Pelé'den Yamal'a Dünya Kupası'nda tarihe geçen genç yıldızlar

Yamin Lamal, genç yaşta Dünya Kupası'nı kazanan son genç yıldız oldu (Reuters)
Yamin Lamal, genç yaşta Dünya Kupası'nı kazanan son genç yıldız oldu (Reuters)
TT

Pelé'den Yamal'a Dünya Kupası'nda tarihe geçen genç yıldızlar

Yamin Lamal, genç yaşta Dünya Kupası'nı kazanan son genç yıldız oldu (Reuters)
Yamin Lamal, genç yaşta Dünya Kupası'nı kazanan son genç yıldız oldu (Reuters)

İspanya Milli Takımı, ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nı tarihinde ikinci kez kazandı. İspanya, pazar akşamı oynanan finalde Arjantin'i uzatma dakikalarının ardından 1-0 mağlup ederek önemli ve hak ettiği bir galibiyete imza attı. Böylece 2010'da Güney Afrika'da kazandığı Dünya Kupası şampiyonluğunu yeniden elde etti.

İspanya Milli Takımı'nın yıldızları Lamine Yamal ve Pau Cubarsí de Dünya Kupası'nı kazanan takımlarının şampiyonluk yolculuğunda ilk 11'de forma giyen genç oyuncular arasına katıldı.

Dünya Kupası tarihinde yalnızca 5 futbolcu, turnuvanın finalinde ilk 11'de sahaya çıkıp 20 yaşına gelmeden şampiyonluk sevinci yaşadı. Bu listenin başında, 1958'de İsveç'te düzenlenen Dünya Kupası'nda 17 yıl 249 günlükken şampiyon olan Brezilyalı efsane Pelé yer alıyor. Pelé, Brezilya'nın finalde İsveç'i 5-2 mağlup ettiği karşılaşmada iki gol atarak hem Dünya Kupası'nı kazanan hem de finalde gol atan en genç futbolcu unvanını elde etti.

İtalyan Giuseppe Bergomi, bu başarıya ulaşan ikinci genç oyuncu oldu. Bergomi, 1982'de İspanya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda 18 yıl 174 günlükken İtalya ile şampiyonluğa ulaştı. İtalya, finalde Batı Almanya'yı 3-1 mağlup ederek kupayı kaldırdı.

Fransız yıldız Kylian Mbappé ise bu listeye giren üçüncü futbolcu oldu. Mbappé, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda 19 yıl 201 günlükken Fransa ile şampiyonluk yaşadı. Fransız yıldız, finalde takımının Hırvatistan'ı 4-2 mağlup ettiği karşılaşmada fileleri havalandırmayı da başardı.

Yamal ise Arjantin karşısında İspanya'nın ilk 11'inde sahaya çıktığında 19 yıl 6 günlükken, Pau Cubarsí ise 19 yıl 6 aylıkken bu başarıya ortak oldu.

Yamal ve Cubarsí, final karşılaşmasında İspanya'nın en önemli hücum tehditleri arasında yer aldı. İki genç oyuncu, Arjantin kalecisi Emiliano Martínez'in kalesini birçok kez tehdit etti. Ancak Tangocuların kalecisinin başarılı performansı, genç yıldızların gol bulmasına izin vermedi.

Dünya Kupası'nı kazanan takımlarında önemli roller üstlenen bu beş oyuncunun yanı sıra, turnuvada şampiyonluk yaşayan ancak milli takımlarının ilk 11'inde forma giyemeyen çok sayıda genç futbolcu da bulunuyor. Bunların en dikkat çekenlerinden biri, Brezilyalı yıldız Ronaldo Nazário. Ronaldo, Brezilya'nın 1994'te ABD'de düzenlenen Dünya Kupası'nda şampiyon olduğu kadroda yer almasına rağmen turnuvada forma giymedi.



Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
TT

Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)

Carlos Alcaraz, gelecek iki hafta boyunca Flushing Meadows'da 8. Grand Slam şampiyonluğunu ararken, ABD Açık'a özgü bir kural nedeniyle sorun yaşayabilir.

Nisanda Barcelona Açık'ta yaşadığı bilek sakatlığı nedeniyle son 4 ayını kortlardan uzak geçiren Alcaraz, Flushing Meadows'da tekler müsabakalarına geri döndü. Bu hafta Rus Roman Safiullin'e karşı ilk tur maçını 6-4, 6-4 ve 6-4'lük skorla kazandı.

7 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Alcaraz bu akşamki seansta Portekizli Jaime Faria'yla karşılaşacak. Alcaraz, 2022'de ve geçen yıl zafere ulaştığı ABD Açık'ta üçüncü şampiyonluğuna bir adım daha yaklaşmayı hedefliyor.

Bilek sakatlığının ardından yeniden elit seviyede tenis oynamak her zaman riskli ve zorlu bir süreçtir. Ancak Alcaraz'ın bu iki hafta boyunca daha büyük bir güçlükle karşı karşıya olduğu söylenebilir. Zira Flushing Meadows'daki erkekler müsabakalarında New York'taki kadınlar müsabakalarına göre daha ağır bir tenis topu kullanılıyor.

Sky Sports yorumcusu Tim Henman konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

Wimbledon'da (erkekler ve kadınlar) aynı topu kullanıyor. Avustralya Açık'ta ve diğer tüm turnuvalarda da aynı topu kullanıyorlar. Bence bu ABD Açık'a özgü bir durum. Burada erkekler ve kadınlar bir süreliğine aynı topu kullandı ancak sanırım bu WTA'nın isteğiydi çünkü kadınlar ekstra dayanıklı keçe top kullandı ve bunu pek beğenmediler, bu yüzden normal topa geri döndüler.

cd
Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Henman'ın yorumcu meslektaşı Naomi Broady de farklı topun özellikle daha önce bilek sakatlığı geçiren Alcaraz ve diğer tenisçilere sorun yaratabileceğine inanıyor.

Broady şunları söyledi:

Bence bu, ATP Turu'ndaki sakatlıklar ve özellikle bilek sakatlıklarının sayısıyla ilgili tartışmalarla da iç içe geçiyor. Daha ağır bir topla mı oynamalılar yoksa daha hafif bir topla mı daha rahat ederler? Hafif topla ralliler kısalacak çünkü topu kontrol etmesi daha zor, top havada daha hızlı hareket edecek, bu nedenle tenisçilerin servisleri daha güçlü olacak, servisleri karşılamak ve bu uzun rallileri uzatmak daha zor olacak. Ancak erkekler tenisinin gidişatına ve yaşanan sakatlık sayısına bakarsak, bence bu oyuncuların vereceği bir karar. Öncelikle tur genelinde tutarlı bir top kullanılması gerekiyor. Çok fazla değişken var. Haftadan haftaya yalnızca kortların özellikleri değil, kullanılan toplar da değişiyor. Bazı haftalar top havada daha hızlı, bazen daha yavaş gidiyor ve raketten ayrılmıyormuş gibi hissediliyor. Sanırım erkeklerden gelen istek, gerçekten ağır topların kullanımını bırakmak yönünde; ABD Açık'ın bunlardan biri olduğunu söylemiyorum ama top kesinlikle kadınlarınkinden daha ağır ve bunun Alcaraz ve sakatlık geçiren diğer oyunculara yardımcı olduğunu düşünmüyorum.

Independent Türkçe


Benfica, El Kaabi’yi satın alma opsiyonuyla kiraladı

Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
TT

Benfica, El Kaabi’yi satın alma opsiyonuyla kiraladı

Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)

Portekiz temsilcisi Benfica, Faslı sol bek Sofyan El Kaabi’yi Suudi Arabistan ekibi Al Qadsiah’dan bir sezonluğuna kiraladığını ve anlaşmaya satın alma opsiyonu eklendiğini resmen açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Portekiz gazetesi A Bola’dan aktardığı habere göre 25 yaşındaki Faslı milli futbolcu, Benfica’ya transferi öncesinde gerekli sağlık kontrollerinden ve fiziksel testlerden başarıyla geçti. El Kaabi, kulüp başkanı Rui Costa ile birlikte sözleşmeye imza atarak, gazetenin daha önce duyurduğu transferi resmileştirdi.

El Kaabi, Portekiz ekibinde sol bek pozisyonu için Samuel Dahl ve José Neto ile forma mücadelesi verecek.

Gazete, anlaşmanın oyuncunun bir sezonluğuna kiralanmasını ve Benfica’nın maaşının bir bölümünü üstlenmesini öngördüğünü belirtti. Anlaşmada ayrıca yaklaşık 10 milyon euroluk, yani yaklaşık 44 milyon Suudi riyali tutarında satın alma opsiyonu bulunuyor.

El Kaabi’nin Al Qadsiah’dan ayrılması, Suudi kulübündeki kısa süreli macerasının ardından geldi. Oyuncu, Suudi ekibinin formasını hiçbir resmi maçta giyemedi. Kadrodaki yabancı oyuncu sayısının yüksek olması da oyuncunun Lizbon’a transferinin önünü açtı.

El Kaabi, Hollanda ekibi Utrecht’teki döneminin ardından Al Qadsiah’a transfer olmuştu. Ancak Suudi kulübünün teknik planlamasındaki değişikliklerin ardından, Al Khobar’a gelişinden kısa süre sonra kendisini Benfica’da buldu.

Transferinin tamamlanmasının ardından açıklamalarda bulunan Faslı milli oyuncu, Benfica ile kupalar kazanmak istediğini söyledi.


Belçika’nın Leuven Belediye Başkanı’ndan Beşiktaş’ın da rakibi olan İsrail takımı Hapoel Beer Şeva’ya stat resti

Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
TT

Belçika’nın Leuven Belediye Başkanı’ndan Beşiktaş’ın da rakibi olan İsrail takımı Hapoel Beer Şeva’ya stat resti

Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)

Gazze'deki savaşın yol açtığı gerilim, İsrail takımlarının Avrupa'daki karşılaşmalarına yönelik güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Leuven Belediye Başkanı Mohamed Ridouani, Belçika temsilcisi Union Saint-Gilloise ile İsrail ekibi Hapoel Beer Şeva arasındaki UEFA Avrupa Ligi maçının kentte oynanmasına güvenlik endişelerini gerekçe göstererek izin vermedi. Ridouani, karşılaşmanın seyircisiz oynanması durumunda dahi kararının değişmeyeceğini belirterek, bunun Belçika milli takımlarının İsrail ile Leuven’de karşılaşmasını engelleyen kararla uyumlu olduğunu ifade etti.

Ridouani, kararın İsrail karşıtlığından veya antisemitizmden kaynaklanmadığını, kamu güvenliğine ilişkin kaygılar ve Gazze'deki savaşla bağlantılı protestoların yaşanma ihtimalinin etkili olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı, Belçika yayın kuruluşu VRT'ye yaptığı açıklamada, “Bu noktada her zaman sınırı çiziyorum. Güvenliği garanti edemeyiz” dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Belçika Ligi’ni ikinci sırada tamamlayan Union Saint-Gilloise, Brüksel’deki stadının UEFA’nın Avrupa kupası maçlarına ilişkin kriterlerini karşılamaması nedeniyle, Avrupa Ligi’ndeki dört iç saha maçının tamamını Leuven’de oynama arzusundaydı.

36 takımın yer aldığı Avrupa Ligi’nin geçen cuma günü gerçekleştirilen kura çekiminin ardından Union Saint-Gilloise’nin, İsrail şampiyonu Hapoel Beer Şeva’yı 22 Ekim’de konuk etmesi planlanıyordu.

UEFA, salı günü yaptığı açıklamada, Belçika kentinin Avrupa Ligi maçıyla ilgili kararını kendilerine bildirdiğini duyurdu.

UEFA ayrıca Saint-Gilloise’nin karşılaşma için alternatif bir stat bulmakla yükümlü olduğunu ve maçın oynanacağı yerin önümüzdeki günlerde açıklanacağını belirtti.

İsrail ile Hamas arasında ekim ayında başlayan savaşın ardından UEFA, İsrail kulüpleri ve milli takımlarının tüm maçlarının tarafsız sahalarda oynanmasına karar vermişti.

Hapoel Beer Şeva da bu sezon Şampiyonlar Ligi ön eleme turlarında Macaristan ve Romanya’da yedi maç oynadı.

Beşiktaş Cuma günü çekilen kura sonucunda İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva ile de eşleşti. Fikstürdeki maçın kura gereği İstanbul'da oynanması gerekiyor. Ancak UEFA'nın bir engel koymamasına rağmen İsrail takımlarının İstanbul'a gelmek istememesi sorun yaratıyor ve bu maçlar başka ülkelerde oynanabiliyor.

Siyah-beyazlıların UEFA Avrupa Ligi lig aşamasındaki rakibi Hapoel Beer Sheva eşleşmesine ilişkin olarak Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, şu ifadeleri kullandı: "Normalde UEFA Avrupa Ligi'ne katılan takımlar dört maçı içeride, dört maçı dışarıda oynarlar ama biz dört maçı içeride oynayamayacağız bu sebeple. Tabii ki kulüp başvuru yapacaktır ama İsrail takımlarıyla olan eşleşmelerde genellikle iç sahayı vermedi UEFA Türk takımlarına."

UEFA Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazanan Beşiktaş'ın, organizasyonda mücadele edeceği rakipleri kesinleşti. Zor bir kura çektiklerini aktaran Beşiktaş, futbol direktörü Özen, İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva mücadelesi için siyah-beyazlı ekibin UEFA'ya başvuruda bulunacağını açıkladı.