ABD Başkanı Donald Trump, 2026 Dünya Kupası’nın ilk haftalarında gündemin ön sıralarında yer almasa da, tek bir telefon görüşmesinin ardından turnuva tarihinin en büyük siyasi ve sportif krizlerinden biri patlak verdi. Kriz, ABD Milli Takımı’nın yıldız oyuncusu Folarin Balogun’a verilen bir maçlık cezanın ertelenmesi ve oyuncunun Seattle’da Belçika ile oynanacak son 16 turu karşılaşması öncesinde yeniden forma giyebilecek duruma gelmesiyle başladı.
The Athletic’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Balogun’un Bosna Hersek karşılaşmasında Tarık Muharemovic’e yaptığı müdahale nedeniyle kırmızı kart görmesinin ardından yaşanan beş günlük süreç, hem FIFA hem de turnuva organizasyonu açısından büyük bir krize dönüştü. FIFA’nın kuralları, doğrudan kırmızı kart gören bir oyuncunun otomatik olarak bir maç ceza alacağını ve bu karara itiraz edilemeyeceğini açıkça öngörüyor. Ancak FIFA’nın bağımsız disiplin kurulu, kamuoyunu şaşırtan bir kararla cezanın uygulanmasını askıya aldı. Karar sayesinde turnuvada üç gol ve üç asistlik performans sergileyen ABD’li forvet Balogun, Belçika’ya karşı oynanacak son 16 turu maçında forma giyebilecek.
Truth Social’de deprem etkisi... Telefon görüşmesinin perde arkası
Trump, Balogun hakkındaki kararın değişmesini, sahibi olduğu Truth Social platformunda yaptığı paylaşımla memnuniyetle karşıladı. Trump, paylaşımında FIFA’ya teşekkür ederek, “Doğru olanı yaptıkları ve bu büyük adaletsizliği ortadan kaldırdıkları için teşekkür ederim” ifadesini kullandı. Trump’ın paylaşımı, AP ve The New York Times’ın yayımladığı, daha sonra Beyaz Saray Sözcüsü tarafından da doğrulanan haberleri destekledi. Söz konusu haberlere göre Trump, geçtiğimiz hafta ortasında FIFA Başkanı Gianni Infantino ile doğrudan telefon görüşmesi yaparak Balogun’a verilen cezanın yeniden değerlendirilmesini talep etti.

Sürece yalnızca Trump değil, ABD yönetiminin üst düzey isimleri de dahil oldu. Yönetim, Ticaret Bakanı Howard Lutnick koordinasyonunda güçlü bir hukuk ekibi oluşturdu. Lutnick’in, Bosna Hersek maçında Infantino’nun yanında oturduğu görüldü. Girişime ayrıca, ABD Futbol Federasyonu’nun önde gelen destekçilerinden iş insanı Scott Goodwin de katıldı. Goodwin’in daha önce Arjantinli teknik direktör Mauricio Pochettino’nun maaşının finanse edilmesine katkı sağladığı belirtildi. Siyasi baskı Beyaz Saray’a da taşındı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptığı açıklamada ABD Milli Takımı’nın ‘felaket niteliğindeki kırmızı kart kararı nedeniyle hakkının gasp edildiğini’ savunarak, karara itiraz yolunun açılması çağrısında bulundu. Beyaz Saray’ın Dünya Kupası hazırlık komitesinin İcra Direktörü Andrew Giuliani ise hukuk ekibi ile FIFA arasındaki koordinasyonu yürüttü.
Trump Tower’daki ofisler ve özel bir milli marş... Şüphe uyandıran bir ilişki
Balogun kararı, FIFA Başkanı Gianni Infantino ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yakın ilişkiye yönelik eski tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Eleştirilerde, FIFA tüzüğünün siyasi tarafsızlığı zorunlu kılan ve hükümetlerin sportif kararlara müdahalesini yasaklayan temel ilkesinin ihlal edildiği öne sürüldü.

Yaşanan gelişmeler, Infantino’nun Trump’a daha önce verdiği tavizlere ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Bunlardan ilki, geçtiğimiz aralık ayında Dünya Kupası kura çekimi sırasında Trump’a verilmek üzere oluşturulan FIFA Barış Ödülü olmuştu. Söz konusu ödülün, Trump’ın Nobel Barış Ödülü adaylığı dışında kalmasının ardından ihdas edildiği iddia edilmişti. FIFA’nın ayrıca Manhattan’daki Trump Tower’da resmi bir ofis açtığı ve bu ofisin kira ödemelerinin Trump ailesine ait şirketlere gittiği yönündeki iddialar da yeniden gündeme geldi. Bir diğer tartışmalı karar ise Dünya Kupası kura çekiminin Trump’ın talebi doğrultusunda Las Vegas yerine Washington’daki Kennedy Center’da düzenlenmesi oldu. Etkinliğin sonunda, Trump’ın seçim kampanyalarının gayriresmi marşı olarak bilinen ‘Y.M.C.A.’ şarkısının çalınması da eleştirilere neden olmuştu. Söz konusu gelişmeler daha önce de insan hakları kuruluşu FairSquare tarafından FIFA Etik Komitesi’ne taşınmıştı. Şikâyet, 50 Avrupa Parlamentosu üyesi ile Norveç Futbol Federasyonu’nun desteğini almasına rağmen herhangi bir sonuç doğurmamıştı.
Kurallarla oynama mı, yoksa yasal bir hile mi?
Usul açısından bakıldığında, ABD Futbol Federasyonu’nun avukatları kırmızı kartın iptal edilemeyeceğine ilişkin açık düzenleme nedeniyle ciddi bir hukuki engelle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine hukuk ekibi, kırmızı kartın kaldırılmasını değil, cezanın uygulanmasının askıya alınmasını talep eden bir hukuki yol izledi. Başvuruda, Video Yardımcı Hakem (VAR) odasının hakemi ağır çekim görüntüler ve dondurulmuş karelere aşırı ölçüde dayanarak yönlendirdiği, bunun da müdahalenin olduğundan daha ağır görünmesine yol açtığı savunuldu.

FIFA, kırmızı kart kararını iptal etmese de, Balogun’un yeniden forma giyebilmesini sağlamak için Disiplin Talimatı’nın 27. maddesine dayanarak cezanın uygulanmasını askıya aldı. Haberde, benzer yöntemin daha önce de kullanıldığı belirtilerek, bu yıl Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo’nun cezasının hafifletilmesi sayesinde Dünya Kupası’nın açılış maçında forma giymesinin sağlandığı, geçen yıl ise Kulüpler Dünya Kupası katılım kriterlerinin değiştirilerek Inter Miami ile Lionel Messi’nin turnuvaya dahil edildiği hatırlatıldı. Söz konusu uygulamaların, FIFA’nın pazarlama ve siyasi gerekçelerle yıldız futbolcuların turnuvalarda yer almasını sağlamak amacıyla kuralları esnettiği veya düzenlemeleri kişilere göre şekillendirdiği yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi.
Belçika kampında büyük öfke, soyunma odasında şok
ABD Milli Takımı kampında Balogun kararının ardından sevinç ve şaşkınlık bir arada yaşandı. Takımın savunma oyuncusu Chris Richards, futbolcuların ilk anda haberin yapay zekâ tarafından üretilmiş sahte bir içerik olduğunu düşündüklerini söyledi. Takımın yıldız ismi Christian Pulisic ise yaşanan gelişmeleri ‘heyecan verici ve harika’ sözleriyle değerlendirdi.

Belçika cephesinde ise karar sert tepkiyle karşılandı. Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu yayımladığı açıklamada, FIFA’nın kararından ‘şaşkınlık ve derin hayal kırıklığı’ duyduğunu belirterek, futbolun bütünlüğünü korumak amacıyla tüm hukuki seçeneklerin değerlendirildiğini açıkladı. Belçika Milli Takımı Teknik Direktörü Rudi Garcia da basın toplantısında FIFA’yı sert sözlerle eleştirdi. Garcia, “5 Temmuz’un FIFA’da 1 Nisan Şaka Günü olduğunu bilmiyordum. Federasyonumuz yalnızca kendisini değil, siyasi gölgeler altında zarar gören futbolun dürüstlüğünü ve etik değerlerini de savunuyor” ifadelerini kullandı.
‘Utanç verici’... Futbol efsaneleri Infantino’ya karşı cephe aldı
Balogun kararına yönelik tepkiler Belçika ile sınırlı kalmayarak futbol dünyasının önde gelen isimlerine de yayıldı. Norveç Milli Takımı Teknik Direktörü Stale Solbakken, Brezilya galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu FIFA adına feci bir hata ve spora büyük zarar veren son derece kötü bir karar” ifadesini kullandı.

En sert eleştirilerden biri ise Manchester United ve İngiltere Milli Takımı’nın eski golcüsü Wayne Rooney’den geldi. Rooney, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Yaşananlar tam anlamıyla bir rezalet. Infantino kendisinden utanmalı. Sportmenlik ruhu ağır yara aldı” dedi. İngiltere Milli Takımı’nın eski savunma oyuncusu Gary Neville de ITV’ye yaptığı değerlendirmede kararı ‘kötü kokular yayan’ bir gelişme olarak nitelendirdi. Eski İngiliz futbolcu Ian Wright ise, “Sürekli dürüstlük ve şeffaflıktan söz ediyoruz ancak bu Dünya Kupası’nda yaşananlar utanç verici” ifadesini kullandı. Haberde, FIFA’nın kararın hukuki gerekçelerini henüz kamuoyuyla paylaşmadığı belirtilirken, yaşanan gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın siyasi nüfuzunu futbol sahasına taşıyıp taşımadığı ve dünyanın en popüler sporunun kurallarını etkilemeyi başarıp başarmadığı sorusunun gündemdeki yerini koruduğu ifade edildi.