Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
TT

Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta 2026 Formula 1 Britanya Grand Prix'sine yakından bakıyoruz. 

Formula 1 takviminde bazı yarışlar sadece puan dağıtır, bazıları da tarihe geçer. Silverstone ise bunların çok ötesinde bir anlam taşır. Çünkü burası sadece bir yarış pisti değil; Formula 1'in doğduğu yer.

Bugün tüm dünyanın ekran başında takip ettiği dünya şampiyonası, 13 Mayıs 1950'de ilk kez burada start aldı. Aradan geçen 76 yılın ardından Silverstone sporun kalbi olmayı sürdürüyor.

Bu hafta sonu yine motor sesleri Northamptonshire semalarını dolduracak. Tribünlerde 565 bini aşması beklenen seyirciyle Formula 1 tarihinin en kalabalık hafta sonlarından biri yaşanabilir.

Ancak Silverstone'u özel yapan yalnızca bu atmosfer değil. Bu pistin her metresinde geçmişten bugüne uzanan ayrı bir hikaye saklı.

Silverstone'un hikayesi yarış pisti olarak başlamadı. II. Dünya Savaşı sırasında burası RAF Silverstone adıyla kullanılan bir hava üssüydü.

Pistin bugünkü ana hatlarını oluşturan bölüm ise o dönemde savaş uçaklarının kullandığı üçgen biçimli pistlerden oluşuyordu.

Savaş sona erdiğinde havaalanı sessizliğe büründü. Kimse birkaç yıl sonra dünyanın en önemli yarış pistlerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.

1947 yılında bir grup yarış tutkunu, kullanılmayan havaalanının pistlerini yarış rotasına dönüştürerek kendi aralarında bir yarış düzenledi. Bu organizasyon, Silverstone tarihindeki ilk motor sporları etkinliği olarak kabul ediliyor.

Yarış sırasında sürücülerden Maurice Geoghegan piste çıkan bir koyuna çarptı. Çarpmanın etkisiyle koyun hayatını kaybederken Geoghegan'ın aracı da ağır hasar aldı. Olayın ardından yarış, tarihe "Mutton Grand Prix" (Koyun Grand Prix'si) adıyla geçti.

Bir yıl sonra Kraliyet Otomobil Kulübü pisti kiralayarak daha profesyonel organizasyonlar düzenlemeye başladı.

1950'de ise Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk yarışı burada gerçekleştirildi. O günden sonra Silverstone yalnızca Britanya'nın değil, tüm motor sporlarının sembollerinden biri haline geldi.

Yıllar içinde pist birçok kez değişti. Güvenlik gerekçesiyle virajlar yeniden tasarlandı, yeni bölümler eklendi, pit alanı taşındı. Ancak Silverstone'un ruhu hiç değişmedi. Hâlâ yüksek hız, cesaret ve kusursuz tempo isteyen bir pist olarak görülüyor.

Pilotların en çok zorlandığı bölüm, peş peşe gelen Copse, Maggots ve Becketts virajları. Formula 1 otomobilleri burada neredeyse nefes almadan sağa-sola yön değiştiriyor.

Sürücüler birkaç saniye boyunca vücutlarını adeta koltuğa yapıştıran yaklaşık 5G'lik bir yanal kuvvete maruz kalıyor ve en küçük hata bile yarışın kaderini değiştirebiliyor.

Silverstone'un bir başka özelliği ise Britanya havası. Sabah güneş altında başlayan bir yarışın birkaç dakika içinde yağmur altında devam etmesi burada kimseyi şaşırtmıyor.

Son iki Britanya Grand Prix'sinde yağmurun stratejileri tamamen değiştirmesi bunun en güncel örneklerinden biri. Bu yüzden Silverstone'da sadece hızlı olmak yetmiyor; doğru anda doğru kararı verebilmek de en az hız kadar önemli.

Bu sezon da rekabetin içinde öne çıkan pek çok başlık var.

Geçen hafta Avusturya’da kazanan George Russell, evindeki mücadeleye kariyerinin belki de en özgüvenli dönemlerinden biriyle geliyor.

Sezon başında genç takım arkadaşı Kimi Antonelli karşısında zorlanan İngiliz pilot, Avusturya'daki zaferle hem moral buldu hem de şampiyonluk yarışında yeniden iddialı olduğunu gösterdi.

İlginç olan ise Russell'ın bugüne kadar Silverstone'da hiç podyuma çıkamamış olması. Kendi taraftarı önünde ilk zaferini kazanmak onun için kariyerindeki en anlamlı başarılardan biri olabilir.

Diğer tarafta ise sezonun en büyük sürprizi Kimi Antonelli var. Henüz 19 yaşındaki İtalyan pilot, Silverstone'a şampiyona lideri olarak geliyor. Avusturya'da sıralama turlarında yaptığı küçük hata pahalıya mal olsa da hız konusunda hâlâ en güçlü isimlerden biri olduğunu kanıtladı.

Üstelik Silverstone'un Antonelli için ayrı bir anlamı var. İlk Formula 2 zaferini burada kazandı ve Mercedes yönetimi de onu Formula 1 koltuğuna layık gördüğüne bu pistte karar verdi. Genç pilot şimdi aynı pistte dünya şampiyonluğu yolunda kritik puanlar toplamaya çalışacak.

Ferrari cephesinde ise daha temkinli bir hava var.

Barselona'da Ferrari kariyerinin ilk zaferini elde eden Lewis Hamilton, bu kez taraftarının önüne çıkacak. Hamilton bu pistte 9 kez zafere ulaşsa da gerçekçi konuşuyor.

Ferrari'nin özellikle düzlük hızında rakiplerinin gerisinde kaldığını ve bu pistte bunun ciddi dezavantaj yaratacağını açıkça dile getiriyor.

Yine de Silverstone denince akla gelen ilk isim hâlâ Hamilton. En çok pole pozisyonu alan ve en çok yarış kazanan pilot unvanını elinde bulunduruyor. 2020'de pistin start-finiş düzlüğüne "Hamilton Straight" adının verilmesi de bunun en büyük göstergesi. Bir pilotun adının Formula 1'in doğduğu pistte yaşatılması, spor tarihinde çok az kişiye nasip olacak bir onur.

McLaren ise yine evinde güçlü destek görecek. Geçen yıl burada kazanan Lando Norris için kurulan 16 bin kişilik "Landostand" tribününde biletler günler öncesinden tükendi.

Norris kendisini hâlâ “sadece yarışmayı seven bir çocuk” diye tanımlıyor ama artık onu destekleyen onbinlerce taraftar var. Britanya'nın Formula 1'e olan sevgisi belki de en net bu görüntüde kendini gösteriyor.

Silverstone aynı zamanda sprint hafta sonuna ev sahipliği yapacak. Yani takımların hata yapma lüksü her zamankinden daha az olacak.

Cuma günü 14.30'daki tek antrenmanın ardından 18.30'da sprint sıralaması başlayacak. Cumartesi 14.00'te sprint yarışı, 18.00'de ana yarışın sıralama turları yapılacak. Kısacası daha ilk günden itibaren tempoyu zirvede göreceğiz.

Formula 1'in bugün geldiği nokta teknoloji, bütçeler ve mühendislik açısından bambaşka bir seviyede olabilir. Ancak Silverstone bize hâlâ bu sporun özünü hatırlatıyor.

Bir zamanlar savaş uçaklarının kalktığı pistte bugün dünyanın en iyi pilotları sınırlarını zorluyor. 1947'de bir koyunun yarışın kahramanı olduğu havaalanı, artık Formula 1'in yüz binlerce taraftarın doldurduğu mabedi haline gelmiş durumda.

Belki bu hafta sonu Russell evindeki ilk zaferini kazanacak. Belki Antonelli şampiyonluk yürüyüşünü sürdürecek. Belki de Hamilton, Ferrari ile taraftarına unutulmaz bir gün yaşatacak.

Kim kazanırsa kazansın değişmeyecek tek gerçek şu: Burası yalnızca bir yarış pisti değil; bu sporun başladığı yer, geçmişiyle bugünü aynı asfalt üzerinde buluşturan yaşayan bir tarih sahnesi.

Kaynaklar: Silverstone, F1



Ronaldo, Al Nassr’ın Al Diriye maçının kadrosunda yer almıyor... Postecoglou onu lig için hazırlamayı tercih ediyor

Ronaldo, Al Nassr tesislerindeki spor salonunda çalışıyor. (Al Nassr)
Ronaldo, Al Nassr tesislerindeki spor salonunda çalışıyor. (Al Nassr)
TT

Ronaldo, Al Nassr’ın Al Diriye maçının kadrosunda yer almıyor... Postecoglou onu lig için hazırlamayı tercih ediyor

Ronaldo, Al Nassr tesislerindeki spor salonunda çalışıyor. (Al Nassr)
Ronaldo, Al Nassr tesislerindeki spor salonunda çalışıyor. (Al Nassr)

Al Nassr Teknik Direktörü Ange Postecoglou, Suudi Arabistan Kral Kupası son 32 turunda bugün oynanacak Al Diriye maçı kadrosuna Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo’yu dahil etmedi. Avustralyalı çalıştırıcının, milli takımla katıldığı Dünya Kupası sonrası takıma geç katılan ve izin kullanan Ronaldo’yu önlerindeki müsabakalara hazırlamak amacıyla bu kararı aldığı öğrenildi.

Al Nassr’ın maç kadrosunda yabancı oyuncu kontenjanı dahilinde Iraklı Hayder Abdulkarim’in yanı sıra Suudi Arabistan Pro Ligi’ndeki son Al Fateh karşılaşmasında görev alan diğer lejyonerler de yer buldu.

Öte yandan, sağlık heyetinden onay alan savunma oyuncuları Abdulelah Al-Amri ve Awwad Aman’ın kadroya dönmesiyle birlikte iki futbolcu da Al Diriye karşısında teknik heyetten görev bekleme noktasına geldi.

Son antrenmanda Al Diriye karşısında sahaya süreceği ilk 11 hakkında renk vermeyen Postecoglou’nun, tüm oyunculardan fiziksel ve zihinsel olarak hazır olmalarını istediği, nihai kadro tercihini ise maç öncesindeki teknik toplantıda netleştireceği bildirildi.

Sakatlıkları devam eden ve henüz hazır durumda bulunmayan Nawaf Al-Aqidi ile Mohammed Maran ise teknik heyet tarafından maç kadrosundan çıkarıldı.


Islam Makhachev'den UFC rekoru

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Islam Makhachev'den UFC rekoru

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Islam Makhachev, cumartesi günü Ian Machado Garry'ye karşı UFC yarı ortasıklet kemerini korudu ve bu zafer, tarihte önemli bir dönüm noktası oldu.

UFC 330'un ana maçında tartışmalı İrlandalı yıldızı puanla yenen Makhachev, organizasyonda arka arkaya 17. galibiyetini alarak rekor kırdı.

 Bu sonuçla efsanevi Anderson Silva'yı geride bıraktı ancak maç sırasında galibiyetin hiç kesin görünmediği anlar da yaşandı.

UFC'nin sıkletten bağımsız sıralamasının 1 numaralı dövüşçüsü Makhachev, ilk iki rauntta Machado Garry'yle yaşanabilecek sert ayakta dövüşlerden büyük ölçüde kaçınarak üstün güreşiyle rakibini kontrol etti.

Hatta Makhachev ikinci rauntta, ikilinin kafese yaslanarak bir süre güreşmesinin ardından ayrıldığı sırada kafasına attığı tekmeyle Machado Garry'yi şaşırtıcı bir şekilde yere düşürdü.

Ancak 28 yaşındaki Machado Garry, üçüncü rauntta 34 yaşındaki Makhachev'in bir kez daha yere alma girişimini engelleyerek iyi bir geri dönüş yaptı ve son bölümde çeşitlilik gösteren vuruşlarıyla raundu lehine çevirmiş gibi göründü. Ardından kritik bir raunt geldi. Makhachev, maç boyunca yorgun görünmesine rağmen Machado Garry'yi bir kez daha yere alarak raundu kazanmış gibi görünüyordu.

Machado Garry, Rus rakibinin güreş girişimlerine karşı koyarken yakın mesafeden vuruşlarla Makhachev'e zarar vermeyi başardı ancak bu ona gerekli rauntları kazandırmaya yetmedi.

Sonuç olarak skor kartları 49-46, 49-46, 48-47 Makhachev lehine sonuçlandı. Böylece çocukluk arkadaşı Khabib Nurmagomedov'u geride bıraktığı hafifsıklette rekor kıran 4 savunmasının ardından, yarı ortasıkletteki ilk savunmasını başarıyla tamamladı.

Makhachev, Philadelphia'daki maçtan sonra kafeste Joe Rogan'a verdiği röportajda "Ian harika bir dövüşçü, bana zor anlar yaşattı ama ben her maçta kendimi kanıtlıyorum" dedi. Taraftarlar yüksek sesle Machado Garry aleyhinde tezahürat yapıyordu.

Bakalım [en zor maçım mı]. Belki de Avustralya'daki ilk maç [Alexander Volkanovski'ye karşı], o da çok zordu. 77 kilodaki dövüşçülerin daha güçlü olduğunu hissediyorum, onları pes ettirmek çok zor ama yine de oyunum işe yarıyor. Tüm rakiplerimi yere alıyor ve onlara zor anlar yaşatıyorum.

Machado Garry, "Hiçbir şey beni şaşırtmadı" diye ekledi.

Islam'a karşı büyük bir saygım var. Kalbimde ve ruhumda bu gece ondan daha iyi olduğuma inanıyordum; o kazandı, hiçbir şikayetim, hiçbir bahanem yok. Hayatımın en iyi kampını geçirdim Eşimi, küçük oğlumu seviyorum, onları mutlu etmek için dövüşüyorum. 28 yaşındayım, bu sporda önümde 10 yıllık bir hakimiyet var. Bu adam bugün kazandı, sorun değil. Burada [zihinsel olarak] olabileceğim kadar sağlamım. Benden şüphe eden tüm hayranlara, geri döneceğim. Hiçbirinize ihtiyacım yok, o yüzden canınız cehenneme!

Yan ana maçta Mackenzie Dern, Gillian Robertson'ı puanla yenerek kadınlar samansıklet kemerini korudu.

Independent Türkçe


Muhammed Salah, Trabzonspor formasıyla ilk maçına çıktı

Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
TT

Muhammed Salah, Trabzonspor formasıyla ilk maçına çıktı

Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah, yeni takımı Trabzonspor formasıyla ilk maçına bugün (cumartesi) çıktı. Salah, bordo-mavili ekibin Süper Ligi'nin ilk haftasında Kasımpaşa ile karşılaştığı mücadelede forma giydi.

Karşılaşmaya yedek kulübesinde başlayan Salah, skorun 1-1 olduğu 57. dakikada Metehan Mimaroğlu'nun yerine oyuna dahil oldu.

Trabzonspor, ilk yarıyı 43. dakikada Noah Saviolo'nun attığı golle 1-0 önde tamamladı. Kasımpaşa ise 56. dakikada Polonyalı futbolcu Adrian Benedyczak'ın penaltıdan kaydettiği golle beraberliği yakaladı.

scdvfgb
Muhammed Salah, İstanbul'da Kasımpaşa ile Trabzonspor arasında oynanan Süper Lig maçında (AP)

Salah, oyuna girdikten kısa süre sonra rakip kalede tehlike yarattı. Mısırlı yıldız, 66. dakikada önemli bir fırsattan yararlanamadı. Dört dakika sonra kullandığı serbest vuruşta ise deneyimli savunmacı Stefan Savic'in kafa vuruşu Kasımpaşa kalecisi Andreas Gianniotis tarafından güçlükle uzaklaştırıldı.

Trabzonspor, Salah'ın Avrupa futbolundaki altıncı kulübü oldu. Mısırlı oyuncu daha önce İsviçre'nin Basel, İngiltere'nin Chelsea ve Liverpool ile İtalya'nın Fiorentina ve Roma takımlarında forma giymişti.

Mısırlı yıldız, Liverpool ile 30 Haziran'da sona eren sözleşmesinin ardından Trabzonspor'a transfer oldu. Salah İngiliz kulübündeki 9 yıl top koşturdu.