WorldSBK'de Toprak, MotoGP'de Márquez fırtınası: Şampiyonluk gelecek mi?

Geçen yılın şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu başarısını tekrarlamak, Marc Márquez ise muazzam geri dönüşünü taçlandırmak istiyor

Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
TT

WorldSBK'de Toprak, MotoGP'de Márquez fırtınası: Şampiyonluk gelecek mi?

Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta sonu MotoGP ve WorldSBK yarışları aynı tarihe denk geldi. Sezonların sonuna yaklaşırken Marc Márquez ve Toprak Razgatlıoğlu'nun şampiyonluk şanslarını inceleyeceğiz. 

Dünyanın dört bir yanındaki motor sporları tutkunları, yarın Japonya'daki MotoGP etabında tekrar ekranlarına kilitlenecek. Bu yalnızca bir yarış değil, sezonun kritik dönemeçlerinden, şampiyonanın kaderinin belli olabileceği anlardan biri. Motegi'de düzenlenecek mücadele, yarış severlere hem strateji hem de heyecan dolu dakikalar vaat ediyor.

Sezona damgasını vuran Marc Márquez, Japonya'daki yarışta büyük bir fırsatla karşı karşıya. Genel klasmanda büyük bir avantaj yakalamış durumda ve bu hafta sonu en yakın rakibi ve kardeşi Álex Márquez'den sadece üç puan fazla alırsa, zaferini ilan edebilecek konuma geliyor. 

Marc Márquez, 2020'de İspanya'daki Jerez yarışında ağır bir kaza geçirmiş, 4 kez ameliyat olmak zorunda kalmış ve erken emekliliği düşünecek kadar zor günler yaşamıştı. 

MotoGP'de 6 şampiyonluğu bulunan İspanyol yıldız, geri dönüş sürecinde önce Honda'yla olan kontratını feshedip 2024'te uydu Ducati takımı Gresini'ye geçti. Orada gösterdiği performansla bu sezona fabrika Ducati koltuğunda başladı.

fe

Artık bu klasmandaki 7. ve toplamda 9. şampiyonluğunu kazanmak üzere. Márquez bu müthiş geri dönüşü Japonya yarışında şampiyon olarak taçlandırabilir.

İspanyol sürücü, yarış hafta sonu öncesi şöyle konuştu: 

Son 5 yıl çok zordu, bazen ben bile kariyerimin iki-üç yılını kaybettiğimi düşündüm. Evde daha fazla zaman geçiriyordum. Ama kişisel hayatımda çok şey öğrendim. Şimdi MotoGP'de ikinci hayatımı yaşıyorum. Adrenalini seviyorum ama riski minimuma indirmek gerekiyor. Öncelikle bedenine saygı duymalısın. Bu benim yeni hedefim.

MotoGP'de üçüncülük savaşı da ayrı bir hikaye. Francesco Bagnaia'yla Marco Bezzecchi arasında kıyasıya bir rekabet var. Bagnaia, geçen yıl Japonya'da çift galibiyet alarak Motegi'de güçlü bir performans sergilemişti. 

Bu sezon da Bezzecchi'nin ivmesi dikkat çekiyor. Bu düello, izleyiciler için ayrı bir keyif olacak.

Ayrıca Pedro Acosta gibi genç yetenekler de beklenmedik hamlelerle podyuma çıkmaya çalışacak. Geçmiş yarışlarda sürpriz performanslarıyla dikkat çeken sürücü, hata yapmadan podyuma yönelirse büyük yankı uyandırabilir. 

Motegi, Honda'nın "ev pisti" olarak adlandırılıyor çünkü pist Honda tarafından inşa edilmiş ve uzun yıllardır yarışlara ev sahipliği yapıyor. Pist karakteri bakımından da sert fren noktalarıyla biliniyor; bu durum, sürücüler ve ekipler için fren diskleri, balatalar ve lastik stratejileri açısından önemli bir sınav demek. 

Honda takımları, özellikle Joan Mir ve Luca Marini, bu pistte iyi bir performans bekliyor. Marini, bu sezon sakatlıktan döndükten sonra toparlanma sinyalleri verdi. Ayrıca Japon sürücü Takaaki Nakagami, özel izinle yarışa katılacak evinde büyük destekle yarışacak.

Japonya'daki hava koşulları her zaman sürprizlere açık. Motegi'de ani yağışlar ya da sıcaklık değişimleri piste denk gelirse, lastik seçimi ve yarış stratejisi tam anlamıyla “büyük denge”ye dönüşebilir. Bu da yetenek kadar sezgi ve hızlı karar vermeyi de ön plana çıkaracak.

Sürücüler sadece pistte değil, pit yolunda da kazanmak zorunda. Yakıt ayarları, pit stop stratejileri ve lastik ömrü, özellikle üst sıralardaki mücadelede belirleyici olabilir.

MotoGP Japonya Grand Prix'sinde birinci sıralama turları 27 Eylül 04.50'de, ikinci sıralama turları 05.15'te, sprint yarışı 09.00'da. 28 Eylül 03.40'ta ısınma turları, 08.00'de ise yarış gerçekleşecek.

Geçen sezon olduğu gibi Dünya Superbike Şampiyonası'nın bu sezonunu da domine eden Toprak Razgatlıoğlu, BMW'yle çarpıcı performansını sürdürüyor. 

Şampiyonluğun en büyük adayı Toprak, kariyerindeki ilk Aragon zaferini kazanmayı ve 12 yarışlık galibiyet serisini sürdürmeyi hedefliyor. 

Rakibi İtalyan Nicolo Bulega ve Ducati ekibi ise uzun süredir Aragon'daki kazanma serilerini koruma peşinde. Ducati'nin bu pistteki istikrarlı güçlü yönleri biliniyor; özellikle uzun düzlük ve yavaş viraj kombinasyonları, İtalyan motosikletin avantajına işleyen unsurlar arasında. 

Üst üste zaferlerle 469 puana ulaşan Razgatlıoğlu, şampiyonada en yakın rakibi Bulega'nın 39 puan önünde. Üçüncü sıradaysa 260 puanla İtalyan pilot Danilo Petrucci var. 

Razgatlıoğlu, puan farkını açmayı ve adını WorldSBK tarihine yazdırmayı hedefliyor. Toprak, Aragon'da üst üste iki yarış daha kazanması halinde 13 yarışla kendisine ait olan üst üste galibiyet rekorunu geliştirmiş olacak.

Genç sürücü Bahattin Sofuoğlu da Aragon'da puanlar almak için piste çıkacak. Yamaha YZF-R1'le piste çıkan sporcu, bir önceki etap olan Magny-Cours'da birinci ana yarışta elde ettiği 10.'luk derecesinin ardından bu hafta sonu daha yüksek sıralara çıkmayı amaçlıyor.

Aragon, keskin fren noktaları ve teknik viraj geçişleriyle sürücülerde hata payını oldukça daraltan bir pist. Özellikle 3. ve 4. viraj bölgesi, giriş çıkış dengesi açısından kritik; sürücüler yanlış frenleme ya da gazlama anında rakiplerine geçilebiliyor.

Ayrıca pistin bazı kısımlarında pürüzler, ön lastik dengesini bozarak sürüşü zorlaştırabiliyor.

Elbette yarışın ilgi odağı sadece birincilik mücadelesi olmayacak. Danilo Petrucci, şampiyonluk adaylarıyla olan farkı kapatma arayışında olacak. 

Ayrıca Alvaro Bautista, Andrea Iannone, Jonathan Rea gibi isimler de kendi podyum hayallerini taze tutacak. Özellikle Iannone ve Bautista, Aragon'da geçmişte gösterdikleri güçlü yarışlarla tanınıyor.

Alex Lowes de son yarış performanslarıyla dikkat çekiyor. Magny-Cours'ta iyi sonuçları vardı ve bu momentumla Aragon'da da dikkat çekecektir. 

Aragon'daki hava değişimi yarışın kaderini de değiştirebilir. Ani sıcaklık artışları pist yüzeyini kavurabilir, yağmur ihtimali küçük de olsa hafife alınmamalı. Bu da lastik performansını ve stratejiyi altüst edebilir.

Yarışta özellikle son 5–6 tur kritik olacak. Burada daha iyi lastik durumu, daha az yıpranmış fren balataları ya da risk almayı göze alan sürücüler avantaj elde edebilir. Yanlış hamle yapan bir sürücü, liderliği ya da podyum şansını kaybedebilir.

Aragon Grand Prix'si, Razgatlıoğlu'nun serisini sürdürme arzusuyla Ducati'nin Aragon hakimiyetini devam ettirme isteği arasındaki çarpışmaya sahne olacak. 

Eğer "el Turco" iyi performans sergilerse, şampiyonluk çizgisine bir adım daha yaklaşabilir. Ama Ducati'nin baskısı, teknik avantajları ve Aragon deneyimi de işini zorlaştıracak unsurlar.

WorldSBK Aragon yarışında 27 Eylül Cumartesi günü 12.00'de Superpole, 15.00'te ilk yarış gerçekleştirilecek. 

Superpole yarışı 28 Eylül Pazar günü 12.00, ikinci ana yarış ise aynı gün 15.00'te.

Yararlanılan kaynaklar: Motorsport, WorldSBK, MotoGP



İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN


Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
TT

Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, İspanyol teknik adam Pep Guardiola’nın sezon sonunda görevinden ayrılacağını açıkladı.

Manchester City’nin pazar günü Premier Lig’de Aston Villa ile oynayacağı karşılaşmanın, Guardiola’nın kulüpteki 10 yıllık teknik direktörlük kariyerinin son maçı olacağı belirtildi.

Açıklama, son günlerde yoğunlaşan ayrılık iddialarının ardından geldi ve İngiliz futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlük dönemlerinden biri böylece sona ermiş oldu.

2016 yılında göreve başlayan 55 yaşındaki Guardiola, Manchester City’nin başında toplam 20 kupa kazandı. Bu başarılar arasında altı Premier Lig şampiyonluğu ile UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi de yer aldı.

Ayrılığına ilişkin konuşan Guardiola, “Neden ayrıldığımı sormayın. Belirli bir sebep yok ama içten içe bunun benim zamanım olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Guardiola, “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Eğer öyle olsaydı burada kalırdım. Kalıcı olacak şey hisler, insanlar, anılar ve Manchester City’ye duyduğum sevgi olacak” dedi.


Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım
TT

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğuna ulaştıktan sonra görevinden ayrılacağını açıkladı. Jesus, Cristiano Ronaldo ile olan görevini tamamladığını belirterek, yıldız futbolcuya kulüpte şampiyonluk yaşatma sözünü yerine getirdiğini söyledi. Deneyimli teknik adam, geleceği konusunda ise Türkiye ve Suudi Arabistan dışındaki seçeneklere açık kapı bıraktı.

Şampiyonluğun ardından televizyon kanalına konuşan Jesus, “Cristiano Ronaldo ile ilk görüştüğümüzde bana iki yıllık sözleşme teklif edildi. Ancak ben yalnızca bir yıllık kontrat istedim. Çalıştırdığım kulüplerde hep böyle yaparım. Çok zor bir sezon geçirdik ve birçok karar almak zorunda kaldık. Çoğu zaman baskıyı üzerime aldım. Bu da ciddi bir yıpranma yaratıyor. Harika bir yıldı ama artık başka bir yerde yeni bir deneyim yaşamalıyım” dedi.

Portekizli teknik adam, “Bu tür kararlarda ilk dakikalarda her zaman bir tedirginlik olur. Takım zamanla rahatladı, rakibimiz alanları iyi kapattı. Duran toptan golü bulduk ve çok zor bir maç oynadık. Cristiano Ronaldo ve Nélson Semedo beni davet ettiğinde bunun kariyerimin en büyük meydan okuması olacağını biliyordum. Bu ligi kazanabilmek için rakiplerimizden çok daha iyi olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

Jesus, Ronaldo’ya verdiği sözü de anlatarak, “Ona ‘Seni şampiyon yapacağım, sonra da kendi yoluma gideceğim’ dedim” şeklinde konuştu.

Portekiz basınından A Bola, Jesus’un Al Nassr macerasının sona erdiğini net şekilde duyurduğunu yazarken, deneyimli çalıştırıcının Avrupa’ya dönmeyi düşünmediğini belirtti. Jesus, Avrupa kulüplerinin Suudi Arabistan’daki maaş seviyesine yaklaşamayacağını söyledi.

Tecrübeli teknik adam, “Avrupa’da bana finansal olarak yaklaşabilecek bir kulüp yok. Suudi Arabistan’da devam etmeyeceğim ama yeni projeme nerede başlayacağımı göreceğiz. Futbol benim tutkum. Bazen kaybeden ama çoğu zaman kazanan bir teknik direktörüm. Projelerim sona erdiğinde genelde önümde birkaç seçenek olur, şu anda da öyle. Hâlâ zihinsel ve fiziksel olarak çok güçlüyüm” dedi.

Brezilya’ya dönüş ihtimalini de değerlendiren Jesus, “Sanırım geri dönmeyeceğim. Brezilya’da yalnızca CR Flamengo ya da milli takımı çalıştırabilirim. Geçen yıl ocak ayında Brezilya Milli Takımı teklifini reddettim. Pişmanım demiyorum ama Al Hilal SFC’e sadık kalmak istedim. Kulüpler Dünya Kupası’na katılmak ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyordum ama başaramadım” ifadelerini kullandı.

Jesus, yerine Pep Guardiola’nın gelebileceği yönündeki iddialara ise dikkat çeken bir yanıt verdi: “Bununla gurur duymam mı gerekiyor? Hayır. Neden duyayım? Asıl onun benim yerime geleceği için gurur duyması gerekir.”

Portekizli çalıştırıcı, Türkiye’ye dönüş ihtimalini de gündeme getirerek, “Belki Fenerbahçe SK ile tamamlanmamış bir hikâyem vardır. Bu ihtimallerden biri ve düşüneceğim” dedi.

Fenerbahçe taraftarlarının umutlanabileceğini belirten Jesus, “Evet, hayal kurabilirler. Sadece Fenerbahçe değil, başka bir Türk kulübü de benimle ilgilendi. Türkiye’de üç büyük kulüp var: Fenerbahçe SK, Galatasaray SK ve Beşiktaş JK. Bu üç kulüpten ikisi benimle temas kurdu. Diğer kulübün adını ise şimdilik açıklayamam” diye konuştu.

Cristiano Ronaldo’nun şampiyonluk sonrası gözyaşlarına da değinen Jesus, “Onun futbola karşı büyük bir tutkusu var. Başından beri ona, ‘Bu projeyi yalnızca senin için kabul ediyorum, yoksa gelmezdim. Birlikte kazanacağız ve sen buradan bir şampiyonlukla ayrılacaksın’ dedim. Gerçekten de öyle oldu” ifadelerini kullandı.

Maç sonrası Ronaldo ile konuşmaya fırsat bulamadıklarını söyleyen Jesus, “O da yorgundu ben de. Ben Portekiz’e döneceğim, o ise milli takıma katılacak. Geleceğimle ilgili kararımı haziran ayında vereceğim” dedi.

Deneyimli teknik adam, SL Benfica’ya dönüş ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Portekiz’e dönmem neredeyse imkânsız. Finansal açıdan mümkün değil. Portekiz’de bir yılda kazanacağım paradan fazlasını burada bir ayda kazanıyorum ve çok daha az baskı var” diyen Jesus, Benfica’daki başarılarına rağmen yeterince takdir görmediğini savundu.

Jesus sözlerini şöyle tamamladı: “Bu beni üzen konulardan biri. Benfica ile birçok kupa kazandım. Türkiye’de statlar ismimi haykırıyordu, bugün burada da aynısını gördünüz. Brezilya’da da aynıydı. Ama Portekiz’de, Benfica ile kazandığım tüm başarılara rağmen bunu hiç yaşamadım. Benfica büyük bir kulüp ve onu çalıştırdığım için gururluyum. Kulüp tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörüyüm ama şu an geri dönüş söz konusu değil.”