Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
TT

Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Scuderia Ferrari'nin Formula 1'deki şampiyonluk hasretine ve bu yılki umutlarına bakacağız.

Formula 1'de bazen tek bir yarış, sadece puan tablosunu değil, yıllardır süren bir hikayeyi de değiştirebilir.

Barselona'da damalı bayrağı ilk sırada gören Lewis Hamilton için de durum tam olarak buydu. Bu, 7 kez dünya şampiyonu olan Britanyalı pilotun Ferrari'yle kazandığı ilk Grand Prix zaferiydi.

Aynı zamanda yaklaşık iki yıl sonra yeniden zirveye çıkması ve Mercedes'in 2026 sezonundaki galibiyet serisini sona erdirmesi anlamına geliyordu.

Ancak bu galibiyetin asıl önemi, Ferrari cephesinde yarattığı umut oldu. Çünkü İtalyan ekip, 2007'den bu yana pilotlar klasmanında dünya şampiyonu çıkaramıyor.

Aradan geçen 19 yılda sayısız büyük pilot kırmızı tulumu giydi, sayısız hızlı otomobil üretildi, defalarca "Bu kez olacak" dendi. Ama sezon sonunda kupayı kaldıran hep başka biri oldu.

Şimdi gözler Avusturya Grand Prix'sine çevrilmiş durumda. Barselona'daki zafer, Ferrari'nin gerçekten yeniden şampiyonluk yarışına döndüğünün işareti miydi, yoksa sezonun güzel ama tek başına kalacak hikayelerinden biri mi? Bu sorunun cevabı belki de Spielberg'de şekillenmeye başlayacak.

Hamilton ise şimdiden beklentileri frenlemeye çalışıyor. Ona göre Mercedes'in hâlâ yenilmesi gerekiyor ve şampiyonluk mücadelesi için önünde daha çok uzun bir yol var.

Ama aynı cümlenin sonuna eklediği kısa ifade, Ferrari taraftarının hayal kurması için yeterli:

İmkansız olduğunu düşünmüyorum.

Belki de Ferrari'nin uzun bekleyişini anlamanın en iyi yolu, önce geçmişe dönmekten geçiyor.

2007'de Kimi Räikkönen dünya şampiyonu olduğunda kimse bunun Ferrari'nin son pilotlar şampiyonluğu olacağını tahmin etmiyordu.

Michael Schumacher sonrası dönemin sancıları atlatılmış, takım yeniden zirveye çıkmıştı. Ancak sonraki yıllar, Formula 1 tarihinin en acı verici kaçan fırsatlarından bazılarına sahne oldu.

İlk büyük darbe 2008'de geldi.

Felipe Massa, Brezilya'da kendi evindeki yarışı kazanarak damalı bayrağı geçtiğinde dünya şampiyonuydu. Ferrari garajında kutlamalar başlamış, takım üyeleri birbirine sarılmıştı.

Fakat bu sevinç yalnızca 38 saniye sürdü. Pistin başka bir bölümünde Lewis Hamilton, son virajda Timo Glock'u geçerek 5.'liğe yükseldi ve şampiyonluğu yalnızca bir puan farkla kazandı.

Ferrari o sezon markalar şampiyonluğunu elde etti ama Massa'nın gözyaşları, takımın yıllarca unutamayacağı bir travma yarattı.

Sonra Fernando Alonso dönemi başladı.

2010 sezonunun son yarışına lider gelen İspanyol pilotun üçüncü dünya şampiyonluğuna ulaşması bekleniyordu.

Ancak Ferrari pit duvarı, Red Bull pilotu Mark Webber'in stratejisine fazlasıyla odaklandı. Yapılan pit stop, Alonso'yu Vitaly Petrov'un arkasına düşürdü.

O gün Abu Dabi pistinde geçiş yapmak neredeyse imkansızdı. Alonso onlarca tur boyunca rakibinin arkasında sıkışıp kaldı. Yarışı 7. bitirdi, Sebastian Vettel ise beklenmedik şekilde dünya şampiyonluğuna ulaştı.

İki yıl sonra Alonso belki de kariyerinin en etkileyici sezonunu geçirdi. Ferrari'nin aracı, Red Bull kadar hızlı değildi.

Buna rağmen İspanyol pilot sezonu son yarışa kadar taşıdı. Brezilya'da Vettel ilk turda spin atıp en arkalara düştüğünde Ferrari'nin umutları yeniden canlandı.

Fakat Alman pilot hasarlı aracıyla olağanüstü bir geri dönüş yaptı. Alonso yarışı ikinci sırada tamamlasa da dünya şampiyonluğunu yalnızca üç puan farkla kaçırdı.

Ferrari bir kez daha zirveye çok yaklaşmış ama kupaya uzanamamıştı.

Yıllar sonra bu kez sahneye Sebastian Vettel çıktı.

2017 sezonunda Ferrari'nin SF70H aracı, yıllardır ürettiği en rekabetçi otomobillerden biriydi. Vettel sezonun ilk yarışını kazandı ve uzun süre Hamilton'la başa baş mücadele etti.

Ancak baskı arttıkça hatalar da gelmeye başladı. Azerbaycan'da Güvenlik Aracı arkasında Hamilton'a çarpması, psikolojik yükün ne kadar ağırlaştığını gösteriyordu.

Singapur'da pole pozisyonundan başladığı yarışın ilk virajında yaşanan zincirleme kaza ise sezonun kırılma anlarından biri oldu. Ardından gelen motor arızaları Ferrari'nin umutlarını tamamen söndürdü.

Asıl yıkım ise 2018'de yaşandı.

Ferrari bu kez belki de sezonun en hızlı aracını üretmişti. Vettel, Almanya Grand Prix'sine şampiyona lideri olarak geldi. Evindeki yarışta rahat şekilde lider giderken hafif yağmur altında küçük bir frenleme hatası yaptı ve bariyerlere çarptı.

O an tribünlerde sessizlik hakimdi ama belki de daha büyük sessizlik Ferrari fabrikası Maranello'da yaşanıyordu.

Çünkü o kazadan sonra sadece bir yarış kaybedilmedi. Vettel'in özgüveni sarsıldı, Ferrari'nin sezon içindeki teknik güncellemeleri beklenen sonucu vermedi ve Mercedes yeniden kontrolü ele geçirdi.

Birçok Formula 1 takipçisi için Hockenheim'daki o tek viraj, Ferrari'nin son yıllardaki kaderini değiştiren an olarak görülüyor.

Sonrasında Charles Leclerc dönemi başladı.

Monakolu genç pilot, Ferrari'nin geleceği olarak gösterildi. Pole pozisyonları aldı, unutulmaz zaferler kazandı, takımın yeni lideri haline geldi.

Ancak bu kez de strateji hataları, güvenilirlik sorunları ve başarısız teknik güncellemeler Ferrari'nin önüne geçti.

Geçen sezon markalar şampiyonluğu mücadelesi son yarışa kadar taşındı ama McLaren kupayı yalnızca 14 puan farkla kazandı.

Aslında son 18 yılın özeti oldukça basit.

Massa'nın 38 saniyesi, Alonso'nun Petrov'un arkasındaki çaresiz bekleyişi, Vettel'in Almanya'daki kayışı, Leclerc'in sürekli ertelenen umutları, farklı pilotlar, farklı araçlar, farklı sezonlar... Ama aynı son.

İşte Lewis Hamilton'ı farklı yapan da tam burada başlıyor.

Barselona'daki zaferden sonra yaptığı açıklamalar, aslında yalnızca bir yarışın ardından söylenmiş sözler değildi.

Geçen sezon kendisini "işe yaramaz" hissettiğini söyleyen, hatta zaman zaman Ferrari'nin başka bir pilot bulması gerektiğini düşündüğünü itiraf eden Hamilton, bu sezon öncesinde sosyal medyadan uzaklaştığını, hayatının en yoğun antrenman dönemini geçirdiğini ve en önemlisi "zihnini yeniden inşa ettiğini" anlattı.

41 yaşındaki bir pilot için bunlar sıradan açıklamalar değil.

Formula 1 tarihinde 40 yaşından sonra yarış kazanabilen pilot sayısı oldukça az. Hamilton bunu başararak sadece eleştirileri susturmadı, hâlâ en üst seviyede mücadele edebileceğini de gösterdi.

Ferrari'nin onu transfer ederken istediği tam olarak buydu.

Elbette Hamilton tek başına mucize yaratamaz.

2026 sezonu son yılların en çekişmeli şampiyonluk mücadelelerinden birine dönüşmüş durumda.

Mercedes hâlâ güçlü. Genç Kimi Antonelli şampiyona lideri konumunda ve George Russell istikrarlı şekilde puan toplamaya devam ediyor.

Red Bull, kendi evindeki Avusturya yarışına kapsamlı güncellemelerle geliyor. Max Verstappen, Red Bull Ring'de her zaman favoriler arasında yer alıyor. McLaren ise fırsat kollamayı sürdürüyor ve geçen yıl bu pistte duble yapmayı başarmıştı.

Ancak Ferrari'nin de önemli kozları var.

Barselona'da aracın temposu oldukça güçlüydü. Takımın stratejik tercihleri kusursuz çalıştı. Charles Leclerc'in uzun süredir yaşadığı fren problemlerini büyük ölçüde çözmesi de ikinci pilot açısından umut verici. Üstelik Leclerc, 2022'de Avusturya'da kazanmayı başarmıştı.

Hamilton ise bütün bu iyimser tabloya rağmen temkinli davranıyor.

Ona göre Ferrari'nin zirveye yerleşebilmesi için sezon boyunca gelişmeye devam etmesi gerekiyor. Ama "İmkansız değil" derken de aslında bütün Formula 1 dünyasına önemli bir mesaj veriyor.

Çünkü Ferrari'nin yıllardır eksik olan şey belki de yalnızca hızlı bir otomobil değildi.

Belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey, en zor anlarda bile şampiyonluk baskısını yönetebilecek bir liderdi.

Avusturya'da gözler yeniden Hamilton'ın üzerinde olacak.

Barselona'daki zafer güzel bir hikaye olarak da kalabilir, 19 yıllık şampiyonluk hasretini bitirecek büyük yürüyüşün ilk adımı da olabilir.

Bunu söylemek için henüz erken. Ama kesin olan bir gerçek var.

Ferrari, uzun yıllardır ilk kez yalnızca hızlı bir araca değil, o aracı şampiyonluğa taşıyabilecek tecrübeye de sahip olduğuna inanıyor.

Ve belki de Maranello'da yıllardır beklenen o rüya, yeniden gerçeğe dönüşmeye hiç olmadığı kadar yakın.
Kaynaklar: Formula 1, BBC



Ronaldo milli takıma geri mi dönüyor?

Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
TT

Ronaldo milli takıma geri mi dönüyor?

Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)

Portekiz Teknik Direktörü Jorge Jesus, geçen hafta kadrodan ayrılma kararı alan Cristiano Ronaldo'nun milli takım kariyerine kaldığı yerden devam etmesinin memnuniyetle karşılanacağını ima etti.

Ülkesi adına çıktığı 234 maçta attığı 146 golle bu alanda rekoru elinde bulunduran, 5 kez Ballon d'Or ödülü kazanan ve halen Al Nassr forması giyen forvet, 27 Eylül'de Norveç deplasmanında alınan 2-1'lik Uluslar Ligi galibiyetinde yedek kulübesinde kalıp oyuna girmemesinin ardından takımdan ayrılmıştı.

Yaşanan bu anlaşmazlık, 41 yaşındaki oyuncunun milli takım kariyerinin sona ermesi ihtimalini doğurmuş, kendisi ise durumla ilgili "gerçekleri" zamanı gelince açıklayacağını ifade etmişti.

Ancak Jesus, pazar günü Norveç'e karşı iç sahada alınan 2-1'lik galibiyetin ardından basın toplantısında şunları söyledi:

İsterse milli takıma geri döner. Bir sonraki kadro açıklanmadan önce konuşabiliriz ama kararı verecek olan Cris.

İlk kadro seçimimde ona, 'Sana ihtiyacım var, oynasan da oynamasan da bana yakın olmana ihtiyacım var, sana ihtiyacım var' demiştim. Şimdi de aynı şeyi söylüyorum.

Ronaldo, Portekiz'in Galler'e karşı aldığı açılış maçı galibiyetinde ilk 11'de sahaya çıkmış ancak Oslo'daki maçta yedek kulübesinde bırakılması kamuoyuna yansıyan bir anlaşmazlığa yol açmıştı.

Jesus daha sonra Portekiz Futbol Federasyonu Başkanı Pedro Proenca'nın habersiz ziyaretinin ardından çıkan anlaşmazlık ve acil görüşme haberlerini yalanlamaya çalışmıştı.

Tüm bu çabalara rağmen Ronaldo, Instagram üzerinden açıklama yayımlayarak kadrodan ayrıldığını doğrulamış ve ve milli takımdaki geleceğini belirsiz bırakmıştı.

Ronaldo, "Milli takımın basın toplantısının ve Portekiz Futbol Federasyonu Başkanı'yla yaptığım görüşmenin ardından, milli takım antrenman kampından ayrılma kararı aldım" diye yazmıştı.

Kendimi her zaman adadığım milli takımdan ayrılmama neden olan gerçekleri, zamanı geldiğinde tüm Portekiz halkına açıklayacağım.

Şimdi Portekiz'e ve istisnasız bir şekilde tüm takım arkadaşlarıma başarılar dileme zamanı.

Ronaldo'nun yokluğunda Portekiz, Danimarka'da 4-2 kazanarak güçlü bir performans sergiledi ve milli arayı Norveç'e karşı evinde aldığı galibiyetle tamamladı. Bu sonuçlarla Portekiz, 12 puanın tamamını topladığı Dördüncü Grup'un zirvesinde.

Independent Türkçe


Donis: Şampiyonluk için en büyük silahımız mücadele ruhumuz

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
TT

Donis: Şampiyonluk için en büyük silahımız mücadele ruhumuz

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis, takımının Salı akşamı finalde Birleşik Arap Emirlikleri ile karşılaşacağı 27. Arap Körfez Kupası’nda oyuncuların kazanma arzusu ve mücadele azminin Yeşillerin en önemli silahı olacağını söyledi.

Suudi Arabistan'ın turnuva boyunca savunma anlamında iyi bir performans ortaya koyduğunu belirten Donis, hücum ve savunmada duran toplara da özel önem verdiklerini ifade etti.

Suudi Arabistan, grup aşamasında kusursuz bir performans sergileyerek A Grubu'nu üçte üç yaparak lider tamamladı. Yeşiller, sırasıyla Kuveyt, Umman ve Irak'ı mağlup etti. Yarı finalde ise Katar ile normal süresi ve uzatma bölümü golsüz sona eren karşılaşmayı penaltı atışları sonucunda kazanarak finale yükseldi ve şampiyonluk için Birleşik Arap Emirlikleri'nin rakibi oldu.

Maç yoğunluğu ve turnuva boyunca oyuncularının karşılaştığı zorluklara da değinen Donis, “14 gün içinde beş maç oynadık. Bazı sakatlıklarımız var. Ayrıca hava koşulları da zordu” dedi.

Yunan teknik adam, “Savunmayı geride kuran bir takıma karşı oynamak kolay değil” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Milli Takımı oyuncusu Muhammed Kanno da finale yükselmenin turnuvanın başından bu yana Yeşillerin hedefleri arasında olduğunu söyledi.

Kanno, “Finale ulaştık. Bu bizim hedefimizdi. İnşallah şampiyonluğa ulaşırız” dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri ile oynanacak final karşılaşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kanno, “BAE Milli Takımı güçlü bir ekip. Teknik direktörümüzün talimatlarına uyacağız. İnşallah taraftarlarımızı mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız» diye konuştu.

Finalin penaltı atışlarına kalmadan sonuçlanmasını umduğunu belirten Kanno, “Penaltılar biraz da şans işidir. Önemli olan finale ulaşmış olmamız. İnşallah finalde penaltılara kalmayız ve maçı kazanırız” ifadelerini kullandı.


Tyson Fury'den 6. emeklilik planı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tyson Fury'den 6. emeklilik planı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tyson Fury, 11 Aralık'ta merakla beklenen ağırsıklet karşılaşmasında Anthony Joshua'yı mağlup etmesi durumunda boksu bırakma planını ve hayalindeki maçı detaylandırdı.

Çingene Kral, Cardiff'te Britanyalı ezeli rakibiyle nihayet karşı karşıya gelecek. Bu maçta WBA ağırsıklet kemerinin de ortada olması ve kazananın üç kez dünya şampiyonu unvanını elde etmesi bekleniyor.

İki boksörün sözleşmesinde rövanş maddesi bulunmamasına rağmen bir rövanş hatta bir üçleme ihtimali konuşulsa da Fury, Oleksandr Usyk'le yapacağı üçüncü karşılaşmadan önce Joshua'yla yalnızca bir kez dövüşmeyi planlıyor.

Fury, IFL TV'ye "İşin özü şu, daha önce de söylediğim gibi ısınma turu niyetine o serseriyi yumruklarımla paramparça etmek istiyorum" dedi.

Ardından tavşanla o üçüncü maçı yapmak istiyorum. Bu konuyu Alex'le konuştum ve o da buna sıcak bakıyor. Gelecek yılın başlarında, ilk çeyreğinde olabilir. Uzun ve şaşaalı bir kariyerin zirvesindeki o son dokunuş: Cardiff'te Anthony Joshua, ardından Madison Square Garden'da Oleksandr Usyk. İşte hepsi bu kadar. Sonra Frank Warren'a katılacağım, dünyanın gördüğü en büyük boks organizatörleri olacağız.

Çarşamba gecesi Londra'da görkemli kariyerlerinde ilk kez karşı karşıya gelen ikiliden 'AJ', Fury'nin eski ekibinden bir ismin şimdiden kendi köşesinde olduğunu doğruladı. Joshua, avantaj sağlayabileceği umuduyla Fury'nin eski antrenörlerinden Ben Davison'la birlikte çalışıyor. Davison aynı zamanda Fabio Wardley ve Moses Itauma gibi isimleri de çalıştırıyor.

Ancak Joshua şimdi de Fury'nin dobra babası John'un kardeşi Peter'la iletişim halinde olduğunu belirtiyor. Peter, 2015'te Wladimir Klitschko'ya karşı kazanılan dünya şampiyonluğu zaferinin ardından boksör-antrenör ilişkisinin sona erdiği Çingene Kral'la o günden beri görüşmüyor.

Joshua, "Peter Fury'yle konuşuyorum, bana yardım etmeye istekli" dedi.

Peter'la iyi anlaşıyoruz.

Peter'ın kendisine çok değerli tavsiyeler verip vermediği sorulduğunda Joshua şunları ekledi:

Evet, verdi ama Fury hakkında değil, antrenmanlarımız, yaklaşımımız ve maça nasıl hazırlanmam gerektiğiyle ilgiliydi. 'Fury şunu yapıyor' tarzında değil de daha çok 'Senin neler yaptığını gördüm ve şu noktaları geliştirebileceğini düşünüyorum' şeklindeydi. Mesele yine şuraya geliyor: Herkes kazanmamı istiyor ve herkes bana nasıl kazanacağımı söylüyor ancak kariyerimin bu aşamasında dinlemem gereken en önemli kişi kendimim. Bu yüzden her şeyi biraz temkinli bir yaklaşımla değerlendirmeliyim. Asıl anlatmak istediğim şu: Ben ve Peter'la çalışmamın nedeni, daha önce Fury'yle çalışmış kişilere başvurmak değildi. Onlarla çalıştım çünkü nokta atışı tespitler yapabiliyorlar.

Independent Türkçe