Norveç, 2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde İngiltere'ye 2-1 yenilerek turnuvaya veda etti. Ancak karşılaşmanın ardından en çok konuşulan konu, Jude Bellingham'ın beraberlik golü öncesinde topun stadyumun üzerindeki kamera sistemine ait kablolardan birine çarpıp çarpmadığı oldu.
İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye göre Norveç cephesi, Bellingham'ın golüyle sonuçlanan atak sırasında topun Miami'deki statta sahanın üzerinde bulunan asılı kamera kablosuna temas ettiğini savundu. Oyun kurallarına göre topun kabloya temas ettiğinin tespit edilmesi halinde golün iptal edilmesi ve oyunun hakem atışıyla yeniden başlatılması gerekiyordu.
Norveç Milli Takımı ve Fulham'ın orta saha oyuncusu Sander Berge, "Kabloyla ilgili yaşananlar akıl alır gibi değil. Maçın 2-1 bitmesi farkların ne kadar küçük olduğunu gösteriyor. Hepimiz dengenin hangi tarafa kaydığını biliyoruz" dedi.

Norveç kaptanı Martin Ødegaard da bazı hakem kararlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, "Pozisyonu kendim görmedim ama bugün küçük ayrıntılar bizim lehimize işlemedi. Böyle maçları kazanmak için belki de bu tür şansa ihtiyaç vardır" ifadelerini kullandı.
Norveçlilerin tepkisini çeken tek karar bu olmadı. Hakem, ikinci yarıda Torbjørn Heggem'in attığı golü VAR incelemesinin ardından iptal etti. Kararın gerekçesi, korner sırasında Erling Haaland'ın İngiliz oyuncu Elliot Anderson'a faul yapması oldu.
Berge bu pozisyonla ilgili de, "Haaland'ın fiziksel gücü büyük bir avantaj ama rakibi tuttuğunuz anda cezalandırılıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
İngiltere, Andreas Schjelderup'un golüyle 1-0 gerideyken tartışmalı pozisyon ilk yarının uzatma dakikalarında yaşandı. Kaleci Orjan Nyland'ın kale vuruşunun ardından topun, asılı kamera kablosunun hemen yakınından geçtiği görüldü. Daha sonra Elliot Anderson'ın önüne düşen top, Anthony Gordon'a aktarıldı. Gordon'un pasında Jude Bellingham soğukkanlı bir vuruşla eşitliği sağladı.
Golün ardından çok sayıda Norveçli oyuncu, Fransız hakem Clément Turpin'in etrafını sararak golün iptal edilmesini istedi. Teknik direktör Ståle Solbakken'in de devre arasında hakemle uzun süre görüştüğü görüldü.

Solbakken, "Hakem bana pozisyonu kendisinin görmediğini ve bu yönde herhangi bir uyarı almadığını söyledi. Bu mantıklı bir açıklama. Eğer FIFA topun kabloya temas etmediğini ve topun içindeki elektronik çipten herhangi bir sinyal gelmediğini söylüyorsa hakemin yapabileceği bir şey yok" dedi.
Deneyimli teknik adam sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak top bir anda yedek kulübelerinin önüne gökten düşmüş gibi indi. Bu yüzden kabloya temas ettiğini düşünüyorum. Kulübede birçok kişi bunu hemen fark etti, gerçi ben onlardan biri değildim."
Eski İngiltere Milli Takımı golcüsü Wayne Rooney de BBC'ye yaptığı değerlendirmede, "Topun yönü değişmiş gibi görünüyor ve ardından hızla aşağı düştü. Sanki bir şey topun rotasını değiştirmiş gibiydi" ifadelerini kullandı.
Daha sonra FIFA, topun kabloya temas ettiğine ilişkin "hiçbir kanıt bulunmadığını" açıkladı.
FIFA'nın medya hesabından yapılan açıklamada, topun içindeki elektronik sensörün havadayken herhangi bir sinyal değişikliği kaydetmediği belirtildi. Bu nedenle topun kabloya çarptığını ya da yön değiştirdiğini gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığı ifade edildi.
Buna rağmen Solbakken görüşünü değiştirmedi.
"Elektronik çip herhangi bir sinyal vermediyse bununla tartışamam. Ancak kaleci de topu bekleyen oyuncu da dahil herkes topun aniden gökten düştüğünü gördü. Bana göre durum çok açıktı. Gerçekten çok tuhaf bir pozisyondu."
Bu olay, turnuvada birkaç gün önce yaşanan benzer bir tartışmanın ardından geldi. Hırvatistan ile Portekiz arasında son 32 turunda oynanan maçta, elektronik çip ve "Snicko" teknolojisi sayesinde Igor Matanovic'in topa yaptığı çok hafif temas tespit edilmiş, ofsayt pozisyonu nedeniyle Hırvatistan'ın golü iptal edilmişti.
İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel ise konuyla ilgili, "Topun içinde elektronik bir çip var. Hırvatistan-Portekiz maçında olduğu gibi topa saç teli kadar hafif bir temas olduğunda bile bunu tespit edebiliyor. Dolayısıyla burada kabloya temas olup olmadığını da belirleyebilmesi gerekir. Ben pozisyonu şahsen izlemedim" dedi.
Tuchel, karşılaşmada şans faktörünün de etkili olduğunu kabul ederek, "Kazandık çünkü şanslıydık demiyorum ama belirleyici anlarda şans bizim yanımızdaydı" ifadelerini kullandı.