UFC'de dev maç: Alex Pereira-Magomed Ankalaev

Alex Pereira 37, Magomed Ankalaev 32 yaşında (UFC)
Alex Pereira 37, Magomed Ankalaev 32 yaşında (UFC)
TT

UFC'de dev maç: Alex Pereira-Magomed Ankalaev

Alex Pereira 37, Magomed Ankalaev 32 yaşında (UFC)
Alex Pereira 37, Magomed Ankalaev 32 yaşında (UFC)

Bekleyiş sona erdi. Hafif ağırsıklet şampiyonu Alex Pereira, pazar sabahı Las Vegas'taki T-Mobile Arena'da düzenlenecek UFC 313'te Magomed Ankalaev'e karşı kemerini savunacak. Bu, karma dövüş sanatlarının (MMA) en iyilerinden ikisi arasında merakla beklenen ve mutlaka görülmesi gereken bir maç.

Eski ortasıklet şampiyonu Pereira (12-2-0), 93 kiloya çıktıktan sonra Kasım 2023'te UFC 295'te ikinci rauntta teknik nakavtla yendiği Jiří Procházka'dan hafif ağırsıklet kemerini almıştı. Pereira daha sonra UFC 303'te Procházka'yı 7 ay içinde ikinci kez nakavt ederek unvanını korumuştu. 37 yaşındaki Brezilyalı, nisanda Jamahal Hill'i ve ekimde Khalil Rountree Jr.'ı alt ederek 2024'te kemerini iki kere daha savunmuştu. Pereira şimdi gözünü Ankalaev'e dikti.

Ankalaev (20-1-1), Pereira'nın kemer saltanatına son verebilecek rakip olarak görülüyor. Bu müsabakaya üst üste iki galibiyetle gelen 32 yaşındaki Rus dövüşçü, seriyi üç maça çıkarıp Pereira'yı tahtından indirebilecek güreş becerilerine sahip. 

Pereira, MMA'in en büyük sahnesine GLORY organizasyonunda iki sıklette dünya şampiyonluğu elde ederek, kickboks dünyasını fethetmiş halde geldi. Ve Brezilya'da Jungle Fight organizasyonunda çıktığı üç maçın ardından LFA 95'te göz alıcı bir performans sergileyen Pereira, 2021'de UFC'ye katıldı. O günden itibaren sporun zirvesine hızla yükselen Brezilyalı yoluna tam gaz devam ediyor.

Sadece üç galibiyetten sonra UFC 281'de Israel Adesanya'nın karşısına çıktı. Kickboks günlerinden eski rakibi "Son Stil Bükücü"yü 5. rauntta nakavt ederek sadece 8. profesyonel MMA maçında tartışmasız UFC ortasıklet şampiyonu oldu.

Adesanya 5 ay sonraki rövanşta Pereira'dan intikamını aldıktan sonra Brezilyalı dövüşçü hafif ağırsıklete yükseldi. O zamandan beri 93 kiloluk sıkletteki herkesi tek başına yıkıp geçiyor.

Poatan (Taş Eller), son maçında Khalil Rountree Jr.'ı nakavt etti

Tüm bunlar UFC'deki ilk müsabakasına Kasım 2021'de çıkan 37 yaşındaki sporcu için epey kısa bir zaman diliminde gerçekleşti. 5 yıldan kısa sürede, iki sıklette UFC şampiyonluğu elde etti, 6 unvan dövüşüne çıktı. İkisi efsanevi spor salonu Madison Square Garden'da olmak üzere 6 UFC izlenme başına ödeme etkinliğinin ve UFC tarihinin en büyük etkinliği olan UFC 300'ün başrolünde yer aldı.

Pereira, kendisine sunulan her fırsatı değerlendirme isteğinin sporun zirvesine yükselmesinde çok etkili olduğunu söyledi.

UFC.com'a, "Dürüst olmak gerekirse tüm bunları beklemiyordum ancak her zaman hazır olmanız ve fırsatlarınızı değerlendirmeniz gerektiğini söyledim ve ben de tam olarak bunu yaptım" diye konuştu.

Ben sadece çok odaklanmış bir adamım ve çok olgunlaştığımı hissediyorum. Çok fazla gelişme kaydettim ve şükürler olsun ki geçen yılki gibi harika bir yıl geçirebildim.

Muhteşem dövüş stili ve ezici nakavtları Pereira'nın yükselişini hızlandırırken, spordaki en ilgi çekici kişiliklerden biri kılan soğukkanlı dış görünüşü de onu hayranların favorisi haline getirdi.

Kariyeri ilerledikçe bu kişiliğinin daha fazla ortaya çıkmasına izin verdi ve 2025'teki ilk maçına çıkarken, kesinlikle UFC'nin en büyük yıldızlarından biri.

Taraftarlardan gördüğüm tüm bu sevgi için çok minnettarım. Gittiğim her yerde çok hoş karşılandığımı hissediyorum ve gittiğim her yerde herkes bana gerçekten çok iyi davranmak istiyor.  Ama bu sporun en üst seviyesi. Pek çok insan bu konuma gelmeye çalışıyor, bu yüzden gerçekten minnettarım.

Onun yerini almaya çalışan son kişi, bu hafta sonu UFC 313'ün ana etkinliğinde karşılaşacağı Magomed Ankalaev.

İlk UFC kemerini kazanma fırsatının üzerinden iki yıldan fazla süre geçtikten sonra Magomed Ankalaev, hafif ağırsıklet unvanı için bir kez daha mücadele etmek üzere dönüyor. Ve bu kez işi bitirdiğinden emin olmak istiyor.

4 yılda art arda 9 galibiyet alan Ankalaev, Aralık 2022'deki UFC 282'de boşta olan hafif ağırsıklet unvanını kazanmak için ringe çıkmıştı.

Eski şampiyon Jan Blachowicz'le yaptığı unvan maçının onun zafer anı olması gerekiyordu. Maç bittiğinde Ankalaev, üç yan hakemin onayını kazanmak için yeterince şey yaptığından emindi.

Ancak 5 zorlu raundun ardından maç berabere sonuçlandı ve kemer boşta kaldı. Bu, maçtan sonra puanlarını internette paylaşan medya mensuplarının çoğu dahil pek çok izleyicinin katılmadığı bir sonuçtu. Birçoklarına göre şampiyonluk Ankalaev'den çalınmıştı ve Dağıstanlı dövüşçü oktagondan kafası karışmış, kızgın ve duygusal bir şekilde ayrıldı.

O ana dönüp baktığında Ankalaev, o geceyi ve onunla bağlantılı tüm acıları geçmişte bıraktığını, tüm enerjisini bu hafta sonu elde edeceği unvan şansına yönlendirmeye hazır olduğunu söyledi.

UFC'ye, "Zamanda geriye gidemeyiz. Olanları geri alamayız" diye konuştu.

Ama şimdi yeni bir fırsatımız var. Yeni bir rakibimiz, yeni bir şampiyonumuz var ve ben buna hazırım.

Blachowicz maçından aldığı o üzücü beraberlik onu salondan ayrılırken gözyaşları içinde bırakmış olabilir ancak bu deneyim onun daha sert, daha kendinden emin ve daha tehlikeli bir dövüşçüye dönüşmesini sağladı. 

Kendime olan güvenim sayesinde yüzde 100 farklı olduğumu düşünüyorum. Kendime çok daha fazla güveniyorum. Daha önce dövüşlerden önce yaşadığım türden titremelerim yok. Kendime çok güveniyorum. Bunu kelimelerle nasıl ifade edeceğimi bile bilmiyorum. Sadece yapabileceğimi biliyorum. Kendime inanıyorum. Hâlâ bu sporun içindeyken tek bir hedefimiz olabilir, o da dağın zirvesi. Dağın zirvesine ulaşmış değiliz ama orayı hedefliyoruz. Oraya ulaşmak istiyoruz. Elimizde bir fırsat var ve o zirveye ulaşmak için elimizden geleni yapabiliriz.

Pazar sabahı Ankalaev, hafif ağırsıklet şampiyonu ve pound-for-pound (sıkletlere bakılmaksızın yapılan karşılaştırma) yıldızı Alex Pereira'yla karşılaştığında bir kez daha UFC kemeri için mücadele etme şansını yakalayacak.

Las Vegas'taki etkinliğin yan ana maçıysa Justin Gaethje (25-5-0) ve Rafael Fiziev (12-3-0) arasında. 

Hafifsıklet mücadelesinde Gaethje'nin rakibi aslında Dan Hooker olacaktı fakat dövüşe iki haftadan az süre kala yaşadığı el sakatlığı maçtan çekilmesine sebep oldu. 

Maça çok kısa süre kala gönüllü olan Fiziev, Gaethje'yle daha önce Mart 2023'te dövüşmüş ve ayrık kararla yenilmişti. 

O maçtan sonra Gaethje 1 galibiyet ve 1 mağlubiyet aldı. Temmuz 2023'te BMF unvanını kazanmak için Dustin Poirier'i nakavt etti ve nisandaki UFC 300'de Max Holloway'e kaybetti.

Gaethje'ye yenildiğinden beri Fiziev (12-3) sadece bir kez müsabakaya çıktı. Gamrot'la 2023'te yaptığı müsabakayı ikinci rauntta dizinden sakatlanarak erken sonlandıran Fiziev, o mağlubiyetten bu yana iyileşme sürecinde.

Gaethje, UFC'nin hafifsıklet sıralamasında 3 numarada, Fiziev ise 11 numarada yer alıyor.

UFC 313, Pazar sabahı 06.00'dan itibaren S Sport+'tan izlenebilecek. Pereira-Ankalaev maçının 08.00'de başlaması bekleniyor. 

Las Vegas'taki etkinliğin ana kartındaki diğer maçlarsa şöyle: 

Jalin Turner - Ignacio Bahamondes (hafifsıklet)

Amanda Lemos - Iasmin Lucindo (kadınlar samansıklet)

King Green - Mauricio Ruffy (hafifsıklet)

Yararlanılan kaynaklar: ESPN, UFC



Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
TT

Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)

Bir kuş mu? Bir uçak mı? Yoksa kötü niyetli iğnelemelerde bulunan eski bir aktör mü? Eskiden Süperman'i canlandıran oyuncu Dean Cain, Supergirl'ün başrolü Milly Alcock hakkındaki yorumları nedeniyle eleştiriliyor.

House of the Dragon'ın eski yıldızı, James Gunn'ın 2025 yapımı hit filmi Superman'de kısa süre görünmesinden bir yıl sonra, kendi bağımsız filminde David Coronswet'in hayat verdiği Çelik Adam'ın süper güçlere sahip genç kuzenini canlandırıyor.

Ancak 1990'ların klasik dizisi Lois & Clark: The New Adventures of Superman'deki rolüyle tanınan Cain, yeni projeye pek de ikna olmuş görünmüyor. 26 yaşındaki oyuncunun bir fotoğrafını paylaşan Cain, "Bir dakika... Supergirl'ün derisi kurşun geçirmezse, kulaklarında nasıl piercing var?" diye sordu.

Cain'in bir takipçisi, Alcock'un görünüşünü eleştirip onu Kayıp Ada (Land of the Lost) karakteri Cha-Ka'ya benzettiğinde Cain, "Kahretsin. Güldüm" diye cevap verdi.

Birçok kişi Alcock'u savunmaya koşarak Cain'in yorumunu sertçe eleştirdi. Bir Reddit kullanıcısı "Bir kadın süper kahraman filminde başrol oynadığında erkekler gerçekten bu linç işine girişmek zorunda mı?" diye sorarken bir diğeriyse şu ifadeleri kullandı: 

40 yaşını geçmiş süper maço alfa erkeklerin, Disney prenses filmleri hakkında sızlanmak dışında yapacak bir şeyleri olması önemli.

Başka biri de "Kadın birinci sınıf işler yapıyor ve bu işte başarılı. Peki onun elinde ne var?" diye ekledi.

59 yaşındaki Cain, Superman'i canlandırmanın yanı sıra 6 sezon süren CW dizisi Supergirl'de, Superman'in kuzeni Supergirl/Kara Danvers'ın (Melissa Benoist) üvey babası Dr. Jeremiah Danvers rolünü üstlenmişti.

O zamandan beri oyunculuğu bırakan aktör, dikkatini kolluk kuvvetleri ve siyasi savunuculuğa yönelterek Trump yönetimini destekliyor. Ocak 2026'da Cain, Trump'ın yasadışı göçle mücadele çabalarını desteklemek için ICE'a (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) katıldığını duyurmuştu.

Oyuncu geçen yıl, ABD Başkanı Trump'ın meşhur kırmızı pelerin ve taytı giydiği internet mimini paylaşan Beyaz Saray'ı takdir etmişti. Öte yandan bu paylaşıma yorum yapanlar, Superman'in kendisinin de Dünya'ya gelen bir göçmen olduğunu belirterek görseli alaya almıştı.

Supergirl, Alcock'un ilk ana akım başrolü olacak ve Associated Press'e konuşan oyuncu bunu "insanın dengesini bozan bir deneyim" diye tanımlamıştı.

Alcock, "Bu işi yapıyorum çünkü bana ortadan kaybolma imkanı veriyor" demişti. 

Bu yüzden birdenbire bu kadar görünür ve açıkta olmak çok savunmasız bir deneyim. Ben sadece bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrenmeye çalışıyorum. Ama yani, heyecan verici. Elbette heyecan verici. Ama her heyecan verici şey gibi, aynı zamanda korkutucu da.

Supergirl, 26 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

2026 Futbol Dünya Kupası’nın üç ev sahibinden biri olan Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya rahat bir başlangıç yaptı. Meksiko'daki tarihi Azteca Stadyumu'nda 80 bin seyirci önünde oynanan maçta, Güney Afrika karşılaşmayı 9 kişi ile tamamladı.

Meksika'ya galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Dünya Kupası'nın açılış golüne imza atan Julián Quiñones ve 67. dakikada Raúl Jiménez kaydetti. Maçta Güney Afrika'dan Sphephelo Sithole (49') ve yedekten giren Themba Zwane (84') kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Meksika'dan César Montes de uzatma dakikalarında (90+2') kırmızı kart gördü.

drgthy
Meksika milli takımı oyuncusu Raúl Jiménez, takımının ikinci golünü attıktan sonra sevinç yaşıyor (AP)

Meksika Teknik Direktörü Javier Aguirre ile Güney Afrika Teknik Direktörü Belçikalı Hugo Broos arasındaki taktik savaşı, Aguirre’nin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkili, 1986 Dünya Kupası'nın yine aynı stadyumda yapılan açılış maçında futbolcu olarak karşı karşıya gelmiş ve o müsabakayı da Meksika 2-1 kazanmıştı.

Maçtan önemli anlar

Baskılı başlangıç: Maça baskılı başlayan Meksika, henüz 5. dakikada Raúl Jiménez ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Ronwen Williams refleksleriyle gole izin vermedi.

Açılış golü: Meksika’nın aradığı gol gecikmedi. 9. dakikada Sphephelo Sithole’nin savunmadaki hatasını iyi değerlendiren Quiñones, sert bir vuruşla topu kalecinin bacaklarının arasından ağlara göndererek turnuvanın ilk golünü kaydetti.

Quiñones'in performansı: Geçtiğimiz sezon Suudi Arabistan Ligi'nde İngiliz Ivan Toney ve Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak 33 golle gol kralı olan Al-Qadsiah kanat oyuncusu Quiñones, ilk yarıda iki net fırsattan daha yararlanamadı; bu pozisyonlardan birinde top direkten döndü.

Güney Afrika'nın direnci: Maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Güney Afrika, ilk yarının son dakikalarında baskısını artırdı ve Mbekezeli Mbokazi'nin şutuyla kaleci Raúl Rangel'i test etti.

İkinci yarı ve kırmızı kartlar

İkinci yarının hemen başında Güney Afrika ağır bir darbe aldı. Brian Gutiérrez’in kaleye doğru tek başına çıktığı kontratakta, Sithole rakibini durdurarak 49. dakikada kırmızı kart gördü.

Rakibinin eksilmesini iyi değerlendiren Meksika, skor avantajını çiftledi. 67. dakikada Raúl Jiménez, Dünya Kupası kariyerinde ilk kez ilk 11'de başladığı maçta, yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuyla turnuvadaki ilk golünü attı.

gthy
Meksikalı César Montes'in, hakem Wilton Pereira tarafından kırmızı kartla cezalandırılmasının ardından verdiği tepki (Reuters)

Maçın son bölümünde Güney Afrika adeta yıkıldı ve sahada 9 kişi kaldı. 84. dakikada Alvarado, oyuna sonradan dahil olan Zwane’nin yolunu kesti; pozisyon ilk bakışta çok sert görünmese de Zwane'nin geçmeye çalışırken rakibinin yüzüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hakem kırmızı kartına başvurdu.

Brezilyalı hakem Wilton Sampaio, maçtaki üçüncü kırmızı kartını ise uzatma dakikalarında Meksikalı savunma oyuncusu César Montes'e gösterdi.


Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

32 yıl önce ABD’de elde edilen tarihi başarının hatıraları ile Salem El-Dawsari ve Muhammed Kanno’nun liderliğindeki 2026 Dünya Kupası kadrosunun hedefleri arasında, Suudi Arabistan Milli Takımı Austin’den Miami’ye uzanan yolculuğuna grup aşamasını geçme ve gelecek nesillerin konuşacağı yeni bir başarı hikâyesi yazma hayaliyle başladı.

2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi, Suudi futbol kamuoyu açısından yalnızca bir tesadüf değil. Çünkü aynı ülke, Suudi Arabistan’ın dünya kupaları tarihindeki en büyük başarısına sahne olmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından Yeşiller, yeni bir hikâye yazmak amacıyla yeniden Amerika topraklarında mücadele edecek.

dsfrgthy
Yeşillerin futbolcuları, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında antrenmanlarını sürdürüyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Teksas eyaletinin Austin kentinde kamp çalışmalarını sürdüren Suudi Arabistan Milli Takımı, 16 Haziran’da Miami’de Uruguay ile oynayacağı H Grubu açılış maçına hazırlanıyor. Grubun diğer takımları ise İspanya ve Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).

dfgrthy
Milli takım oyuncuları, Austin’deki ailelerle düzenlenen toplumsal etkinlikte bir araya geldi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

ABD’ye dönüş, Suudi futbolu için özel anlamlar taşıyor. Yeşiller, 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez katıldığı turnuvada son 16 turuna yükselerek tarihinin en önemli başarısını elde etmişti. Bu başarı, sonraki beş Dünya Kupası katılımında tekrarlanamadı. Ancak genişletilen yeni turnuva formatı, grup aşamasını geçme konusunda daha fazla fırsat sunuyor. Her grubun ilk iki sırasındaki takımların yanı sıra en iyi üçüncüler de eleme turlarına yükselecek.

Muhammed Kanno: 2022 Dünya Kupası’ndan sonra çok değiştim

Takımın önemli isimlerinden Muhammed Kanno, 1994 başarısının hâlâ milli takım kampında sıkça konuşulduğunu belirtiyor.

El-Hilal’in orta saha oyuncusuna göre son 16 turuna yükselen o nesil yalnızca tarihi bir anı değil, aynı zamanda bugünkü oyuncular için yeni bir başarıya ulaşma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı.

dfgthy
Nevvaf El-Akidi, sakatlığını atlatarak iyileşme sürecinde olumlu bir görüntü verdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Kanno, mevcut kadronun önceki nesillerden farklı olduğunu düşünüyor. Bu görüşünü de son yıllarda Suudi Arabistan Pro Ligi’nde yaşanan büyük dönüşüme dayandırıyor.

2022 Dünya Kupası’nın ardından Cristiano Ronaldo’nun Al-Nassr’a transferiyle başlayan süreçte; Karim Benzema, N’Golo Kanté, Sadio Mané, Riyad Mahrez, Roberto Firmino ve Neymar gibi dünya yıldızları da Suudi Arabistan’a geldi.

Kanno’ya göre bu değişim, Suudi oyuncuların gelişimine doğrudan katkı sağladı. Dünya çapındaki yıldızlarla her gün birlikte çalışmak ve forma rekabetine girmek, yerli futbolcuların teknik, fiziksel ve zihinsel seviyelerini yükseltti.

dfgrtyh
Abdullah El-Hamdan, yaşadığı sakatlığın ardından hazır durumda olduğunu ortaya koydu. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Tecrübeli oyuncu, bugünkü performansının dört yıl önce Katar’daki Dünya Kupası’nda sergilediği seviyeden çok farklı olduğunu ifade ederken, profesyonel futbol ortamındaki gelişimin bunda önemli rol oynadığını vurguladı.

Ancak milli takım oyuncuları, önlerindeki görevin kolay olmadığının da farkında. H Grubu’nda 2010 Dünya Kupası şampiyonu ve Avrupa Şampiyonu İspanya’nın yanı sıra köklü bir Dünya Kupası geçmişine sahip Uruguay ve son yıllarda dikkat çekici performanslar sergileyen Yeşil Burun Adaları bulunuyor.

dfrgty
Salih El-Şehri ve Ziyad El-Cehni, hazır olduklarını gösterdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Bu nedenle takım içinde herhangi bir hesap ya da teorik değerlendirme yapılmıyor. Oyuncular, her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini ve başarıya ulaşmanın ilk şartının tüm rakiplere saygı göstermek olduğunu belirtiyor.

Abdullah El-Hamdan’dan olumlu sinyal

Suudi Arabistan Milli Takımı, Austin’de çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Teknik direktör Georgios Donis yönetimindeki son antrenmanda oyuncular iki gruba ayrıldı. Senegal karşılaşmasında ilk 11’de görev alan futbolcular yenileme çalışmaları yaparken, diğer grup topa sahip olma, hızlı oyun ve dar alanda taktik uygulamalara yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Antrenmanlarda, Senegal ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan forvet Abdullah El-Hamdan’ın durumuna ilişkin olumlu gelişmeler de yaşandı. Oyuncunun çalışmalara rahat bir şekilde katılması teknik heyeti memnun etti.

Austin’de taraftar buluşması

Teknik çalışmaların yanı sıra milli takım, FIFA tarafından teşvik edilen toplumsal etkinlik programlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda Austin’de gerçekleştirilen bir antrenman taraftarlara açıldı.

Etkinliğe yerel halkın yanı sıra Austin FC taraftarları ve bölgedeki Suudi öğrenciler katılarak milli takıma destek verdi.

Dikkat çeken isimlerden biri de Suudi Arabistan forması giyen Amerikalı taraftar Roberto oldu.

Yanbu Hatıralarını Taşıyan Amerikalı Taraftar

Roberto, yalnızca bir futbolsever değil. Babasının görevi nedeniyle uzun yıllar Yanbu Endüstri Şehri’nde yaşamış ve Suudi Arabistan’a dair özel anılar biriktirmiş bir isim.

Milli takım antrenmanına oyuncuların imzalarını almak ve fotoğraf çektirmek amacıyla kitap ve fotoğraflarla gelen Roberto, futbolun farklı kültürler arasında nasıl bir köprü kurduğunu gösteren örneklerden biri oldu.

dfrgty
Donis, Suudi Arabistan–Uruguay maçının detayları üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Antrenmanın ardından takım kaptanı Salem El-Davsari, Salih El-Şehri, Nevvaf El-Akidi, Ali Mecraşi ve Muhammed Ebu Şamat taraftarlarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.

Donis’in İlk Dünya Kupası basın toplantısı

Suudi Arabistan Milli Takımı önümüzdeki günlerde hazırlıklarının yeni aşamasına geçecek. Kafile, 13 Haziran’da Miami’ye hareket ederek Uruguay maçına kadar Delmar Oteli’nde konaklayacak.

Teknik direktör Georgios Donis, Dünya Kupası kapsamındaki ilk resmi basın toplantısını da Uruguay karşılaşmasına ev sahipliği yapacak olan ünlü Hard Rock Stadyumu’nda düzenleyecek.

1994’ün unutulmaz hatıraları ile 2022 Katar Dünya Kupası’nda Arjantin’e karşı elde edilen tarihi zafer arasında şekillenen yeni yolculukta Suudi Arabistan, yalnızca turnuvaya katılmayı değil, daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.

Nasıl ki bugün Suudi futbolseverler hâlâ Fuad Enver, Said El-Üveyran ve Sami El-Cabir’in neslini konuşuyorsa, Salem El-Davsari, Muhammed Kanno ve arkadaşları da isimlerini Suudi futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı hedefliyor.

Bu nedenle ABD’de başlayan yeni Dünya Kupası serüvenine şu soru eşlik ediyor:

Bu nesil, 1994’ün hikâyesini yeniden yazabilecek mi, yoksa Suudi futbolunun onlarca yıl boyunca anlatılacak bambaşka bir hikâyesini mi oluşturacak?