Suudi Arabistan yarışı öncesi Lewis Hamilton'dan Ferrari itirafı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Suudi Arabistan yarışı öncesi Lewis Hamilton'dan Ferrari itirafı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Lewis Hamilton, Suudi Arabistan'daki bir başka zorlu sıralama seansının ardından Ferrari F1 aracıyla bağ kurmakta "çok zorlandığını" itiraf ediyor.

Hamilton yüksek hızlı Cidde sokak pistinde tüm hafta sonu boyunca hız sıkıntısı çekti ve sıralama turlarında ilk 10'a kıl payı girdi.

7 kez F1 dünya şampiyonu olan pilot pole pozisyonu mücadelesine hiçbir zaman dahil olamadı. Pazar günkü yarışta 7. sırada yer alarak ironik bir şekilde Ferrari'de yerine geçtiği Williams pilotu Carlos Sainz'in bir sıra gerisinde kaldı.

Max Verstappen, McLaren'dan Oscar Piastri ve Mercedes'ten George Russell'ın önünde pole pozisyonunda olacak. Hamilton'ın takım arkadaşı Charles Leclerc 4. sırada başlayacak.

Hamilton sıralama turlarının ardından yaptığı açıklamada, "Sıralama turları benim için her zamanki gibi zorlu geçti" dedi. 40 yaşındaki pilot, Çin'deki sprint yarışı galibiyeti dışında 2025'te ilk üçe giremedi.

Tüm hafta sonu boyunca varlık gösteremedim, neredeyse her seansta 13. sıradaydım. Üçüncü bölüme kalabildiğim için minnettarım. 7. sıra, muhteşem bir son tur değildi, tüm hafta sonu iyileştirmeler yaptık, sonunda daha iyi bir tura ihtiyacımız vardı.

Pazar günkü yarışta sıralamada yükselme umutları sorulduğundaysa şu yanıtı verdi:

Daha çok dua etmek gibi! Tek bir turda zamanı bulmaya ve bu araçla bağ kurmaya çalışıyorum, bu şu anda çok zorlandığım bir şey. Ama istek varsa, bir yolu bulunur, pes etmeyeceğiz, sıkı çalışmaya devam edeceğiz.

Hamilton sürücüler klasmanında 7. sırada ve cumartesi günü Cidde'de sıralama turlarında kaza yapan şampiyona lideri Lando Norris'in 52 puan gerisinde.

Yarış bugün saat 20.00'de.

Independent Türkçe



Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
TT

Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)

Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü Jesse Marsch, Güney Afrika karşısında alınan 1-0’lık tarihi galibiyetle Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselmelerinin ardından belirli bir rakibi tercih etmediklerini söyledi.

Kanada, son 16 turunda Fas ile Hollanda futbol takımı arasındaki eşleşmenin galibiyle karşılaşacak.

Marsch, olası rakiplerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Belirli bir rakibi tercih etmiyoruz, asıl hedefimiz büyük takımlarla oynayabileceğimizi kanıtlamak. Hollanda ve Fas dünya futbolunun önemli ekipleri. Fas 2022 Dünya Kupası’nda dördüncü oldu ve son altı yılda büyük bir gelişim gösterdi. Hollanda ise Avrupa’nın köklü ve geleneksel güçlü takımlarından biri.”

Son 32 turunda Güney Afrika karşısında alınan galibiyeti de değerlendiren Marsch, maçın zorluk derecesine dikkat çekti:

“Zor maçtı. Güney Afrika’nın bizi çok zorlayacağını biliyorduk. Topa daha fazla sahip olduk ama fırsatları iyi değerlendiremedik.”

“Organizasyonumuz sayesinde hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Erken golü bulamadık ama rakibe de ciddi bir tehlike fırsatı vermedik.”

Marsch, savunma performansından memnun olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Defansif olarak çok dengeliydik, açık vermedik. Erken gol atmak istiyorduk ama en önemlisi kazanmaktı ve bunu başardık.”


2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)

Japonya millî futbol takımı teknik direktörü Hajime Moriyasu’nun takımıyla Dünya Kupası’nda ileri turlara ulaşma hedefi, “öğretmen ve öğrenci” karşılaşması olarak nitelendirilen önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Japonya, bugün Houston’da oynanacak son 32 turu maçında Brezilya ile karşılaşacak.

Brezilya millî futbol takımı, Japon futbolunun modern kimliğinin şekillenmesinde en fazla etkisi olan ülkelerden biri olarak görülüyor.

Japonya, Kuzey Amerika’da düzenlenen turnuvaya tarihinde ilk kez finale ulaşma hedefiyle katılırken, son dört yılda Almanya, İspanya ve İngiltere karşısında sergilediği dikkat çekici performanslar, takımın büyük başarılar elde edebileceği yönündeki umutları artırdı.

Ancak Houston’daki karşılaşma, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle sıradan bir rakipten çok daha fazlasını ifade ediyor.

1993’te başlayan Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J1 League), yalnızca Brezilya futbolundan ilham almakla kalmadı, aynı zamanda çok sayıda Brezilyalı oyuncuyu da ülkeye çekti.

Efsane futbolcu Zico, emeklilik sonrası Kashima Antlers’a transfer olarak Japon futbolunun gelişimine katkı sağlarken, Bismarck ve Élber gibi isimler de Brezilyalı oyuncuların Japonya’ya transfer sürecinin öncülerinden oldu.

1990’ların sonunda, 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosundan yedi oyuncu — aralarında kaptan Dunga’nın da bulunduğu isimler — Japon kulüplerinde forma giymiş ya da o dönemde Japonya’da oynuyordu.

Eski Brezilyalı futbolcu Cesar Sampaio, 1998 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda yer alırken aynı zamanda Yokohama Flügels forması giydiğini belirterek, Japon futbolunun gelişimini yakından gördüğünü söyledi.

Sampaio, “Japon futbolunu takip etmeyen biri çok şaşırır. Ben ise şaşkın değilim. Her yıl adım adım gelişiyorlar. Disiplinleri her zaman etkileyiciydi. Şimdi Daizen Maeda ve Ayase Ueda gibi kaliteli oyunculara sahipler. Güçlü bir kadroları var ve grup aşamasında iyi oynadılar. Brezilya maçı en büyük test olacak” ifadelerini kullandı.

Japonya daha önce Brezilya karşısında galibiyetler elde etti, ancak bu hiçbir zaman Dünya Kupası’nda gerçekleşmedi.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda alınan 1-0’lık sürpriz galibiyet “Miami Mucizesi” olarak anılırken, en yakın sonuç ise geçen yıl Tokyo’da oynanan hazırlık maçında elde edilen 3-2’lik Japonya galibiyeti oldu.

İki takım Dünya Kupası’nda yalnızca bir kez karşılaştı. 2006 turnuvasında, Brezilya’nın Japon futboluna katkılarında önemli rol oynayan Zico’nun teknik direktör olduğu maçta Japonya, Dortmund’da 4-1 kaybederek turnuvaya veda etti.

O dönemde Japonya kadrosunda, Brezilya doğumlu üç oyuncudan biri olan Alessandro Santos da yer alıyordu. Savunmacı Marcos Tulio Tanaka ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Japonya ile son 16 turuna kadar yükselmişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Tanaka yaptığı açıklamada, Japonya–Brezilya maçlarının büyük önem taşıdığını belirterek, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki etkisinin J1 League’in kuruluşundan beri sürdüğünü belirtti.

Tanaka, “İlk geldiğimde Japonya ile Brezilya’nın Dünya Kupası’nda eşit seviyeye gelmesinin ne zaman mümkün olacağını düşünürdüm. Bu, beklediğimden daha erken geldi. Bu turnuvada aradaki fark, fiziksel kapasite dahil birçok açıdan azaldı. Bu, Japonya için Dünya Kupası’nda Brezilya’yı yenmek adına eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.


Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
TT

Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)

Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Kanada, Güney Afrika karşısında uzatma dakikalarında bulduğu golle sahadan galip ayrıldı.

Maçın tek golü 90+2. dakikada Stephen Eustáquio’dan geldi. Bu sonuçla Kanada, tarihinde ilk kez son 16 turuna yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

Kanada, çeyrek final yolunda salı günü Monterrey’de oynanacak Fas–Hollanda eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.