2024'ün en iyi 10 UFC maçı

El değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlar

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
TT

2024'ün en iyi 10 UFC maçı

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)

Dünyanın en prestijli karma dövüş sanatları (MMA) organizasyonu UFC'de el değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlarla harika bir yılı daha geride bıraktık.

5 sıklette şampiyonluk unvanı el değiştirirken, 1 sıkletteki boş kemer de yeni sahibini buldu. 

ntyhum7ı
MMA hayranları 2025'te ağırsıkletteki iki şampiyonun karşı karşıya gelmesini istiyor (UFC)

Dövüş severler ekran başına ya da ring yanına geçerken maç içinde başabaş dövüş ve dengelerin değişmesini izlemeyi umuyor. Ancak bir müsabaka kemer maçı olunca seyir zevki doğrudan yükselmiyor.

Adrenalin'de bu hafta, 2024'ün en çekişmeli ve eğlenceli maçlarını sıralıyoruz. 

10. Dricus Du Plessis-Israel Adesanya 

Dricus Du Plessis, UFC 305'in ana maçında ortasıklet kemerini korurken, iki rakip arasındaki çekişmeli dövüşte Israel Adesanya'yı 4. rauntta pes ettirdi.

İlk üç raundun her biri yakın geçti ve iki dövüşçü zaman zaman öne çıktı. Adesanya üçüncü rauntta ivme kazandıktan sonra DDP, 4. rauntta Adesanya'yı açıkça inciten bir sol yumruk savurdu. Birkaç tane daha soldan sonra onu yere serdi. Ardından hemen arkasına geçip onu boğmaya başladı.

Bu, dövüşün içinde kalmasıyla ve önüne çıkan her fırsatı değerlendirmesiyle bilinen ortasıklet şampiyonununa göre bile etkileyici bir performanstı. UFC'deki serisini 8 galibiyet ve 0 yenilgiyle sürdürürken, 83,9 kilonun zirvesinde yer almaya devam ediyor.

9. Zhang Weili-Yan Xiaonan  

UFC 300'ün ortak ana etkinliğinde UFC Samasıklet Şampiyonu Zhang Weili, ortak karar sonucunda Yan Xiaonan'ı yenerek kemerini korudu. 

Zhang ilk rauntta rakibini boğarak pes ettirmeye çok yaklaşmıştı ancak gong sesi onu kurtardı. İkinci rauntta da Yan'a ağır bir üstünlük kuran Zhang, üçüncü ve 4. rauntta yorgunluğun da etkisiyle darbeler almaya başladı. 

Ancak Zhang raundun ilerleyen bölümlerinde mücadeleyi yere taşıyıp kontrolü eline alarak geri kalan bölümde isabetli vuruşlar yaptı. Son rauntta, Zhang bir kez daha dövüşü yere taşıdı ve Yan'ı etkisiz hale getirerek maç bitene kadar yakın vuruşlar yaptı.

Üç yan hakem de maçı Zhang lehine puanladı ve Zhang, 52,5 kilodaki ikinci kemer savunmasını yapmış oldu. Bu çekişmeli ve zorlu mücadelenin ardından şampiyonu neyin beklediğini görmek ilginç olacak. 

8. Dan Hooker-Mateusz Gamrot 

Dan Hooker ve Mateusz Gamrot arasındaki dövüş, yetenekli hafifsıkletlerin 15 dakika boyunca dişe diş mücadele ettiği, beklendiği kadar rekabetli ve eğlenceli geçen bir maçtı.

Gamrot iyi başladı, boksunu geliştirdiğini gösterdi ve boğuşmaya girmeden önce Hooker'ı ayakta incitti. Hooker iyi savunma yaptı ve ilk raundun sonuna doğru Polonyalı rakibini sendeletti. İkinci raunt son derece çekişmeli geçti. Hooker daha etkili vuruşlar yaptı ancak Gamrot ayakta kalmayı başarırken Yeni Zelandalı rakibini de yere serdi. Üçüncü raundun çoğu kısmında iki dövüşçü yumruklaştı, Gamrot ara sıra boğuşmaya çalıştı ancak bu saldırılar Hooker tarafından büyük ölçüde durduruldu.

uıkl
Dan Hooker ve Mateusz Gamrot, UFC 305'te karşı karşıya gelmişti (Zuffa LLC)

Kazananı belirlemek yan hakemlere kaldı. 10'lar ve 9'lar toplandığında, iki elit hafıfsıklet dövüşçünün etkileyici maçı sonunda eli havaya kaldırılan isim Hooker oldu. 

7. Brandon Royval-Tatsuro Taira 

Brandon Royval ve Tatsuro Taira arasındaki sineksıklet ana müsabakası, her iki dövüşçünün de 56,7 kiloda en iyiler arasında olduğunu gösteren, anında klasiğe dönüşen bir maçtı.

Başından itibaren Royval'ın daha iyi vurduğu ve Taira'nın daha iyi boğuştuğu bir dövüş oldu. 

Üçüncü raundun başında Roval rakibine üstünlük kurarken, sonundaysa Japon dövüşçü toparlanıp saldırmaya başladı.

fbrg
Japon dövüşçü, MMA kariyerindeki ilk mağlubiyetini aldı (Zuffa LLC)

Taira 4. raundun tamamını Royval'ın sırtında geçirirken, Amerikalı dövüşçü son rauntta rakibinin arkasına geçen isimdi.

Maçın sonucu puana gitti ve ayrık kararla oktagondan mutlu ayrılan Royval, kemer yarışında kalmayı sürdürdü. Taira da yenilmesine rağmen sineksıklette ciddi bir tehdit olduğunu kanıtladı. 

6. Mateusz Rebecki-Myktybek Orolbai 

Rebecki ve Orolbai, 72,5 kiloda çıktıkları maçta Abu Dabi'deki Etihad Arena'da üç raunt boyunca harika bir mücadele sundu. 

Puanlar 29-28, 29-28 ve 28-29 Rebecki lehineydi. Rebecki yoluna 20 galibiyet ve 2 mağlubiyetle devam ederken, Orolbai 13 galibiyetinin yanında ikinci yenilgisini almış oldu. 

Orolbai ilk rauntta arka arkaya sol yumruklar yemesine rağmen devrilmeyerek sertliğini gösterse de sağ gözü neredeyse kapanmıştı. Oktagondaki doktorun dövüşe devam etmesine izin verdiği Orolbai ikinci rauntta isabet yakalamaya başlarken, Rebecki sağlam durmayı başardı. Üçüncü rauntta da son saniyeye kadar başabaş süren dövüşte iki rakibin de yüzü kanla kaplandı.

5. Dustin Poirier-Benoit Saint Denis 

Benoit Saint Denis'nin yükselişini durduran Dustin Poirier, boğucu baskı ve zorlayıcı vuruşlara dayanarak rakibini ikinci rauntta nakavt etmeyi başardı.

Saint Denis tüm dövüş boyunca Poirier'in karşısındaydı, ilk rauntta savunmasına aldırmadan onu hırpaladı, güreş kabiliyetini ve fiziksel gücünü kullanarak üstünlüğü ele geçirdi. İkinci rauntta Poirier ellerini biraz daha serbest bırakmaya başladı ve Saint Denis'yi yere yıktı. Yerde vurduğu darbelerle de işi bitirdi.

Bu, bir mağlubiyetin ardından yükselen bir tehdide karşı dövüşerek risk alan ve bundan en iyi şekilde yararlanan Dustin için büyük bir nakavttı. ABD'li dövüşçü bu sonuçla UFC'deki galibiyet sayısını 22'ye çıkardı.  

4. Islam Makhachev-Dustin Poirier

Islam Makhachev, 5. rauntta rakibini pes ettirerek aldığı galibiyetin ardından UFC hafifsıklet şampiyonluğunu sürdürüdü.

Şampiyon, ilk rauntta Poirier'i hızlıca yere aldı, arkasına geçti ve raundun geri kalanında orada kaldı. Poirier raunt boyunca iyi savunma yaptı ve dövüşün geri kalanı daha kavgalı ve çekişmeli geçti. Dustin, rakibinin yere alma denemelerini iyi savunurken Makhachev, şampiyonluk döneminin ilk kanlı ve yorucu mücadelesinde zorlandı. 

İki dövüşçü de kanlar içindeydi ama son raunda girerken Makhachev, Poirier'in raundun ortasında oktagonun merkezinde tökezlemesine neden oldu ve atağa geçti. Şampiyon, rakibini boğarak hızlıca pes ettirdi.

Hafifsıklette üstünlüğünü sürdüren Makhachev için bu, art arda üç başarılı kemer savunması ve 14 galibiyet anlamına geliyordu. Makhachev sıkletinde üst üste en çok başarılı unvan savunması yapan 4 isimle eşit durumda ve Anderson Silva'ya ait üst üste UFC zaferi rekorunun iki galibiyet gerisinde yer alıyor.

3. Max Holloway-Justin Gaethje 

Max Holloway, UFC 300'ün ana kartındaki maçta Justin Gaethje'ye karşı ustaca bir performans sergileyerek görebileceğiniz en müthiş nakavtlardan biriyle galibiyete uzandı.

Eski tüysıklet şampiyonu uzun kollarından yararlanarak Gaethje'ye isabetli vuruşlar yaptı ve daha sonra da döner tekmeyle rakibinin burnunu kırdı. Max iyi vuruşlar yapmaya devam etti ve ilk 15 dakika boyunca kendisine gelen darbeleri güzelce savuşturdu.

Gaethje 4. rauntta daha başarılı oldu, Holloway'i düşürdü ve Hawaiilinin hırpalanmış ön bacağına alçak tekmeler atmaya devam etti. Ancak Holloway 5. rauntta karşılık verdi. Sonraysa o ünlü ana gelindi.

Son 10 saniyeye girildiğinde Holloway, UFC 199'da Ricardo Lamas'a yaptığı gibi Gaethje'yi ortada kendisiyle çarpışmaya davet etti. Gaethje bunu kabul etti ve ikili yumruklaşmaya başladı, Holloway Gaethje'nin çenesine bir sağ yumruk indirerek onu nakavt etti.

Bu maç beklendiği kadar büyüleyiciydi ve 65 kiloda 1000 güne yakın hüküm süren Holloway'in BMF (En Belalı Dövüşçü) kemerini teyit eden çılgın bir bitirişle kesinlikle muazzam bir gösteriydi.

2. Alex Pereria-Khalil Rountree Jr. 

Pek çok kişinin beklediğinden çok daha çekişmeli geçen karşılaşmada Alex Pereira hafifağır sıklet unvanını bu yıl üçüncü kez başarıyla korudu ve UFC 307'nin ana maçında rakibi Khalil Rountree Jr.'ı 4. rauntta nakavt etti.

Rountree Jr. ilk iki rauntta en etkili darbeleri indirdi, çünkü hızı ve solak gardı şampiyonu biraz yavaşlatmış gibi görünüyordu. Ancak dövüş ilerledikçe ve Pereira mesafesini ve zamanlamasını ayarladıkça Las Vegaslıyı cezalandırmaya başladı. 4. rauntta sert ve seri yumruklarıyla onu yere serdi. 

Pereira'nın bu noktaya kadar UFC'deki başarısı eşsiz çünkü "Poatan", 200 günden kısa sürede üç başarılı kemer savunması yaptı. Rountree Jr. çabası için büyük bir övgüyü hak ediyor ancak Brezilyalı şampiyon kafese her adım attığında muazzam bir tehdit olmayı sürdürüyor.

1. Esteban Ribovics-Daniel Zellhuber 

UFC 306'nın ana kartının ikinci maçında Zellhuber ve Ribovics, olağanüstü bir kickboks mücadelesinde kozlarını paylaştı.

İlk iki raunt boyunca, yükselen hafifsıkletler aynı seviyedeydi. Zellhuber daha çeşitli darbelerle isabet yakalarken Ribovics de temel vuruşlarla rakibini incitti. Üçüncü rauntta iki dövüşçü de birbirini hırpalarken yan hakemleri zor bir puanlama bekliyordu. 

Bu maç tam bir kıran kırana mücadeleydi ve çok yakındı, bu da herkesi hakemlerin müsabakayı nasıl puanlayacağını merak etmeye itti. Üç yan hakem de müsabakayı 29-28 olarak değerlendirirken, Ribovics ayrık kararla kazanan isim oldu.

Bu, iki yükselen yetenek ve Dana White's Contender Series çıkışlı dövüşçü arasında kesinlikle heyecan verici bir mücadeleydi.

Yararlanılan kaynaklar: UFC, ESPN



Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
TT

Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)

Venus Williams, Avustralya Açık'ta korta çıkarak tarihe geçti ancak Sırbistan adına yarışan Olga Danilovic'in son 6 oyunu üst üste kazanarak üç setlik heyecan dolu maçta zafere ulaşmasıyla galibiyete erişemedi.

45 yaşındaki Williams, ana tabloya özel davetle katılarak tekler turnuvasında yarışan en yaşlı kadın oldu. 5 yıl sonra ilk defa Melbourne'e dönen 7 kez Grand Slam şampiyonu, maça iyi başladı ve tie-break’te attığı muhteşem bir forehand winner’la seyircileri coşturdu.

Danilovic ikinci seti kazanarak maçı eşitledi ancak son sette 4-0 öne geçen Williams, zafere ve 2021 Wimbledon'dan bu yana ilk Grand Slam tekler maçını kazanmaya doğru ilerliyor gibiydi.

Ancak çok güçlü bir cevap veren 24 yaşındaki Danilovic, Williams'ın ikinci tura yükselmesini engelleyerek 6-7 (5), 6-3, 6-4'lük skorla galip geldi. Avustralya Açık'ta ilk kez 17 yaşındayken, 1998'de oynayan Williams, korttan ayrılırken ayakta alkışlandı. Williams aynı zamanda Ekaterina Alexandrova'yla çiftler turnuvasında da yarışacak.

cdfvgthyu
Venus Williams, John Cain Arena'dan ayrılırken alkışları kabul ediyor (AFP)

Williams, "Harika bir maçtı, harika bir andı" dedi.

Seyircinin enerjisi inanılmazdı. Bu beni çok motive etti. Rakibim de harika oynadı. Ayrıca biraz da şanslıydı. Bu sporun doğasında var. Bazen böyle işliyor. Ama inanılmaz bir an oldu.

Williams, turnuvaya özel davetle katıldığında tarihe geçeceğinin farkında değildi. 5 kez Wimbledon şampiyonu, tenise geçen yaz geri dönmüş ve hem teklerde hem de çiftlerde ABD Açık'a katılmıştı; burada Leylah Fernandez'le birlikte eylülde çeyrek finale ulaşmıştı.

Williams, aralık ayında Andrea Preti'yle evlendi ancak 2021'den beri ilk kez Avustralya'ya yapacağı seyahate hazırlanırken önceki "üç ay boyunca aralıksız antrenman yaptığını" söylemişti.

Amerikalı tenisçi, Melbourne'de 2003 ve 2007'de iki kez tekler finaline ulaşmış ve her ikisinde de kız kardeşi Serena Williams'a kaybetmişti. Ancak aynı zamanda çiftlerde 4 kez şampiyon oldu.

Williams ayrıca tenis oynamayı sürdüreceğinin ve bu yıl daha düzenli bir programla müsabakalara çıkacağının sinyalini verdi.

Williams, "Birçok açıdan işleri yeniden öğrenmek zorundayım, anlatabiliyor muyum?" dedi.

Bugünkü çabamdan gerçekten gurur duyuyorum çünkü her maçta daha iyi oynuyorum ve ulaşmak istediğim yerlere geliyorum. Şu anda sadece ilerlemeyi sürdürmem, kendim üzerinde çalışmam ve hatalarımı kontrol etmem gerekiyor. Bunlar da daha fazla maç oynayarak kazanılan şeyler, ayakları tam olarak doğru pozisyona getirmek, doğru vuruşları seçmek, tüm bunları hâlâ öğreniyorum. Biraz tuhaf ama bu kadar iyi oynamak, kendimi bu konuma getirmek ve çok yaklaşmak son derece heyecan verici.

dfgthy
Venus Williams, Olga Danilovic'i tebrik ediyor (AP)

Bundan sonra beni neyin beklediğini düşüneceğim. Burada çiftler maçım var, bu yüzden şu anda ona odaklıyım.

Williams ikinci turda Coco Gauff'la karşılaşabilirdi ancak Williams'ın 1998'de Avustralya Açık ana tablosuna ilk kez katıldığı zaman henüz doğmamış olan Danilovic, son derece etkileyici bir geri dönüşe imza attı.

Danilovic, korttaki röportajında, "Bunlar çok nadir şeyler ve Venus Williams'a karşı oynamak benim için hafife alınacak bir şey değil" dedi.

4-0 gerideyken kendi kendime, 'Sadece oyna, her şeyi ortaya koy ve puan puan ilerle' dedim. Bu maçı kazanmayı başardığım için çok mutluyum ama böyle bir efsaneye karşı oynamak büyük bir zevkti.

Independent Türkçe


Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
TT

Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta kış sporlarının en sıradışı ve en yüksek adrenalinli branşlarından biri olan skeletonu inceliyoruz.

Skeleton'da yarışmacı, küçük ve aerodinamik bir kızakla yüzü öne bakacak şekilde buz pistinde kayıyor. Sporcunun başı, pist yüzeyine neredeyse değecek kadar yakın duruyor ve her şey saliselerle ölçülüyor.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit gibi görünen bu disiplin, aslında büyük teknik beceri ve cesaret gerektiriyor. Yarışçı başlangıçta kısa bir koşuyla kızağını hızlandırıyor, ardından kızak üzerine atlıyor ve vücudunu tamamen aerodinamik bir pozisyona sokuyor.

Skeleton pistleri genellikle bobsled ve diğer kızak branşlarıyla aynı parkurları kullanıyor. Bu pistler, buzla kaplı beton kanallardan oluşuyor ve virajları, eğimleri ve düz bölümleri çok hassas ölçülerle tasarlanıyor. Sporcu pistte ilerlerken bütün yönlendirmeyi yalnızca vücut ağırlığıyla yapıyor.

Kızaklarda herhangi bir direksiyon, fren ya da mekanik kontrol sistemi bulunmuyor. Bu yüzden en küçük omuz, diz ya da ayak hareketi bile kızakta yön değişimine yol açıyor. Yarışçılar bu kontrolle virajlardan geçerken saatte 130 ila 150 kilometreye ulaşan hızlara çıkıyor.

Bu sporun kökeni 19. yüzyılın sonlarına, İsviçre'nin ünlü kış kasabası St. Moritz'e dayanıyor. 1885'de burada açılan Cresta Run adlı doğal buz pisti, yüzüstü kayma fikrinin doğduğu yer kabul ediliyor.

Başlangıçta bu etkinlik daha çok cesaret meraklılarının eğlencesi olarak görülüyordu. Ancak zamanla düzenli yarışlar organize edilmeye başlandı ve spor kurumsal bir kimlik kazandı.

"Skeletal" yani iskelet kelimesinden türeyen "skeleton" adıysa 1892'de ortaya çıkan yeni metal kızak tasarımlarından geliyor. Bu kızakların ince ve iskelet benzeri yapısı, spora kalıcı ismini kazandırdı.

Skeleton ilk kez 1928 Kış Olimpiyatları'nda olimpik programa girdi. Ardından 1948'de tekrar sahneye çıktı ancak uzun yıllar boyunca olimpiyatlardan uzak kaldı.

Modern dönemle birlikte 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nda resmen geri döndü. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar kategorisinde olimpik bir spor olarak varlığını sürdürüyor.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları'nda ise skeleton sporuna yeni bir soluk gelecek. Bu oyunlarda programa ilk kez karışık takım yarışı eklenecek. Bir erkek ve bir kadın sporcunun toplam zamanının sonucu belirleyeceği bu format, spora yeni bir heyecan katacak.

Skeleton kızakları dışarıdan basit görünse de her santimetresi hassas mühendislikle tasarlanıyor. Kızak, çelik bir şasi, karbon fiber gövde ve iki özel metal bıçaktan oluşuyor.

Bu bıçaklar "runner" adı verilen kayıcı yüzeyleri oluşturuyor ve buzla doğrudan temas ediyor. Runner'ların keskinliği, eğimi ve ayarı, sporcunun pistteki performansını doğrudan etkiliyor.

Kızakta herhangi bir fren sistemi bulunmuyor. Sporcu yarış bittikten sonra yavaşlamak için ayaklarını buz yüzeyine sürterek duruyor. Bu da yarışın ne kadar katıksız bir fiziksel mücadele olduğunu gösteriyor.

Sporcular yarış sırasında tam koruma sağlayan kasklar, dayanıklı eldivenler ve özel yarış tulumları kullanıyor. Bu ekipmanlar hem güvenliği artırıyor hem de aerodinamik performansı iyileştiriyor.

Bir skeleton pistinin uzunluğu genellikle 1200'le 1650 metre arasında değişiyor. Pist boyunca 15 ila 20 arasında keskin viraj bulunuyor ve bazı virajlarda sporcu neredeyse 5G'ye varan merkezkaç kuvvetlerine maruz kalıyor.

Buz yüzeyi her yarıştan önce özel ekipler tarafından yeniden hazırlanıyor. Pistin sıcaklığı, nem oranı ve buzun sertliği yarış hızlarını doğrudan etkiliyor.

Yarışçılar pisti önceden defalarca yürüyerek inceliyorlar. Viraj açılarını, giriş noktalarını ve en ideal çizgiyi ezberlemek, yarışın belki de en kritik bölümünü oluşturuyor.

Skeleton yarışları tamamen zamana karşı yapılıyor. Sporcular teker teker piste çıkıyor ve her inişte en iyi süreyi elde etmeye çalışıyor.

Olimpiyat formatında genellikle 4 ayrı iniş yapılıyor. Bu 4 turun toplam süresi, nihai sıralamayı belirliyor. En küçük hata bile madalya şansını saniyeler içinde yok edebiliyor.

Başlangıç bölümü yarışın en kritik anı. Sporcu yaklaşık 30 metrelik bir alanda kızağını koşarak itiyor ve hız kazandırıyor.

Bu ilk birkaç saniyede kazanılan momentum, pistin geri kalanında elde edilecek hızı büyük ölçüde belirliyor. Zayıf bir başlangıç, kusursuz bir sürüşle bile telafi edilemiyor.

Skeleton dünya çapında Uluslararası Bobsled ve Kızak Federasyonu (IBSF) tarafından yönetiliyor. Dünya kupaları, kıta şampiyonaları ve dünya şampiyonaları bu kurumun çatısı altında düzenleniyor.

Her sezon farklı ülkelerde yapılan yarışlar, sporcuların dünya sıralamasını şekillendiriyor.

Son yıllarda Büyük Britanya, Almanya, Kanada ve ABD gibi ülkeler skeleton'da büyük başarılar elde ediyor. Pist tecrübesi ve teknik altyapı, bu sporda belirleyici rol oynuyor.

Skeleton'u diğer kış sporlarından ayıran en önemli özellik, sporcuyla pist arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra inmesi. Yarışçı buzla kelimenin tam anlamıyla burun buruna kayıyor.

En ufak bir hata, yanlış bir ağırlık transferi ya da milisaniyelik gecikme, saniyelerle ölçülen büyük kayıplara yol açıyor. Bu da skeleton'u gerçek bir sinir, denge ve cesaret sınavına dönüştürüyor.

İzleyenler için birkaç dakikalık bir iniş gibi görünen şey, aslında yıllar süren antrenmanların ve büyük bir teknik disiplinin ürünü oluyor.

Skeleton, basit bir kızak sporu değil. Hızın, cesaretin ve buz üzerindeki ustalığın en saf hali.

Kaynaklar: ESPN, Olympics, IBSF


Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Paramount+, UFC'yle yeni yayın anlaşmasının tanıtımında Conor McGregor'ı kullandı ve bu da İrlandalı dövüşçünün olası bir dönüşüne işaret ediyor.

37 yaşındaki McGregor, eski rakibi Dustin Poirier'e karşı üst üste ikinci yenilgisinde bacağının kırıldığı Temmuz 2021'den bu yana dövüşmedi.

Ancak uzun zamandır kafese geri dönmeyi düşünüyor ve yaz aylarında UFC'nin büyük ilgi gören Beyaz Saray etkinliğinde dövüşme arzusunu dile getiriyor.

Ekimde kabul ettiği, üç kez doping testine girmemesi nedeniyle aldığı 18 aylık geriye dönük ceza, bu arayışını engellemeyecek gibi görünüyor. McGregor, 20 Mart'tan itibaren tekrar UFC'de mücadele edebilecek.

"Notorious" (Kötü Şöhretli) lakaplı dövüşçü şimdiyse New York'taki Times Meydanı'nda yer alan reklam panolarında UFC'nin Paramount+'la yaptığı yeni ortaklığın tanıtımında ön planda. Bu ortaklık sonucunda Dana White'ın organizasyonu, izleme başına ödeme modelinden vazgeçip tam erişimli abonelik modeline geçiyor.

McGregor, sosyal medya hesabından reklam panosunun fotoğrafını paylaşıp, "UFC'yi yeniden harika yapmak benim için büyük bir onur olacak! Sadece @paramountplus'ta" diye yazdı.

Eski iki sıklet UFC şampiyonu McGregor, Haziran 2024'te Octagon'a geri dönmeyi planlıyordu ancak ayak parmağının kırılması nedeniyle Michael Chandler'la planlanan dövüşten iki hafta kala çekilmişti.

İrlandalı dövüşçü daha önce, Chandler'la uzun zamandır beklenen son karşılaşmanın Beyaz Saray kartı için "kesinleşmiş bir anlaşma" olduğunu iddia etmişti ancak UFC tarafından henüz hiçbir şey doğrulanmadı.

Son zamanlarda McGregor siyasete de karıştı ancak bu ay İrlanda Cumhurbaşkanı olma isteğinden vazgeçti. Ülkenin uygunluk kriterlerinin "çok kısıtlayıcı" olduğunu söyledi.

McGregor, son yıllarda çok sayıda yasal sorunla da mücadele ediyor. Kasımdaki bir hukuk davasında jüri, 2018'de kendisine tecavüz suçlamasında bulunan kadın lehine karar verdi. McGregor saldırı suçundan sorumlu bulundu ve karara karşı yaptığı itiraz temmuzda reddedilse de kendisi hakkındaki tüm iddiaları inkar ediyor.

Independent Türkçe