2024'ün en iyi 10 UFC maçı

El değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlar

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
TT

2024'ün en iyi 10 UFC maçı

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)

Dünyanın en prestijli karma dövüş sanatları (MMA) organizasyonu UFC'de el değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlarla harika bir yılı daha geride bıraktık.

5 sıklette şampiyonluk unvanı el değiştirirken, 1 sıkletteki boş kemer de yeni sahibini buldu. 

ntyhum7ı
MMA hayranları 2025'te ağırsıkletteki iki şampiyonun karşı karşıya gelmesini istiyor (UFC)

Dövüş severler ekran başına ya da ring yanına geçerken maç içinde başabaş dövüş ve dengelerin değişmesini izlemeyi umuyor. Ancak bir müsabaka kemer maçı olunca seyir zevki doğrudan yükselmiyor.

Adrenalin'de bu hafta, 2024'ün en çekişmeli ve eğlenceli maçlarını sıralıyoruz. 

10. Dricus Du Plessis-Israel Adesanya 

Dricus Du Plessis, UFC 305'in ana maçında ortasıklet kemerini korurken, iki rakip arasındaki çekişmeli dövüşte Israel Adesanya'yı 4. rauntta pes ettirdi.

İlk üç raundun her biri yakın geçti ve iki dövüşçü zaman zaman öne çıktı. Adesanya üçüncü rauntta ivme kazandıktan sonra DDP, 4. rauntta Adesanya'yı açıkça inciten bir sol yumruk savurdu. Birkaç tane daha soldan sonra onu yere serdi. Ardından hemen arkasına geçip onu boğmaya başladı.

Bu, dövüşün içinde kalmasıyla ve önüne çıkan her fırsatı değerlendirmesiyle bilinen ortasıklet şampiyonununa göre bile etkileyici bir performanstı. UFC'deki serisini 8 galibiyet ve 0 yenilgiyle sürdürürken, 83,9 kilonun zirvesinde yer almaya devam ediyor.

9. Zhang Weili-Yan Xiaonan  

UFC 300'ün ortak ana etkinliğinde UFC Samasıklet Şampiyonu Zhang Weili, ortak karar sonucunda Yan Xiaonan'ı yenerek kemerini korudu. 

Zhang ilk rauntta rakibini boğarak pes ettirmeye çok yaklaşmıştı ancak gong sesi onu kurtardı. İkinci rauntta da Yan'a ağır bir üstünlük kuran Zhang, üçüncü ve 4. rauntta yorgunluğun da etkisiyle darbeler almaya başladı. 

Ancak Zhang raundun ilerleyen bölümlerinde mücadeleyi yere taşıyıp kontrolü eline alarak geri kalan bölümde isabetli vuruşlar yaptı. Son rauntta, Zhang bir kez daha dövüşü yere taşıdı ve Yan'ı etkisiz hale getirerek maç bitene kadar yakın vuruşlar yaptı.

Üç yan hakem de maçı Zhang lehine puanladı ve Zhang, 52,5 kilodaki ikinci kemer savunmasını yapmış oldu. Bu çekişmeli ve zorlu mücadelenin ardından şampiyonu neyin beklediğini görmek ilginç olacak. 

8. Dan Hooker-Mateusz Gamrot 

Dan Hooker ve Mateusz Gamrot arasındaki dövüş, yetenekli hafifsıkletlerin 15 dakika boyunca dişe diş mücadele ettiği, beklendiği kadar rekabetli ve eğlenceli geçen bir maçtı.

Gamrot iyi başladı, boksunu geliştirdiğini gösterdi ve boğuşmaya girmeden önce Hooker'ı ayakta incitti. Hooker iyi savunma yaptı ve ilk raundun sonuna doğru Polonyalı rakibini sendeletti. İkinci raunt son derece çekişmeli geçti. Hooker daha etkili vuruşlar yaptı ancak Gamrot ayakta kalmayı başarırken Yeni Zelandalı rakibini de yere serdi. Üçüncü raundun çoğu kısmında iki dövüşçü yumruklaştı, Gamrot ara sıra boğuşmaya çalıştı ancak bu saldırılar Hooker tarafından büyük ölçüde durduruldu.

uıkl
Dan Hooker ve Mateusz Gamrot, UFC 305'te karşı karşıya gelmişti (Zuffa LLC)

Kazananı belirlemek yan hakemlere kaldı. 10'lar ve 9'lar toplandığında, iki elit hafıfsıklet dövüşçünün etkileyici maçı sonunda eli havaya kaldırılan isim Hooker oldu. 

7. Brandon Royval-Tatsuro Taira 

Brandon Royval ve Tatsuro Taira arasındaki sineksıklet ana müsabakası, her iki dövüşçünün de 56,7 kiloda en iyiler arasında olduğunu gösteren, anında klasiğe dönüşen bir maçtı.

Başından itibaren Royval'ın daha iyi vurduğu ve Taira'nın daha iyi boğuştuğu bir dövüş oldu. 

Üçüncü raundun başında Roval rakibine üstünlük kurarken, sonundaysa Japon dövüşçü toparlanıp saldırmaya başladı.

fbrg
Japon dövüşçü, MMA kariyerindeki ilk mağlubiyetini aldı (Zuffa LLC)

Taira 4. raundun tamamını Royval'ın sırtında geçirirken, Amerikalı dövüşçü son rauntta rakibinin arkasına geçen isimdi.

Maçın sonucu puana gitti ve ayrık kararla oktagondan mutlu ayrılan Royval, kemer yarışında kalmayı sürdürdü. Taira da yenilmesine rağmen sineksıklette ciddi bir tehdit olduğunu kanıtladı. 

6. Mateusz Rebecki-Myktybek Orolbai 

Rebecki ve Orolbai, 72,5 kiloda çıktıkları maçta Abu Dabi'deki Etihad Arena'da üç raunt boyunca harika bir mücadele sundu. 

Puanlar 29-28, 29-28 ve 28-29 Rebecki lehineydi. Rebecki yoluna 20 galibiyet ve 2 mağlubiyetle devam ederken, Orolbai 13 galibiyetinin yanında ikinci yenilgisini almış oldu. 

Orolbai ilk rauntta arka arkaya sol yumruklar yemesine rağmen devrilmeyerek sertliğini gösterse de sağ gözü neredeyse kapanmıştı. Oktagondaki doktorun dövüşe devam etmesine izin verdiği Orolbai ikinci rauntta isabet yakalamaya başlarken, Rebecki sağlam durmayı başardı. Üçüncü rauntta da son saniyeye kadar başabaş süren dövüşte iki rakibin de yüzü kanla kaplandı.

5. Dustin Poirier-Benoit Saint Denis 

Benoit Saint Denis'nin yükselişini durduran Dustin Poirier, boğucu baskı ve zorlayıcı vuruşlara dayanarak rakibini ikinci rauntta nakavt etmeyi başardı.

Saint Denis tüm dövüş boyunca Poirier'in karşısındaydı, ilk rauntta savunmasına aldırmadan onu hırpaladı, güreş kabiliyetini ve fiziksel gücünü kullanarak üstünlüğü ele geçirdi. İkinci rauntta Poirier ellerini biraz daha serbest bırakmaya başladı ve Saint Denis'yi yere yıktı. Yerde vurduğu darbelerle de işi bitirdi.

Bu, bir mağlubiyetin ardından yükselen bir tehdide karşı dövüşerek risk alan ve bundan en iyi şekilde yararlanan Dustin için büyük bir nakavttı. ABD'li dövüşçü bu sonuçla UFC'deki galibiyet sayısını 22'ye çıkardı.  

4. Islam Makhachev-Dustin Poirier

Islam Makhachev, 5. rauntta rakibini pes ettirerek aldığı galibiyetin ardından UFC hafifsıklet şampiyonluğunu sürdürüdü.

Şampiyon, ilk rauntta Poirier'i hızlıca yere aldı, arkasına geçti ve raundun geri kalanında orada kaldı. Poirier raunt boyunca iyi savunma yaptı ve dövüşün geri kalanı daha kavgalı ve çekişmeli geçti. Dustin, rakibinin yere alma denemelerini iyi savunurken Makhachev, şampiyonluk döneminin ilk kanlı ve yorucu mücadelesinde zorlandı. 

İki dövüşçü de kanlar içindeydi ama son raunda girerken Makhachev, Poirier'in raundun ortasında oktagonun merkezinde tökezlemesine neden oldu ve atağa geçti. Şampiyon, rakibini boğarak hızlıca pes ettirdi.

Hafifsıklette üstünlüğünü sürdüren Makhachev için bu, art arda üç başarılı kemer savunması ve 14 galibiyet anlamına geliyordu. Makhachev sıkletinde üst üste en çok başarılı unvan savunması yapan 4 isimle eşit durumda ve Anderson Silva'ya ait üst üste UFC zaferi rekorunun iki galibiyet gerisinde yer alıyor.

3. Max Holloway-Justin Gaethje 

Max Holloway, UFC 300'ün ana kartındaki maçta Justin Gaethje'ye karşı ustaca bir performans sergileyerek görebileceğiniz en müthiş nakavtlardan biriyle galibiyete uzandı.

Eski tüysıklet şampiyonu uzun kollarından yararlanarak Gaethje'ye isabetli vuruşlar yaptı ve daha sonra da döner tekmeyle rakibinin burnunu kırdı. Max iyi vuruşlar yapmaya devam etti ve ilk 15 dakika boyunca kendisine gelen darbeleri güzelce savuşturdu.

Gaethje 4. rauntta daha başarılı oldu, Holloway'i düşürdü ve Hawaiilinin hırpalanmış ön bacağına alçak tekmeler atmaya devam etti. Ancak Holloway 5. rauntta karşılık verdi. Sonraysa o ünlü ana gelindi.

Son 10 saniyeye girildiğinde Holloway, UFC 199'da Ricardo Lamas'a yaptığı gibi Gaethje'yi ortada kendisiyle çarpışmaya davet etti. Gaethje bunu kabul etti ve ikili yumruklaşmaya başladı, Holloway Gaethje'nin çenesine bir sağ yumruk indirerek onu nakavt etti.

Bu maç beklendiği kadar büyüleyiciydi ve 65 kiloda 1000 güne yakın hüküm süren Holloway'in BMF (En Belalı Dövüşçü) kemerini teyit eden çılgın bir bitirişle kesinlikle muazzam bir gösteriydi.

2. Alex Pereria-Khalil Rountree Jr. 

Pek çok kişinin beklediğinden çok daha çekişmeli geçen karşılaşmada Alex Pereira hafifağır sıklet unvanını bu yıl üçüncü kez başarıyla korudu ve UFC 307'nin ana maçında rakibi Khalil Rountree Jr.'ı 4. rauntta nakavt etti.

Rountree Jr. ilk iki rauntta en etkili darbeleri indirdi, çünkü hızı ve solak gardı şampiyonu biraz yavaşlatmış gibi görünüyordu. Ancak dövüş ilerledikçe ve Pereira mesafesini ve zamanlamasını ayarladıkça Las Vegaslıyı cezalandırmaya başladı. 4. rauntta sert ve seri yumruklarıyla onu yere serdi. 

Pereira'nın bu noktaya kadar UFC'deki başarısı eşsiz çünkü "Poatan", 200 günden kısa sürede üç başarılı kemer savunması yaptı. Rountree Jr. çabası için büyük bir övgüyü hak ediyor ancak Brezilyalı şampiyon kafese her adım attığında muazzam bir tehdit olmayı sürdürüyor.

1. Esteban Ribovics-Daniel Zellhuber 

UFC 306'nın ana kartının ikinci maçında Zellhuber ve Ribovics, olağanüstü bir kickboks mücadelesinde kozlarını paylaştı.

İlk iki raunt boyunca, yükselen hafifsıkletler aynı seviyedeydi. Zellhuber daha çeşitli darbelerle isabet yakalarken Ribovics de temel vuruşlarla rakibini incitti. Üçüncü rauntta iki dövüşçü de birbirini hırpalarken yan hakemleri zor bir puanlama bekliyordu. 

Bu maç tam bir kıran kırana mücadeleydi ve çok yakındı, bu da herkesi hakemlerin müsabakayı nasıl puanlayacağını merak etmeye itti. Üç yan hakem de müsabakayı 29-28 olarak değerlendirirken, Ribovics ayrık kararla kazanan isim oldu.

Bu, iki yükselen yetenek ve Dana White's Contender Series çıkışlı dövüşçü arasında kesinlikle heyecan verici bir mücadeleydi.

Yararlanılan kaynaklar: UFC, ESPN



Al Ahli 10 kişiyle tarih yazdı

Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
TT

Al Ahli 10 kişiyle tarih yazdı

Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)

Al Ahli, Asya futbolunda yeni bir başarıya imza atarak elit kategoride AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kazandı. Suudi Arabistan temsilcisi, finalde zorlu koşullara rağmen gösterdiği performansla rekabetçi karakterini ve kritik anlarda sonuca gitme becerisini bir kez daha ortaya koydu.

Karşılaşmada 68. dakikada Zakaria Al Hawsawi’nin kırmızı kart görmesiyle yaklaşık 50 dakika 10 kişi mücadele etmek zorunda kalan Al Ahli, buna rağmen disiplinli savunmasıyla dikkat çekti. Mücadelenin uzatma bölümünde sahneye çıkan Firas el-Bureykan, 96. dakikada attığı golle takımına 1-0’lık galibiyeti ve şampiyonluğu getirdi.

Cidde’deki Kral Abdullah Spor Şehri Stadyumu’nda oynanan finalde Japon ekibi Machida Zelvia’yı mağlup eden Al Ahli, unvanını koruyarak üst üste ikinci kez kupaya uzandı. Bu sonuç, takımın teknik istikrarı ve yüksek mental dayanıklılığını ortaya koydu.

Suudi kulübü ayrıca, Asya finallerinde Japon takımlarına karşı üstünlüğünü sürdürdü. Daha önce 2025 finalinde Kawasaki Frontale’yi 2-0 mağlup eden ekip, benzer bir senaryoyla bir kez daha mutlu sona ulaştı.

Al Ahli’nin finale giden yolu da zorlu geçti. Yarı finalde Vissel Kobe’yi 2-1, çeyrek finalde Johor Darul Ta’zim’i aynı skorla eleyen ekip, son 16 turunda Al Duhail SC karşısında da tur atladı.

Grup aşamasında ise istikrarlı bir performans sergileyen Al Ahli, yalnızca Sharjah FC karşısında mağlubiyet yaşadıktan sonra yükselişini sürdürerek şampiyonluğa ulaştı.

Bu başarı, kulübe yerel rakipleri karşısında da önemli bir moral üstünlük sağladı. Turnuvada Al Hilal ve Al İttihad gibi güçlü takımların finale ulaşamaması, Al Ahli’nin son dönemde Asya futbolundaki yükselen konumunu pekiştirdi.


Jaissle, Al Ahli’nin şampiyonluğunu değerlendirdi… Machida teknik direktörü ‘psikolojik baskı’ olduğunu kabul etti

Matthias Jaissle (AFP)
Matthias Jaissle (AFP)
TT

Jaissle, Al Ahli’nin şampiyonluğunu değerlendirdi… Machida teknik direktörü ‘psikolojik baskı’ olduğunu kabul etti

Matthias Jaissle (AFP)
Matthias Jaissle (AFP)

Alman teknik direktör Matthias Jaissle yönetimindeki Al Ahli, Asya futbolunda tarihi bir başarıya imza atarak AFC Şampiyonlar Ligi Elit kategorisini üst üste ikinci kez kazanan ilk kulüplerden biri oldu.

Cidde’de oynanan karşılaşmada Suudi ekibi, Japon temsilcisi Machida Zelvia karşısında uzatmalara giden mücadeleyi 1-0 kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

Maç, Kral Abdullah Spor Şehri Stadyumu’nda 58 bin 984 seyircinin önünde oynandı.

Karşılaşmada Al Ahli, 2. yarının ortalarında savunma oyuncusu Zakaria Al Hawsawi’nin doğrudan kırmızı kart görmesiyle maçı 10 kişi tamamlamak zorunda kaldı. Buna rağmen 96. dakikada oyuna sonradan giren Firas el-Bureykan’ın attığı gol, şampiyonluğu getirdi.

Maç sonrası açıklama yapan Jaissle, “Birçok fırsat yakaladık ancak kırmızı kart sonrası işimiz çok zorlaştı. Buna rağmen doğru mentaliteyi gösterdik ve inancımızı koruduk” dedi.

Alman teknik adam, devre arasında oyunculara eksik kalınmasına rağmen daha fazla mücadele etmeleri gerektiğini söylediğini belirterek, takımın kritik anlarda fark yaratabilen oyunculara sahip olduğunu vurguladı.

Maçın Cidde’de oynanmasının büyük bir avantaj sağladığını da dile getiren Jaissle, taraftar desteğinin takıma ekstra enerji verdiğini ifade etti.

Üst üste iki şampiyonluğun tarihi bir başarı olduğunu söyleyen teknik adam, “Bu baskının ardından biraz tükenmişlik hissediyorum… Olanları sindirmek birkaç gün sürecek” ifadelerini kullandı.

Firas el-Bureykan, maçın tek golünü atan isim olarak karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada zorlu bir mücadeleye çıktıklarını söyledi.

El-Bureykan, “Böyle atmosferlerde oynamak harika” ifadesini kullandı.

26 yaşındaki futbolcu, 10 kişi mücadele etmenin çok zor olduğunu belirterek, kendilerini baştan sona destekleyen taraftarlara teşekkür etti ve kupanın Cidde’de kalmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Takım içindeki güçlü kolektif ruhun, geçen sezon kazanılan ilk şampiyonluğun ardından bu yıl da şampiyon olunmasında belirleyici olduğunu vurguladı.

Öte yandan Machida teknik direktörü Go Kuroda, finalde alınan yenilginin kendileri için bir öğrenme fırsatı olacağını söyledi.

Kuroda, karşılaşmanın kendi sahalarından uzak ve alışık olmadıkları bir ortamda oynandığını belirterek, oyuncuların yüksek psikolojik baskı altında mücadele ettiğini ifade etti.

Japon teknik adam, takımının taktik plana sadık kalarak iyi bir performans sergilediğini ancak fırsatları gole çeviremediklerini ve bu nedenle maçın zorlaştığını söyledi. Rakip golünün ikinci topların iyi değerlendirilememesinden kaynaklandığını belirten Kuroda, geri dönüş çabalarının sonuçsuz kaldığını da ekledi.

Yeni kurulan ve Japonya J1 Ligi’ne yükselmiş bir ekip olduklarını hatırlatan Kuroda, finale ulaşmanın büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak, bu deneyimin hem teknik ekip hem de oyuncular için önemli bir tecrübe kazandırdığını ve gelecekte daha ileriye gitmek için kullanacaklarını ifade etti.


Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport