiliriz ancak önce bu oyunu daha iyi anlamamız gerekiyor. Fiziksel durumlarını ve takıma yeni katıldıklarını biliyorum. Ancak daha fazlasını ortaya koymalıyız. Daha çok mücadele etmeliyiz. Oyuncular, onlara çok güvendiğimi biliyor ve hızlı bir şekilde gelişmeyi umuyoruz.

Öte yandan Brentford etkileyici bir performans sergiledi ve Keith Andrews, kulüp rekoru kıran 41 milyon sterlinlik (yaklaşık 2,7 milyar TL) orta saha oyuncusu Mamadou Sangare'nin etkisini övdü.

Birçok açıdan oldukça etkileyici. Sezon öncesi hazırlık dönemine bakarak neyle karşılaşacağınızı asla tam olarak bilemezsiniz. Ama iyi bir konumda olduğumuzu hissettik ve oldukça iyi bir performans sergiledik. Umarım [Sangare] bu tür performansları sürdürür. Onunla çalışmak güzel ve kulüp bu transferi gerçekleştirdiği için büyük övgüyü hak ediyor çünkü başka bir takıma gidebilirdi. Zaten kaliteli olan orta sahamıza güç katıyor. Bugünkü performansından gerçekten keyif aldım. Farklı bir lige ve dile nasıl uyum sağlayacağını önceden tam olarak kestirmek mümkün değil ama o mütevazı ve son derece hırslı bir genç. 

Independent Türkçe


Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
TT

Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)

Çağatay Koparal Spor Editörü, Çeviri ve Dış Haberler Servisi 

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Katalonya'daki İnsan Kulesi Festivali'ni inceliyoruz.

Bir meydanda yüzlerce insanın toplandığını düşünün. Ortada ne bir futbol sahası ne de bir pist var. Bunun yerine insanlar birbirlerine kenetleniyor, omuz omuza veriyor ve birkaç dakika içinde kalabalığın ortasından dev bir insan kulesi yükselmeye başlıyor.

En alt bölümde onlarca kişi yapıyı ayakta tutarken, daha hafif ve çevik olanlar birbirlerinin üzerinden tırmanıyor. En tepede ise küçük bir çocuk beliriyor ve elini havaya kaldırıyor. Castell tamamlanmış oluyor.

Katalonya'nın en sıradışı geleneklerinden biri olan castells, kelime anlamıyla "kaleler" demek. Ancak burada taştan duvarlar yerine insanlardan oluşan kaleler kuruluyor.

Bu kuleler yalnızca görsel olarak etkileyici değil; aynı zamanda güç, denge, cesaret, güven ve ekip çalışmasının sınırlarını zorlayan bir gösteri niteliğinde.

Castells geleneğinin kökeni 18. yüzyılda Tarragona çevresindeki Camp de Tarragona bölgesine uzanıyor. Geleneğin Katalonya'daki ilk yazılı kaydı 1712'de Valls kentinde görülüyor.

Kökeninin ise Valensiya bölgesindeki daha eski Muixeranga geleneğine dayandığı düşünülüyor. Zamanla Valls, Tarragona ve Vilafranca del Penedès gibi kentlere yayılan castells, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Katalonya'nın diğer bölgelerinde de yaygınlaştı.

Bugün Katalonya genelinde 100'den fazla castell ekibi bulunuyor ve yıl boyunca yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Hatta her yıl 10 binden fazla castell kuruluyor. Bu nedenle karşılaşılan manzara birkaç kişinin eğlence amacıyla birbirinin omzuna çıkmasından çok daha fazlası.
 

İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)
İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)

Castells, kendi ekipleri, antrenmanları, yarışmaları ve gelenekleri bulunan büyük bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Bir castell'in nasıl kurulduğuna bakıldığında ise işin ne kadar ciddi olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Kulenin en altındaki bölüme pinya adı veriliyor. Pinya, yapının temelini oluşturan ve aynı zamanda yukarıdaki insanların düşmesi durumunda onları korumaya çalışan insanlardan oluşuyor.

Üst katlara çıkıldıkça insan sayısı azalıyor, ancak görev de zorlaşıyor. En tepede ise son derece hafif ve çevik çocuklar yer alıyor. Enxaneta adı verilen en üstteki çocuk yerine ulaşıp bir elini havaya kaldırdığında kule kurulmuş kabul ediliyor.

Fakat iş burada bitmiyor. Bir castell'in başarılı sayılması için yalnızca kurulması değil, kontrollü biçimde tamamen bozulması da gerekiyor.

Hatta kulenin dağılması çoğu zaman en riskli bölüm olarak kabul ediliyor. Üst seviyelerdeki insanlar birer birer aşağı inerken, aşağıdakiler yapının dengesini korumaya devam ediyor.

Bu nedenle castells'in temelinde 4 kavram bulunuyor: Güç, denge, cesaret ve sağduyu.

Kulenin tabanındaki insanların güçlü olması gerekiyor. Yukarı çıktıkça ise daha hafif, çevik ve dengeli kişiler tercih ediliyor.

Fakat fiziksel özellikler tek başına yeterli değil. Bir kuleci, ağırlığını taşıyan kişiye güvenmek zorunda. Aynı şekilde aşağıdaki kişi de üzerinde duranın hareketlerine güveniyor. Bir kişinin hatası onlarca kişiyi etkileyebileceği için koordinasyon büyük önem taşıyor.

Bu noktada castells'in tarihinde önemli bir değişim yaşandı: Kadınların bu geleneğe dahil olması.

Uzun süre erkeklerin egemen olduğu castell dünyasında kadınların yer alması başlangıçta kolay olmadı. Ancak özellikle 1980'lerden itibaren kadınların ekiplerde daha fazla yer alması, kulelerin yapısını da değiştirdi.

Kadınların üst seviyelerde yer almasıyla daha hafif ve güçlü yapılar kurulmaya başlandı. Bu değişim, daha önce ulaşılması neredeyse hayal edilen 9 ve 10 katlı kulelerin kurulmasına da katkı sağladı.

Üstelik kadınlar yalnızca kulenin üst bölümlerinde değil, pinya ve forro adı verilen destek katmanlarında da görev alıyor.

Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)
Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)

Böylece yapının alt bölümlerindeki toplam ağırlığın azaltılması mümkün oluyor. Casteller dünyasındaki bu dönüşüm, geleneğin neden zaman içinde değişebilen canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.

Kulecilerin kendilerine özgü kıyafetleri de var. Beyaz pantolon, takımın rengindeki gömlek, bele sarılan uzun faixa (kuşak) ve genellikle başta kullanılan bir mendil bu kıyafetin temel parçaları.

Özellikle faixa yalnızca geleneksel bir aksesuar değil; tırmananlar için aynı zamanda tutunabilecekleri bir destek noktası.

Kuleyi oluşturan insanlar ise gösteri sırasında çıplak ayakla tırmanıyor. Bunun nedeni hem dengeyi daha iyi sağlayabilmek hem de yukarı çıkarken alttaki kişinin vücudunu daha iyi hissedebilmek.

Castells'in en etkileyici taraflarından biri ise tek bir kişinin başarısının neredeyse hiçbir anlam ifade etmemesi. En üstteki çocuk bütün dikkatleri üzerine çekse de onun oraya ulaşabilmesi, aşağıdaki onlarca kişinin kusursuz biçimde çalışmasına bağlı. Bu nedenle casteller dünyasında ekip ruhu her şeyin önünde geliyor.

Bu anlayış Katalonya'nın önemli meydanlarında düzenlenen diada castellera adı verilen gösterilerde açıkça görülüyor.

Gösteri başlamadan önce meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor. Ardından müzik eşliğinde kule yükselmeye başladığında ortam bir anda sessizleşiyor. Enxaneta elini kaldırdığında ise meydan büyük bir coşkuyla yankılanıyor.

Castells yalnızca gösterilerden ibaret de değil. İki yılda bir Tarragona'da düzenlenen Concurs de Castells, bu dünyanın en büyük organizasyonlarından biri.

Yaklaşık 50 ekip yarışmada yer alırken, en başarılı 12 ekip büyük final niteliğindeki etkinlikte karşı karşıya geliyor. Burada amaç yalnızca mümkün olan en yüksek kuleyi yapmak değil; zorlu yapıları başarıyla kurup tamamlayarak rakiplerden daha yüksek puan toplamak.

Bu geleneğin dünya çapındaki öneminin kabul edilmesi de uzun sürmedi. UNESCO, 16 Kasım 2010'da castells'i İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan etti.

Belki de castells'i bu kadar etkileyici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Dışarıdan bakıldığında insanların birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturduğu tuhaf ve tehlikeli bir gösteri gibi görünüyor. Fakat biraz daha yakından bakıldığında bunun yüzlerce yıllık bir gelenek, ciddi fiziksel hazırlık ve kusursuz bir takım çalışmasının birleşimi olduğu görülüyor.

Çünkü castell'de en güçlü kişi en yukarı çıkmıyor. En hafif olan çıkıyor. En cesur olan da tek başına kazanamıyor. Onun başarısı, aşağıda birbirine güvenen onlarca insanın omuzlarında yükseliyor.

Ve belki de bu yüzden Katalonya'nın insan kuleleri, gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir spor gösterisinden çok daha fazlasını anlatıyor: Tek başına yükselemeyeceğinizi, bazen başkalarının omuzlarına güvenmeniz gerektiğini.

Kaynaklar: Catalunya, UNESCO, AP                © The Independentturkish


Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

FIFA, Başkan Gianni Infantino’yu eleştiren üst düzey bir yöneticinin kurumdan ayrılmasının ardından "korku iklimiyle yönetilmekle" suçlanıyor.

Kevin Lamour, FIFA'nın baş operasyon sorumlusu görevinden pazartesi günü ayrıldı. Bu ayrılık, Infantino'nun Dünya Kupası'ndaki ticari hisseleri satma planlarının FIFA çalışanlarını "aldattığını" söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

Lamour, bu planları eleştirmiş ve konu hakkında bilgilendirilmeyen FIFA çalışanlarının "hor görülmekten ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiğini" söylemişti. Ayrıca bu konuda konuştuktan sonra "o gece rahat uyuyabileceğini" de belirtmişti.

Infantino'nun liderliğindeki FIFA'yı uzun zamandır eleştiren Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, Associated Press'e kovulduğuna inandığı Lamour'ın FIFA yönetimindekilerin Infantino'nun emirlerini yerine getirmesini eleştirdiğini söyledi.

FIFA, pazartesi günü yaptığı açıklamada Lamour'a iki yıllık hizmeti için teşekkür etmiş ve "FIFA'yla baş operasyon sorumlusu Kevin Lamour arasındaki çalışma ilişkisi sona ermiştir" diyerek ayrılığı doğrulamıştı.

Associated Press'e konuşan Klaveness, "Şimdi onu kapının önüne koydular ve bizden hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz bekleniyor. Bu kabul edilemez; bu, korkuyla yönetmektir" dedi.

Şimdi FIFA liderlerine ve yöneticilerine, futbolun çıkarlarına aykırı olduğunu bildikleri emirlere boyun eğmemeleri çağrısında bulunmalıyız.

The Independent Lamour'la son görüşmeyi Infantino'nun değil, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom'un yaptığını pazartesi günü aktarmıştı. Grafstrom ayrıca Lamour'un ayrılışını e-posta yoluyla FIFA personeline bildirmişti.

Klaveness, Associated Press'e Grafstrom'un "açıkça başkan tarafından baskı altında tutulduğunu" söyledi.

Bu bir istifa değil, açıkça işten çıkarma.

Bu ay Grafstrom, Rabat'taki acil toplantının ardından FIFA'nın açıklamasını imzalamıştı. Açıklamada Infantino'nun Dünya Kupası planlarıyla ilgili "hatalar" için özür dilediği ancak üst düzey FIFA yöneticilerinin ona "desteklerini yineledikleri" belirtilmişti.

cdfvghyj
Lise Klaveness, FIFA'yı "korkuyla yönetmekle" suçladı (Reuters)

Klaveness, Infantino'nun Dünya Kupası planlarına karşı çıkmadaki rolünü övdü. Bu planlar büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Lamour, 31 Temmuz'daki ilk açıklamasında, muhalefetini dile getirerek işini kaybetmeye razı olduğunu söylemişti.

Klaveness, "Projenin iptal edilmesi için onun açıklaması gerekliydi" dedi.

Ortada olan, çok önemli bir şey söyledi ve yaşananları bize yöneticilerden birinin anlatması çok önemliydi. Böylece bunun FIFA'nın kendisi değil, sadece bir kişi olduğunu anladık.

The Independent, yorum almak için FIFA'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe