Lakabını benimsemek: Conor McGregor'ın yükselişi ve düşüşü

İrlandalı dövüşçü kariyerinin yanı sıra özel hayatıyla da gündemden düşmüyor

UFC efsanesi zor günlerden geçiyor (AP/Zuffa LLC/AP)
UFC efsanesi zor günlerden geçiyor (AP/Zuffa LLC/AP)
TT

Lakabını benimsemek: Conor McGregor'ın yükselişi ve düşüşü

UFC efsanesi zor günlerden geçiyor (AP/Zuffa LLC/AP)
UFC efsanesi zor günlerden geçiyor (AP/Zuffa LLC/AP)

MMA tarihinin en büyük yıldızı. UFC'de iki sıklette birden kemer sahibi olan ilk dövüşçü. UFC'nin ve MMA'in dünya çapında bu kadar popüler olmasındaki başrollerden biri. "The Notorious" (Kötü Şöhretli) Conor McGregor. 

Hızla şöhret olup her dövüşçünün hayalindeki paraları kazanan, kendi viski markasını kurup oyunculuğa dahi atılan İrlandalı önce oktagonda, sonra özel hayatında serbest düşüşe geçti. 

Özel hayatı her zaman olaylı olan UFC efsanesi, oktagon dışındaki davranışlarıyla da manşetlere ve hakim karşısına çıkıyordu. Fakat kendisine açılan tecavüz davasında suçlu bulunan McGregor, yer aldığı projelerden bir bir çıkartılıyor ve artık eski günlerini mumla arayacak gibi görünüyor. 

Adrenalin'de bu hafta 36 yaşındaki dövüşçünün İrlanda'nın başkenti Dublin'de başlayan yolculuğuna, dövüş kariyerindeki önemli anlara ve tartışmalı hayatına bakacağız. 

Crumlin Boks Klübü

1988'de Dublin'de doğan Conor McGregor, çocukluğunda futbol hayranı olsa da 12 yaşında Crumlin Boks Klübü'nde boks yapmaya başladı. O dönem Muhammed Ali ve Bruce Lee'yi idolü olarak gören McGregor, 17 yaşına kadar burada boks yapmayı sürdürdü ve Dublin Acemi Şampiyonası'nı kazanmayı başardı. 
 

xcd
McGregor (sağda) İngiliz futbol klübü Manchester United'ın formasıyla (Twitter)

18 yaşında tesisatçı çırağı olarak işe giren Conor, uzun çalışma saatlerinden ve genel olarak mesaiden nefret ediyor, ailesinin itirazlarına rağmen dövüşçü olmak istiyordu. 

17 Şubat 2007'de, Ring of Truth organizasyonu bünyesinde ilk MMA maçına çıktı. Bir yıl sonrasındaysa profesyonel bir MMA müsabakasında ringe adım attı ve bu dövüşü nakavtla kazandı.

Conor McGregor'ın ilk MMA dövüşü. 

Cage Warriors 

Profesyonel kariyerindeki ilk 6 maçında 4 galibiyet ve iki mağlubiyet alan McGregor, daha sonra farklı organizasyonlarda çıktığı 8 müsabakanın hepsini ilk iki rauntta kazanmayı başardı.

31 Aralık 2012'de, Cage Warriors organizasyonunda hem tüysıklet hem de hafifsıklet kemerlerinin sahibi oldu. McGregor, iki farklı sıkletin kemerine aynı anda sahip olma başarısına ulaşan ilk Avrupalı dövüşçüydü.

The Notorious, hafifsıklet kemer maçında Ivan Buchinger'ı nakavt etmişti.

UFC

Conor McGregor'ın UFC macerası 2013'te başladı. 6 Nisan 2013'te, UFC'deki ilk maçında Marcus Brimage'ı ilk rauntta nakavt etmeyi başardı. Tüysıklette çıktığı 5 maçın 5'ini de kazanınca, şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu kanıtladı.  

McGregor oktagondaki performansının yanına basın etkinliklerindeki tavırlarını da ekleyerek giderek daha büyük bir yıldız haline geliyordu. İrlandalı, özellikle de trash talk (rakibin moralini bozma amacıyla yapılan tahrik edici konuşma) özelliğiyle ön plana çıkıyor ve bu da büyümeyi hedefleyen UFC'nin işine geliyordu. McGregor'ın tanınması, UFC'nin de tanınması demekti. 

Tüysıklet kemerinin sahibi Jose Aldo'yla kemer maçına çıkması planlandı ancak Brezilyalı sakatlanınca maç ertelendi. Conor, 11 Temmuz 2015'te Chad Mendes'le geçiçi kemer için dövüştü ve bu maçtan da galibiyetle ayrıldı. 

Jose Aldo maçının gerçekleşmesiyse aynı yılın aralık ayını bulacaktı. 12 Aralık 2015'teki UFC 194: Aldo vs. McGregor birçok yönüyle unutulmaz maçlar arasına girdi. 

Conor, Aldo'yu 13. saniyede nakavt ederek UFC kemer maçlarındaki en hızlı bitiriş rekorunu kırdı. Aynı zamanda Aldo'nun 18 maçlık galibiyet serisine de son verdi. 

Daha sonra Cage Warriors'taki çift kemer başarısını tekrarlamak isteyen McGregor, gözünü UFC Hafifsıklet Şampiyonluğu'na dikti. Şampiyon Rafael Dos Anjos'la maça çıkması planlanmıştı fakat Brezilyalı sakatlanınca bu maç iptal oldu. 

Conor bunun yerine yarı ortasıklette mücadele eden Nate Diaz'la maça çıkmayı kabul etti. Ancak bu, iki sıklet birden atlaması, yani 12 kilo alması gerektiği anlamına geliyordu. 5 Mart 2016'daki maçta Diaz, ikinci rauntta Conor'ı pes ettirerek İrlandalı'ya UFC'deki ilk mağlubiyetini tattırdı. 

5 ay sonraki rövanş maçında The Notorious, Diaz'ı aynı sıklette mağlup etmeyi başardı ve yeniden hafıfsıklet kemeri için hazırlanmaya başladı. 

UFC 205: Alvarez vs. McGregor, organizasyonun ABD'nin ikonik salonu Madison Square Garden'da düzenlediği ilk organizasyondu. 

İrlandalı dövüşçü, Alvarez'i ikinci rauntta nakavt ederek UFC Hafıfsıklet Şampiyonu oldu. 

Boksa dönüş

Başarı ve şöhret basamaklarını hızla çıkan Conor McGregor, 6 Mayıs 2017'de ilk çocuğunun dünyaya gelmesiyle MMA dünyasında kendini geri plana çekti. 

Fakat daha sonra McGregor'ın boksun yenilgisiz efsanesi Floyd Mayweather'la maça çıkacağı konuşulmaya başlandı. Uzun süren pazarlıkların ardından McGregor-Mayweather boks maçının 26 Ağustos 2017'de gerçekleşeceği açıklandı. 

10. rauntta nakavt olan Conor McGregor'ın bu maçtan 130 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor. 
Mayweather maçından sonra McGregor'ın MMA dünyasına dönüp dönmeyeceği belirsizdi. İrlandalı dövüşçünün iki sıkletteki kemeri de sporda faaliyet göstermediği için elinden alınmıştı. 

Düşüş başlıyor

UFC efsanesi, manşetlere dövüş dışı konularda çıkmaya da bu dönemde başladı. 2017'de aşırı hızdan hakim karşısına çıktı, suçunu ve 400 euro ceza ödemeyi kabul etti. 2018'de de aynı süreci yaşayacak, bu sefer bin euro ceza ödeyecek ve ehliyetine 6 ay el konacaktı. 

McGregor, 2018'de kendi viski markasını çıkardığını duyurdu. Proper No. Twelve'in adı, Dublin'de büyüdüğü sokaktan geliyordu. 

5 Nisan 2018'de Conor, UFC 223'ün tanıtım etkinliğinin gerçekleştirildiği salona girip içinde dönemin yükselen yıldızı Khabib Nurmagomedov'un da bulunduğu otobüse saldırdı. Daha önce Nurmagomedov, McGregor'a yakın olduğu bilinen Artem Lobov'u New York'taki bir otelde köşeye sıkıştırıp tokatlamıştı. 

Nurmagomedov'dan intikam almak isteyen Conor, içinde başka dövüşçülerin de bulunduğu otobüse metal kriko fırlattı.  
Saldırı sonucu yaralanan dövüşçüler sonraki maçlarına çıkamadı. McGregor, ikrar anlaşmasına gitti ve tazminat ödedi. Aynı zamanda 5 gün kamu hizmeti cezası çekmeyi ve öfke kontrolü programına gitmeyi kabul etti.

7 Ekim 2018'de Conor, Khabib Nurmagomedov'la hafıfsıklet kemeri için oktagona çıktı. UFC tarihinin en büyük maçlarından birinde Nurmagomedov, Conor'ı 4. rauntta pes ettirmeyi başardı. Böylece İrlandalı dövüşçünün muhteşem bir geri dönüş yapmasına engel oldu. 

Maçın sonunda iki köşe arasında kavga çıktı ve iki dövüşçü de uzaklaştırma cezası aldı. Bu karşılaşmadan sonra The Notorious'un düşüşü daha da hızlandı. 

2019'un başında, McGregor'un bir önceki aralık ayında Dublin'deki bir otelde bir kadına cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla İrlanda kolluk kuvvetleri tarafından soruşturma altında olduğuna dair haberler ortaya çıktı. Ekim 2019'da polis, Dublin'deki bir barın dışında arabada kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu söyleyen bir kadından McGregor hakkında başka bir şikayet aldı. UFC dövüşçüsü her iki iddiayı da reddetti ancak bir noktada gözaltına alındı ve serbest bırakılmadan önce sorgulandı.

Mart 2019'da Conor, cep telefonuyla fotoğraf çeken bir hayranına saldırmasının ardından Florida'da tutuklandı ve 5 bin dolar kefaletle serbest bırakıldı. Saldırıya uğrayan hayran açtığı davayı daha sonra geri çekti ve Conor'ın avukatı, mahkeme dışında anlaşmaya varıldığını açıkladı.

jukı
McGregor, hayranının telefonunu elinden kapıp ezmişti (Miami Beach Polis Teşkilatı)

Nisan 2019'daysa Dublin'de kendisine ait viski markasını denemeyi defalarca reddeden yaşlı bir adama saldırdı. Suçunu itiraf etti ve bin euroluk cezaya çarptırıldı. 

McGregor, UFC'ye 19 Ocak 2020'de döndü ve Donald Cerrone'ye karşı çıktığı maçı 40 saniyede kazandı. Ancak MMA kariyerinde işler istediği gibi gitmeyecekti. 

10 Eylül 2020'de Fransa'nın Korsika adasında gözaltına alınan Conor, cinsel saldırı suçlamasından dolayı iki gün nezaret altında tutuldu. Daha sonra herhangi bir suç isnat edilmeden serbest bırakıldı. 

Ocak 2021'de hafıfsıklette Dustin Poirier'le karşılaşan İrlandalı dövüşçü, ikinci rauntta nakavt oldu. Aynı yıl hazirandaki rövanş maçındaysa yine yenildi ve bacağı kırıldı. Bu, Conor'ın UFC'de çıktığı son maçtı. 

Ekim 2021'de İtalyan DJ Francesco Facchinetti, Roma'daki bir otelin önünde McGregor'ın yüzüne yumruk atıp burnunu kırdığını iddia etti. Facchinetti, "O tehlikeli biri, durdurulması gerek" dedi. 

Ocak 2023'te İspanya'daki İbiza'da 42 yaşındaki bir kadın, McGregor'ın kendisine saldırdığını ve tehditler savurduğunu iddia etti. 

Haziran 2023'te Miami polisi Conor McGregor'ın bir kadına cinsel saldırıda bulunduğuna dair bir ihbar aldı. McGregor iddiayı yalanlayan bir açıklama yayımladı. Ekim 2023'te soruşturma sonlandırıldı. 
 

thyju
Conor McGregor, 19 Ocak'ta Dublin'deki mahkemede (Reuters)

Geçen haftaysa Conor, 2018'de Dublin'deki bir otelde Nikita Hand adlı kadına tecavüz etmekten suçlu bulundu. Mahkeme, McGregor'ın 250 bin euro tazminat ödemesine karar verdi. 

McGregor o gün eşini aldattığını kabul etti fakat yaşananların karşılıklı rızaya dayalı olduğunu söyledi. Karara itiraz edeceğini ve dövüş dünyasına geri döneceğini duyurdu. 

Mahkeme kararından sonra Conor'ın işbirliği yaptığı şirketler ünlü dövüşçüyle ilişiğini kesmeye başladı.

Viski markası Proper No. Twelve, artık dövüşçünün adını ve resmini markasında hiçbir şekilde kullanmayacağını duyurdu. Hitman: World Of Assassination video oyununu yapan şirket de Conor'ın karakterinin oyundan çıkarıldığını açıkladı. 

Adrenalin'i başka neler yükseltecek? 

Formula 1'de yeni takım

2017'den beri 10 takımın mücadele ettiği şampiyonaya yeni bir takım ekleniyor: Cadillac. Formula 1 yönetiminin General Motors'la anlaşmasının ardından, 2026 sezonundan itibaren pistlerde Haas'ın yanı sıra bir ABD'li takım daha olacak. 
 

thytju
Formula 1'in sahibi Liberty Media'nın CEO'su Greg Maffei, etkileyici bir ABD markasının katılımının spora değer katacağını söyledi (Cadillac F1)

Aslında eski yarış pilotu Michael Andretti'nin şirketi 11. takım olma başvurusunu daha önce yapmış fakat reddedilmişti. Andretti'nin Cadillac'ın takım patronu olacağı söylentileri dolaşsa da bu gerçekleşmedi. 

Formula 1 bu hafta sonu Katar'da. Max Verstappen'in geçen hafta Las Vegas'ta şampiyonluğunu ilan etmesiyle artık gözler takımlar şampiyonasında. Son iki yarış kaldı ve takımların alabileceği toplam puan 103. Matematiksel olarak 3 takımın şansı sürüyor. 
 

zasxcdfvgt
McLaren 1998, Ferrari ise 2008'den beri şampiyon olamıyor (Formula 1)

Katar'da bugün 16.30'da birinci antrenman seansı ve 20.30'da sprint yarışının sıralama turları var. 30 Kasım 17.00'de sprint yarışı, 21.00'de sıralama turları gerçekleştirilecek. Yarışsa 1 Aralık 19.00'da. Formula 1 Katar GP, beIN Sports'tan izlenebilecek.

Formula E'deyse sezon haftaya Brezilya'da başlıyor. Bu, elektrikli araçların yarıştığı şampiyonanın 11. ve üçüncü nesil arabalarla gerçekleştirilen ilk sezonu olacak. 

xscd
Formula E bu sezon 10 ülkeye uğrayacak (Formula E)

PFL Dünya Şampiyonası, Riyad'da 

Professional Fighters League'de şampiyonlar bu akşam Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da belli oluyor. Lig sistemine sahip MMA organizasyonunda 6 kemer birden sahibini bulacak. 
 

xyjuk
Organizasyon, dövüşçülerin şampiyonluk maçlarıda dirsek kullanabileceğini duyurdu (PFL)

21.00'de başlayacak ana kart, S Sport+'tan izlenebilecek.

Alp Disiplini bu hafta sonu ABD'de 

Alp Disiplini Dünya Şampiyonası'nda sadece kadınların yarıştığı bu hafta sonu mücadele ABD'nin Vermont eyaletindeki Killington'da. 

30 Ekim'de Büyül Slalom, 1 Aralıkta ise Slalom kategorisinde düzenlenecek yarışlar, 17.45'ten itibaren Eurosport'tan izlenebilecek. 

Kayakla Atlama heyecanı Finlandiya'da 

Kayakla Atlama Dünya Kupası'nda sezonun ikinci ayağı Finlandiya'daki Ruka'da gerçekleştirilecek. Sadece erkeklerin yarışacağı bu hafta sonunda bugün antrenman ve sıralama atlayışları var. 

Yarışlarsa 30 Kasım ve 1 Aralık'ta. Mücadeleler 19.30'da Eurosport'tan izlenebilecek. 

Jan Hoerl geçen hafta Norveç'te harika bir atlayışla kazanmıştı.

Yararlanılan Kaynaklar: Rolling Stone, Marca, The Ringer, AP

 



Trump, Putin'e Dünya Kupası kapısını araladı: Gelebilir de gelmeyebilir de

Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kendisine hediye ettiğini söylediği fotoğrafı gösterdi (Reuters)
Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kendisine hediye ettiğini söylediği fotoğrafı gösterdi (Reuters)
TT

Trump, Putin'e Dünya Kupası kapısını araladı: Gelebilir de gelmeyebilir de

Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kendisine hediye ettiğini söylediği fotoğrafı gösterdi (Reuters)
Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kendisine hediye ettiğini söylediği fotoğrafı gösterdi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, gelecek yıl Kuzey Amerika'da düzenlenecek Dünya Kupası'na Rus lider Vladimir Putin'i davet etme ihtimalini dile getirdi.

Cuma günü 2026'daki turnuvanın tarihini ve kura çekimini açıklayan basın toplantısında konuşan Trump, gazetecilere Alaska'daki son zirvelerinden bir fotoğraf göstererek Putin'in orada olmayı "çok" arzuladığını söyledi.

Gazetecilere fotoğrafı gösterirken, "Bu kişi Vladimir Putin. Yaşanacaklara bağlı olarak geleceğine inanıyorum" dedi.

Gelebilir de gelmeyebilir de.

Dünya Kupası'na ABD, Kanada ve Meksika ev sahipliği yapacak.

Rusya, 2018 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmış ancak Ukrayna'daki savaş nedeniyle Katar'daki son Dünya Kupası da dahil tüm FIFA ve UEFA müsabakalarından men edilmişti.

Ancak Trump, Putin'e bir davette bulunmuş gibi göründü ve ekledi:

Bana ve ülkeme çok saygılı davrandı.

İki lider en son 15 Ağustos'ta Ukrayna'daki durumla ilgili son derece önemli bir zirvede bir araya gelmiş ancak konferans net bir çözüme varılamadan sona ermişti. Ancak cuma günü bir nükleer araştırma merkezine yaptığı ziyarette Putin, Trump'ın liderlik vasıflarının ABD-Rusya ilişkilerinin yeniden canlanmasına yardımcı olacağını söyledi.

Rus lider, "Başkan Trump'ın gelişiyle birlikte tünelin ucundaki ışığın nihayet belirdiğini düşünüyorum. Ve şimdi Alaska'da çok iyi, anlamlı ve samimi bir görüşme gerçekleştirdik" dedi.

Dünya Kupası duyurusunda gazetecilerin, Putin'in barış görüşmeleri için masaya oturmayı reddetmesi durumunda hiçbir şey yapmaya istekli olup olmadığı sorusuna Trump, bölgede barış için bir anlaşmaya varmak üzere daha fazla çaba göstermeden önce "kimin hatası" olduğunu bekleyip göreceğini söyledi.

"Yaklaşık iki hafta içinde" ya Rusya'ya yaptırım uygulayacağını ya da "bu senin savaşın" diyerek geri çekileceğini söyledi.

Görsel kaldırıldı.
Trump, duyuru sırasında Dünya Kupası kupasını elinde tutuyordu (AP)

Beyaz Saray'da gazetecilere, bu hafta Rusya'nın Ukrayna'daki bir fabrikaya düzenlediği ölümcül saldırı sorulduğunda, "Bundan memnun değilim ve bu savaşla ilgili hiçbir şeyden memnun değilim" dedi.

FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun da eşlik ettiği Trump, 2026 Dünya Kupası kura çekiminin 5 Aralık'ta Washington'daki Kennedy Center'da yapılacağını duyurdu.

ABD Başkanı, Infantino'nun kupayı tutma fırsatı vermesinden memnun görünüyordu. "Bu çok güzel bir altın parçası" dedi ve "Bende kalabilir mi?" diye espri yaptı.

Independent Türkçe


Avrupa kulüplerine rahat nefes: 2029 turnuvası yazın yapılacak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Avrupa kulüplerine rahat nefes: 2029 turnuvası yazın yapılacak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nın bir sonraki organizasyonu 2029 yazında gerçekleştirilecek ve bu, Katar'ın turnuvaya ev sahipliği yapma teklifine ağır bir darbe anlamına geliyor.

The Guardian'ın haberine göre FIFA, kıta konfederasyonlarını ikinci Kulüpler Dünya Kupası planları konusunda bilgilendirdi. Planlar arasında bu yaz Birleşik Devletler'deki turnuvada mücadele eden 32 kulübün sayısını artırma olasılığı da var.

Önde gelen kulüplerin Kulüpler Dünya Kupası'nı gelecek yılki Dünya Kupası'nda ilk kez görüleceği üzere 48 takımlı bir modele genişletmek için yaptığı lobi çalışmaları, geçen ay Chelsea'nin galip geldiği turnuvanın ardından yoğunlaştı. Ancak bu, 2029'da 48 takıma hemen geçişin garanti olduğu anlamına gelmiyor, daha kademeli bir artış da mümkün.

Yine de turnuvanın yaz aylarında düzenlenecek olması, Katar'ın turnuvaya ev sahipliği yapma ihtimalini tamamen ortadan kaldırabilir ve bu da FIFA'nın Avrupa ligleriyle ilişkilerini iyileştirmesini sağlayabilir.

2022 Dünya Kupası'nda olduğu gibi Katar'ın ev sahipliği yapacağı bir Kulüpler Dünya Kupası, turnuvayı kışa erteleyecekti ve bu durum Avrupa takımları için büyük bir endişe kaynağıydı. Katarlı üst düzey yetkililerin haziranda FIFA'yla olası bir teklif hakkında görüşmeler yaptığı ancak takvimin onaylanmasının onları vazgeçirmiş olabileceği bildirildi.

2030 Dünya Kupası’na ortak ev sahipliği yapacak ülkelerden İspanya ve Fas, Dünya Kupası'ndan önce bu organizasyon için de olası ev sahipleri olarak görülüyor. Bu turnuvanın üçüncü ev sahibi ülkesi Portekiz henüz çok fazla ilgi göstermedi ancak başka bir öneri hayata geçerse daha küçük stadyumları uygun olabilir.

FIFA, turnuvanın genişlemesinin oyuncu sağlığı açısından daha fazla soruna yol açmaması için 2029 turnuvası için ana turnuvadan bir hafta önce bir dizi eleme play-off'unun oynanacağı ve kazananların üst tura yükseleceği alternatif bir yapı düşünüyor.

Bu yılki Kulüpler Dünya Kupası'nda Meksika ekibi Club Leon'un çoklu kulüp sahipliği kuralları nedeniyle turnuvadan ihraç edilmesinin ardından, turnuvanın son Concacaf katılımcısını belirlemek için Los Angeles FC'yle Club America arasında son anda tek bir play-off maçı düzenlenmişti.

Independent Türkçe


Motor sporlarının en çılgın hali: Ralli

WRC'deki ralli otomobillerinde 1,6 litrelik turbo motorlar kullanılıyor (Reuters)
WRC'deki ralli otomobillerinde 1,6 litrelik turbo motorlar kullanılıyor (Reuters)
TT

Motor sporlarının en çılgın hali: Ralli

WRC'deki ralli otomobillerinde 1,6 litrelik turbo motorlar kullanılıyor (Reuters)
WRC'deki ralli otomobillerinde 1,6 litrelik turbo motorlar kullanılıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta motor sporları dünyasına geri dönüş yaparak dünyanın en popüler sporlarından ralliyi inceliyoruz.

Motor sporlarının ışıltılı dünyasında, Formula 1'in pürüzsüz pistleri ve yüksek teknolojili araçları dikkatleri üzerine çekerken, kalbi daha vahşi, daha özgür ve çok daha zorlu bir yerde atan bir spor daha var. 

Hızdan çok daha fazlasını vaat eden bu spor, bir pilotun ve kopilotun doğanın en çetin koşullarına karşı verdiği ortak mücadeleyi, limitleri zorlayan bir dayanıklılık hikayesini anlatıyor. 

Ralli, kelime anlamıyla "buluşma" demek olsa da bu sporun ruhu tam tersini yansıtıyor. Belirlenmiş pistlerde dönüp durmak yerine ekipler tek tek start alarak kilometrelerce uzanan özel etaplarda zamana karşı yarışıyor. 

Bu yollar, bazen karlı bir dağ geçidi, bazen çölün sıcak kumları, bazen de ormanın derinliklerindeki çakıllı bir patika olabiliyor. Bu çeşitlilik, ralliyi sadece en hızlı olanın kazandığı bir spor olmaktan çıkarıp, strateji, adaptasyon ve kusursuz ekip çalışmasının bir göstergesi haline getiriyor.

Ralli, ilk olarak 20. yüzyılın başlarında, otomobillerin güvenilirliğini ve dayanıklılığını test etmek amacıyla ortaya çıktı. 

1911'deki ilk Monte Carlo Rallisi gibi yarışlar, Avrupa'nın farklı şehirlerinden yola çıkan cesur sürücülerin kışın en zorlu şartlarında Monte Carlo'ya ulaşmasını gerektiriyordu. 

Bu format, rallinin doğasını belirleyen zamana karşı mücadele ve doğal koşullara uyum gibi unsurları daha en başından içine aldı.

Ancak ralli, asıl kimliğini 1973'te kurulan Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) ile kazandı. Bu şampiyona, dünyanın dört bir yanındaki en iyi rallileri tek bir çatı altında toplayarak sporu küresel bir sahneye taşıdı.

O dönemde, Lancia Stratos, Alpine A110 ve Porsche 911 gibi efsanevi araçlar, rallinin ilk kahramanları olarak tarihe geçti.
 

dfgthy
1973'te 13 yarıştan oluşan ilk WRC'de Alpine-Renault takımı şampiyon oldu (WRC)

1980'lerin ortalarında, spor tarihindeki en heyecan verici ve bir o kadar da tehlikeli dönem başladı: Grup B. Bu kurallar, üreticilere inanılmaz güçlü ve hafif canavarlar yapma imkanı tanıdı. 

Audi Quattro'nun 4 teker çekiş sistemiyle başlayan devrim, Peugeot 205 T16, Lancia Delta S4 ve Ford RS200 gibi ikonik araçlarla zirveye ulaştı. 

Bu araçlar o kadar hızlı ve kontrol edilmesi zordu ki, yaşanan trajik kazalar sonucunda Grup B, 1986 sezonunun sonunda yasaklandı. Grup B dönemi, spora olan ilgiyi tavan yaptırsa da güvenliğin önemini de acı bir şekilde ortaya koydu.

dfvgth
The Peugeot T16 E2, karda hız yaparken (WRC)

Ralliyi diğer motor sporlarından ayıran en önemli unsurlardan biri, ralli ekibinin her zaman iki kişiden oluşması: Pilot ve kopilot. Pilot direksiyonun başındayken, kopilot elindeki yol notları denen defterden yoldaki tüm detayları, virajların keskinliğini ve yolun durumunu yüksek sesle okur. Bu notlar, pilotun bilmediği yollarda tam gaz gitmesini sağlayan hayati bilgileri içerir.

Bu yüzden ralli, sadece pilotaj becerisi değil, aynı zamanda pilot ve kopilot arasındaki kusursuz uyum ve güvenin de bir göstergesi. 

Ralli tarihine adını altın harflerle yazdıran birçok efsanevi pilot var. WRC tarihinin en başarılı pilotu Sébastien Loeb, 2004'ten 2012'ye kadar tam 9 kez üst üste dünya şampiyonu oldu. Citroën'le olan bu dominant performansı, onu rallinin tartışmasız kralı yaptı. Loeb'ün hegemonyasını devralan Sébastien Ogier, 2013-2018 yıllarında kazandığı 6 şampiyonlukla Fransız egemenliğini sürdürdü. Onun farkı, farklı markalarla (Volkswagen, Ford, Toyota) şampiyonluklar kazanması oldu.

1995 dünya şampiyonu olan İskoç pilot Colin McRae, agresif ve riskli sürüş stiliyle akıllara kazındı. Onun tam gaz mottosu, tüm ralli severler için bir efsane haline geldi. 1996-1999 yıllarında Mitsubishi Lancer'la üst üste 4 şampiyonluk kazanan Fin pilot Tommi Mäkinen, Uçan Finler geleneğinin en parlak temsilcilerinden.

frty
Sébastien Loeb, 2008'de Antalya'da düzenlenen Türkiye Rallisi'nde (Reuters)

Bu pilotlar, Subaru Impreza, Mitsubishi Lancer, Lancia Delta Integrale gibi efsanevi araçlarla birlikte anılıyor. Bu otomobiller, sadece birer yarış makinesi olmakla kalmayıp, sokak versiyonlarıyla da otomobil tutkunlarının hayallerini süslemeye devam ediyor.

Günümüzde ralli, hibrit teknolojilerin etkisiyle dönüşüm geçiriyor. Yeni nesil WRC araçları, içten yanmalı motorları ve elektrik gücünü bir araya getirerek hem daha güçlü hem de daha çevreci bir gelecek inşa ediyor. Ancak bu teknolojik değişimler, rallinin özündeki ruhu asla değiştiremez.

WRC'de üç takım yer alıyor: Hyundai Shell Mobis, M-Sport Ford ve Toyota Gazoo Racing. Her takımın birden fazla pilot ortaklığı var ve bu nedenle birden fazla zafer şansı bulunuyor.

Araçlar, her gün yollarda gördüğümüz arabalara dayanıyor. Hyundai, Hyundai i20'ler kullanıyor, M-Sport Ford takımı Ford Puma'yla ve Toyota Gazoo, Toyota Yaris'le yarışıyor.

Dünya Ralli Şampiyonası'nın en büyük cazibesi çeşitliliği. 2025 sezonu boyunca seri, dört kıtada 14 ülkede yarışacak. Her ralli, sürücülere arazi koşullarından hava koşullarına kadar farklı zorluklar sunuyor.

WRC şehre geldiğinde, bölgede birden fazla rota oluşturuyor. Bu rotaların uzunluğu 3 km ile 35 km arasında değişebiliyor ve her araç her rotayı farklı "etaplarda" en az iki kez kat ediyor.

Etap, her takımın hafta sonu boyunca koştuğu tek bir zamana karşı yarış. Sürücüler, bir sonraki günün etabında yeni rotalara geçmeden önce her rotayı günde iki kez koşabiliyor.

Her etabın sonunda sürücülerin süreleri kaydediliyor. Yetkililer her etap süresini bir öncekine ekliyor, böylece hafta sonu bitiminde her aracın toplam süresi hesaplanıyor.

Yetkililer ayrıca yol boyunca cezalar da ekliyor. Sürücüler, virajları kaçırmaları, belirli onarımları yapmaları veya hatta bir sonraki etaba geç veya erken gelmeleri nedeniyle ceza alabiliyor.

Tüm süreler ve cezalar toplandığında, kazanan ilan ediliyor. WRC, etkinliği kazanan araca 25 puan, 2.'ye 18 puan, 3.'ye 15 puan, 4.'ye 12 puan ve bu sırayla 10.'ya 1 puan veriyor.

Yararlanılan kaynaklar: Red Bull, WRC, Motorsport Events, Hyundai