2024'ün en iyi 10 UFC maçı

El değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlar

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
TT

2024'ün en iyi 10 UFC maçı

Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)
Islam Makhachev'in, Dustin Poirier'i pes ettirdiği maç, Dağıstanlı dövüşçünün en zorlu kemer savunması olarak görüldü. Makhachev, 19 Ocak 2025'te unvanını Arman Tsarukyan'a karşı korumaya çalışacak (Zuffa LLC)

Dünyanın en prestijli karma dövüş sanatları (MMA) organizasyonu UFC'de el değiştiren kemerler, sürpriz nakavtlar, tartışmalı kararlar ve unutulmaz anlarla harika bir yılı daha geride bıraktık.

5 sıklette şampiyonluk unvanı el değiştirirken, 1 sıkletteki boş kemer de yeni sahibini buldu. 

ntyhum7ı
MMA hayranları 2025'te ağırsıkletteki iki şampiyonun karşı karşıya gelmesini istiyor (UFC)

Dövüş severler ekran başına ya da ring yanına geçerken maç içinde başabaş dövüş ve dengelerin değişmesini izlemeyi umuyor. Ancak bir müsabaka kemer maçı olunca seyir zevki doğrudan yükselmiyor.

Adrenalin'de bu hafta, 2024'ün en çekişmeli ve eğlenceli maçlarını sıralıyoruz. 

10. Dricus Du Plessis-Israel Adesanya 

Dricus Du Plessis, UFC 305'in ana maçında ortasıklet kemerini korurken, iki rakip arasındaki çekişmeli dövüşte Israel Adesanya'yı 4. rauntta pes ettirdi.

İlk üç raundun her biri yakın geçti ve iki dövüşçü zaman zaman öne çıktı. Adesanya üçüncü rauntta ivme kazandıktan sonra DDP, 4. rauntta Adesanya'yı açıkça inciten bir sol yumruk savurdu. Birkaç tane daha soldan sonra onu yere serdi. Ardından hemen arkasına geçip onu boğmaya başladı.

Bu, dövüşün içinde kalmasıyla ve önüne çıkan her fırsatı değerlendirmesiyle bilinen ortasıklet şampiyonununa göre bile etkileyici bir performanstı. UFC'deki serisini 8 galibiyet ve 0 yenilgiyle sürdürürken, 83,9 kilonun zirvesinde yer almaya devam ediyor.

9. Zhang Weili-Yan Xiaonan  

UFC 300'ün ortak ana etkinliğinde UFC Samasıklet Şampiyonu Zhang Weili, ortak karar sonucunda Yan Xiaonan'ı yenerek kemerini korudu. 

Zhang ilk rauntta rakibini boğarak pes ettirmeye çok yaklaşmıştı ancak gong sesi onu kurtardı. İkinci rauntta da Yan'a ağır bir üstünlük kuran Zhang, üçüncü ve 4. rauntta yorgunluğun da etkisiyle darbeler almaya başladı. 

Ancak Zhang raundun ilerleyen bölümlerinde mücadeleyi yere taşıyıp kontrolü eline alarak geri kalan bölümde isabetli vuruşlar yaptı. Son rauntta, Zhang bir kez daha dövüşü yere taşıdı ve Yan'ı etkisiz hale getirerek maç bitene kadar yakın vuruşlar yaptı.

Üç yan hakem de maçı Zhang lehine puanladı ve Zhang, 52,5 kilodaki ikinci kemer savunmasını yapmış oldu. Bu çekişmeli ve zorlu mücadelenin ardından şampiyonu neyin beklediğini görmek ilginç olacak. 

8. Dan Hooker-Mateusz Gamrot 

Dan Hooker ve Mateusz Gamrot arasındaki dövüş, yetenekli hafifsıkletlerin 15 dakika boyunca dişe diş mücadele ettiği, beklendiği kadar rekabetli ve eğlenceli geçen bir maçtı.

Gamrot iyi başladı, boksunu geliştirdiğini gösterdi ve boğuşmaya girmeden önce Hooker'ı ayakta incitti. Hooker iyi savunma yaptı ve ilk raundun sonuna doğru Polonyalı rakibini sendeletti. İkinci raunt son derece çekişmeli geçti. Hooker daha etkili vuruşlar yaptı ancak Gamrot ayakta kalmayı başarırken Yeni Zelandalı rakibini de yere serdi. Üçüncü raundun çoğu kısmında iki dövüşçü yumruklaştı, Gamrot ara sıra boğuşmaya çalıştı ancak bu saldırılar Hooker tarafından büyük ölçüde durduruldu.

uıkl
Dan Hooker ve Mateusz Gamrot, UFC 305'te karşı karşıya gelmişti (Zuffa LLC)

Kazananı belirlemek yan hakemlere kaldı. 10'lar ve 9'lar toplandığında, iki elit hafıfsıklet dövüşçünün etkileyici maçı sonunda eli havaya kaldırılan isim Hooker oldu. 

7. Brandon Royval-Tatsuro Taira 

Brandon Royval ve Tatsuro Taira arasındaki sineksıklet ana müsabakası, her iki dövüşçünün de 56,7 kiloda en iyiler arasında olduğunu gösteren, anında klasiğe dönüşen bir maçtı.

Başından itibaren Royval'ın daha iyi vurduğu ve Taira'nın daha iyi boğuştuğu bir dövüş oldu. 

Üçüncü raundun başında Roval rakibine üstünlük kurarken, sonundaysa Japon dövüşçü toparlanıp saldırmaya başladı.

fbrg
Japon dövüşçü, MMA kariyerindeki ilk mağlubiyetini aldı (Zuffa LLC)

Taira 4. raundun tamamını Royval'ın sırtında geçirirken, Amerikalı dövüşçü son rauntta rakibinin arkasına geçen isimdi.

Maçın sonucu puana gitti ve ayrık kararla oktagondan mutlu ayrılan Royval, kemer yarışında kalmayı sürdürdü. Taira da yenilmesine rağmen sineksıklette ciddi bir tehdit olduğunu kanıtladı. 

6. Mateusz Rebecki-Myktybek Orolbai 

Rebecki ve Orolbai, 72,5 kiloda çıktıkları maçta Abu Dabi'deki Etihad Arena'da üç raunt boyunca harika bir mücadele sundu. 

Puanlar 29-28, 29-28 ve 28-29 Rebecki lehineydi. Rebecki yoluna 20 galibiyet ve 2 mağlubiyetle devam ederken, Orolbai 13 galibiyetinin yanında ikinci yenilgisini almış oldu. 

Orolbai ilk rauntta arka arkaya sol yumruklar yemesine rağmen devrilmeyerek sertliğini gösterse de sağ gözü neredeyse kapanmıştı. Oktagondaki doktorun dövüşe devam etmesine izin verdiği Orolbai ikinci rauntta isabet yakalamaya başlarken, Rebecki sağlam durmayı başardı. Üçüncü rauntta da son saniyeye kadar başabaş süren dövüşte iki rakibin de yüzü kanla kaplandı.

5. Dustin Poirier-Benoit Saint Denis 

Benoit Saint Denis'nin yükselişini durduran Dustin Poirier, boğucu baskı ve zorlayıcı vuruşlara dayanarak rakibini ikinci rauntta nakavt etmeyi başardı.

Saint Denis tüm dövüş boyunca Poirier'in karşısındaydı, ilk rauntta savunmasına aldırmadan onu hırpaladı, güreş kabiliyetini ve fiziksel gücünü kullanarak üstünlüğü ele geçirdi. İkinci rauntta Poirier ellerini biraz daha serbest bırakmaya başladı ve Saint Denis'yi yere yıktı. Yerde vurduğu darbelerle de işi bitirdi.

Bu, bir mağlubiyetin ardından yükselen bir tehdide karşı dövüşerek risk alan ve bundan en iyi şekilde yararlanan Dustin için büyük bir nakavttı. ABD'li dövüşçü bu sonuçla UFC'deki galibiyet sayısını 22'ye çıkardı.  

4. Islam Makhachev-Dustin Poirier

Islam Makhachev, 5. rauntta rakibini pes ettirerek aldığı galibiyetin ardından UFC hafifsıklet şampiyonluğunu sürdürüdü.

Şampiyon, ilk rauntta Poirier'i hızlıca yere aldı, arkasına geçti ve raundun geri kalanında orada kaldı. Poirier raunt boyunca iyi savunma yaptı ve dövüşün geri kalanı daha kavgalı ve çekişmeli geçti. Dustin, rakibinin yere alma denemelerini iyi savunurken Makhachev, şampiyonluk döneminin ilk kanlı ve yorucu mücadelesinde zorlandı. 

İki dövüşçü de kanlar içindeydi ama son raunda girerken Makhachev, Poirier'in raundun ortasında oktagonun merkezinde tökezlemesine neden oldu ve atağa geçti. Şampiyon, rakibini boğarak hızlıca pes ettirdi.

Hafifsıklette üstünlüğünü sürdüren Makhachev için bu, art arda üç başarılı kemer savunması ve 14 galibiyet anlamına geliyordu. Makhachev sıkletinde üst üste en çok başarılı unvan savunması yapan 4 isimle eşit durumda ve Anderson Silva'ya ait üst üste UFC zaferi rekorunun iki galibiyet gerisinde yer alıyor.

3. Max Holloway-Justin Gaethje 

Max Holloway, UFC 300'ün ana kartındaki maçta Justin Gaethje'ye karşı ustaca bir performans sergileyerek görebileceğiniz en müthiş nakavtlardan biriyle galibiyete uzandı.

Eski tüysıklet şampiyonu uzun kollarından yararlanarak Gaethje'ye isabetli vuruşlar yaptı ve daha sonra da döner tekmeyle rakibinin burnunu kırdı. Max iyi vuruşlar yapmaya devam etti ve ilk 15 dakika boyunca kendisine gelen darbeleri güzelce savuşturdu.

Gaethje 4. rauntta daha başarılı oldu, Holloway'i düşürdü ve Hawaiilinin hırpalanmış ön bacağına alçak tekmeler atmaya devam etti. Ancak Holloway 5. rauntta karşılık verdi. Sonraysa o ünlü ana gelindi.

Son 10 saniyeye girildiğinde Holloway, UFC 199'da Ricardo Lamas'a yaptığı gibi Gaethje'yi ortada kendisiyle çarpışmaya davet etti. Gaethje bunu kabul etti ve ikili yumruklaşmaya başladı, Holloway Gaethje'nin çenesine bir sağ yumruk indirerek onu nakavt etti.

Bu maç beklendiği kadar büyüleyiciydi ve 65 kiloda 1000 güne yakın hüküm süren Holloway'in BMF (En Belalı Dövüşçü) kemerini teyit eden çılgın bir bitirişle kesinlikle muazzam bir gösteriydi.

2. Alex Pereria-Khalil Rountree Jr. 

Pek çok kişinin beklediğinden çok daha çekişmeli geçen karşılaşmada Alex Pereira hafifağır sıklet unvanını bu yıl üçüncü kez başarıyla korudu ve UFC 307'nin ana maçında rakibi Khalil Rountree Jr.'ı 4. rauntta nakavt etti.

Rountree Jr. ilk iki rauntta en etkili darbeleri indirdi, çünkü hızı ve solak gardı şampiyonu biraz yavaşlatmış gibi görünüyordu. Ancak dövüş ilerledikçe ve Pereira mesafesini ve zamanlamasını ayarladıkça Las Vegaslıyı cezalandırmaya başladı. 4. rauntta sert ve seri yumruklarıyla onu yere serdi. 

Pereira'nın bu noktaya kadar UFC'deki başarısı eşsiz çünkü "Poatan", 200 günden kısa sürede üç başarılı kemer savunması yaptı. Rountree Jr. çabası için büyük bir övgüyü hak ediyor ancak Brezilyalı şampiyon kafese her adım attığında muazzam bir tehdit olmayı sürdürüyor.

1. Esteban Ribovics-Daniel Zellhuber 

UFC 306'nın ana kartının ikinci maçında Zellhuber ve Ribovics, olağanüstü bir kickboks mücadelesinde kozlarını paylaştı.

İlk iki raunt boyunca, yükselen hafifsıkletler aynı seviyedeydi. Zellhuber daha çeşitli darbelerle isabet yakalarken Ribovics de temel vuruşlarla rakibini incitti. Üçüncü rauntta iki dövüşçü de birbirini hırpalarken yan hakemleri zor bir puanlama bekliyordu. 

Bu maç tam bir kıran kırana mücadeleydi ve çok yakındı, bu da herkesi hakemlerin müsabakayı nasıl puanlayacağını merak etmeye itti. Üç yan hakem de müsabakayı 29-28 olarak değerlendirirken, Ribovics ayrık kararla kazanan isim oldu.

Bu, iki yükselen yetenek ve Dana White's Contender Series çıkışlı dövüşçü arasında kesinlikle heyecan verici bir mücadeleydi.

Yararlanılan kaynaklar: UFC, ESPN



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.