Inter'den sonra Avrupa'nın en iyi savunması Galatasaray'da

Ligde 28. haftayı lider kapatan sarı-kırmızılı ekip, maç başına 0,53 gol yiyerek en iyi savunma takımı olarak ön plana çıktı

AA
AA
TT

Inter'den sonra Avrupa'nın en iyi savunması Galatasaray'da

AA
AA

Trendyol Süper Lig lideri Galatasaray, savunmadaki başarılı performansıyla Avrupa'nın zirvesine oynuyor.

Sarı-kırmızılı takım, 28. haftası geride kalan Süper Lig'de 24 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşadı. Galatasaray, topladığı 75 puanla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 2 puan önünde liderlik koltuğunda oturuyor.

Süper Lig'de çıktığı müsabakaların yüzde 85,71'ini kazanan Galatasaray, maç başına 2,6 puan ortalaması yakaladı. Sarı-kırmızılı ekip, bu performansıyla lig tarihinde 28. haftalar itibarıyla en başarılı takım oldu.

Galatasaray'ın bu performansında yaptığı iyi savunma baş etken olarak öne çıktı. Geride kalan bölümde sadece 15 gole izin veren teknik direktör Okan Buruk'un öğrencileri, ligin en az gol yiyen takımı oldu. Sarı-kırmızılı takım, maç başına kalesinde 0,53 gol gördü.

Bu sezon 15 maçta gol yemedi

Sarı-kırmızılılar, Süper Lig' maçlarının yüzde 53'ünde kalesinde gör görmedi.

Süper Lig'de çıktığı 28 maçın sadece 13'ünde gol yiyen Galatasaray, diğer 15 karşılaşmada kalesini gole kapattı. Söz konusu maçların 14'ünde Fernando Muslera, birinde ise Günay Güvenç kaleyi korudu.

Avrupa'da sadece Inter'in gerisinde kaldı

Galatasaray, UEFA'nın ülke sıralaması dikkate alındığında ilk 10 ligde en iyi savunma yapan ikinci takım oldu.

İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya, Fransa, Hollanda, Portekiz, Belçika, Türkiye ve İskoçya'nın en üst seviye liglerindeki savunma performansları dikkate alındığında Galatasaray, sadece Inter'in gerisinde kaldı.

İtalya Serie A'da 27 karşılaşmada sadece 13 gol yiyen Inter, 0,48 ile Galatasaray'dan daha iyi ortalamaya sahip tek takım oldu.

Avrupa'nın ilk 10 liginde maç başına en az gol yiyen takımlar şöyle:

AA

Savunma eksikleri etkilemedi

Galatasaray'ın ligin geride kalan bölümünde savunmada yaşadığı sorunlardan etkilenmediği görüldü.

Sarı-kırmızılı ekip, sezona savunmada Sacha Boey, Davinson Sanchez, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Kaan Ayhan, Angelino ve Kazımcan Karataş ile başladı. Devre arasında Boey, Angelino ve Kazımcan takımdan ayrılırken, yerlerine Derrick Köhn ve Serge Aurier geldi.

Savunma tandeminde bir dönem Sanchez-Abdülkerim ile mücadele eden Galatasaray'da son haftalarda Nelsson-Sanchez ikilisi görev yaptı. Angelino ve Kazımcan'dan beklenen performansı alamayan teknik direktör Okan Buruk, sol bekte hücum oyuncusu Barış Alper Yılmaz ve Berkan Kutlu ile çözüm aradı.

Buruk, Boey'in rekor bedelle Bayern Münih'e transfer olması ve yeni transfer Aurier'nin Afrika Uluslar Kupası'ndan sakat dönmesinin ardından savunmanın sağında yaşanan eksikliğe Kaan Ayhan ve Barış Alper Yılmaz ile gidermeye çalıştı.

Uruguaylı tecrübeli kaleci Fernando Muslera, performansıyla sarı-kırmızılı takımın başarısında önemli paya sahip oldu.

Galatasaray'ın takım savunmasında orta saha oyuncuları Dries Mertens, Lucas Torreira ve Kerem Demirbay da önemli rol oynadı.

Sahasında puan kaybetmedi

Sarı-kırmızılı takım, Süper Lig'de bu sezon iç sahada puan kaybı yaşamayan tek takım konumunda bulunuyor.

Galatasaray, bu sezon RAMS Park'ta çıktığı lig maçlarının tamamını kazandı. Puan kaybı yaşamayan sarı-kırmızılı takım, attığı 34 gole karşılık 10 gol yedi.

Deplasmanda sadece 5 gol yedi

Galatasaray'ın kalesinde gördüğü 15 golün 5'i deplasmanda geldi.

Dış sahada yaptığı 14 maçın 10'unda kalesini gole kapatan sarı-kırmızılılar, diğer 4 müsabakada 5 gol yedi. "Cimbom" rakiplerinin fileleri havalandırdığı 4 maçta 2 galibiyet, birer beraberlik ve yenilgi yaşadı.



Maradona davasında savunma, bağımlılık uzmanı ile psikiyatristin beraatini istedi

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
TT

Maradona davasında savunma, bağımlılık uzmanı ile psikiyatristin beraatini istedi

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’nın ölümüne ilişkin davada, sağlık ekibinin ihmali olduğu iddiasıyla yargılanan sanıkların savunmaları salı günü son aşamaya girdi. Avukatlar, bağımlılık tedavisi uzmanı psikolog Carlos Díaz ile psikiyatrist Agustina Cosachov’un beraatini istedi.

Nisan ayında başlayan davada, Maradona’nın tedavi sürecinde görev alan sağlık ekibi, Kasım 2020’deki ölümünde ihmallerinin bulunduğu iddiasıyla yargılanıyor. Maradona, beyin ameliyatının ardından evde nekahat dönemindeyken 60 yaşında hayatını kaybetmişti.

Maradona’nın hayatının son ayında tedavi sürecine katılan 34 yaşındaki Díaz, futbolcunun alkol ve psikoaktif madde kullanımını bırakmasına yardımcı olmakla görevlendirilmişti.

Savcılık ve davaya müdahil olan taraflar, yedi sanıktan altısına hapis cezası verilmesini talep ederken Díaz hakkındaki suçlamalar konusunda görüş ayrılığı yaşandı. Savcılık, Díaz için beş yıl hapis cezası isterken iki taraf da bu talebi destekledi. Maradona’nın çocuklarından birinin avukatı ise 12 yıl hapis cezası talep etti. Buna karşılık iki taraf, psikoloğun tamamen beraat etmesi gerektiğini savundu.

Díaz’ın avukatı Luciano Zorrilla, savunma konuşmasında müvekkiline yöneltilen suçlamaların niteliği ve Maradona’nın ölümündeki sorumluluğuna ilişkin taraflar arasında uzlaşma bulunmadığını belirtti. Zorrilla, farklı tarafların Díaz’ın rolüne ilişkin birbiriyle çelişen anlatımlar sunduğunu ifade ederek belirsizliğin şüphe doğurduğunu ve şüphenin beraatle sonuçlanması gerektiğini savundu.

Díaz’ın diğer avukatı Diego Olmedo da müvekkilinin doktor, hemşire veya radyoloji uzmanı değil, psikolog olduğunu vurguladı. Olmedo, Díaz’ın Maradona’nın alkol ve uyuşturucu kullanmasını önlemek amacıyla görevlendirildiğini, ancak futbolcunun ölümünden sonra yapılan toksikoloji testlerinde kanında alkol veya uyuşturucuya rastlanmadığını belirtti.

Olmedo, ölümün Carlos Díaz’ın uzmanlık alanını aşan tıbbi sorunlardan kaynaklandığını öne sürerek psikoloğun ölümü önleme imkânına sahip olmadığını savundu.

Maradona, Buenos Aires’in kuzeyindeki Tigre bölgesinde, nekahat dönemi için kiralanan evdeki yatağında ölü bulunmuştu. Ölüm nedeninin, akciğer ödeminin eşlik ettiği kardiyorespiratuvar kriz olduğu açıklanmıştı.

Psikiyatristin avukatı: Müvekkilime gerekli bilgiler verilmedi

Savcılığın sekiz yıl hapis cezası talep ettiği 41 yaşındaki psikiyatrist Agustina Cosachov’un avukatı Vadim Mischanchuk da savunmasında müvekkilinin görev ve sorumluluklarının sınırlarına dikkat çekti. Cosachov’un başından itibaren Maradona’nın psikiyatristi olarak görev yaptığını açıkça belirttiğini söyleyen avukat, müvekkilinin yalnızca uzmanlık alanıyla bağlantılı ilaç tedavisini takip ettiğini ifade etti.

Mischanchuk, Maradona’nın iyileşme sürecindeki tıbbi koordinasyondan sorumlu olan özel sağlık hizmetleri şirketi Swiss Medical’i sert sözlerle eleştirdi. Şirketin temsilcisi Nancy Forlini de davada sanık olarak yargılanıyor. Savcılık, Forlini için 10 yıl hapis cezası talep etmişti.

Avukat, Cosachov’un gelişigüzel hareket etmediğini, aksine tıbbi kayıtların Maradona’nın durumunu son derece titizlikle takip ettiğini gösterdiğini savundu. Bununla birlikte müvekkiline gerekli bilgilerin ulaşmadığını, bazı durumlarda eksik bilgi verildiğini ve şirket çalışanlarıyla hemşireler arasındaki bazı mesajlaşma gruplarının dışında bırakıldığını ileri sürdü.

Mischanchuk, Maradona’nın kalp atışlarının hızlandığı veya tansiyonunun yükseldiği durumlarda Cosachov’a bilgi verilmediğini belirterek psikiyatristin yalnızca kendisine aktarılan bilgiler doğrultusunda hareket edebildiğini söyledi.

Avukata göre Cosachov, olumsuz gelişmelerden haberdar olduğunda gerekli müdahalelerde bulundu. Mischanchuk, buna karşılık Swiss Medical’in süreci kendi bildiği şekilde yönettiğini savundu ve Maradona’nın evindeki tıbbi bilgi akışını “Bermuda Şeytan Üçgeni”ne benzetti.

Savunma konuşmalarının perşembe gününe kadar devam etmesi beklenirken mahkemenin kararını daha sonraki bir tarihte açıklaması öngörülüyor.


A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi

Fotoğraf: TFF
Fotoğraf: TFF
TT

A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi

Fotoğraf: TFF
Fotoğraf: TFF

Türkiye Futbol Federasyonu, bugün (salı )yaptığı açıklamada, İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella’nın yerine Sergen Yalçın’ın dört yıllığına A Millî Futbol Takımı’nın başına getirildiğini duyurdu.

53 yaşındaki eski millî takım orta saha oyuncusu Yalçın, Montella’nın bu ayın başında UEFA Uluslar Ligi’nde yaşanan başarısız sonuçların ardından görevden alınmasının ardından takımın başına geçecek.

Türkiye, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup’ta üst üste aldığı dört mağlubiyetin ardından son sırada yer alıyor. Millî takım ayrıca 2026 Dünya Kupası’na grup aşamasında veda etti.

Türkiye Futbol Federasyonu açıklamasında, “Sergen Yalçın’a yeni görevinde başarılar diliyoruz. Bu kararın ülkemiz ve millî takımımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

zxcvf
Türkiye Millî Takımı’nın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın (Reuters)

Türk futbolunun öne çıkan isimlerinden biri olan Yalçın, 1994-2003 yılları arasında A Millî Takım formasıyla 37 karşılaşmada görev yaptı. 1996 ve 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Türkiye kadrosunda yer alan Yalçın, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray formalarını giydi.

Teknik direktörlük kariyerinde Beşiktaş’ı 2020-2021 sezonunda Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğuna taşıyan Yalçın’ın siyah-beyazlı ekipteki ikinci dönemi ise geçen mayıs ayında sona ermişti.


Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)
TT

Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)

Gianni Infantino, FIFA’nın Dünya Kupası da dahil olmak üzere organizasyonlarındaki ticari hakların bir bölümünü satma planının rafa kaldırılmasının ardından, yarın (perşembe) ilk kez FIFA Konseyi üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantıda, kendisinin görevden ayrılmasını isteyen futbol yöneticileriyle karşı karşıya gelmesi bekleniyor.

Infantino, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) başkanlarının istifa çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu konfederasyonların temsilcileri, FIFA Konseyi toplantısına katılmak üzere Zürih’te bulunacak.

Toplantıya Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya konfederasyonlarının temsilcileri de katılacak. Gündem maddeleri arasında, Infantino’nun temmuz ayında duyurulmasından yalnızca birkaç gün sonra vazgeçmek zorunda kaldığı “FIFA Forward Enterprise” girişiminin ele alınması da yer alıyor.

Infantino’nun planı kapsamında, FIFA’ya bağlı ticari bir şirketin azınlık hisselerinin özel sektör yatırımcılarına satılması önerilmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kardeşi Joshua Kushner tarafından kurulan bir şirket de önde gelen potansiyel yatırımcı olarak gösterilmişti.

37 üyeden oluşan FIFA Konseyi, Infantino’nun yetkilerinin sınırlandırılması konusunu da görüşecek. Futbol dünyasının en etkili isimlerinden bazıları, Infantino’yu görevden ayrılmaya ikna edemedikleri takdirde yetkilerini kısıtlamayı hedefliyor.

56 yaşındaki Infantino, Mart 2027’de yeniden başkan seçilmek için yarışmaya hazırlanıyor. Adaylık başvuruları için son tarih olan 18 Kasım yaklaşırken seçim süreci de hız kazanıyor.

İsviçre Millî Takımı ve Tottenham Hotspur’un eski savunma oyuncusu Ramon Vega, geçen hafta başkanlığa aday olacağını açıkladı. Ancak Vega, adaylığının geçerli olabilmesi için gereken beş ulusal futbol federasyonunun desteğine sahip olup olmadığını henüz doğrulamadı.

“FIFA Forward Enterprise” girişimi, dünya futbolundaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Asya Futbol Konfederasyonu Başkanı Şeyh Salman bin İbrahim el-Halife ve CONCACAF Başkanı Victor Montagliani, FIFA yönetiminin başında değişim zamanının geldiğini açıkladı.

Buna karşılık Infantino, görevini sürdürmek için destek toplama girişimlerini yoğunlaştırdı. Geçen hafta Yeşil Burun Adaları’nda Afrikalı futbol yöneticileriyle bir araya geldiğinde ayakta alkışlandı.

Infantino’nun gelecek yıl Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak seçimlerde Güney Amerika’nın desteğini de alması bekleniyor. Asya Futbol Konfederasyonu yönetiminin kendisine yönelik eleştirilerine rağmen, aralarında bazı Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda Asya ülkesi Infantino’ya destek verdi.

Reuters’a konuşan konuya yakın kaynaklar, Infantino’nun yerine geçebilecek bir aday bulunması ihtimalinin hâlâ düşük olduğunu belirtti. Bununla birlikte muhalifleri, Infantino’yu daha fazla yalnızlaştırmak ve yetkilerini sınırlandırmak konusunda kararlı.

FIFA Konseyi üyelerinin, “FIFA Forward Enterprise” girişimini değerlendirmenin yanı sıra federasyonun mali rezervlerini ve üye federasyonlara aktarılabilecek kaynakların miktarını da görüşmesi bekleniyor. Disiplin süreçleri, yönetişim çerçevesi ve geçen yıl tartışmalı bir kararla ABD Başkanı Donald Trump’a verilen Barış Ödülü de gündemdeki diğer başlıklar arasında yer alıyor.

Geçen ay UEFA ve CONCACAF, FIFA’dan 211 üye federasyonun her birine 10 milyon dolar ödenmesini talep etti. Bu çağrı, Infantino’nun “FIFA Forward Enterprise” kapsamında sunduğu öneriye karşı bir hamle olarak değerlendirildi. Söz konusu girişim çerçevesinde federasyonlara 20 milyon dolarlık kalkınma finansmanı sağlanması ve ilave 20 milyon dolara kadar kaynak kullanabilmelerine imkân tanınması öngörülüyordu.

Spor alanında daha iyi yönetişim sağlanması için çalışan bir lobi kuruluşu olan Dünya Spor Dürüstlüğü İttifakı’nın kurucusu ve küresel üst yöneticisi Emmanuel Medeiros, FIFA’nın Zürih’te “açık sözlü bir tartışma” yürütmesi gerektiğini söyledi.

Medeiros, “Dünyanın gözü onların üzerinde. Futbol dünyası, Konsey’in bu eşsiz fırsatı değerlendirerek gerçekten bağımsız, kapsamlı ve şeffaf bir yönetişim incelemesi başlatmasını bekliyor. Kesinlikle yeni bir ivme ve dinamik bir yaklaşım görmek istiyoruz” dedi.

Ancak 2016 yılında FIFA Yönetişim Komitesi’ne başkanlık eden ve daha sonra Infantino tarafından görevden alınan avukat ve siyasetçi Miguel Maduro, perşembe günkü toplantıdan kayda değer sonuçlar çıkması halinde şaşıracağını söyledi.

Maduro, “Bir çalışma grubu kurduklarını veya FIFA’nın yönetişim yapısına ilişkin bağımsız bir inceleme başlatacaklarını açıklayabilirler. Ancak FIFA’nın geçmiş performansı göz önüne alındığında, bu girişimlerin inandırıcılığı son derece sınırlı olacaktır” diye konuştu.

Maduro, sözlerini şöyle sürdürd:

“Böyle bir süreç gerçekten bağımsız ve uygulanabilir olmadığı takdirde geçmişte yaşananların tekrarı olabilir. Bu da yalnızca kamuoyu baskısını hafifletmeyi ve mevcut sorunların ele alındığı izlenimini vermeyi amaçlayan göstermelik bir girişimden ibaret kalabilir.”