Süper Lig'in 2024-2025 şampiyonu UEFA Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılacak

Türkiye, 3 sezonluk aranın ardından UEFA Şampiyonlar Ligi’ne direkt takım gönderme hakkı kazandı.

AA
AA
TT

Süper Lig'in 2024-2025 şampiyonu UEFA Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılacak

AA
AA

"Devler Ligi"ne doğrudan katılım için UEFA ülke puanı klasmanında ilk 10’a girmesi gereken ve an itibarıyla 38,1 puanla 9’uncu sırada yer alan Türkiye, turnuvalardaki son 16 turu maçlarının ardından sezonu ilk 10’da bitirmeyi garantiledi.

Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Konferans Ligi rövanş maçında Belçika'nın Union Saint-Gilloise takımına 1-0 yenilmesinin ardından Türkiye, bu haftayı puansız kapatsa da özellikle Glasgow Rangers’in elenmesiyle UEFA organizasyonlarında İskoç takımının kalmaması, Süper Lig’de 2024-2025 sezonu şampiyonuna "Devler Ligi" kapısını ardına kadar açtı.

İlk 8 dışında yoluna devam ülkeler Türkiye, Çekya ve Yunanistan

Türkiye, Çekya ve Yunanistan, UEFA klasmanında ilk 8 haricinde çeyrek finallere takım gönderen 3 ülke konumunda bulunuyor.

Klasmanda 11’inci basamaktaki Çekya’nın 35,8 puanı var. Yunanistan ise 29,525 puanla 17’nci sırada yer alıyor.

Türkiye ve Çekya birer, Yunanistan ise 2 takımla yoluna devam ederken, 4 takım da UEFA Konferans Ligi’nde mücadele ediyor.

Türkiye’den Fenerbahçe, Çekya’dan Viktoria Plzen ve Yunanistan’dan Olympiakos ile PAOK, UEFA’nın 3 numaralı organizasyonunda yarı final için ter dökecek.

UEFA ülke puanı klasmanında 8 ila 17'inci sıradaki ülkeler, bu ülkelerin puanları ve kalan takım sayıları şöyle:

AA
AA

Yunanistan’ın Türkiye’yi geçme şansı yok

İki takımla yoluna devam eden Yunanistan’ın matematiksel olarak ilk 10’a girme şansı bulunmuyor.

Çekya’nın Türkiye’yi geçme ihtimali bulunsa da bunun gerçekleşmesi için Fenerbahçe’nin puan almadan Avrupa’ya veda etmesi ve Viktoria Plzen’in beraberlik dahi almadan final oynaması gerekiyor. Sarı-lacivertli ekibin alacağı puan ya da puanlar halinde ise Çekya’nın bu şansı da kalmayacak

Bunların yanı sıra Türkiye’nin 8’inci sıradaki Belçika’yı yakalaması da matematiksel olarak mümkün değil.

Bu gerekçelerle Türkiye’nin, an itibarıyla bulunduğu 9’uncu sırada sezonu tamamlaması kuvvetle muhtemel görünüyor.

Klasmanda 9 ile 10’uncu sıranın farkı, lig 2’ncisini etkiliyor

Türkiye’nin, sezonu 9 ya da 10’uncu sırada tamamlaması sadece Süper Lig 2’ncisinin Şampiyonlar Ligi için oynayacağı eleme turu sayısını değiştirecek.

Statü gereği Süper Lig 2’ncisi; klasman 9’unculuğu halinde 2, klasman 10’unculuğu halinde 3 eleme turu oynayacak.

Bunun haricinde her iki durumda da;

* Süper Lig’de 2024-25 sezonu şampiyonu "Devler Ligi"ne direkt katılacak.

* Avrupa Ligi’ne 2 takım gidecek ve 1’inci takım 1 eleme turu, 2’nci takım 3 eleme turu oynayacak.

* Konferans Ligi’ne 1 takım gidecek ve 3 eleme turu oynayacak.

Ülke puanına en fazla katkı Fenerbahçe’den

Türkiye’de bu sezon ülke puanına en fazla katkı veren ekip Fenerbahçe oldu.

Konferans Ligi’nde mücadele eden ve çeyrek finale adını yazdıran sarı-lacivertliler, 18 puan topladı.

Bu klasmanda Fenerbahçe’nin hemen ardında 15,5 puanlı Galatasaray bulunuyor.

Türkiye adına bu sezon Avrupa’da yer alan diğer takımlardan Beşiktaş 9, Adana Demirspor ise 3,5 puanlık performans ortaya koydu.

Son 5 sezonda da Fenerbahçe zirvede

Ülke puanı genel klasmanı hesaplamasında son 5 sezon baz alınıyor ve bu kulvarda da Türkiye adına en fazla puan toplayan takım Fenerbahçe.

Sarı-lacivertliler bu alanda 46 puanla zirvede yer alırken, Galatasaray 43 puanla 2’ncilik koltuğunda oturuyor.

Bu 2 takımı, mütevazı bütçelerine rağmen Başakşehir ve Sivasspor takip ediyor.

Özellikle 2019-20 ve 2022-23 sezonlarındaki performansıyla dikkati çeken Başakşehir toplamda 34 puan, Sivasspor da 17,5 puanla Türkiye’nin 20’nci sıradan üst basamaklara tırmanmasında önemli rol oynadı.

Son 5 sezonda Avrupa’da mücadele eden takımlar ve bu takımların ülke puanına katkısı şöyle:

AA
AA

 



Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, gözündeki sakatlık nedeniyle ikinci kez ameliyat olan UFC ağırsıklet şampiyonu Tom Aspinall'ı savundu.

Sakatlığı için tedavi gören Aspinall'ın dövüş kariyerinin geleceği belirsizliğini koruyor. Aspinall, ekimde rakibi Ciryl Gane'den gözüne çok sayıda darbe almıştı. Britanyalı Aspinall, Gane'le yaptığı maçta tartışmasız ağırsıklet şampiyonluğunu ilk kez savunuyordu ve Fransız dövüşçünün faulleri nedeniyle maç ilk rauntta sonuçsuz kalmıştı.

Geçen hafta tedavisinin ciddiyetini kanıtlayan fotoğraflar paylaşmasına rağmen 32 yaşındaki Aspinall, bazı çevrelerden eleştiri almaya devam ediyor.

Ancak hafif ağırsıklet şampiyonu Pereira, Aspinall'ı savunmak için harekete geçti ve Aspinall'ın sıkletıide dövüşen Brezilyalı Valter Walker'ın YouTube kanalında konuştu.

Sözleri Portekizce'den çevrilen Pereira, "Maç durdurulduğunda şikayet etmeye başladı" dedi.

[Bazıları] ona inanmadı, diğerleriyse onu yerden yere vurdu. Bakın, ben sağlıkla ilgili şaka yapmam. Şöyle düşünüyorum: Bu adam bir dövüşçü, böyle bir şeyde rol yapmaz. Ama adam ameliyattan sonra geri döndü. Paylaştığı fotoğrafı gördüm. Adamın gözü kıpkırmızıydı, beni bile biraz korkuttu. Göz gerçekten hassas, biliyorsuz değil mi?

vfvf
Tom Aspinall ikinci göz ameliyatını geçirdi (Optegra)

Aspinall'ın bir sonraki hamlesi belirsizken, bazı hayranlar daha önce geçici kemeri elinde bulunduran Gane'in dahil olduğu bir geçici kemer maçı yapılmasını istedi. Hatta bazıları 35 yaşındaki Gane'le 38 yaşındaki Pereira arasında bir maç önerdi.

Pereira en son ekimde dövüşmüş ve Magomed Ankalaev'i 80 saniyede nakavt ederek hafif ağırsıklet kemerini geri almıştı. Daha önce orta sıklette hüküm süren "Poatan", geçmişte ağırsıklete geçmeyi ima etmişti.

Esasen Pereira, 2023'ten geçen yaza kadar ağırsıklet şampiyonluğunu elinde tutan tartışmalı UFC efsanesi Jon Jones'la karşılaşmak istiyor gibiydi. 38 yaşındaki Jones, MMA'den emekli olduktan sonra unvanı boşaltmış (Aspinall geçici şampiyonluktan yükseltilmişti) ancak 14 Haziran'da Beyaz Saray'da dövüşme arzusunu dile getirmişti.

Independent Türkçe


25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.