Görevden alınan Ruben Amorim, Manchester United'ın en kötüsü mü?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Görevden alınan Ruben Amorim, Manchester United'ın en kötüsü mü?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester United menajeri olarak geçirdiği zorlu dönem sona eren Ruben Amorim, Old Trafford'da kıskanılmayacak bir miras bıraktı.

Sporting CP'deki muhteşem döneminin ardından büyük beklentilerle gelen Amorim, United'daki 14 aylık görev süresinde takımın kaderini değiştirmeyi başaramadı ve bunun yerine sonuçlarda ciddi bir düşüşe neden oldu.

Çok kötü geçen ilk sezonunda ligi 15. sırada bitirdi ve Avrupa Ligi finalinde Tottenham karşısında alınan aşağılayıcı yenilgiyle durum daha da kötüleşti.

Bu sezon bazı iyileşmeler olsa da Amorim, katı bir şekilde sadık kaldığı 3-4-2-1 felsefesinin yerleştiğine dair nadiren işaret gösterdi ve United, o sırada sadece iki puanı olan Wolves'a karşı evinde puan kaybetmek de dahil sürekli aksaklıklar yaşadı.

Yönetimin görev süresine son verme kararı, Amorim'i tarihteki en kötü United menajerleri arasına yerleştiriyor ve bu durum istatistiklerle de destekleniyor.

Amorim, kulübü sadece yüzde 38,71'lik bir galibiyet oranıyla bırakıyor. Bu, Sör Alex Ferguson'ın 1986'da göreve gelmesinden bu yana Old Trafford'da görev yapan 11 teknik direktör arasında en düşük ikinci oran. Portekizli teknik direktör, 61 maçta sadece 24 galibiyet, 17 beraberlik ve inanılmaz bir şekilde 21 mağlubiyet elde etti. En uzun galibiyet serisiyse sadece üç maç oldu ve bunu da iki kez başardı.

Modern zamanlarda daha kötü bir galibiyet yüzdesine sahip tek United teknik direktörü, tüm müsabakalarda yüzde 37,93'lük galibiyet oranıyla Amorim'inkinden sadece biraz daha düşük olan Ralf Rangnick.

Ancak Rangnick, Kırmızı Şeytanlar'ın başına yalnızca geçici olarak geçmişti ve aslında Premier Lig'de ikisi arasında daha iyi bir karneye sahip.

Amorim, United'ın başında geçirdiği süre boyunca lig maçlarının üçte birinden azını kazandı; yüzde 31,9'luk galibiyet oranı, Rangnick'in yüzde 41,7'lik oranından önemli ölçüde düşük. Maç başına ortalama 1,23 puanla, Premier Lig dönemindeki herhangi bir United menajerinin en kötü ortalamasına sahip.

Ve kalıcı menajerler sözkonusu olduğunda, Amorim seleflerinin yanına bile yaklaşamıyor. Amorim, taraftarların hafızasında iyi bir yeri olmamasına rağmen, kulüp tarihinin en yüksek üçüncü galibiyet yüzdesine sahip Erik ten Hag'ın yerine gelmişti.

Öte yandan Portekizlinin aksine ilk sezonunu bitmeden görevden alınan Ferguson'un halefi David Moyes, yüzde 52,94'lük çok daha üstün bir galibiyet oranına sahipken, iki sezonluk görev süresinde Louis van Gaal'in yüzde 52,43'lük galibiyet oranı bunun biraz altında kaldı.

xcvfgh
Ruben Amorim'in Manchester United'daki performansı, David Moyes'in performansından çok daha kötüydü (AP)

Ole Gunnar Solskjaer (yüzde 54,17) ve Jose Mourinho (yüzde 58,33) da Old Trafford'daki dönemlerinde önemli ölçüde daha iyi performanslar sergiledi. Mourinho, Ferguson döneminden bu yana kulübün kupa açısından en başarılı teknik direktörü oldu.

United, Ferguson sonrasında uzun vadeli lider bulmakta hâlâ zorlanıyor. Efsanevi İskoç'un 27 yılda kazandığı 26 büyük kupa ve yüzde 59,7'lik galibiyet oranının tekrarlanmasına henüz yaklaşılamadı.

Independent Türkçe



Rooney, İngiltere'nin elenmesinden Thomas Tuchel'i sorumlu tuttu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Rooney, İngiltere'nin elenmesinden Thomas Tuchel'i sorumlu tuttu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Eski İngiltere kaptanı Wayne Rooney, Dünya Kupası yarı finalinde Arjantin'e karşı alınan yenilginin sorumluluğunu tamamen Thomas Tuchel'e yükledi ve İngiltere'nin Arjantin karşısında "dağıldığını" söyledi.

İngiltere, Atlanta'da Anthony Gordon'ın golüyle öne geçtikten sonra Tuchel yaptığı bir dizi savunma ağırlıklı oyuncu değişikliğiyle oyunun inisiyatifini ve kontrolünü Arjantin'e bıraktı.

Arjantin ise bu fırsatı iyi değerlendirdi. Lionel Messi'nin maçın son bölümünde hazırladığı iki gol pozisyonuyla yarı finali lehine çeviren Arjantin, 2-1 kazanarak pazar günü oynanacak finalde İspanya'nın rakibi oldu.

Tuchel, son 16 turunda Meksika karşısında İngiltere 10 kişi kaldığında takımı savunmaya çekerek maçı yönetme biçimi nedeniyle övgü almıştı. Ancak Ezri Konsa, Dan Burn ve Nico O'Reilly'den oluşan savunma ağırlıklı üçlüyü oyuna alması sert eleştirilere neden oldu.

Rooney, İngiltere'nin çöküşünün buradan başladığını ve teknik direktörün cevaplaması gereken sorular olduğunu belirtti.

BBC'de konuşan hayal kırıklığına uğramış Rooney, "Dağıldık" dedi.

Her şey teknik direktörden ve aldığı kararlardan başladı. Çok pasif bir oyun sergiledik. Dünya şampiyonu bu takıma karşı bunu yapıp da cezasız kurtulamazsınız. Bu en büyük sınavdı ve biz başarısız olduk. 1-0 öndeyken yaptığımız değişiklikleri görünce, Arjantin gol atarsa maç uzatmalara gitmeyecek diye düşündüm.

İngiltere, sahada uzun süre altı savunmacıyla oynadıktan sonra eşitlik golünü ararken Tuchel, Ivan Toney ve Marcus Rashford'u ancak son dakikalarda oyuna sürdü.

Rooney "Eğer o sahada hücum oyuncusuysanız ve 1-0 öne geçerseniz ve teknik direktörün yaptığı değişiklikleri görürseniz, inancınızı kaybedersiniz, bu şekilde oynamaya ancak bir yere kadar devam edebilirsiniz" diye açıkladı.

Sonra düşünmeye başlıyorsunuz, 'Ah hayır, bu kadar uzun süre geriye yaslanacaksak bunu nasıl atlatacağız?' Bu tamamen panik, hem de gerçek bir panik. Öne geçtikten sonra topun kontrolünü rakibe bırakamaz, ikinci golü bulma fırsatından da vazgeçemezsiniz. Çünkü yapmanız gereken tam olarak budur. Eğer bu kalitedeki oyuncuların ceza sahası çevresinde topa sahip olmasına izin verirseniz, er ya da geç gol atacaklardır.

Independent Türkçe


İngiliz basını: Arjantin, İngiltere'yi karanlık oyunlarla mağlup etti... Yarı finale damga vuran 31 tartışmalı pozisyon

İngiliz gazetesi The Telegraph, maç sırasında 31 olayın yaşandığını kaydetti (AFP)
İngiliz gazetesi The Telegraph, maç sırasında 31 olayın yaşandığını kaydetti (AFP)
TT

İngiliz basını: Arjantin, İngiltere'yi karanlık oyunlarla mağlup etti... Yarı finale damga vuran 31 tartışmalı pozisyon

İngiliz gazetesi The Telegraph, maç sırasında 31 olayın yaşandığını kaydetti (AFP)
İngiliz gazetesi The Telegraph, maç sırasında 31 olayın yaşandığını kaydetti (AFP)

Arjantin'in 2026 Dünya Kupası'nda İngiltere'yi eleyerek finale yükselmesi, yalnızca futbol açısından kazanılmış bir zafer olmadı. Karşılaşma, ilk saniyelerden son düdüğün ardından yaşananlara kadar sert temaslar, gerginlikler ve karşılıklı provokasyonlarla dolu bir mücadeleye sahne olurken, psikolojik savaş taktik mücadelenin önüne geçti.

fvgbrtnyj
İki takım oyuncuları arasında hava topu mücadelesi (Reuters)

İngiliz The Telegraph gazetesine göre Arjantin Milli Takımı, "karanlık futbol sanatları" olarak nitelendirilen yöntemlere başvurdu. Gazete, maç boyunca sert müdahaleler, sözlü provokasyonlar, oyunu yavaşlatma girişimleri ve hakem üzerinde sürekli baskı kurulması gibi toplam 31 ayrı olayı tespit etti. Haberde, bu görüntülerin Arjantin futbolunun büyük maçları yönetme biçimine ilişkin uzun süredir devam eden algının devamı olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Gerginlik henüz ilk dakika dolmadan başladı. Elliot Anderson, Alexis Mac Allister'ın sert müdahalesine maruz kalırken, birkaç dakika sonra Jude Bellingham ile Leandro Paredes arasında yaşanan itişme üzerine iki takım oyuncuları birbirine girdi. Olay, diğer futbolcuların araya girmesiyle yatıştırıldı.

scd
Maçta sert ikili mücadeleler öne çıktı (AP)

Arjantin, İngiltere'nin ataklarını sık sık yaptığı sert müdahalelerle erken aşamada kesmeye çalıştı. Anderson, Enzo Fernández ve Giuliano Simeone'nin gecikmeli müdahalelerine maruz kalırken, Morgan Rogers da toptan uzakta yapılan bir faulle durduruldu. Arjantinli futbolcular, İngiltere'nin hücum organizasyonundaki kilit isimlere sürekli fiziksel baskı uygulamayı sürdürdü.

İlk yarıda Arjantinli futbolcuların, ceza sahası içinde İngiltere kalecisi Jordan Pickford üzerinde baskı kurmaya yönelik girişimleri dikkat çekti. Anthony Gordon ve Jude Bellingham da sert müdahalelere maruz kalırken, İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel, oyuncularının beklediği bazı faullerin verilmemesi üzerine kenarda büyük tepki gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın The Telegraph’tan aktardığına göre maçın en tartışmalı anlarından biri, Harry Kane'in hakemle konuşurken ağzını eliyle kapatmasının ardından yaşandı. Başta Mac Allister ve Paredes olmak üzere Arjantinli futbolcular, bunun üzerine hakemden Kane'e kırmızı kart göstermesini istedi. Ancak söz konusu hareket, oyun kuralları açısından herhangi bir ihlal oluşturmuyordu.

Oyunu yavaşlatma girişimleri sadece saha içinde yaşanmadı. Haberde, İngiltere hızlı bir taç atışı kullanmak isterken Arjantin yedek kulübesinden bir görevlinin sahaya top attığı ve bunun oyunun temposunu bozmak için zaman geçirmek amacıyla yapıldığı öne sürüldü.

İkinci yarıda da tansiyon düşmedi. Lionel Messi ile Bellingham arasında gerginlikler yaşanırken, savunmada Cristian Romero, Bellingham'ı düşürmesi nedeniyle sarı kart gördü. Gazeteye göre Giuliano Simeone ise Djed Spence'e dirsek atmasına rağmen kart görmedi.

Enzo Fernández'in golünün ardından Romero, Pickford'un önünde yaptığı sevinç gösterisiyle rakibini provoke etti. Daha sonra John Stones başına aldığı darbe sonrası yerde kalınca Arjantinli futbolcular topluca hakeme itiraz etti. Son dakikalarda ise kaleci Emiliano Martínez, yüksek bir topu kontrol ettikten sonra elindeki topu uzun süre bırakmayıp ardından gülümseyerek kendini yere bırakarak zaman geçirdi.

vfgthyj
Arjantin ve İngiltere oyuncuları arasındaki gerginlik maç boyunca sürdü (AP)

Karşılaşmanın bitiş düdüğü de tansiyonu düşürmeye yetmedi. Arjantin'in kutlamaları sırasında iki takım oyuncuları arasında yeni tartışmalar yaşandı. Dean Henderson, forvet Lautaro Martínez'i iterken, Morgan Rogers da çok sayıda Arjantinli oyuncuyla gerginlik yaşadı. Son olarak Jude Bellingham, Arjantin yedek kulübesindeki isimlerden birinin başının arkasına hafifçe vurdu. Böylece mücadele, ilk düdükten son ana kadar yüksek tansiyonunu koruyarak sona erdi.


Messi'nin Arjantin'i, ezici bir geri dönüşle İngiltere'yi yenerek finale yükseldi

Arjantinlilerin galibiyet golü sonrası kutlaması (AFP)
Arjantinlilerin galibiyet golü sonrası kutlaması (AFP)
TT

Messi'nin Arjantin'i, ezici bir geri dönüşle İngiltere'yi yenerek finale yükseldi

Arjantinlilerin galibiyet golü sonrası kutlaması (AFP)
Arjantinlilerin galibiyet golü sonrası kutlaması (AFP)

Arjantin, son şampiyon olarak katıldığı 2026 Dünya Kupası'nda İngiltere'yi geriden gelip 2-1 mağlup ederek finale yükseldi.

İngiltere, Anthony Gordon'ın 55. dakikada attığı golle 1966'daki tek Dünya Kupası şampiyonluğundan sonra tarihindeki ikinci finale çıkmaya çok yaklaştı. Ancak Arjantin, son üç maçında olduğu gibi bir kez daha geri dönüşe imza attı. Enzo Fernández 85. dakikada skoru eşitlerken, oyuna sonradan giren Lautaro Martínez uzatma dakikalarında (90+1) kaydettiği golle takımını 2-1'lik galibiyete taşıdı. Her iki golün de asistini takım kaptanı ve Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu Lionel Messi yaptı.

Üst üste ikinci, tarihinde ise yedinci Dünya Kupası finaline yükselen Arjantin, 1978, 1986 ve 2022'nin ardından dördüncü şampiyonluğunu hedefliyor. Arjantin, pazar günü New York'un East Rutherford kentindeki MetLife Stadyumu'nda oynanacak finalde, yarı finalde Fransa'yı 2-0 mağlup eden İspanya ile karşılaşacak.